Evrim Teorisiyle İlgili Bilinmesi Gerekenler

5 dk okuma süresi


21
13 Paylaşım, 21 puan

Evrim teorisi, var olan türlerin evrim geçirerek yeni türlere dönüşmesini açıklayan bir teoridir. Doğadaki evrim yasasını daha iyi anlayabilmek için oluşturulan yöntemler, veriler, analizler bütünüdür. Ayrıca sağlam bilimsel delillere dayanmamasına rağmen gerçekliğine oldukça fazla inanılan bir teoridir. Sanılanın aksine evrim teorisi ne Darwin ile başladı ve ne onunla birlikte sona erdi. Evrim teorisinin geçmişi Sümerlere kadar dayanır. Fakat ilk kez Charles Darwin tarafından kaleme alınan Türlerin Kökeni adlı kitapla ses getirmiştir. Darwin o yıllarda doğal seleksiyon kavramından ve doğadaki işleyişinden bahsetmiştir. Evrim teorisiyle ilgili merak edilenleri ve saklı kalan tüm detayları sizler için bilinmesi gerekenler listemizde topladık. Keyifli okumalar!

1. Evrim Teorisinin Ortaya Çıkışı

Evrim Teorisiyle İlgili Bilinmesi Gerekenler

Evrim teorisi aslında canlıların daha güçlü yaşam formlarına dönüşerek hayatta kaldığını iddia eden bir teoridir. Charles Darwin tarafından ilk kez dile getirilen bu teori, daha sonra birçok bilim insanı veya biyolog tarafından da desteklenmiştir. Destekleyenlerin olduğu kadar bu teoriye karşı çıkanlarda vardır. Darwin, Temmuz 1837’de Hayat Ağacı düşüncesi ile türleri ağacın dallarına göre ayırarak ‘Yaşam Ağacı’ teorisini geliştirdi. Birbirine benzeyen türleri seçti ve örneğin zebrayı atın altına yerleştirerek onları bir araya topladı. Darwin’in teorisi biyolojide temel değişikliklere neden oldu. İnsanların kökenine dair getirdiği yeni açıklamalarla tarihin en etkili bilim insanlarından biri oldu.

2. Evrim Teorisi Tartışması

Bu teoriyi destekleyenlerin ve karşı çıkan bilim insanları, biyologlar da vardır. Bazı türler binlerce yıl aynı kalmışken sadece bazı türlerin evrimleşmesi bu teorinin gerçekliğini sorgulatan bir düşüncedir. Bir başka düşünce ise evrim teorisinin ilk canlının ve ilk maddenin oluşumunu açıklayamamasıdır. Bu nedenlerle geçerliliğinin olmadığı söylenir. Ayrıca DNA hata kontrolü evrimin yanlış olduğunu gösteren bir diğer gerçektir. DNA replikasyonu sırasında herhangi bir değişim durdurularak tersine çevrilir. Buna aykırı olan mutasyon durumlarında ise çoğu tür olumsuz etkilenir fakat evrimleşmez. Sonuç olarak, bilim camiası Darwin’in evrim teorisini asla bırakmaz ve tartışmalar sürmeye devam eder.

3. Evrim Teorisi Kavramları

Evrim Teorisiyle İlgili Bilinmesi Gerekenler

Bu konuda bilinmesi gerekenler evrim teorisiyle sınırlı kalmamalıdır ve konu ile ilgili daha fazla bilgi edinilerek daha iyi anlamak mümkündür. Bu nedenle biyolojide kullanılan birkaç terimin anlamının bilinmesi gerekir. Evrim teorisinde, doğal seleksiyon kadar önemli olan iki kavram daha vardır. Bunlar varyasyon ve kalıtımdır. 20. yüzyılın başında, bu kavramlara ek olarak bir de “adaptasyon” kavramı eklenmiştir. Adaptasyon değişken iklim ve çevre şartlarına karşı değişen ve yeni bir forma bürünen canlıların hayatta kalmasıdır. Varyasyon ise bir türün bireyleri arasındaki farklılıklar olarak tanımlanır. Bir diğer önemli kavram olan kalıtım ise canlının genetik şifresinin kendisinden sonra gelen nesle yani yavrulara aktarılmasına denir.

4. Evrim Teorisi Tarihi

Canlıların bulunduğu her yerde bu teori hakkında fikir sahibi olan birçok kişi olmuştur. Evrim teorisi kökeninin Sümerlere kadar uzandığı düşünülmektedir. Fakat 19. yüzyıla kadar birçok Batılı bilim insanı Dünyadaki her bir canlı türünün ilahi bir güç tarafından tasarlanıp yaratıldığını kabul görüyordu. Ta ki Charles Darwin ortaya çıkana kadar. Daha önce de bu konu hakkında bahsedenler olmuştu fakat ilk kez Darwin kanıtlarıyla birlikte evrimi ve doğal seçilimi ortaya koydu. Yüzlerce deney yapması ve fikirlerini sınıflandırması 20 yılını aldı. Geçmişten günümüze bu konu hakkında birçok kitap kaleme alındı.

5. Darwin’in Sıra Dışı Hayatı

Evrim Teorisiyle İlgili Bilinmesi Gerekenler

Tam ismi ile Charles Robert Darwin, 12 Şubat 1809 tarihinde İngiltere’nin Shrewsbury kentinde doğdu. Zengin bir ailenin beşinci çocuğuydu ve Hristiyan olarak yetiştirilmesine rağmen ailesi yeni fikirlere açıktı. 1825 yılından Edinburgh Üniversitesi’nde tıp okumaya başlamıştı fakat o zamanki tedavi yöntemlerini anestezi olmadığı için çok canice buldu. Doktor olmak istemeyen Darwin hayatını kilisede devam ettirmeye karar verdi. 18 yaşında Cambridge’de teoloji okumaya başladı. 1831’de Dünyayı gezecek gemiye tavsiye eden hocaları sayesinde 5 yıl boyunca dört kıtayı gezdi. Galapagos’a ulaştığında kuş türleri ve kaplumbağalar üzerine çalıştı. Kızı Anne’ın öldüğü sene Darwin hastalandı. Stresli ve endişeli olduğu zamanlarda hastalığı artan Darwin’in yeni teorisini dünyaya açıklayacağı dönemde sağlığı daha da kötüleşti. Son yıllarını artan hastalıklarıyla geçiren Darwin çalışmayı hiçbir zaman bırakmadı.

6. Darwin ve Doğal Seleksiyon

Cambridge Üniversitesinde okurken keşif gezisine çıkan Darwin kıtalar arasında birçok fosil topladı. Adalardaki dev kaplumbağaları inceledi. Yeni türlerin hayatta kalabilmesinde insan eliyle yapılan yapay seleksiyon ona kendi teorisini ortaya koymasında fikir verdi. Bu nedenle Darwin, doğada da buna benzer bir seçilim olabileceğini düşündü. Doğada da bir hayatta kalma savaşı vardı ve bu savaşta en güçlü olan değil yaşadığı ortama en iyi adapte olan canlı hayatta kalıyordu. Darwin, türlerin birbirlerinden bağımsız olarak yaratılmadığını ve ortak bir atanın soyundan geldiklerini, yaşamın zamanla çeşitlendiğini söylemiştir. Darwin’in işlerini takdirle takip eden Wallace’ta, çalışmalarında aynı sonuca ulaştığını söylemiştir.

7. Evrim Teorisi ve İnanç

Evrim Teorisiyle İlgili Bilinmesi Gerekenler

Evrim teorisiyle ilgili tartışmalar, bilinmezlikler çoktur ve bu konu hakkında bilinmesi gerekenler yani kanıtlar olmadan net sonuca ulaşılamaz. Canlılardaki organize yapı ancak günümüz teknolojisi ile keşfedilebilmektedir. Eski zamanlarda bilinmesi gerekenler bu konuda sadece yüzeysel bilgilere sahiptirler ve evrim teorisiyle ilgili gerçekler de bunlara dayanılarak oluşturulmuştur. Bilim alanında olduğu gibi din alanında da süregelen tartışmalar vardır. Bir kısmı Tanrı’nın canlıları evrimsel bir aşama ile yaratabileceğini kabul etmesine rağmen bu düşünceleri kanıtlara dayanmıyordu. Evrim teorisinin bir bilim yasasına dönüşmeyeceğine inanan kesim ise doğal seleksiyon sürecinin evrimsel bir süreç olmadığını dile getirir.

8. Çeşitli Evrim Teorileri

Evrim teorisi hakkında birçok söylem, düşünce bulunur. Lamarck’ın Evrim Kuramına göre, çevrede gerçekleşen değişiklikler canlılarda yeni ihtiyaçlar doğurur ve bu ihtiyaçlar sonucunda canlıların hareketleri bedenlerinde değişikliklere neden olur. Lamarck ise bu değişikliklerin sonraki nesillere aktarıldığını söyler. Kıyamet Kuramı ise Georgez Cuvier tarafından ileri sürüldü. O dönemde yaşanan felaketler nedeniyle yaşayan türlerin çoğunun ortadan kalkmış olduğunu savunan bir hipotezdir. Bu hipotez aslında Nuh tufanı gibi Tanrı’nın bir cezasının olduğunu savunur. Diğer teorilerin dışında bir de Modern Sentetik Teori bulunur. Darwin’in Evrim Kuramı ile Mendel’in kuramını moleküler biyoloji ve genetik bilgileri ışığında birleştiren modern evrim kuramının adıdır.

9. Doğru Sanılan Yanlışlar

Halk arasında evrim teorisi hakkında doğru sanılan fakat doğru olmayan bilgiler vardır. Mesela evrimin bir anda varoluşu savunduğu gerçeği bir yanlıştır. Tam tersine evrim bir süreçtir. Evren sürekli değişmektedir ve canlılarda kademeli olarak sürekli değişmektedir. Çok yapılan yanlışlardan bir diğeri ise Darwin’in güçlüleri savunduğu düşüncesidir. Aslında Darwin’e göre doğada güçlü olan değil bunun yerine daha iyi uyum sağlayan kazanır. Değişimin uyumu gerektirdiğini söyler. Tüm mutasyonların zararlı olduğu düşüncesi de yanlıştır. Mutasyonların büyük bir kısmı yani %70 civarı nötr mutasyondur, %20 civarı ise zararlıdır ve %10 civarı da yararlı mutasyonlardır. Ayrıca evrim kesinlikle düz bir çizgi halinde ilerlemez. Evrim bir ağaç şekline benzetilir. Yani bir türden bir başka türe geçerken pek çok farklı tür oluşur.

10. Evrim İçin Kanıt

Evrim Teorisiyle İlgili Bilinmesi Gerekenler

Evrim teorisini destekleyen birçok kanıt vardır. Fosillerden elde edilen kanıtlar ve fosillerin bugün yaşayan türlere benzemeyen formda olmaları evrim için önemli bir kanıt niteliğinde olabilir. Aynı zamanda bir bölgede yaşayan canlılar ile geçmişte o bölgede yaşayan canlıların benzerlikleri daha önceki türlerden evrimleştiğine işaret edebilir. Darwin, türleri birbirine bağlamak için türlerin benzer anatomilerine güveniyordu. Ayrıca, türlerin vücutlarında hafif değişiklikler gösteren fosil kanıtlarına sahipti. Fakat bu kayıtlar eksik yani yeterli değildi. Günümüz teknolojisi ile evrim için kanıt arayışları devam etmekte. Darwin zamanından bu yana da birçok kanıt bulunmasına rağmen hala daha birçok boşluk var.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
24
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
1
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
1
Olamaz
Kızgın Kızgın
1
Kızgın
Komik Komik
2
Komik
İlginç İlginç
3
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!