Sağlıklı bir iletişim önce ailede başlar. Anne babalar çocuklar için hayattaki en önemli rol modeldir. Çocuğunuzla etkili iletişim becerilerini uygulamanız, hayat boyu aranızdaki bağın sağlam ve güvenilir olmasını sağlar. Aile içi ilişkiler ne kadar sağlıklı olursa, çocuğun başkalarıyla kurduğu ilişki de bu yönde sağlıklı olacaktır. Uygun ve güçlü iletişim becerilerinin gelişimi bebeklikten yetişkinliğe kadar uzanır. Kendi iletişim becerilerinizi geliştirmek aynı zamanda çocuğunuzun güçlü bir iletişimci olma yolunda ilerlemesini destekler. Bu içeriğimizde ebeveyn ile çocuk arasında iletişim becerileri olarak en etkili olan maddeleri sizler için derledik. Keyifli okumalar!
1. Çocuğunuza Verdiğiniz Değeri Hissettirin

Bireyler toplumdaki yerinin ve değerinin diğerleri tarafından algılandığı, fark edildiği ve önemsendiği hissini deneyimlemek ister. Değer verme becerisi, ebeveyn ile çocuk arasında kurulan etkili iletişim bağlamında önemli yer tutar. Çocukların önemsediği konuları ciddiye almak ve heyecanını, kaygısını, mutluluğunu paylaşmak çocuğu değerli hissettirir. Örneğin işiniz varken sürekli sizi çağıran çocuğunuzun telaşlanmasının sebebi, kendisine hiç bakmayacağınız düşüncesidir. “İşim bitince sana döneceğim.” dedikten sonra işiniz bitince “Az önce seslendiğinde tamamlamam gereken işler olduğu için sana bakamamıştım. İşlerimi tamamladım. Söylediğim gibi şimdi sana dönüyorum. Bana ne anlatmak istersin?” gibi açıklayıcı ifadeler çocuğun değersiz hissetmesinin önüne geçecektir. Böylece dakikalar süren ağlamalar, nedeni anlaşılamayan huzursuz ve öfkeli davranışlar zamanla azalacaktır. Unutmayalım ki kendisine değer verildiğini hisseden çocukların, çevresine değer verme ve duyarlı olma becerisi gelişir. Böylece çocuğun değer görme ihtiyacı ebeveyni tarafından karşılanmış olur.
2. Mesajınızı Basit İfadelerle Soru Sorarak İletin

Ebeveyn ile çocuk arasında kurulan etkili iletişim becerileri arasında basit ifade kullanımı ve doğru soru sormak, çocukların mesajı anlaması açısından oldukça önemlidir. Çocuklar birden fazla ve karmaşık cümleleri tam olarak anlamayabilir. Bu durum doğal olarak ebeveynin söylediklerini dinlememelerine sebep olur. Öncelikle izin vermediğiniz durumu sakin ve basit bir ifadeyle açıklayarak, isteğinin neden olmayacağını anlamasını sağlayabilirsiniz. Örneğin “Duvarları boyamak sana eğlenceli geliyor. Duvarlarımızı boyamak için değil, eşya asmak için kullanıyoruz. Biz duvarlarımızı boyamıyoruz.” Ardından çeşitli sorular sorarak duvar boyamak yerine boyama yapacağı başka nesneleri düşünmesini sağlayabilirsiniz. “Duvarları boyarsak ne olur? Boyama yapmak için başka neleri kullanabiliriz? Kullanacağımız eşyalar nerede duruyor?” gibi sorular çocuğun düşünmesini sağlayacaktır. Unutmayalım ki düşünen ve karar veren bir çocuk, neyin yapılıp yapılmayacağını bilir ve davranışlarını bu yönde sergiler. Böylece çocuğun karar verme becerisi ebeveyni tarafından geliştirilmiş olur.
3. Oyun Oynama Becerilerini Geliştirin

Çocukların gereksinimlerinden biri olan oyun, en iyi öğrenme aracıdır. Oyun, çocuk ile ebeveyn arasında etkili iletişim becerileri kurabilmek için oldukça önemlidir. Ebeveynler çocukların en yakın oyun arkadaşıdır. Aynı zamanda anne babalar, oyun aracılığı ile çocuklarına temel alışkanlıkları, genel sorumluluk ve kuralları öğretme fırsatı yakalar. Çocuğa doğrudan “Bahçede oynadıktan sonra kıyafetlerini değiştirmelisin. Tuvaletten çıkınca elini yıkaman gerekir.” gibi cümleler kullanmak yerine, bu alışkanlıkları oyun oynarken oyuncaklar üzerinden kazandırmak daha kolaydır. Bazen ebeveynler gerek çocuklarını ödüllendirmek, gerekse taleplerini geri çevirmemek için çocuklarına birçok oyuncak alabilmektedir. Halbuki evdeki makarnalar, patlamış mısırlar, kağıttan yapılan uçaklar da çocuğun zevkle oynayabileceği oyuncaklar olabilir. Unutmayalım ki önemli olan, çocuğun ne kadar oyuncağa sahip olduğu değil, sahip olduğu oyuncaklar ile ne kadar doyurucu bir şekilde oynayabildiğidir. Böylece çocuğun oyun oynama ihtiyacı ebeveyni tarafından desteklenmiş olur.
4. Güçlü Yanlarını Keşfedin

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin en üst basamağında yer alan kendini gerçekleştirme ihtiyacı, çocukluktan yetişkinliğe kadar yaşamın her evresinde ortaya çıkan ihtiyaçlardan biridir. Bu ihtiyaç çocuğun ilgi, yetenek ve becerileri doğrultusunda güçlü yanlarının keşfedilmesi ve desteklenmesiyle giderilir. Sahip olduğu zeka türüne göre bazıları dinleyerek, bazıları sürecin içinde yer alarak, bazıları ise düşünüp araştırarak daha iyi öğrenir. Çocukların öğrenme yöntemi ve güçlü alanları, nelerden keyif aldığı ile ilgilidir. Aynı zamanda kimse söylemeden yapma zorunluluğu olmadığı halde yöneldiği alanlar güçlü alanlardır. Güçlü yönleri karşılaştırmak, çocuklarda yetersizlik hissine neden olabilir. Ebeveynler çocukların güçlü yanlarını gösterme ve keşfetmesini sağlamanın yanında, zayıf ve sınırlı yanlarını da göstermeli, bu yönlerini kabul etmesi ve güçlendirmesi konusunda desteklemelidir. Unutmayalım ki güçlü yanlarını keşfetmiş çocuklar, özgüveni yüksek ve cesaretli bir yaşam sürecektir. Böylece çocuğun kendini gerçekleştirme ihtiyacı ebeveyni tarafından desteklenmiş olur.
5. Teknoloji Kullanımını Dengeleyin

Teknolojinin gelişmesi hayatımızı büyük ölçüde kolaylaştırmıştır. Ekranda geçen vakitler, çocuklar açısından büyük önem taşır. Dijitalleşme ile iç içe olduğumuz bu çağda teknolojiden tamamen uzaklaşmak mümkün olmayabilir. Öncelikle teknoloji kullanım saatinin çocuğa seçenek olarak sunulması, çocuğun bunu bir kural olarak değil, kendi verdiği bir karar olarak görmesini sağlayacaktır. Karar verme becerisi gelişen çocuklar, teknolojiyi bilinçli olarak kullanır. Ebeveyninin sık sık telefona baktığını gören bir çocuk, onlar gibi telefonla vakit geçirmek isteyebilir. Ebeveyn telefonla oynarken çocuktan kitap okumasını istediğinde, çocuk kitap okumak istemeyecektir. Bu gibi durumlarda ebeveynlerin rol model olması gerekir. Çocukların ağladığı, yemek yemediği ve canları sıkıldığı her durumda, onları ekrana maruz bırakmak, çocukları bağımlı hale getirebilir. Onun yerine çeşitli oyunlarla dikkatleri çekilebilir. Unutmayalım ki teknolojik araçlar eğitici rolde kullanıldığında bağımlı olmalarının önüne geçilmiş ve çocuklar için yararlı hale gelmiş olur. Böylece çocuğun teknoloji kullanma becerisi ebeveyni tarafından geliştirilmiş olur.
6. Beden Dilinizi Etkili Kullanın

Beden dilinin etkili kullanılması, ebeveyn ile çocuk arasında kurulan iletişimde önemli rol oynar. Ebeveynler beden dilini etkili kullandığında, konuşmanın kendileri için önemli olduğunu çocuğa göstermiş olur. İletişim kurarken göz teması kurulması, beden dili kullanımının önceliklerindendir. Konuşurken ebeveyn ayakta, çocuk oturuyorsa aynı hizaya gelmeye özen gösterilmelidir. Vücut yöneliminin çocuğa doğru olması ve çocuğu dinlerken başın hafif eğilmesi, beden dilinin etkili kullanımına örnektir. Ricada bulunurken parmakların birbirine kavuşturulması, çocukların dikkatini çekerek uygun davranışı göstermesinde etkili olacaktır. Çocuğun beden dilinin gözlemlenmesi, yine etkili iletişim açısından önemlidir. Elini, kolunu veya parmağını saklamaya çalışan, başını öne eğerek konuşan bir çocuğun baş edemediği bir durumla karşılaşmış olması muhtemeldir. Unutmayalım ki bunu fark eden ebeveynin durumu anlamaya çalışması, çocuğun dünyasında geniş yer tutar. Böylece çocuğun görülme ve fark edilme ihtiyacı ebeveyni tarafından karşılanmış olur.
7. Problem Çözme Becerilerini Destekleyin

Bireyler günlük hayatta çözmek zorunda kaldıkları problemlerle yüz yüze gelirler. Çocuklar da yetişkinler gibi çözmekte zorlandıkları çeşitli problemlerle karşılaşabilirler. Bazen evden çıkarken giyemediği ayakkabı, bazense arkadaşlarıyla oynarken paylaşmak istemediği oyuncak, onlar açısından aşılması güç durumlar olabilir. Ebeveynler çocukların yerine sorun çözmeye çalışmamalıdır. Örneğin “Arkadaşın böyle yaptığında sen de bunları yapabilirsin. Takamadığın oyuncağı şu şekilde takabilirsin.” gibi yönlendirici cümleler çocuklara, karşılarına çıkan problemleri kendilerinin çözemeyeceğini ve her durumda ailelerine sorarak onların cevaplarına göre hareket etmeleri gerektiğini düşündürebilir. Bunun yerine “Nasıl bir davranışla bu sorunu çözmüş olursun? Oyuncağının parçasını nasıl takabilirsin?” gibi sorular, çocukların problemlerini sağlıklı bir şekilde çözme yolunu bulmasını sağlar. Unutmayalım ki sorunların üstesinden gelebilen bir çocuk, daha az kaygı yaşar. Böylece çocuğun problem çözme becerisi ebeveyni tarafından geliştirilmiş olur.
8. Davranışlarınızla Rol Model Olun

Rol model, çocuğun dünyasında kendisini örnek aldığı kişi anlamındadır. İyi gözlemci olan çocuklar, çevresinde izlediği tüm olumlu veya olumsuz davranışları taklit ederek, bunu oyunlarına ve davranışlarına yansıtır. Ebeveynden aldığı duyumlarla doğru kabul ettikleri şeyin doğru, yanlış kabul ettikleri şeyin de yanlış olduğunu öğrenirler. Bazen çocukta görülen olumsuzluk, çocuktan sorumlu tutulabilmektedir. Oysaki ebeveynler bu olumsuzluğun kaynağını önce kendi davranışlarında, sonra çevrelerinde aramalıdır. Örneğin evde yüksek sesle konuşuluyorsa çocuk da zamanla yüksek sesle konuşacaktır. Bir diğer örneğimizde ise çocuğunuza kendi kendine yemek yeme alışkanlığı kazandırmak için, uzun uzun anlatmak yerine aynı masada oturarak sizi gözlemlemesini sağlayabilirsiniz. Hiçbir müdahalede bulunmadığınızda, yemekte sizi taklit ederek çatal kaşığı nasıl kullanacağını zamanla öğrenecektir. Unutmayalım ki ebeveynler daima aynı tutum içinde olmalıdır. Böylece çocuğun doğru rol model alma ihtiyacı ebeveyni tarafından karşılanmış olur.
9. Aktif Dinleme Becerileri Sergileyin

Etkili iletişim becerilerini kullanan ebeveynler, sadece düşüncelerini ifade etmekle kalmayıp, aynı zamanda çocuklarını dinlemeye özen gösteren ebeveynlerdir. Anne babalar, etkili konuşma becerisine sahip olmanın yanı sıra iyi bir dinleyici olmalıdır. Çocuğu dinlerken sözlü ve sözsüz ifadelerini algılayarak duygularını anlamaya çalışmalıdır. Dinleme esnasında çocuklarla göz teması kurmaya özen gösteren ebeveynler, çocuğu ile etkili iletişim becerilerini desteklemiş olur. Sessizce çocuğun karşısında oturup her söylediğine “Haklısın, doğru söylüyorsun.” gibi cevaplar vermek, pasif dinlemedir. Aktif dinleme ise çocuğun sorduğu sorulara ve anlattıklarına dikkatle geri bildirimler yaparak, çocuğa anlaşıldığını ifade etmektir. Örneğin ebeveynler “Bana bu konuyu merak ettiğini söylüyorsun. Bana bu konu hakkında sorular soruyorsun. Seni doğru mu anlıyorum?” gibi sorularla yanlış anlaşılmaların önüne geçmiş olur. Unutmayalım ki dinlenildiğini bilen ve hisseden bir çocuk, dinlemeyi de öğrenir. Böylece çocuğun duyulma ihtiyacı ebeveyni tarafından karşılanmış olur.
10. Benlik Saygısının Gelişimini Destekleyin

Benlik, kişinin kendisiyle ilgili görüş ve algı biçimidir. Kendini değerlendirme şekli, nasıl tanıdığı, nasıl gördüğü gibi konular benlik ile ilgilidir. Benlik saygısı ise kendini olduğu gibi kabullenme, sevme, özüne güvenme, değerlilik ve yeterlilik konularını kapsar. Benlik saygısı, çocuğun en değerli varlığı olan anne babasının ona verdiği tepki ve değerle ilgilidir. Ardından kardeşler, arkadaşlar ve öğretmenleriyle olan ilişkileri, onlardan aldığı tepkilerle gelişen ve değişen bir süreçtir. Kendisini geliştirmesi amacıyla çocuğa karşı sürekli eleştiride bulunmak, hoşnutluğunu göstermemek ve çocuğun yapacağı bir şeyin kendi istekleri doğrultusunda olmasını istemek, düşük benlik saygısına sebebiyet verir. Yüksek benlik saygısı oluşturmak için, çocukların tek başına kararlar almasına ve bazı işleri tek başına yapmasına fırsat verebilir, onları destekleyebilirsiniz. Unutmayalım ki olumlu geri bildirimler alan bir çocuk, kendini değerli görerek sorumluluk duygusunu ve benlik saygısını geliştirir. Böylece çocuğun benliğine saygı duyulma ihtiyacı ebeveyni tarafından karşılanmış olur.




