Edebiyatımızda Okunması Gereken 10 Modernist Roman

4 dk okuma süresi


14
14 Paylaşım, 14 puan

Edebiyatımızda geç dönemde etkisini gösteren Modernizm akımı, özellikle 1970’lerden sonra birçok romanda kendisini göstermiş. Edebiyatımızın ünlü yazarları bu akımdan etkilenerek edebi değer açısından yetkin eserler kaleme almıştır. Edebiyatımızda onlarca değerli eser olduğu gibi, bunların arasından okunması gereken 10 modernist roman seçtik. Gelin birlikte inceleyelim!

10. Bilge Karasu – Gece

Edebiyatımızda Okunması Gereken 10 Modernist Roman

Ağırlıklı olarak post-modern tekniğin kullanıldığı romanda Sayın Karasu, birbirleriyle çatışan N ve O isimli karakterlerin üstün gelme çabalarını filozofvari bir üslupla anlatır. Tevrat’taki kıssalara gönderme yapılan romanda, “Gece” işçilerinin çektiği sıkıntılar ve bunun neticesinde gelişen olayların yansıması okuyucuya aktarılır. Aynı zamanda edebiyatımızda ender distopik eserler örneği olan bu roman, 10 yılda bir verilen “Pegasus Edebiyat Ödülü”nü kazanan tek kitaptır.

9. Orhan Pamuk – Benim Adım Kırmızı

Tarihi bir gerçekliği kurgusal bir gerçekliğe çeviren başarılı bir romandır. 16. yüzyıl Osmanlı’sında öldürülen bir nakkaşın katilinin izi sürülürken “çoğulcu bakış açısı”nın da güzel bir örneğini görmekteyiz. Yer yer bir atın yer yer bir ağacın konuşturulduğu romanda, yazar; edebiyatımızdaki tarihi-post-modern romanın örneği nasıl olur sorusuna başarılı bir cevap vermektedir.

8. Hasan Ali Toptaş – Bin Hüzünlü Haz

Klasik anlatıların, masal, destan, halk hikayesi, şiirsel üslupla bir romanda birleştiği harika bir anlatıdır. Yazarın şiirsel üslubundan güç alan Bin Hüzünlü Haz, Aladdin’ini arayan genç bir kızın hikayesini konu edinmektedir. Klasik arayış anlatılarından farklı olarak bu romanda Alaaddin hiçbir zaman bulunamayacak bir karakter olarak resmedilir. Üstkurmaca tekniğinin de kullanıldığı roman, özde hepimizin bir Alaaddin’i olduğunu anlatmaya çalışmaktadır.

7. Ferit Edgü – Hakkari’de Bir Mevsim

Edebiyatımızda Okunması Gereken 10 Modernist Roman

Sıkılmışlığın, çıkmazın, birey olma sıkıntısının bir adı olsaydı o ad, Hakkari’de Bir Mevsim olurdu. Hakkari’ye öğretmen olarak atanan ve adı verilmeyen başkarakterin kışı çetin geçen bu memlekette çevresiyle olan bağlantısı ve kendisiyle olan bağıntısızlığı anlatılmakta. Hayalle gerçeğin iç içe geçtiği ve hayalle gerçeğin birbirini tamamlayan yegane mefhum olduğu aktarılmaktadır. Edebiyatımızda 10 modernist eserler listemizde mutlaka okunması gereken bir roman olarak bu kitabı es geçmek istemedik.

6. Latife Tekin – Sevgili Arsız Ölüm

Her birimiz küçükken dedelerimizden, ninelerimizden ya da herhangi bir akrabamızdan masal, ibretlik hikaye dinlemişizdir. Bu hikayelerin gerçek hayatı nasıl tahakküm altına aldığını bu romanda görebilirsiniz. Daha çok Latin Amerika edebiyatında etkili olan Büyülü Gerçekçilik akımı, bizde bu romanda kendisini ziyadesiyle gösterir. Dirmit Kız’ın hurafelerle hayatını idame ettirmeye çalışan ailesi ile arasındaki uzlaşmaz durumun panoromasıdır. Dirmit Kız’la beraber kuyularla, yüksek apartmanlarla, denizlerle ve rüzgarlarla konuşacağınız kaliteli bir romandır.

5. Yusuf Atılgan – Aylak Adam

Edebiyatımızda Okunması Gereken 10 Modernist Roman

Sanatçı olan Bay C.nin gerçek aşkı aramasının hikayesidir. Aradığını bir türlü bulamayan ve toplumun dogmalarına bir türlü uyum sağlayamayan entelektüel bir karakterdir. Psikanaliz okumaya da gebedir aynı zamanda. Bay C.nin bitmek bilmeyen arayışı, günümüzdeki modern insanın tipik şehirleşme dünyasındaki arayışı gibidir. Söylemeden edemeyeceğimiz bir durum da (abartmayacak olursak) Türk edebiyatının en iyi sonlarından biriyle bittiğidir.

4. Yusuf Atılgan – Anayurt Oteli

Bir odaya kapandığınızı ve günlerce oradan çıkmadığınızı düşünün. Bir gün biri gelip size sadece “merhaba” diyor ve bütün hayatınızı alt üst ediyor. Zebercet de tıpkı bu durumdaki gibi hayatını mahveden modern pesimist insanlardan biri. Gecikmiş Ankara treniyle işlettiği otele gelen kadının hayalini kuran Zebercet, zamanla derin bir psikolojik buhrana düşer. Okuyucuyu yoran ve ondan romanı çözümlemesini isteyen yazar, romana dikkatli okuyucuların çözebileceği küçük ipuçları bırakır. Aylak Adam romanında olduğu gibi okuyucuyu sarsan bir sonla biten çok başarılı bir anlatıdır.

3. Orhan Pamuk – Kara Kitap

Edebiyatımızda Okunması Gereken 10 Modernist Roman

Yazarın anlatımına göre kendisine Nobel’i kazandıran romandır. Şeyh Galip’in Hüsn-ü Aşk mesnevisinden etkilenerek yazdığı bu romanda, karısı tarafından bir mektupla terk edilen Galip’in arayış hikayesi anlatılmaktadır. Okuyucularını hem tarihi İstanbul gezisine hem de atıflarla dolu bir edebiyat serüvenine çıkaran bu roman, üstkurmaca tekniğiyle yazılmıştır.

2. Oğuz Atay – Tehlikeli Oyunlar

Sayın Oğuz Atay’ın günlüğünde bu roman için düştüğü not şöyledir: “Öyle bir roman yazacağım ki romandaki karakterler dahi kendi gerçekliğinden şüphe edecektir.” Nitekim bu söylemde başarılı olur ve roman karakterleri kendi gerçekliklerini sorgular. Hikmet Benol ve Albay Hüsamettin’in bir tiyatro oyunu üzerine konuşmaları ve zihin karmaşıklıkları ile dolu bir metindir. Hikaye çerçevesi geniş ve tekniği sağlamdır. Ülkemiz ve halkımız üzerine kayda değer tespitleri olan yazarın üslubu okuyucu üzerinde akılda kalıcı vecizeler bırakmaktadır: “Kelimeler Albayım, hiçbir anlama gelmiyor.” Bireyin, toplum içerisinde birey olamama sorunsalını her kesimden insanın gezindiği zihinsel mahzene çevirerek okuyucuyu da bu mahzende gezdirir.

1. Oğuz Atay – Tutunamayanlar

Edebiyatımızda Okunması Gereken 10 Modernist Roman

Türk edebiyatında hangi romanı yazmak isterdin, diye sorulmuş olsaydı şüphesiz cevabımız Tutunamayanlar olurdu. Don Kişot’tan Hz. İsa’ya, Dedalus’tan Bilge Kağan’a kadar çok geniş bir dünyaya yer veriliyor. Roman tekniklerine atıf yapılması bir yana; bu malzemelerin kullanılarak hem çevresinden kopan bireyin küçük burjuva bıkkınlıklarını hem de bir romanın yazılış evrelerinin bizzat kurguya yedirildiği üst düzey bir eser olması bu kitabı okunması gereken bir roman yapar. Arkadaşı Selim Işık’ın intiharını araştıran genç mühendis Turgut Özben bir anda kendisini hayatı sorgulayan, kendi olamamış bir birey olarak bulur. Bir benzetme yapacak olursak romanda, Turgut Özben’in hayatını bir evin salonunda apaçık, aynı evin salonunda Selim Işık’ın hayatını da bir perde arkasından seyrederiz. Roman, kendi gerçekliğini yaratırken okuyucu da kendi kendine konuşarak trene binip bulunduğu yerden kaçma hissi yaratıyor.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
4
Beğen
Mutlu Mutlu
3
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç

dergiCE üyeleri ne diyor?

fake rolex