İnsanlığın Utanç Verici Ayıbı Köleliğin Tarihi Hakkında Bilgiler

6 dk okuma süresi


38
14 Paylaşım, 38 puan

İnsan medeniyeti kadar eski olan kölelik, bireyin özgürlüğünü yok sayarak başka birisinin hükmü altında para ile alınıp satılması olarak tanımlanmaktadır. Birçok sınıf ayrılığının yaşandığı dönemlerde bu kişiler ticarette, tarımda ve insana ihtiyaç olan her yerde çeşitli zorluklar altında çalıştırılmıştır. Aynı zamanda köle olarak kullanılan bu kişiler, insan onurunu hiçe sayan türlü işkenceler altında yaşam mücadelesi vermiştir. Bireysel insan haklarını hiçe sayan bu durum, sınıflar arası çatışmayı ve birçok ayaklanmayı da beraberinde getirmiştir. 19. yüzyıla kadar devam eden kölelik, bu zamandan sonra yasaklanmış olsa da izlerini halen görmeniz mümkün. Sizler için hazırladığımız insanlığın utanç verici ayıbı köleliğin tarihi hakkında bilgiler yazımızı inceleyebilirsiniz. İyi okumalar dileriz!

1. Köleliğin Doğuşu

İnsanlığın Utanç Verici Ayıbı Köleliğin Tarihi Hakkında Bilgiler

Köleliğin başlangıç tarihi kesin olarak bilinmese de ilk izlerinin Roma’da görüldüğü varsayılmaktadır. 15. yüzyılda başladığı bilinen bu anlayış, uzun yıllar devam etmiş ve çeşitli biçimlerde var olmuştur. Üretimin artmasıyla birlikte çalışan insan gücüne olan ihtiyaç da artmıştır. Tarım toplumuna geçişle birlikte büyük toprak sahibi zengin kişiler, köleleri çeşitli koşullar altında çalıştırmışlardır. Böylece savaş esirlerini öldürmek yerine onları kendi çıkarları için kullanmışlardır. Sürülerin güdülmesinde, ticarette ve madencilikte kölelere ihtiyaç duyulmuştur. Çin, Mısır gibi birçok medeniyet, köleliği normal karşılamış ve toplumun bir gerçeği olduğunu kabul etmişlerdir. Toplumun maddi ihtiyaçlarını gören bu insanlar zor koşullar altında çalışıp, efendilerine kazanç sağlamışlardır.

2. Tarihte Köle Ticareti Yapan İlk Ülkeler

Köle ticaretinde ilk kez yer alan Portekiz, bunu 1441 yılında Gana bölgesinde bulunan madencilik sanayisinde gerçekleştirmiştir. Binlerce köle satışı gerçekleştiren Portekiz, köleleri belirli toplanma alanlarında bir araya getirmiştir. Bunu takiben İngiltere de zaman içerisinde köle ticaretinde lider konumuna gelmiş, Bristol ve Liverpool limanlarında köle ticaret gemileri yola çıkmıştır. Avrupa’dan kalkan gemiler köle pazarlarına uğramış ve burada köle satışları gerçekleştirilmiştir. Benin Körfezi, Biafra Körfezi, Yukarı Gine ve Winward Kıyısı başlıca köle ticaret merkezi rolünü üstlenen yerler arasındaydı. Ancak Benin Körfezi, 18. yüzyıl boyunca kölelerin tedarik merkezi konumunda yer almıştır. Afrika’nın köleleşmesiyle birlikte köle ticaretinde gelir sağlayan ülkeler arasında İspanya, Fransa, İngiltere, İskoçya, Danimarka, Almanya ve Hollanda da vardır.

3. Atlantik Köle Ticareti

İnsanlığın Utanç Verici Ayıbı Köleliğin Tarihi Hakkında Bilgiler

Afrika, Asya gibi yeni yerlere seyahat eden Avrupalı kaşifler, 15. yüzyılda Atlantik köle ticaretinin doğmasına neden olmuştur. Avrupa’daki ekonomik krizler, bu dönemde insanların yeni keşif merkezleri bulup buralarda sömürge kurmasını da gerekli kılmıştır. Malzeme taşıyan bu gemilerin Afrika’ya gitmesiyle birlikte, orada yer alan köleler karşılığında ürünlerini takas etmişlerdir. Buradaki köleler takas yoluyla esir alınmış ve gemilere bindirilmiştir. Atlantik köle ticareti uzun yıllar varlığını sürdürmüş ve kölelik Amerika’ya ticaret üçgeni çerçevesinde gelmiştir. Köle ticaretinin gelişmeye başlamasıyla birlikte bu yeni durum, Afrika’da geniş çaplı bir ekonomik hareketlilik yaratmıştır. Böylece insanlığın büyük trajedisi olan köleliğin ilk adımları atılmıştır.

4. Afrika’dan Kaçırılan Köleler

Afrika’da ele geçirilen köleler toplandıkları merkezlerden Amerika’ya zor koşullar içerisinde götürülmüştür. Orta geçit olarak adlandırılan bu durum, birçok Afrika asıllı kişilerin insanlık dışı durumlarda yaşam mücadelesi vermesini de gözler önüne sermiştir. Ana merkezde toplanan köleler, şirketlerin ayırt edici markalarının göğüslerine kızgın bir demirle damgalanması da bilinen acı verici bir gerçektir. Amerika’dan ayrılmadan önce ayak bileklerinden zincirlenip gemilere götürülen bu insanlar, gemiye bindirildikten sonra inanç çerçevesinde çırılçıplak soyundurulmuştur. Çıplak kalan kadın ve erkekler farklı hücrelere yerleştirilmiş, daha çok erkek köleler güverteden çıkarılmıştır. Böylece erkek köleler zincire bağlı şekilde taşınmış ve gemi doktorları tarafından muayene edilmiştir.

5. Köle Olmanın Koşulları

İnsanlığın Utanç Verici Ayıbı Köleliğin Tarihi Hakkında Bilgiler

Tarih boyunca insanlar, değişen yaşam koşullarıyla birlikte çeşitli biçimlerde köleleştirilmiştir. Bununla beraber bir insanın köle olarak yaşamını sürdürmesinin birçok koşula dayandığını söylemek mümkün. Uzun yıllar boyunca insanlığın utanç verici ayıbı olarak görülen köleliğin tarihi ve bu anlayışın nasıl şekillendiği hakkında bilgiler ne kadar önemli ise, insanların niçin bu şarta tabi tutulduğu da bir o kadar önemlidir. Köle bir anne-babadan dünyaya gelmek, baba tarafından satılmak, borcunu ödeyememek, savaşta tutsak edilmek, bir suç nedeniyle cezalandırılmak köle olmanın çeşitli koşullarını oluşturmaktadır. Bunlarla birlikte korsanlar tarafından kaçırılması, buluntu çocuğun beslenip büyütülmesi, köle ticaretiyle uğraşanlar tarafından pazarda satılması da köleliğin şartlarını oluşturmaktadır.

6. Kölelere Yapılan İşkenceler

Kaçırılan köleler, ‘ölü taşıyıcıları’ adı verilen gemilerde, erkekler üst üste yığılmış vaziyette taşınmışlardır. Havasızlıktan ve salgın hastalıktan dolayı ölüm oranları yüksek bu gemilerde taşınan köleler, zincirlere bağlı halde yaşam savaşı vermişlerdir. Kölelerin karaya sağlam çıkması için kaptan, kendi maddi çıkarları için onları dans ettirirdi. Bu dans etme merasimi normalin dışında oluşan, işkenceye dayanan bir durumdu. Gemide yer alan tayfalar, kölelerin çıplak vücutlarına kırbaçla vurur ve onları canlı tutmanın önem arz ettiğini düşünürlerdi. Bu da köleleri korkunç zorbalıklara maruz bırakmıştır. Eski Yunan’da ekonomi, köle emeğine dayanırdı. Yurttaş olmadıkları için hiçbir hakka sahip olmayan kölelerin bazıları, halkı eğlendirmek için birbirleriyle veya yırtıcı hayvanlarla ölümüne dövüşürlerdi.

7. Arap Yarımadasında Kölelik

İnsanlığın Utanç Verici Ayıbı Köleliğin Tarihi Hakkında Bilgiler

Arap yarımadasında kölelik, ‘esir köle’ ve ‘ücretli köle’ olarak ayrılmıştır. İslamiyet’in doğuşuyla birlikte tüm dünyada var olan kölelik, burada da varlığını sürdürmüştür. İslam dini köleliği kaldırmamış, ancak kölelere karşı olan uygunsuz tavırlara karşı çıkmıştır. Aynı zamanda köleliğin azat edilmesi de teşvik edilmiştir. Köleliği toplumun bir gerçeği olarak gören İslam hukuku, bunu yasaklamış olsa bile bazı gerekçelerle uygunsuz kişilerin köleleşebileceğine de vurgu yapmıştır. Teorik olarak kölelik sınıfsallaşmasa da pratikte sınıflaşmaya tabi tutulmuştur. Alt sınıftaki işlerden üst sınıftaki işlere kadar birçok yerde çalıştırılmışlardır. Kimi zaman kölelere yapılan kötü muamele sonucunda, ayaklanmaların da görüldüğü bilinmektedir.

8. Osmanlı’da Kölelik

Osmanlı döneminde kölelik var olmasıyla beraber, köle insanlar başka topraklardan alınırdı. Bu dönemde köle ticaretinin görüldüğü ve ticaret yoluyla savaş esirlerinin köle kaynağı olarak yer aldığı bilinmektedir. Osman Bey zamanında, savaş esirlerinin öldürülmesi, fidye karşılığında özgür bırakılması ya da tarlalarda çalıştırılması ön plandaydı. Orhan Bey zamanında ise ilk kez, savaş esirlerini köle haline getirme durumu söz konusuydu. Fatih dönemiyle birlikte toprakların genişlemesi sonucunda, Osmanlı’nın köle ticaretine dolaylı yoldan izin vermesi de kaçınılmazdır. Özellikle I. Murat döneminde köle, cariye ticareti yapan kişiler yer almaya başlamış ve bu esirler savaş meydanında tacirlere satılmıştır. Ancak zamanla bu tür uygulamalar yerini, kölelerin azat edilmesi ve köle ticaretinin yasaklanması durumları yer almıştır.

9. Köleliğin Yasaklanması

İnsanlığın unutmak istediği utanç verici ayıbı olan kölelik, uzun yıllar etki altında kalmış ve güçlü devletler sömürge topraklarını ele geçirerek hakimiyet kurmuşlardır. Ancak 19. yüzyılın çeyrek yarısında kölelik kesin olarak 1807 yılında çıkarılan kanunla yasaklanmıştır. Köleliğin kaldırılmasında ilk adımı İngiltere atmıştır. İngiltere’nin ardından köleliği yasaklayan devlet, Osmanlı olmuştur. Böylece kölelik, Abdülmecid zamanında bir fermanla yasaklanmıştır. Bu ülkelerin yanı sıra Brezilya ve İspanya gibi ülkeler köleliğin yasaklanması konusunda direnç gösteren ülkeler olmuştur. Bunun nedeni de bu ülkelerin halen kölelere ihtiyaç duymasıdır. Bu duruma son noktayı koyan Milletler Cemiyeti, 1926 yılında bütün dünyada köleliği yasaklamıştır.

10. Modern Zamanda Kölelik

İnsanlığın Utanç Verici Ayıbı Köleliğin Tarihi Hakkında Bilgiler

Kölelik uzun yıllar önce yasaklanmış olsa da günümüzde modern köleliğin izlerini görmemiz mümkün. Küresel Kölelik Endeksi 2018 raporuna göre modern köleliğin 40 milyondan fazla olduğu gözler önüne serilmektedir. Zorla çalıştırılma, zorla evlendirilme gibi köleliğin modern çaplı yürek burkan izleri, birçok ülkede varlığını sürdürmektedir. Modern köleliğin en fazla olduğu yer, Asya Pasifik olarak yer almıştır. Hindistan, Pakistan gibi kalabalık ülkelerde birey özgürlüğünü hiçe sayan uygulamalar halen mevcuttur. Günümüzde kadın ticareti, çocuk işçiliği, zorla çalıştırılma gibi birçok çeşitli modern köleliğe rastlayabiliriz. Fildişi Sahili’ndeki kakao üretimi, Tayland’daki balıkçılık sektörü gibi pek çok yerde kölelik adı altında çalıştırılan insanların olduğunu söylemeden de geçmeyelim!


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
11
Beğen
Mutlu Mutlu
3
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
2
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
1
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
2
Kızgın
Komik Komik
1
Komik
İlginç İlginç
3
İlginç

Yorum bırak