Hikayeleriyle Herkesi Hüzünlendiren En Anlamlı Türküler

6 dk okuma süresi


11
13 Paylaşım, 11 puan

İnsan; birey ve toplumla ilişki kurabilmek için iletişim araçlarını geliştirerek benliğini oluşturmuştur. Bu süreçte kendini ifade edebilmek için sahip olduğu araçlar yetmemiş olacak ki kültürel ve sanatsal değerler de yaratmış. Bizim insanımız ise yaşanmışlıklarını, neşesini, kederini, aşkını, kahramanlıklarını, düzenin yarattığı zulmü ve insanın garipliğini türkülerle anlatmıştır. Bir milleti anlamak isterseniz yakılan türkülere bakmalısınız. Halk, eğlenmek için değil halini, çektiği çileyi anlatmak için türküleri yaratmış ve dinlemeyi tercih etmiştir. Hikayeleriyle herkesi hüzünlendiren en anlamlı türküler listemiz, insanı hakikatle yüz yüze getiren bu sanatın en iyi örneklerinden… İyi okumalar!

1. Karadır Kaşların

Hikayeleriyle Herkesi Hüzünlendiren En Anlamlı Türküler

Hikayeleriyle herkesi hüzünlendiren en anlamlı türküler listemizin başında karadır kaşların yer alıyor. Birbirlerini seven iki aşık, Mustafa Tuna ve Raziye evlenmek istemektedirler. Ailelerinin bu evliliğe mani olmasıyla bir türlü kavuşamazlar. Raziye’nin başka biriyle evlendirileceğini duyan Mustafa, Raziye’yi kaçırır. Eskişehir yolu üzerindeki Kızıltepe Ormanı’nda kaza yaparlar. Mustafa kız kaçırmaktan mahpusa düşer, Raziye de baba evine döner. Hapiste Raziye’nin evlendirildiğini öğrenen Mustafa, mahpusta bu türküyü söyler ve böylelikle türkü tüm Eskişehir’e yayılır. Hapisten çıkar çıkmaz Eskişehir’i terk eden ozan, başka şehirlerde inşaat işçiliği yaparak hayatına devam eder ve Raziye’sini unutmaya çalışır.

2. Dersini Almış da Ediyor Ezber

Yozgat’ın Bozok yaylasında sürülerini otlatan Sürmeli Bey adında bir Yörük varmış. Bazı zamanlar kavalını öttürür, bazı zamanlar dertli sazını çalarmış. Ormanların içinden akan derenin kenarında sazını çalarak sevdiği kızı düşünürmüş. Babası Türkmen Beyi olan sürmeli kaşlı, ay gözlü dilberi bir çobana vermek istemezler. Köyün önde gelenleri araya girse de nafiledir. Bunun üzerine dertli çoban, Beşçamlar’da dergah kurar; derdini, aşkını dağa taşa çalar. Bozok’a küsen çoban sazını alarak düşer orman yoluna. Bir daha da kendisinden haber alınamaz. Geriye Yozgat’a bıraktığı türküleri kalmıştır. O türkülerden biri olan, ‘dersini almış da ediyor ezber’i kavuşamadığı Türkmen kızına yazmıştır.

3. Zahidem

Hikayeleriyle Herkesi Hüzünlendiren En Anlamlı Türküler

Manisa’da yaşayan kimsesiz Arap Mustafa, geçimini yukarı Hacıahmetli Köyü’nde ırgatlık yaparak sağlarmış. Arap Mustafa, ağasının kızı Zahide’ye gönlünü kaptırmış, onu gözlerinin en tenha köşelerinden süzermiş. Her ne kadar aşkına yenik düşse de kaderin oyunu da onun peşini bırakmamış ve kimsesizliğinden bu aşkı kalbine gömüp askere gitmiştir. Askerde köydeki eş dosta mektuplar gönderip Zahide’nin ne yaptığını öğrenmeye çalışan Arap Mustafa, Zahide’nin başka biriyle evlendirildiğini öğrenmiştir. Derdini kimselere dökemeyen ozan, bu dizeleri kaleme almıştır. Neşet Ertaş’ın bestelediği eseri dinlerken kalbinizle baş başa kalacaksınız.

4. Hey On Beşli On Beşli

Tokat’ın Tahtoba ilçesinde, Hüseyin ve Hediye adlı iki nişanlı yaşamaktadır. Seferberlik çıkınca Hüseyin, diğer on beşliler gibi Çanakkale’ye, harbe gider. Aylar, yıllar geçer Hüseyin’den haber alınamaz. Bu durumdan rahatsız olan Hediye’nin anasıyla babası, dirlik düzen bozulmasın diye Hediye’yi başkasıyla evlendirirler. Aylar sonra eşi vefat eder ve Hediye dul kalır. Bunu duyan eşkıyalar konağı basarlar ve Hediye’yi dağa kaçırırlar. Onun genç bedenini kullanan eşkıyalar bir gece yarısı köy caminin önüne atarlar hediyeyi. Aylar sonra köye geri dönen Hüseyin, dağa taşa yakarsa da Hediye’sini bulamaz. Kavuşamayan iki aşığın ardından geriye yalnızca bu türkü kalır.

5. Bir Ay Doğar Geceden

Hikayeleriyle Herkesi Hüzünlendiren En Anlamlı Türküler

Malatya’da yaşayan Mayil ismindeki genç, Gülizar isimli ağa kızına gönlünü, delicesine kaptırmıştır. Gülizar’ın da Mayil’de gönlü olsa da ağa, kızını çulsuz bir gence vermek istememektedir. Kaderini, aşkına mani olan ağanın eline bırakmayan Gülizar, Mayil ile gizlice kaçarak evlenir. Bir gün, arkadaşlarıyla ava giden Mayil’den haber alınamaz. Arkadaşları Mayil’i bulamayınca şehre inip Gülizar’a danışırlar. Gülizar’ın da Mayil’in kaybolmasıyla ilgili bir bilgisi yoktur. Hep birlikte dağlarda Mayil’i ararlar. Bir ağacın altında Mayil’in cesedine ulaşırlar. Gülizar, kollarında solan Mayil’in cansız bedeninin ucunda bu türküyü yakar…

6. Ah Bir Ataş Ver

Yarinden ayrılmanın üzüntüsünü yaşayan bahriyeli bir subay, sevgilisinin eline fener verir. Boğazdan her geçişinde onunla mors alfabesiyle haberleşmek istemektedir. Denizaltının geçiş gününü ve saatini sevgilisine haber eden genç subay, kıyıdan gelen “Seni seviyorum” mesajına komutanının izniyle projektörle “Bende seni” karşılığını verir. Bir gün o denizaltı, Nara Burnu açıklarında İsveç mandıralı gemiyle çarpışır… Derinliklerine çakılan denizaltında bahriyeliler ve aşık genç son nefeslerini verirken bu türküyü söylerler. “Ah bir ataş ver sigaramı yakayım…” Konvoydaki başka bir denizaltı genç kızın rahat uyuması için projektörle “Bende seni…” der.

7. Mağusa Limanı

Hikayeleriyle Herkesi Hüzünlendiren En Anlamlı Türküler

Mağusa Limanı’nda, gümrükteki işini bitiren Arap Ali, eğlenmek için meyhaneye giderek zevkine bir sigara tüttürmeye başlar. Aynı meyhanede içki içen İngilizler, Arap Ali’ye sataşır ve ansızın ciddi bir kavgaya tutuşurlar. Kavga esnasında, 7 süngü darbesini vücuduyla karşılayan yağız delikanlı, oracıkta son nefesini verir. Delikanlının cansız bedenine dahi işkence eden İngiliz askerleri oradan kaçarlar. Arap Ali’nin cenazesi, memleketi Limasol’a götürülür ve delikanlının naaşı, Türk mezarlığına defnedilir. Bu beklenmedik ölüm öyküsü, yörede öyle büyük bir etki yaratmıştır ki Arap Ali için bu dertli türkü yakılmıştır ve hikayeleriyle herkesi hüzünlendiren türkülerden biri olmuştur.

8. Kağızman

Kars’ın en soğuk aylarının yaşandığı, karların yolları kapadığı bir dönemde, güzeller güzeli bir gelin dermanı zor bulunan bir hastalığa yakalanır. Gelinin kocası ve etraflarındaki eş, dost gelinin bu çaresiz hastalığından sonra, her ne olursa olsun onu mutlu etmeye hazırdırlar. Bir gün gelinin canı nar çekse de bu denli bir zemheri kışında isteğini dillendirmek istemez. Canının nar çektiğini öğrenen kocası köyün tüm yiğitlerini toplayarak narın en çok yetiştiği bölge olan Kağızman’a doğru yollara düşerler. Geç de olsa yiğitler narı bulup köye getirmeyi başarmıştır. Eve mesut halde girerlerken genç kadının cansız bedeniyle karşılaşırlar. Yüreği nar gibi bin bir parçaya bölünenler, bu dertli ağıtı yakarlar…

9. Arda Boyları

Hikayeleriyle Herkesi Hüzünlendiren En Anlamlı Türküler

Rumeli topraklarında yaşayan, birbirine aşık Halime ve Recep kavuşma hayali kurarlar. Halime’ye aşık olan ağa oğlu İsmail, bu hayale engel olmuştu. Halime’nin anasının ve babasının aklına girerek genç kızı kendine almaya çalışmıştır. Recep Ağa’ya diklense de gücü yetmemiştir. Bu acıya dayanamayan Recep kendini dağlara vurmuş aşkını unutmaya çalışmıştır. Halime’ye Recep öldü demişler ve hemen İsmail’e evermeye çalışmışlardır. Sevdasının acısına dayanamayan Halime, düğünden bir gün önce, Arda Nehri’nin soğuk sularına kendini atmıştır. Bu haberi alan Recep gözünü kırpmadan Halime’nin ardından kendisini, Arda Boylarına atmıştır. Sizlere de İkisinin ardından yakılan bu türkü kalmıştır.

10. İki Keklik Bir Kayada Ötüyor

Balıkesir’in Edremit ilçesinin Güre Köyü’ndeki bir kahvecinin, karısı Şöhret Hanım’ın kendi oğluna yazmış olduğu türküdür. Bölgenin zenginlerinden Şöhret Hanım topuklu ayakkabılarla zeytin toplamaya gidermiş. Oğlu, vatani görev icabet ettiğinden askere gitmiştir. Sarıkamış’ta, Enver Paşa komutasındaki orduda yol alan Zekeriya, vatanı uğruna karları tepermiş. Zekeriya kar teperken kar kuyusuna düşüp şehit olmuştur. Şöhret Hanım, zeytin hasadı sırasında kekliklerle söyleşirken bu kara haberi duyar. Keklikler öterken bu türküyü kekliklere yakmıştır. Bir annenin acısını duyan keklikler bu sıra dışı türküyü günümüze taşımıştır.

Bonus: Göçmen Kızı

Hikayeleriyle Herkesi Hüzünlendiren En Anlamlı Türküler

Türkümüz, Balkan Harbi’nin yarattığı buhranla kimsesiz kalan bir göçmen kızının hikayesini anlatır. Savaşın bıraktığı ağır yaraları sarmak için, Tuna Boylarına içindeki sıkıntıyı dillendirirmiş. Dağa, taşa derdini anlatan kızın sözleri karşı kıyıda hayvan otlatan bir çobanın kulağına ilişmiştir. Birden kavalını çıkararak genç kıza eşlik etmeye başlar. Kız yalnızlığıyla tek başına olduğunu düşündüğü sırada bununla karşılaştığından ötürü oldukça utanmıştır. Bunun üzerine çoban, “Sen öksüz ben garip alayım seni, alayım gurbet elde sarayım seni.” der. Bu duyguları yanıtsız bırakmayan öksüz kız çobanın, sözlerini devam ettirir ve eser hikayeleriyle herkesi hüzünlendiren en anlamlı türküler arasında yerini alır.


dergiCE üyeleri ne diyor?

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
2
Beğen
Mutlu Mutlu
2
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
2
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç