Dünyada Büyük İşlere İmza Atan Çılgın Türkler

9 dk okuma süresi


3
11 Paylaşım, 3 puan

Dünyanın dört bir yanında ülkemizin yetiştirdiği birçok önemli insan bulunmaktadır. Tarihte bilim, müzik, sinema, edebiyat, tıp ve daha pek çok alanda önemli Türk isimler yer almıştır. Bu insanların bazıları ülkemiz sınırlarını aşarak dünyada önemli işler başarmış ve dünyaca tanınmışlardır. Bazıları ise dünyada tanınmış olsalar bile ülkemizde fazla bilinmemektedir. Bu içeriğimizde sizler için hazırladığımız dünyada büyük işlere imza atan bilinen ve bilinmeyen çılgın Türkler yer almaktadır. Keyifli okumalar dileriz!

1. Alp Arslan

Dünyada Büyük İşlere İmza Atan Çılgın Türkler

Doğum tarihi 20 Ocak 1029 olup, Horasan Meliki Çağrı Bey’in oğludur. Büyük Selçuklu Devleti Hükümdarı Sultan Alparslan kararlılığı, cesareti, inancı, öngörüsü ve uyguladığı savaş stratejileriyle ön plana çıkmıştır. Amcası Tuğrul Bey’in yerine 1064’te hükümdarlığa geçmiştir. Alparslan, 42 yaşında elde ettiği büyük başarıyla Türklerin Anadolu’yu yurt edinmelerini sağlamıştır. Büyük bir devlet adamı olan Alparslan, ordusundan katbekat fazla Bizans ordusuna karşı 1071’de kazandığı zaferle tarihe geçmiştir. Dünyada önemli işlere imza atan birisi olarak Alparslan, dönemin Bizans imparatorunu esir etmiş ve yaptığı Malazgirt Antlaşması ile en büyük imparatorluğunu kendisine tabi kılmış, aynı zamanda Bizans imparatorluğunu deviren ilk hükümdar olarak çılgın Türkler tarihine geçmiştir.

2. Ali Kuşçu

Asıl adı “Alaeddin Ali” olan Kuşçu’nun 15. yüzyılın başlarında Semerkant’ta doğduğu rivayet edilir. İstanbul’da astronomi ve matematik alanındaki çalışmalara canlılık getiren Türk astronom, matematikçi ve dil bilimcidir. Dini ve ilmi eğitimini Semerkant’ta almıştır. Babasının, Uluğ Bey’in doğancıbaşısı olduğu ve bu nedenle lakaplarının “Kuşçu” olduğu düşünülmektedir. Timurlular devrinde yetişen Kuşçu, dini ve ilmi eğitiminin ardından matematik ve astronomi eğitimi almıştır. Ayın hallerini yazdığı Hallü’l-Eşkali’l-Kamer adlı risalesini Uluğ Bey’e sunarak hocasının takdirini kazanan ve dünyada büyük işlere imza atan çılgın Türkler arasında yer almıştır. Elçilik görevi ile Fatih Sultan Mehmet’e gönderilen kuşçu, ilmi bilgisi ile dikkat çekince Ayasofya Medresesi’ne müderris olarak tayin edilmiştir.

3. Kazım Karabekir

Dünyada Büyük İşlere İmza Atan Çılgın Türkler

Musa Kâzım Zeyrek adıyla 23 Temmuz 1882’de İstanbul’da doğmuştur. Soyu Karamanoğulları’na dayanmaktadır. 1902’de Harbiye Mektebi’nden, 1905’te Mekteb-i Erkân-ı Harbiye’den mezun olmuştur. Enver Paşa ile birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Manastır şubesini kurmuştur. 31 Mart Olayı’nı bastırmak için kurulan Hareket Ordusu’na katılmıştır. 1912’de I. Balkan Savaşı’nda bulunmuştur. Kurtuluş Savaşı’nı başlatan komutanların arasında yer alarak Doğu Cephesi’nde gösterdiği başarılardan dolayı Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile ödüllendirilmiştir. TBMM kurulduktan sonra yeni alınan karardan dolayı müfettişlikten istifa ederek milletvekilliğini seçmiştir. Hayatınının geri kalanını siyasete adamıştır. 26 Ocak 1948’de geçirdiği bir kalp krizi sonucu Ankara’da ölmüştür.

4. İsmail Dede Efendi

9 Ocak 1778’de İstanbul Şehzadebaşı’nda kurban bayramında doğmuştur. Dede Efendi, babasının çeşitli yerlerde hamam işletmesi sebebiyle zamanla “Hammamizade” sıfatını almıştır. Çamaşırcı Mektebi’nde 1786’da ilköğrenimine başlayan Dede Efendi, kısa bir süre sonra yeteneği ve sesinin güzelliği ile dikkatleri üzerine toplayarak, okulda ilahici başı olarak seçilmiştir. Dede Efendi okulda 7 yıl boyunca müzik dersi almıştır. Usta bestekâr, 7 yıl boyunca memuriyet hayatının yanında ayinlerle kendini geliştirmiştir. 3. Selim döneminde saray hanendeleri arasına katılmıştır. Yaşamı boyunca 500’den fazla eser bestelemiştir. 19. yüzyılın en büyük bestekârlarından biri olarak gösterilen Dede Efendi, aynı zamanda arabankürdî, hicaz buselik, sababuselik, neveser ve sultanîyegâh gibi makamları da ilk kez kendisi seslendirmiştir.

5. Münir Ülgür

Dünyada Büyük İşlere İmza Atan Çılgın Türkler

Münir Ülgür, 24 Aralık 1917’de doğdu. ABD’de olduğu zamanlar Einstein ile görüşme fırsatı yakalayan Prof. Dr. Münir Ülgür, ülkemizde ve İTÜ Elektrik Fakültesi’nde otomatik kontrol disiplinini yaratarak bu disiplinin kürsüsünü kurmuş, yıllarca bu alanda eğitim vermiş ve laboratuvar çalışmalarını yönetmiştir. 1 Şubat 1985 tarihinde yaş haddinden emekli olmuştur. Bu tarihten sonra 1998 yılına kadar Otomatik Kontrol ve Dijital Kontrol derslerini Türkçe ve İngilizce olarak vermeyi sürdürmüştür. Prof. Dr. Münir Ülgür, elektrik teorisi ve endüstrisinin daha sonraki yıllarda gelişimine en büyük etkide bulunmuş bilim insanlarımızdan biridir. O ayrıca Elektrik Fakültesi dekanlığı döneminde fakültenin bir bölümü olarak 1954 yılında ülkemizdeki ilk meteoroloji mühendisliği bölümünü kurmuştur. Prof. Ülgür, evinde düşmesi nedeniyle geçirdiği bir operasyondan bir süre sonra, 22 Mart 2007 tarihinde vefat etmiştir.

6. Biruni

Ebu Reyhân Muhammed b. Ahmed el-Biruni 4 Eylül 973’te Harezm bölgesinin merkezi olan Kas’ta dünyaya gelmiştir. Dünyada bilim sahasına kazandırdığı ilk keşif ve buluşlarla, dünya da bilim dünyasına ışık tutan Türk-İslam alimi el-Biruni; fizik, tıp, matematik, astronomi, trigonometri, coğrafya, jeodezi, farmakoloji, jeoloji, filoloji, din gibi konuları incelemiş ve toplamda 113 eser meydana getirmiştir. Ayrıca Biruni eserlerinde ailesi, soyu, nisbesi veya etnik kökenine dair detaylı bir malumat da vermemektedir. Ne yazık ki bu eserlerden sadece birkaçı günümüze ulaşabilmiştir. El-Biruni’nin vefat tarihi ise tam olarak bilinmemektedir. Bugün araştırmacılar tarafından 1061 senesi Ebu Reyhan Biruni’nin ölüm tarihi olarak kabul edilmektedir. Büyük başarılarından dolayı dünyada önemli işlere imza atan çılgın Türkler listemizdeki yerini almıştır.

7. Aydın Sayılı

2 Mayıs 1913 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Ailesinin üçüncü çocuğudur. Babasının görevi nedeniyle bazı şehirlerde ve İran da bulunmak ve farklı şehirlerde okumak zorunda kalmıştır. Atatürk’ün talimatıyla 1933’te Harvard Üniversitesi’nde bilim tarihi okumak üzere Amerika’ya gönderildi. “Müslüman Dünyasında Bilim ve Öğrenim Kurumları” başlıklı teziyle -bilim tarihinde ilk defa- doktora yaparak 1943’te Türkiye’ye dönmüştür. 1983’te emekliye ayrıldıysa da bir süre daha yüksek lisans ve doktora dersleri vermiştir. İngilizce, Fransızca, Almanca, Farsça ve Arapça bilen Aydın Sayılı’nın başta doktora tezi olmak üzere hemen hemen bütün eserleri İslâm dünyası, Müslüman Türklerin felsefesi ve özellikle ilmî faaliyetleri üzerinedir. 15 Ekim 1993 günü sokakta kalp krizi geçirerek hayatını yitirmiştir akabinde Ankara Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verilmiştir.

8. Abdülhamid İbn Türk

Dünyada Büyük İşlere İmza Atan Çılgın Türkler

Tam adıyla Ebü’l-Fazl Abdülhamîd bin Vâsi’ bin Türk el-Huttelî el-Hâsib, 9. yüzyılda yaşamış Türk asıllı Müslüman matematikçidir. Doğum tarihi tam olarak belli değildir. İbn Türk’ün torunu Ebu Berze, dedesi hakkında bilgi verirken onun cebir ilminin kurucusu olduğunu ve hatta bu konuda Harizmi’den önce geldiğini nakleder. Tarihte künyesinde Türk yazan ilk âlimdir. İbnü’l Kıfti, onun hesap ilminde çok bilgili ve maharet sahibi olduğunu, bu ilmin mensuplarının daima ondan bahsettiklerini söyler. Günümüze sadece bir bölümü ulaşan Cebir ve Denklemler kitabında x^2=bx gibi basit denklemler ile x^2+c=bx ve x^2=bx+c gibi çok bilinmeyenli denklemleri incelemiştir. Bu denklemlerin geometrik yolla nasıl çözümlendiğini göstermiştir. Abdülhamid İbn Türk, bazı çözümlerinde o dönem negatif sayı kavramı bilinmediği için “imkansızlık hali” kavramını kullanmıştır.

9. Hüseyin Tevfik Paşa

Tuna Nehri kıyısında yer alan, eski Osmanlı şehirlerinden Vidin’de doğmuştur. Tam adı Hüseyin Tevfik Paşa olup, “Vidinli” lakabıyla tanınmıştır. Dört padişah döneminde yaşamış, Müşirlik gibi önemli görevlerde bulunmuş, matematikçi kimliğiyle tanınmış bir asker mühendistir. Vidinli Hasan Efendi’nin oğludur. En ünlü eseri “Linear Algebra (Lineer Cebir)” kitabını yazmıştır. Tevfik Paşa dört boyutlu cebrin üç boyutlu alt cebrinin bulunmamasından dolayı bu alandaki çalışmalarını sürdürmüş ve dünyada kompleks sayılar cebrini içine alan üç boyutlu cebri inşa etmiştir. Oluşturduğu cebrin assosyatif olmadığı yani ikiden fazla vektörün çarpımının sıraya bağlı olduğu hususu ancak 1957 yılında ispatlanmıştır. Tevfik Paşa’nın yaptığı bütün işlemler tamamen doğrudur ve Osmanlı Devletinde son 400 yıl içerisinde fen alanında uluslararası değer taşıyan araştırmalar yapan tek ilim adamı olmuştur.

10. Gelenbevi İsmail Efendi

Dünyada Büyük İşlere İmza Atan Çılgın Türkler

1730 yılında Manisa’nın Kırkağaç ilçesine bağlı Gelenbe’de doğmuştur. Asıl adı İsmâil olup daha çok Gelenbevî olarak anılır. Dedesi Mahmud Efendi ile babası Mustafa Efendi’nin ilmiyeye mensup oldukları, her ikisinin de Manisa çevresinde müderrislik ve müftülük yaptıkları bilinmektedir. İdeal din âlimi İsmail Efendi dînî ilimleri çok iyi bilmekle birlikte kendi döneminin müsbet bilimlerinden de mümkün olduğu kadar haberdardır. Ve bu iki alandaki bilgiler arasında denge kurarak birbirlerinin sınırlarını aşmasına izin vermeyen örnek âlimlerden biridir. Gelenbevî, birçoğu medreselerde ders kitabı olarak kabul edilen, gramer, belâgat, mantık, felsefe, münâzara, kelâm, matematik, astronomi ve mîkat (namaz vakitlerini belirleme) ilimlerine dair yazdığı eserlerle, hem İslâm hem de Batı dünyasını kendisine hayran bırakmıştır.

11. Celalzade Mustafa Çelebi

Osmanlı Devleti döneminde yaşamış olan Türk devlet adamıdır. I. Süleyman’ın padişahlık yaptığı zamanlarda, devletin önemli tarihçileri arasında gösterilen Mustafa Çelebi, Tosyalı Kadı Celâl’in oğludur. Tosya’da dünyaya gelen Mustafa Çelebi, ilköğrenimini burada tamamladıktan sonra tahsilini İstanbul’da devam etmiştir. Sarayda Divan Kâtibi, Nişancılık pozisyonlarında bulunmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki değişimlere bağlı olarak gelişen bürokratik yapı Celâlzâde ile birlikte en parlak konumuna yükselmiştir. Onun kullandığı hitaplar ve ifade biçimleri Osmanlı bürokrasisindeki etkisini 17. yüzyılın ilk çeyreğine kadar sürdürmüştür. Eserleri bulunduğu döneme ait kaynakların en değerlilerindendir. Kendisi üst düzey bir bürokrat olmanın yanında aynı ölçüde bir âlim, tarihçi ve de şairdir.

12. Uluğ Bey

Dünyada Büyük İşlere İmza Atan Çılgın Türkler

Uluğ Bey, Timur İmparatorluğu’nun 4. Sultanı, Matematikçi ve astronomi bilginidir. 1393 yılında Sultaniye kentinde dünyaya gelmiştir. Uluğ Bey, 16 yaşından sonra, hem hükümeti yönetmiş hem de öğrenimine devam etmiştir. Bilgin ve olgun bir padişahtır. Boş zamanını kitap okumak ve bilginlerle ilmi konular üzerinde konuşmakla geçirmiştir. Dikkatlice okuduğu kitabı sözcüğü sözcüğüne hatırında tutacak kadar zekidir. Matematik ve astronomi bilgileri oldukça ileri düzeyde olan Uluğ Bey, Semerkant’ta bir medrese ve rasathane yaptırmıştır. Yörede bulunan tüm mühendis, alim ve ustaları bilimsel çalışmalar için rasathaneye çağırmıştır. Rasathanede yapılan çalışmalar, bugünkü astronomiye hâlâ ışık tutmaktadır. Tahttan indirilen Uluğ Bey, 25 Ekim 1449’da, düşmanı Abbas tarafından öldürülmüş ve dedesi Timur Han’ın yanına defnedilmiştir.

13. Salih Zeki Bey

1864 yılında İstanbul’da yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Türkiye’de bilim tarihi yazıcılığının babası olarak kabul edilen Salih Zeki Bey, kaleme aldıkları dışında pek çok Avrupalı yazarın eserini de çevirerek ülkemizde bilim felsefesinin temellerini atmıştır. Salih Zeki Bey, bilim tarihi çalışmalarının yanı sıra dönemin önemli gazetelerinde yazarlık ve yöneticilik de yapmış, bunun yanında bazı köklü okullarda analitik geometri, matematiksel fizik, kimya, astronomi ve ihtimaller hesabı gibi dersler vermiştir. Salih Zeki’nin, Başhoca İshak Efendi ve Vidinli Hüseyin Tevfik Paşa’dan sonra çağdaş matematiğin Türkiye’ye girişinde önemli hizmetleri olmuştur. Dârülfünun’da verdiği konferanslarla ve çeşitli eserleriyle sayılar kuramı, sanal sayılar, Öklid dışı geometriler ve ihtimaller hesabı gibi Türk matematikçilerinin o günlerde yabancısı olduğu birçok alanı Türkiye’de tanıtmıştır.

14. Lâgari Hasan Çelebi

Osmanlı padişahı IV. Murad döneminde barut macunundan hazırlanmış fişekler vasıtasıyla uçtuğu rivayet edilen Lagari Hasan Çelebi’nin hayatı hakkındaki bilgiler sadece Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde anlattıklarına dayanır. Hasan Çelebi adını füzeciliğin atası olarak tarihe yazdırmayı başarmıştır. Çelebi çılgınca bir buluş yaparak 17. yüzyılın başlarında barut dolu haznesi bulunan basit bir hava roketi ile ilk kez havalanmayı başarmıştır. Kendisine bağlı bulunan kanatlar sayesinde Boğaziçi’ne oldukça yumuşak bir iniş gerçekleştirmiştir. İlk önceleri sultan tarafından desteklenen Hasan Çelebi, daha sonra ulemanın baskısı ile yargılanmış ve Kırım’a sürgüne gönderilmiştir. Evliya Çelebi’nin belirttiğine göre Lagari, Kırım’a Selamet Giray Han’ın yanına giderek orada vefat etmiştir.

15. Kadızadei Rumi

Dünyada Büyük İşlere İmza Atan Çılgın Türkler

1337 yılında Bursa’da doğmuştur. Asıl adı Salahaddin Musa’dır. Bursa Kadısı Koca Mahmud’un torunudur. Babası da Koca Efendi lakabıyla tanınmıştır. Babası Bursa’da kadılık yapmıştır. Ünlü bilgin Molla Fenari’den astronomi ve matematik dersleri almıştır. Türkistan’da bilgisini geliştirmiştir. Hammer, ilk Türk riyaziyecisi olduğunu söyler. Uluğ Bey’e ve Ali Kuşçu’ya hocalık yapmıştır. Uluğbey Rasathanesi’nin kurulmasında katkısı olmuştur. Semarkant’ta iken Anadolulu olduğu için Rumi sıfatı verilmiştir. Bursa’da 40 yıl kadılık yaptığı için, Koca Kadı ve Koca Efendi olarak da anılmıştır. Matematiğin dışında felsefe ile de ilgilenen Kadızade’ye göre akılla imanın alanları ayrıdır. İmanla ilgili konular hiç bir zaman aklın ilkeleriyle bağdaşmaz. 1412’de Bursa’da yaşamını yitirmiştir. Hisariçi’nde, Kavaklı Camii karşısında, eskiden var olan Mevlevihane’nin avlusuna gömülmüştür.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
0
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

Yorum bırak