İlk Kadın Matematik Dehası Hypatia Hakkında Her Şey

6 dk okuma süresi


1
12 Paylaşım, 1 puan

Bilgi elbette ki doğru kullanıldığında harika bir olgu. Ancak eski filozof ve bir matematikçi olan İskenderiye’li Hypatia’nın durumunda, bilgi aynı zamanda bu dahi kadının sonu olur. Hypatia, 4. yüzyılda Bizans İmparatorluğu’nun en önemli entelektüellerinden biriydi. Hikayesi hem ilham verici hem de epey ürkütücüdür. Entelektüalizme şüphecilik ile yaklaşan bir tarihe aydınlanma olur. Fakat zeki, güzel ve güçlü bir kadın olmak, onu kendi halkının elinde karşılaşacağı şaşırtıcı sondan kurtaramaz. Bizler de dergiCE olarak bu ilk kadın matematik dehası olan Hypatia hakkında her şey ve her detayı bir araya getirerek sizlere keyifli bir liste hazırladık. İyi okumalar!

1. Sokaklarda Sürüklendi

İlk Kadın Matematik Dehası Hypatia Hakkında Her Şey

Hypatia gibi çok güçlü ve zeki bir kadın, kuşkusuz İskenderiye’deki birçok kişi tarafından büyük ölçüde korkulması gereken bir figürdü. Bu yüzden -ve putperestliğe inandığı gerçeğinden dolaylı- birçok kişi onun devletin iyiliği adına susturulması gerektiğine inanıyordu. Bilgin Peter adlı bir sulh yargıcı, diğer din adamlarının da olduğu bir görüşme düzenledi. Ardından aynı grup Hypatia’yı eğitim gördüğü yerden çıkarken avlayarak şehrin sokaklarında saçından çektiler. Hatta elbisesini dahi yırttılar. Grup daha sonra Hypatia’yı yakındaki bir kiliseye sürükledi. Hypatia’yı yok etmek için bulabildikleri her şeyi topladılar. (Çatı kiremitleri, istiridye kabukları vb.) Tüm Hristiyanlık adına Hypatia’nın canlı canlı derisini yüzerek bedeninden koparttılar. Daha sonra zavallı kadından geriye kalanları parçalayarak yaktılar.

2. Bir Devrin Sonunu İşaret Etti

İskenderiye piskoposu Cyril’in emriyle, kendisinin ve babası Theon’un alimlik yaptığı İskenderiye Üniversitesi’nden atıldı. Hoşgörüsüzlüğün bir işareti olarak yakılmasının ardından, kitlesel bir göç başladı. Şehrin korumaları ve din adamlarından korkan entelektüeller ve sanatçılar İskenderiye’yi terk etti. Cyril, Hypatia’ya yapılanlara verdiği destekten ötürü halk tarafından alkışlandı. Daha sonra araya giren paganları yok etmesine büyük hayranlık duyan kilise tarafından aziz dahi ilan edildi. Elbette, Hypatia’nın sonu bir sapma ya da suç değildi – bu bir politikaydı. Onun tüyler ürpertici şekilde infaz edilmesi tarihe bir dönüm noktası olarak yansıdı. Çünkü entelektüalizmin Hristiyan reformundan yükselişini tasvir ediyordu. Hatta birçokları bu durumu Klasik Antik Çağ’ın sonu olarak tanımladı.

3. Tehlikeleri Dostluklar Kurdu

İlk Kadın Matematik Dehası Hypatia Hakkında Her Şey

Hypatia’nın pek çok hayranı vardı. Bunlardan bir tanesi de şehrin sivil valisi Orestes’ti. Bir pagan ve bağımsız düşünür olan Orestes, çoğu zaman Yahudi topluluğuyla iş birliği içerisindeydi. Ayrıca İskenderiye’nin tamamını Hristiyan kilisesinin eline vermek de istemiyordu. Karmaşık inançlarına rağmen, kilise ile devletin ayrılmasını destekledi. Hatta septik olanlara hem Hypatia’yı hem de Theon’u savundu. Ancak, pagan kitaplıklarını temizleyen Başpiskopos Theophilus gibi Hristiyanlık mesajını yaymak isteyenler de mevcuttu. Başpiskopos’un yeğeni Cyril ve Orestes, özellikle Yahudilerin Hristiyanlarla şiddetli bir ayrılık yaşadığı sırada karşı karşıya gelmişti. Sonuç olarak Cyril, Yahudilere saldırgan bir tavır takınarak onları şehirden kovarak evlerini ve tapınaklarını yağmaladı. Hypatia, Orestes’in arkadaşıydı ve ikili arasındaki bu çekişme, nihayetinde Hypatia’nın öldürülmesine neden olan gerginliklere zemin hazırladı.

4. Günah Keçisi Seçildi

Cyril ve Orestes bir anlaşmaya varamayınca, dini huzursuzluk gerilimi her geçen gün arttı. Eski İskenderiye sokaklarındaki gerginlik artık elle tutulur bir hal almıştı ve havada tehlike hissediliyordu. Bu sırada Hypatia hakkında söylentiler yayılmaya başladı. Cyril ve Orestes’i birleşmekten alıkoyduğu, zekasını ve büyülü sihirlerini Orestes’i Hristiyanlara karşı doldurmak için kullandığına dair söylentiler başladı. Ne de olsa o bir pagan, daha önemlisi bir kadındı. Dolayısıyla nüfuzlu erkeklerin sorunları için mükemmel bir günah keçisiydi. Böylesine erkek egemen bir siyasi mücadelede, egemen paradigmanın yollarını kabul etmeyen, ancak zekasını adanmışlıklarına şüphe düşürmek için kullanan bir kadını hedef almak mantıklı bir hareketti. Ayrıca bu yüzden, birçok kişi onu Şeytan’a tapmakla suçladı.

5. Bağımsız Bir Kadındı

İlk Kadın Matematik Dehası Hypatia Hakkında Her Şey

Hypatia, zamanın kadınları için oldukça sıra dışı bir şey olan zekâ ve başarı sıfatlarına sahipti. Onuncu yüzyıla ait bir Bizans ansiklopedisinde Hypatia, “son derece güzel ve adil – konuşması mantıklı ve ihtiyatlı” olarak tanımlanıyordu. İlk kadın matematik dehası Hypatia hakkında bilmeniz gereken her şey içerisinde en önemlisi asla evlenmedi. Erkeklerin zorluklarından arınmış, büyük olasılıkla Platon’un aile sisteminin bir zaman kaybı olduğu iddiasına uygun olarak, bağımsız bir hayat yaşadı. Peki Hristiyan yaşam tarzına nasıl bu kadar büyük bir tehdit haline geldi? Birçoğu, onun sadece otoriteye meydan okuyan bir kadın olduğu için değil, yetenekleri çok derin ve diyalektiği oldukça engin olduğu için öldürüldüğünü öne sürdü. Hatta onu sorgulayan herkesi utanç verici bir sessizliğe indirgeyebileceğini iddia etti. Nihayetinde kaderini tasarlayan hem gücün hem de kadınlığın birleşimi oldu.

6. Astronomik Ölçümler Yaptı

Hypatia, damarlarındaki entelektüel kan ile doğdu. Hatta babasının çalışmaları üzerine iş birliği yaptı ve bir kadın olarak pozisyonu onu alt ettiğinde, babasının adı altında yayım yaptı. Yıldızların hareketi ve gezegensel yollar hakkında kapsamlı araştırmalar ve incelemeler yaptı. Evine dersler verdi; ve fikir alışverişleriyle ilgilenen herkesle yenilikçi halka açık olacak şekildeki tartışmalara öncülük etti. Ayrıca gök cisimlerinin astronomik ölçümlerini yapmak için kullanılan bir alet olan usturlabı icat etti. Bilimsel yazıları çok derin anlamlar içeriyordu. 17. Yüzyılda Galileo zamanına kadar tam olarak anlaşılamadı ve aktarılamadı. Yerleşik dini düşünce karşısında uçup gidenlerin yeni fikirlerine bile açıktı. Bazıları için bu onu bir dahi yaptı. Diğerleri için ise ne yazık ki bir tehdit haline getirdi.

7. Üçüncü Boyuta İnandı

İlk Kadın Matematik Dehası Hypatia Hakkında Her Şey

391 yılında Roma imparatoru Theodosius Augustus, şehirdeki tüm pagan tapınaklarının yıkılmasını emretti. Hristiyanlık epey kök salmıştı. Augustus, yoluna çıkan herkesi ve her şeyi vahşi bir şekilde ortadan kaldırıyordu. Hypatia, nispeten de olsa bu durumdan etkilenmedi. Daha sonra İskenderiye’deki Platonist okulun başına geçti ve burada matematik ile Neoplatonizm felsefesini öğretti. Ünlü filozof Platon’un fikirlerini benimsedi. İnsan yaşamının kalitesine – etik, manevi ve politik – yoğun bir ilgiyle yaklaştı. Her ikisi de, -Hypatia ve Platon-, herhangi bir Tanrı kavramının ötesinde, dış ve iç bilinç dünyasını birleştiren “üçüncü bir alemde” var olan soyut nesneler olduğunu iddia etti. Başka bir deyişle, bu kavramlar, gerçekliğin bazen hissedilebileceği fakat açıklanamayacağı fikrini destekledi.

8. Babası Entelektüel Bir İkondu

İlk kadın matematik dehası olan Hypatia hakkında her şey dediğimizde, hikayesinin ayrıntılarını gerçekten anlamaktan bahsettik. Bu noktada Hypatia’nın hayatının büyük resmini görmek son derece önemlidir. Babası, hayatını kütüphanenin değerli parşömenlerini inceleyerek geçiren ve kendi kapsamlı çalışmasıyla bilginin derinliklerine katkıda bulunan İskenderiye’li bir bilgindi. Parlak bir matematikçi ve astronom olarak tanınan Theon, kızını o dönemlerde bir oğul gibi yetiştirdi. Hypatia’ya matematik, bilim ve felsefe hakkında bildiği her şeyi öğretti. Theon’un bilim dünyasına katkıları, 19. Yüzyıla gelene kadar 1000 yıldan fazla bir süre geçerliliğini korudu. Elbette, tüm parıltısını kızına bahşetti. Onu sorgulayıcı, yenilikçi ve görgü kuralları açısından uygun olmayı öğretti. Zira babasının standartları son derece yüksekti.

9. Karmaşanın İçine Doğdu

Zamanın tüm büyük şehirleri gibi İskenderiye de Sezar’ın fethedip bu süreçte paha biçilemez kütüphanenin çoğunu yakmasıyla MÖ 48’de gerilemeye başladı. Hypatia, Roma İmparatorluğu’nun henüz bölündüğü 355 yılları civarında doğdu ve İskenderiye’yi dinsel ve sosyal huzursuzluklarla bağlantısız durumda bıraktı. Tüm dinlerin mensupları – Hristiyanlar, Yahudiler ve putperestler – artık sürekli bir çekişme içinde yaşıyorlardı. Önümüzdeki birkaç on yıl boyunca, sürekli çatışmaları, yeni sınırlarını belirleme mücadelesi verirlerken kütüphanenin içeriğini daha da ortadan kaldıracaktı. İskenderiye, çok tanrılı bir devletten tamamen Hristiyan dininin varlığına geçişin tam ortasındaydı. Yağmacı keşişler, eski yöntemlerden geriye kalanları yok etmek için yola çıktı. Bu bağlamda şehir, teolojik sınıf için bir merkez haline geldi. Bu fanatikler, pagan heykellerini ve tapınaklarını hedef aldılar. Ancak bilim, eğitim, tıp, felsefe ve sanat gibi medeniyet tohumları çoktan yayılmaya başlamıştı.

10. İskenderiye Bir Bilgi Şehriydi

İlk Kadın Matematik Dehası Hypatia Hakkında Her Şey

Mısır şehri İskenderiye, Büyük İskender tarafından MÖ 331’de (Hypatia’nın doğmasından yaklaşık 600 yıl önce) kuruldu. Oldukça kısa bir süre içerisinde dünyanın kültürel açıdan sofistike bir bölgesi haline geldi. Yalnızca güzel bir şehir değil, aynı zamanda yarım milyondan fazla antik parşömen içeren İskenderiye Kütüphanesi’ne sahipti. Şehir, eserlerle dolup taştı. Her zaman mevcut cehalet, kölelik, şiddet ve dini çekişmeler yaşanmasına rağmen, entelektüelliğin gelişebileceği bir yer haline de geldi. Zamanın hiçbirine benzemeyen bir şehir merkeziydi, geleceği tartışmalara yol açıyordu. İskenderiye insana, kendisini korku çamurundan çekme ve düşünce gücüyle kendinden daha büyük bir şeyi kucaklama fırsatı sundu. Hypatia’yı da göz önünde bulundurduğumuz da bu durum kadınlar için de geçerliydi.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
0
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak