Mısır’a Gittiğinizde Mutlaka Görmeniz Gereken Yerler

8 dk okuma süresi


13
17 Paylaşım, 13 puan

Mısır Arap Cumhuriyeti, Asya ile Afrika kıtalarının kesişiminde yer alan bir ülkedir. Çöl bitki örtüsüne sahip olan bu ülkenin, nüfus yoğunluğu Nil Nehri kıyısındadır. Akdeniz’e ve Kızıldeniz’e kıyısı bulunan Mısır’da yazları kurak geçmesine rağmen ilkbahar aylarından başlayıp kasım ayına kadar serin sulara girmek mümkündür. Ayrıca zengin denizaltı sayesinde dalgıçlara ilham kaynağı olmaktadır. İklimi sayesinde yaz turizmiyle bilinse de Antik Çağ’dan günümüze çok sayıda medeniyet görmesiyle zengin bir tarihi mirasa sahiptir. Biz de sizler için Mısır’a gittiğinizde mutlaka görmeniz gereken birçok etkileyici ve görkemli yerler listesini hazırladık. Keyifli okumalar!

1. Kahire

Mısır’a Gittiğinizde Mutlaka Görmeniz Gereken Yerler

Kahire, Mısır’ın başkenti olup Afrika ve Arap dünyasının en büyük kentidir. Kentin büyük bir kısmı Nil Nehri’nin doğu kıyısındadır. Kahire barındırdığı müze, anıt, tiyatro ve üniversiteleriyle ülkenin kalbi konumundadır. Sadece Mısır’ın değil çevre ülkelerin de ekonomik ve kültürel merkezi sayılmaktadır. Eski Kahire, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunmaktadır. Mısır’a gittiğinizde; Mısır müzesi, piramitler bölgesi, Han el-Halil’i çarşısı, Cezire adası, Tahrir Meydanı ve Kahire Kalesi mutlaka görmeniz gereken yerler arasındadır. Mısır müzesi, Antik Mısır’ın en etkileyici koleksiyonundan oluşan arkeoloji müzesidir. Piramitler, gizemli inşasıyla birçok bilim insanını etkileyen esrarengiz yapılardır. Han el-Halil’i çarşısı, Ortadoğu pazarlarından en büyüğü olması sebebiyle oldukça ilgi görmektedir. Cezire adası, Nil Nehri kıyısında bulunan en büyük adadır. Tahrir meydanı, Kahire’nin merkezinde bulunan yüksek binaların olduğu, bankaların ve alışveriş merkezlerinin yer aldığı meydandır. Kahire Kalesi, birçok yapıyı barındırması sebebiyle adeta kent gibidir. Ayrıca Kahire manzarası isteyenler için harika bir izlem noktasıdır.

2. Gize

Gize, Kahire yakınlarına konumlanmış bir Mısır kentidir. Nil Nehri’nin batı yakasında yer alır. Gize, Kahire’den sonra Mısır’ın ikinci en büyük şehridir. Şu anda büyük Kahire metropolüne dahildir. Gize Kenti; Gize Piramitleri, Eski Kraliyet Mezarlığı, Büyük Sfenks gibi kutsal yapılar bulundurması sebebiyle Mısır için turistik açıdan çok önemli bir yere sahiptir. Gize Piramitleri isimlerini dönemin krallarından almıştır ve 4. Firavun Hanedanlığı dönemindeki kralların mezarlığı için yapılmıştır. En büyük özellikleri nasıl inşa edildiklerinin bilinmemesi ve içerisinde yazı bulunmamasıdır. Gize Piramitleri, Keops, Kefren ve Mikerinos isimleriyle bilinen en görkemli ve en eski anıtlardandır. Keops Piramiti, adını Kral Khufu’dan almıştır. Bu piramit, genişliği 230 metre, uzunluğu 147 metre olan en büyük piramittir. Yapımından sonra en yüksek yapı rekorunu korumuştur. Dünyanın Yedi Harikaları arasındaki en eski yapıdır. Kefren piramiti, ismini Kral Khafre’den almış ve ortanca büyüklükteki piramittir. Mikerinos Piramiti, ismini Kral Mnkaure’den almış ve üç piramitin en küçüğüdür. Gize Piramitleri’nin etrafında birçok küçük piramitler de vardır. Ayrıca Büyük Sfenks de Gize için çok önemli bir yapıdır. Dünya’daki en büyük taş heykeldir. Yatan aslan biçiminde, kafası ise firavun yüzü şeklinde olan bir heykeldir.

3. İskenderiye

Mısır’a Gittiğinizde Mutlaka Görmeniz Gereken Yerler

İskenderiye, MÖ 332 yılında Büyük İskender tarafından kurulmuştur. İskenderiye, Kahire ve Gize’den sonra büyüklük olarak Mısır’ın üçüncü şehridir. Akdeniz boyunca, Mısır’ın kuzey kıyısı üzerinde uzanır. Süveyş’ten gelen petrol ve doğalgaz hatları sayesinde turizm ve sanayi merkezi konumundadır. İskenderiye geleneksel İslam kentlerinden farklı olarak Avrupa’nın etkisiyle oldukça planlı ve modern görünüşlü bir kenttir. Günümüz İskenderiye şehri çok canlı ve renklidir fakat eskinin izlerini taşımaktadır. Sömürge döneminden kalma binalar, oteller, yürüyüş parkurları, palmiyeleri ve parkları, eski kentten kalma yapıları vardır. İskenderiye Feneri bu eski yapılardan bir tanesi olup yıkılmıştır. Antik Dünyanın Yedi Harikası arasına girmiştir. Bunun haricinde İskenderiye Kütüphanesi de bulunmaktadır. Eski kaynaklarda burada 150 bin cilt el yazması bulunduğu kaydedilmiştir. MÖ 3. yüzyılın başlarında yapılan kütüphane bilinmeyen bir sebepten yıkılmış ve yerine yeni kütüphane yapılmıştır. Ayrıca deniz kıyısında bulunan 15. yüzyıldan kalma Kayıtbay Kalesi’de turistleri etkisi altına almaktadır. Kalenin yüzde 90’ı yıkılınca 1984’de fenerden kalma sağlam parçalarla restore edilmiş ve günümüz halini almıştır.

4. Luksor

Luksor, antik Mısır şehri Teb’in harabelerinin üstüne kurulmuştur. Araplar şehre geldiklerinde harika harabe manzaralarıyla karşılaşınca mücevher anlamı taşıyan el Uksur adını vermişlerdir. Dünyanın en büyük açık hava müzesi olarak bilinen Luksor, çok sayıda turiste ev sahipliği yapmaktadır. Mısır’a geldiğinizde mutlaka görmeniz gereken harika yerler arasında yer alan Luksor Tapınağı görenleri fazlasıyla etkilemiştir. Tapınak şehrin tam ortasında bulunduğu için şehrin her yerinden görülebilmektedir. Tapınağın devasa bir girişi bulunmakta ve bu girişin Güneş Tanrısı için yapıldığı söylenmektedir. Tapınağın içerisinde dev sütunlar ve büyük heykeller bulunmaktadır. Bu tapınağın diğer tapınaklardan farkı ise bir kült tanrıya veya firavunun tanrısallığına adanmamış, krallığın gençleşmesine adanmıştır. Luksor Tapınağı kadar Mısır için önem taşıyan Karnak Tapınağı’da yine turistlere ev sahipliği yapmaktadır. Karnak Tapınağı Luksor Tapınağı’ndan daha büyüktür. Karnak’ta 134 sütun, 8000 adak taşı, 450 heykel ve 10’a yakın sfenks bulunmuştur. Ayrıca Karnak Tapınağı, bu hazinenin yanı sıra Mısır mitolojisi ve tarihi hakkında bilgi vermektedir. Arkeologlar bu anlamda kazı yaparak birçok ize rastlamıştır.

5. Asvan

Mısır’a Gittiğinizde Mutlaka Görmeniz Gereken Yerler

Asvan, Nil Nehri’nin doğu kıyısında küçük yarımada üzerinde ve Nil Nehri’nin ilk şelalesinin aşağısına kurulmuştur. Dünyadaki en kuru şehirlerden biridir. En son 2006 yılında yağış kaydedilmiştir. Asvan, Mısır’ın diğer kentlerine göre daha sakin bir kenttir. Etkileyici bir tarihi vardır. Zanaat ve halk sanatları dalında UNESCO yaratıcı şehirler ağına kabul edilmiştir. Mısır’daki birçok kent gibi turist çeken çok sayıda güzelliğe sahiptir. Asvan Barajı, Nil Nehri’nin İlk Şelalesi, Ağa Hanın Mezarı, Elefantin Adası ve Philae Tapınağı Asvan için önemli yere sahiptir. Asvan Barajı, Nil Nehri’nin en büyük barajıdır. Yapımına 1960 yılında başlanmış olup 10 Aralık 1970 yılında bitirilmiştir. Sulama ve elektrik üretimi için yapılan baraj mısır ekonomisine katkıda bulunmakla beraber alüvyonları engellediği için tarımı olumsuz etkilemiştir. Asvan Barajı kadar ilk şelale de önemlidir. Nil Nehri’nin üzerinde 6 şelale vardır. Bunlardan yalnızca bir tanesi, ilki Mısır’da bulunmaktadır. Elefantin Adası, Nil Nehri üzerinde bulunan bir adadır. Elefantin Yukarı Mısır mimarisinin diğer örnekleriyle birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesine dahil edilmiştir. Adada yapılan kazılarda bulunan eserler Asvan Müzesinde sergilenmektedir.

6. El Feyyum

El Feyyum şehri, adını Feyyum Vahası’ndan almıştır. Feyyum Vahası, Kahire’nin güneyinde Nil’in batısında çöl içinde oluşan bir çöküntü havzasıdır. Havzanın genişliğinin 1270 km² ile 1700 km² arasında olduğu düşünülmektedir. Kent kısmen Antik Krokodilopolis kentinin üzerinde bulunmaktadır. Stratejik konumu sebebiyle Mısır’ın en eski şehirlerindendir. Şehir, Roma devrinden kalan, o dönemki Mısırlı toplumun ölüleri için yaptıkları Feyyum mumya portreleri ile ünlüdür. O zamanki Mısır toplumu Roma halkının aksine yakılmak yerine gömülmeyi tercih etmektedir. Mumyalama işleminden sonra, ölünün sağlığındaki yüzünü yağlı boya resimlerle ahşap levhalara resmedip, sonra da bunları mumyanın yüz kısmına iliştirmekteydiler. Mumya portreleri, Mısır’ın birçok yerinde, özellikle Feyyum Vahası’nda bulunan yerleşim yerlerinde, en çok da Antinoepelis’te bulunmuştur. Portreler, Antik Mısır’da mumya tabutu resim sanatını miras almıştır. Yaklaşık olarak 900 portre günümüze kadar korunabilmiştir. Mısır’da sıcak ve kurak bir iklimin görülmesi bunun bir sebebi olarak tahmin edilmektedir. Mısır’a gittiğinizde mutlaka görmeniz gereken en etkileyici yerler arasında portreleri ile ünlü bu şehir ilk sıralarda yer almaktadır.

7. Taba

Mısır’a Gittiğinizde Mutlaka Görmeniz Gereken Yerler

Taba, Kızıl Deniz’e kıyı oluşturan Akabe Körfezi’nin kuzey ucuna yakın bir kasabadır. Mısır ile İsrail arasında bulunan en işlek sınır kapısının bulunduğu yerdir. 1800’lere dayanan tarihinde sınır kasabası olması sebebiyle Mısır ve İsrail arasında çeşitli medeniyetlere sahip olmuştur. İlk olarak 1960 yıllarında İsrail tarafından turizmi geliştirmek amaçlı oteller açılmıştır ve günümüzde Mısırlılar tarafından aynı amaçla birçok otel bulunmaktadır. Geçiş noktası olması sebebiyle çok sayıda yerli ve yabancı turistlere ev sahipliği yapmaktadır. Sıcak çöl ikliminin hâkim olduğu Taba’da yaz ayları ortalama sıcaklık 38.5 derecelere kadar çıkmaktadır. Bu sebeple en uygun tatil zamanı bahar aylarıdır. Taba’da görebilecek önemli yerlerin başında Zaman Kalesi gelmektedir. Sina Yarımadası’nın batısında Akabe Körfezine bakan göz kamaştıran bir manzaraya sahiptir. Kalenin çevresinde bulunan plajlar ise dalgıçlar için tam bir açık adrestir. Taba’nın güneyinde yer alan Pharoah Adası, Saladin Kalesi ile bilinmektedir. Kale 1115 yılında inşa edilmiş, 1170 yılında Saladin tarafından ele geçirilmiş ve günümüz adını almıştır. Ayrıca Sina’nın güneyinde yaşayan halkı anlatan yaklaşık 700 antik parçadan oluşan küçük bir müze bulunmaktadır.

8. Hurgada

Hurgada, 20. yüzyılın başlarında küçük bir balıkçı köyü olarak kurulmuş, ancak 1980’lerde Mısır ve yabancı yatırımcıların desteğiyle önemli bir Kızıldeniz tatil beldesi konumunu almıştır. Tatil köyleri ve oteller, deniz sörfü, rüzgâr sörfü, yatçılık, tüplü dalış ve şnorkelli yüzme için olanaklar sağlamaktadır. Şehir su sporları, gece hayatı ve sıcak havasıyla ünlüdür. Gündüz sıcaklık ortalama 30 dereceyken yaz aylarında bu sıcaklık 40 dereceyi geçmektedir. Hurgada Avrupalılar için önemli bir yere sahiptir. Kış aylarında özellikle de yılbaşında tercih ettikleri şehirlerin başında Hurgada yer almaktadır. Ancak Kasım 2015’te Metrojet Flight 9268 uçağının düşmesiyle Rus turist sayısında önemli ölçüde azalma görülmüştür. Hurgada şehri üç bölüme ayrılmaktadır. Bunlar, Hurgada şehrinin geleneksel tarafını yansıtan, eski şehir bölgesi El Dahar; şehrin yeni yüzü ve modern turizm noktası Sakkala ve tamamen oteller, mağazalar ve alışveriş merkezinden oluşan Sahl Hasheesh bölgesidir. Ayrıca El Gouna, 16 otel, 420’den fazla restoran, bar ve hizmet ofisleri ile birkaç AVM, 18 delikli bir golf parkuru, küçük bir marina, havaalanı, bir üniversite, kütüphane ve bir hastane ile tatil ve yaşam beldesi olarak Hurgada’da yer almaktadır.

9. Şarm El Şeyh

Şarm El Şeyh, Sina yarımadasının güney ucunda, Sina Dağı ile Kızıldeniz arasındaki kıyı şeridinde yer alan bir tatil ve turizm kentidir. İsrail daha önce çöl olan bu bölgeyi yeşillendirmiş ve çölü modernleştirmiştir. 1979 yılında imzalanan sözleşme ile kent Mısır sınırlarına katılmıştır. Eskiden bir liman kenti olan şehir, UNESCO tarafından barış ve güzellik açısından ‘dünyanın en iyi şehri’ ilan edilmiştir. Yapıları, otelleri, marinaları, kumarhaneleri ve gece kulüpleriyle turizm merkezi olan bu şehir, mercan resiflerine yakınlığı sayesinde dalgıçlara da ev sahipliği yapmaktadır. Tarihi ve doğal güzellikleri ile muhteşem bir tatil ortamı sunan kent, dinler tarihi açısından da önemli bir yere sahiptir. Kentin 200 kilometre kuzeyinde gizli bir vadi de bulunan binlerce yıllık St. Catherine Manastırı bulunmaktadır. Burası İslam, Hristiyanlık ve Yahudilik dinleri açısından oldukça kutsaldır. Musa Dağı’nın eteklerinde yer alan manastırın 1500 yıllık tarihi geçmişi vardır. İki yanı pembeye çalan dağların arasındaki gizli bir vadide kurulu, toprak yolun sonundaki manastır UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır.

10. Mersa Matruh

Mısır’a Gittiğinizde Mutlaka Görmeniz Gereken Yerler

Mersa Matruh, Mısır’ın kuzeyinde Akdeniz’e kıyısı olan bir kenttir. İskenderiye kentinin 240 kilometre batısında bulunmaktadır. Kent Bizans döneminde Paraitonion ve Roma yönetimi zamanlarında Paraetonium olarak anılmaktadır. Konumu sebebiyle bu kent adeta bir köprü gibidir. Libya ve İskenderiye şehirleri arasında bulunmaktadır. Şehir, yumuşak beyaz kumlu plajlara ve dalgasız şeffaf sulara sahiptir. Bu sebeple birçok turistin ilgisini çekmektedir. Şehirde bulunan koy, hafif gemilerin girişlerine izin verecek büyüklükte olup bir dizi kaya ile açık denizlerden korunmaktadır. Gemilerin girişi için koya liman tesisleri kurulmuştur. Şehir maden arama çalışmalarının artmasıyla bir aktarma merkezi haline gelmiştir. Mersa Matruh, Köppen iklim sınıflandırmasına göre kuru-yaz sıcak çöl iklimine sahiptir. Ancak Akdeniz’den esen ılık rüzgarlar, havayı oldukça yumuşatmaktadır. Yazlar güneşli ve kurak, kışlar ise biraz yağmurlu, ara ara sulu kar ve dolu yağışıyla geçmektedir. Ayrıca Mersa Matruh, tüm Mısır şehirleri ve tatil beldeleri arasında en soğuk yaz günlerine sahiptir. Mısır’ın en çok yağış alan şehirleri arasındadır. Yine de turistlerin vazgeçilmez uğrak noktasıdır.

Eğer siz de içerikler üretmek isterseniz, ücretsiz içerik üreticiliği eğitimimizi tamamlayıp en sonda yer alan Kariyer İçin Başvur sekmesinden örnek bir içerik ile başvurunuzu bırakabilirsiniz.

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
37
Beğen
Mutlu Mutlu
18
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
10
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
1
Kızgın
Komik Komik
1
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!