Filmlere Konu Olacak Hayat Hikayeleriyle Dikkat Çeken Sanatçılar

8 dk okuma süresi


12
18 Paylaşım, 12 puan

Kendi alanlarındaki uzmanlıklarıyla kimi sanatçılar, geçmişten günümüze insanları kendilerine hayran bırakmışlardır. Pek çok isim sanat alanındaki özel yeteneklerini sergileyip yaratıcılıklarını gözler önüne sermiştir. Sanatçıların eserleri çoğu zaman kendi yaşamlarından beslenir ve çoğu sanatçı yaşadıklarının etkisinde eserler ortaya koyar. Hatta kimi sanatçıların kendi yaşamları bile sanatın bir parçası olabilmekte, biyografileri edebiyatta, sinemada ve tiyatroda karşımıza çıkmaktadır. Filmlere konu olacak hayat hikayeleriyle dikkat çeken sanatçılar listemiz, yalnızca eserlerinin değil kendi yaşamlarının da bir sanat eseri olabileceğini bizlere göstermektedir. Keyifli okumalar!

1. Franz Joseph Haydn

Filmlere Konu Olacak Hayat Hikayeleriyle Dikkat Çeken Sanatçılar

Müzik tarihinde klasik stilin mimarı olarak kabul edilen Haydn, dikkat çeken yaşam öyküsüyle listemizde ilk sırada yer almaktadır. Başarı merdivenlerini çocukluktan itibaren teker teker tırmanan Haydn, genç yaşında avusturya prensinin müzisyenlerinin yöneticiliğine alınmış ve dört prens boyunca koroyu yönetmiştir. Bu sürede sanatını duyurma fırsatı bularak Beethoven, Mozart gibi pek çok bestecinin hayranlığını kazanmış hatta Beethoven’a ders bile vermiştir. İşin ilginç yanı büyük bir üne sahip olmasına anlayışsız bir eşi vardır. O kadar ki eşi pasta yaparken Haydn’ın beste yaptığı müsveddeleri tepsiye sererek kullanırdı. Henüz 30’lu yaşlarda kendisine takılan ‘baba’ lakabını tüm müzisyenler benimsemiştir. Napolyon’un Viyana’ı işgali sırasında patlayan topun ektisiyle evinin camları tuzla buz olduğunda bile evindeki hizmetçilere; “Korkmayın. Haydn’ın olduğu yerde size zarar gelmez.” demiştir. Ve tüm pencereleri açtırıp öleceği güne kadar çalacağı Almanların milli marşı olacak eserini çalmıştır. 1809’da vefat eden Haydn’ın naaşı 1820’de başka bir yere defnedilirken kafatasının olmadığı farkedilir. Yok olan kafatası 134 yıl sonra yoğun polis araştırmaları sonucu büyük bir törenle yeniden gömülerek vücuduyla buluşturulur.

2. Niccolo Paganini

Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi keman virtüözü Paganini baskıcı bir baba yanında kendini geliştirmişti. 5 yaşında gitar, 7 yaşında keman çalmaya başlayan Paganini 19 yaşına kadar babası tarafından günde 12 saat keman çalmak zorunda bırakılmıştı. Bu durum vücudunu yormuş fakat keman konusunda ustalaşmasını sağlamıştı. Öyle ki, onu dinleyenler hipnotize olduğunu söyler, sahnede melek ya da şeytanı gördüğünü iddia ederlerdi. Eğitim alması için yapması gereken yolculuk pahalı olduğundan yardım kampanyası düzenlendi. Ders verdiği öğretmenler için o kadar fazlaydı ki her seferinde başka bir ustaya yönlendirildi. Kendine ait bir akort sistemi vardı, ayrıca çalışı esnasında akort değiştirdiğini görenler olmuştu. Bununla birlikte sanatçının yaşamı 46 yaşına kadar doruğa ulaşamadı. Buna rağmen parasını yalnızca kumara ve aşka harcadı. Konser için çok fazla yere gitmesine rağmen buraları hiç gezmedi. Faytonunun perdesini bile açtırmadı. Az yer, hiç prova yapmaz, Notaları çalınacak diye takıntılı davranırdı. Kendisinden çocuğu olan ama hiç evlenmediği sevgilisini öldürdüğünü hatta ruhunu şeytana sattığını idda edenler oldu. O kadar ki, şeytanla birlikte resmedildi bazı tablolarda. Dahi sanatçı Paganini’nin cesedi şeytan dedikoduları yüzünden uzun yıllar gömülmedi.

3. Caravaggio

Filmlere Konu Olacak Hayat Hikayeleriyle Dikkat Çeken Sanatçılar

Sanat dünyasına hem eserleri hem kişiliği ile damga vuran başka bir sanatçı Caravaggio. Sanatçının yaşamı, başkaldırılar, kavgalar ve kaçışlarla örülüdür. Çocuk yaşlarda anne ve babasını kaybeder. Eserlerinde Michelangelo, Da Vinci gibi rönesans ressamlarına başkaldırı görünür. Onlara karşı barok tarzını benimser. Kilise tarafından keşfedilip sipariş resim istendiğinde azizleri ve melekleri o dönemin inançlarına aykırı biçimde basit ve cinsel ögelerle süsleyerek çizer. Kilisenin nefret edeceği yöntemleri benimseyerek resimlerinde tanrıları basite indirger. Bu yüzden hapis cezası alır. Cezası ev hapsine çevrilir fakat buna uymayıp kendisini uyaran görevliye de saldırarak tekrar hapse atılır. İki kez, aşk adına cinayet işler. Kilisenin başına ödül koymasıyla Malta’ya kaçarak San Juan şövalyelerine sığınır. Burada da bir şövalyeyi öldürür. Kimse muazzam ve çarpıcı eserler verebilen bir dehanın agresif tutumunu ve böyle bir yetenekle varoşlarda yaşamını sürdürmesini, kilisenin imkanlarını asi bir tavırla reddetmesini bugün bile anlamamaktadır. Kilisenin affına mahzar olmak için çizdiği resimde hain olarak kendi portresini kullanır. Fakat Roma’ya varmak için çıktığı yolculukta önce eserlerini kaybeder ardından yaşamı son bulur.

4. Antoni Gaudi

1852 doğumlu Gaudi dünyaca ünlü Barselona’lı mimardır. Mimar demek Gaudi için oldukça yetersidir çünkü art Nouveau denilen sanat akımının öncüsü kabul edilmektedir. Bu akımda sanat eserlerini doğa ile uyumlu hale getirme çabası bulunmaktadır. Gaudi çocukluğunda hassas bir yapıya sahip olduğundan yaşamının çoğunu şehirden uzak doğal bir çevrede geçirmiştir. Bu durum doğanın kalıplarını mimarlığın özüyle birleştirmesini sağlamış, farklı ve tartışmalı eserler ortaya çıkarmıştır. Henüz mimarlık öğrencisiyken annesi ve iki kardeşini kaybetmiştir. Okulundaki öğretmenler diplomayı bir deliye mi yoksa bir dahiye mi verdiklerinden emin değillerdir. Verdiği eserlerle seçkin bir çevre edinen Gaudi’nin ihtişamlı yaşamı aşık olduğu kadının onu reddetmesiyle değişir. Kendini mimari projelerine ve dine verir. Çalışmaları takıntılı bir hal alırken dini tutumu tuttuğu oruçlarla kendisini günlerce yatağa düşürecek kadar katılaşır. Giyimine bile önem vermez. Babasını kaybetmesiyle girdiği derin depresyon, eserlerinin entellektüel ve seçkin çevrelerce eleştirilmesi onu en önemli eseri olan Le Sagrada Familia’ya bağlar. Stüdyosunu bile inşaata taşıyarak ölene kadar burada çalışır. Barselona’da bulunan 8 eseri günümüzde UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine alınmıştır.

5. Fausto Zonaro

Filmlere Konu Olacak Hayat Hikayeleriyle Dikkat Çeken Sanatçılar

Filmlere konu olacak hayat hikayeleriyle dikkat çeken sanatçılar listemizde yer alanlardan biri de Avusturya’da duvar ustalığından, Osmanlı saray ressamlığına kadar yükselen ressam Zonaro’dur. Babasıyla birlikte inşaatlarda çalışan Zonaro üç yıllık resim eğitiminin ardından Paris’te resim dersleri vererek geçimini sağlamaya çalışır. Bohem bir yaşam sürdürür. Aşık olduğu kadın Elisa Pente’nin isteği üzerine İstanbul’a göç ederler ve burada evlenirler. Taksim civarında kiralık bir evde yaşayan Zonaro geçimini yaptığı resimleri bir tüccara satarak sürdürmekte ve resim dersleri vermektedir. O sıralar teşrifat nazırı olan Münir Paşa’nın eşine de ders vermesi üzerine paşa tarafından Yıldız Sarayı’na davet edilir ve eserlerini 2. Abdülhamit’e sunma Fırsatı bulur. İstanbul’un Fethi, Ertuğrul’un Suvari Alayı, Hücum gibi eserleri beğenilir. Kendisine bir yer tahsis edilir ve maaş bağlanır. Eşi Elisa ise çektiği fotoğraflarla sarayın resmi portrecisi olmuştur. Yeni yerinde bir çok ünlü türk ressamına ders verir. 2. Abdülhamit’in devrilmesiyle Osmanlı’nın son saray ressamı olan Zonaro, İtalya’ya geri döner. İtalya’da bile İstanbul’u resmetmeye devam eder. Ünlüdür. Açtığı sergileri krallar, kraliçeler ziyaret eder. Osmanlı için önemli eserler bırakan oryantalist ressam İtalya’da ününün doruklarındayken vefat eder.

6. Edward Munch

Filmlere konu olacak hayat hikayeleriyle dikkat çeken sanatçılar listesinde Çığlık adlı tablosu tanınan Munch da yer almaktadır. Munch sanata olan hayranlığından mühendisliği bırakmıştır. Dönemin gerçekçi resim anlayışından sıyrılarak kendi içindekileri aktarmıştır tuvale. Küçük yaşlarda aile bireylerini teker teker kaybeden, bir kardeşi akıl hastanesinde yatan, özel ilişkileri başarısızlıkla sonuçlanan biri olarak içe kapanık, karamsar ve oldukça duygusal biridir. İlk kez sergilenen eseri Hayatın Dekorları sansasyon oluşturarak serginin kapanmasına sebep olmuştur. Naziler tarafından eserleri toplatılmıştır. Buna rağmen resim yapmayı terketmemiş, “Tablolarım olmadan bir hiçim.” diyerek sanata bağlılığını göstermiştir. Tablolarında yaşadığı acıları dile getirmiş, hasta ve ölü resimlerine ağırlık vermiştir. Her tablo kendisidir. Tablolarına Umutsuzluk, Melankoli, Anksiyete, Kıskançlık gibi adlar vermiştir. Yaşamının ilerleyen dönemlerinde alkol bağımlığı ve zihinsel zayıflığından dolayı senatoryumda kalmış, buradan sonra kır evine taşınıp manzara tabloları çizerek ruhunu sakinleştirmeye çalışmıştır. Fakat ruhunu sakinleştirmenin aksine son yıllarında çizdiği tablolar kendinin ne kadar kötüleştiğiyle alakalı olacaktır.

7. Wassily Kandinsky

Filmlere Konu Olacak Hayat Hikayeleriyle Dikkat Çeken Sanatçılar

Kandinsky, Moskova doğumlu hukukçudur. Ancak Vologda’da düzenlenen etnografik bir geziye katılır ve sonrasında Rus halk sanatı ile ilgili bir makale yayınlar. Yaklaşık 7 yıl sonra hukuk profesörlüğü teklifini reddederek ressam olmaya karar verir. Kararının ardından Münih’e taşınır. Burada sanat çevresinden önemli isimlerle tanışır ve sanat grubu kurar. İlk grubu farklı gruplar izler. Sanatçı gruplarda sanat ve resim öğrenimine devam eder. Kendi kurduğu oluşumda önce öğrenci sonra öğretmen olmayı başarır. Burada tanıştığı öğrencisiyle aşk yaşamaya başlar. İkisi birlikte çeşitli ülkeleri gezerek sanat araştırmalarına devam ederler. Araştırmaları sonucu kendi akımını oluşturur: Blaue Reither. Kandinsky, kuramıyla soyut resmen yaratıcısı olarak kabul edilir. Modern resmen temsilcisi olarak görülen sanatçı sanatın tüm dallarının insan ruhunu arıtıp harekete geçirmek için çabalaması gerektiğini savunur. Sanatta ruh, onun kuramını içeren kitaplarınında önemli bir yere sahip olacaktır. Birinci dünya savaşı başladığında Rusya’ya geri döner ve burada evlenir. Sanatsal Kültür Enstitüsü tarafından kendi teorilerini içerek program hazırlaması için görevlendirilir. Ve kendisine Moskova Güzel Sanatlar akademisinde profesörlük görevi verilir.

8. Joseph Mallord William Turner

Akıl hastası anneye sahip olan İngiliz ressam Turner, dahi bir çocuktur. 13 yaşında babasının peruk dükkanında kendi resimlerini satar. Kraliyet Sanat akademisi 14 yaşındayken onu kabul eder. İlk çalışmalarını 15 yaşında sergiler ve 17 yaşındayken ödüle layık görülür. Daha sonraları empresyonizmin öncüsü olarak kabul edilecek sanatçı, ilham almak için pek çok kez avrupaya seyahat eder. Özellikle Venedik onun ilham merkezi olur. Louvre Müzesinde bile çalışma fırsatı bulur. Küçük yaştayken zenginliği yakalar. İçe kapanık kişiliği onun insanlardan soyutlanmasına sebep olur. Kraliçe Victoria’nın şövalyelik teklifi onu çok sinirlendirir. Muhteşem eserlerini üretmeye devam eder fakat onları satma konusunda gönülsüzdür. Resimlerinden ayrılmak ona acı vermektedir. Hiç evlenmez fakat, annesinin kim olduğu konusunda çeşitli varsayımlar yapılan iki çocuğu olur. Bir süre sonra babasından başka kimseyle temas kurmaz hale gelir. Babasının ölümü Turner’ı tamamen yıkacaktır. Artık giyinişine ve beslenmesine önem vermez ve koleradan ölür. Eserlerinde tamamen özgün teknikler kullanan ve en belirgin özelliği renkleri tuvale şeffaflaştırarak saf ışığı yansıtmak olan dahi ressam Turner öldüğünde ardında binlerce harika eser bırakmıştır.

9. Maria Callas

Filmlere konu olacak hayat hikayeleriyle dikkat çeken sanatçılar arasında yaşadığı dönemin soprano divası Maria Callas da bulunmaktadır. İlk opera gösterisini 15 yaşında yapan Callas, okulun üçüncü yılında ilk ödülünü alır. Yunanistan’da annesiyle kötü anlar yaşayarak geçen hayatına bir de dünya savaşı girer. Annesiyle görüşmeme karırı alarak, Amerika’ya babasını bulmaya giden sanatçı burada katıldığı operada kısa sürede üne kavuşur ve manşetlerden düşmez. İtalya’ya geçer şöhreti burada da devam ederi. Mükemmeliyetçi, huysuz ve kaprisli bir divadır. Öyle ki hasta olmasına rağmen İtalya cumhurbaşkanı şerefine bir konsere ısrarla çıkartılır. Fakat sahneye çıktığında tek ses çıkarmadan durup oradan ayrılır. Fakat şöhretini bu tür olaylar bile etkileyemez. Her anı magazinciler tarafından mercek altındadır. Fakat o Büyük aşkı Onasis’e kavuşmak için eşinden ayrılmakta tereddüt etmez. Hamile kaldığında Onasis bu duruma öfkeyle karşılık verir. Büyük aşkının verdiği tepki karşısında girdiği bunalım sonucu bebeğini kaybeder ve kendi elleriyle toprağa verir. Bu da yetmezmiş gibi Onasis, Callas yerine başkasıyla evlenecektir. Her şeye rağmen Onasis’in ölümü onu dünyaya küstürür. Operayı bırakır ve evinde yanız başına yaşamı son bulur.

10. Billie Holiday

Filmlere Konu Olacak Hayat Hikayeleriyle Dikkat Çeken Sanatçılar

Gönüllere taht kuran Billie Holiday trajik yaşamına rağmen müzik yeteneğiyle ismini efsaneler arasına yazdırmıştır. Sanatçının yaşamı, talihsizlerle doludur fakat sesinin bu kadar etkileyici olması, acılar ve hüzünleri başarılı bir şekilde yansıtması yaşadığı talihsizliklerle ilişkilendirilir. Anne babası ayrıdır. Henüz çocukken çalışabilmek için okulu bırakmıştır. Annesiyle neredeyse gezgin gibi çalışarak yaşamaktadırlar. Henüz 15 yaşına gelmeden iki kez tecavüze uğramıştır. Gece kulüplerinde dansçı olarak çalışırken, tesadüfen şarkı söylediği sırada ünlü isimlere organizatörlük yapan John Hammond tarafından keşfedilir. Keşfedilmesi Holiday’in hayatında dönüm noktası olmuş, kısa zamanda ünlü isimlerle tanışarak caz müziğinde efsaneleşmiştir. Çok fazla şarkı üretmiş ve şarkıları çok beğenilmiştir. Çalıştığı orkestradan disiplinsizliği nedeniyle kovulması sonucu başka bir orkestraya geçmiş, burada siyah-beyaz ırkçılığına maruz kalarak ayrılmıştır. Yaşadığı dönemde hem kişisel problemleri hem de ırkçılık sorunuyla ilgilenmiştir. Irkçılık adına yazılan ve öldürülen siyahları anlatan Strange Fruit şiirini besteleyip seslendirmiş ve o dönemde bu şarkı ırkçılık konusunda önemli bir simge halini almıştır. Kişisel problemlerini yenemeyip, yoğun alkol ve uyuşturucu kullanımı sonucu yaşama veda etmiştir.


dergiCE üyeleri ne diyor?

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
3
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
1
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç