dergiCE 8 Mart Özel: Türkiye’de İlkleri Yaşatan Kadınlar

6 dk okuma süresi


5
16 Paylaşım, 5 puan

Ülkemizde eskiden beri kadınlar hep hor görülmüş ve ağabeyleri, babaları veya kocaları tarafından güçsüz olduklarına inandırılmaya çalışılmıştır. Düşüncelerini özgürce ifade edemeden büyütülmüş ve susturulmuşlardır. Okumaları engellenmeye çalışılmış küçük yaşta evlendirilmişlerdir. Ama bütün bunlara rağmen yine de kendini cesurca ortaya atan, tek başına kendi ayakları üzerinde duran ve bugün bizlere de varlığıyla, başarılarıyla örnek olan güçlü kadınlarımızın sayısı azımsanmayacak kadar da çok. Onlar ellerindeki hamurlarla erkek işine karışan kadınlar, cesur, başarılı ve kendilerini her alanda kanıtlayan kadınlar… Önlerine engeller konuldu ama yılmadılar. Kadınsın doğan gereği zayıfsın güçsüzsün dendi ama kulak asmadılar. dergiCE olarak hazırladığımız 8 Mart Özel: Türkiye’de İlkleri Yaşatan Kadınlar listesinde onlardan bahsettik. Keyifli okumalar!

1. Fatma Refet Angın (1915-2010)

dergiCE 8 Mart Özel: Türkiye'de İlkleri Yaşatan Kadınlar

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk kadın öğretmenlerinden biri olan Refet Angın henüz küçük bir çocukken öğretmen olmaya karar vermiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün de teşvikiyle tarih öğretmeni olmaya karar veren Angın bir dönem lise müdireliği de yapmıştır. Emekli olduktan sonra bir süre milli eğitim bakanlığında danışmanlık da yapan Angın, Hayat Bilgisi dizisinde Afet Güçverir’in öğretmeni olarak da karşımıza çıkmıştır.

2. Nezihe Muhiddin (1889-1958)

Türk kadın hareketinin önemli isimlerinden biri olan Nezihe Muhiddin, Osmanlı döneminde kadını topluma dahil etme ve cumhuriyetin ilanından sonra ise kadının siyasal hakları için mücadele etmiştir. Eğitimli bir ailede yetişen Muhiddin, Arapça, Farsça, Fransızca ve Almanca bilmektedir. İki kez evlenmiş ancak eşlerinin soy isimlerini almayıp aile ismini kullanmıştır. Türk Kadınlar Birliği başkanlığını yapan Nezihe Muhiddin, 1924 yılında Türk Kadın Yolu dergisini kurar ve genel yayın yönetmenliğini yapar. Sonraki yıllarda adına yolsuzluk ve sahtekârlık davaları açılır. Bir süre sonra bu davalardan af kanunu ile kurtulur ve 1935’deki ilk seçimde bağımsız aday olur. 1958 tarihinde ise bir akıl hastanesinde hayata veda eder.

3. Afife Jale (1902-1941)

dergiCE 8 Mart Özel: Türkiye'de İlkleri Yaşatan Kadınlar

Tiyatro sahnesine çıkan ilk Türk kadın oyuncu olan Afife Jale, İstanbul kız sanayi mektebinde okurken Darülbedayi (şehir tiyatroları) girmek için sınava girer. Ve Darülbedayi’ye giren ilk beş Müslüman Türk kadınından biri olur. Afife Jale Müslüman kadınların sahneye çıkmasının hoş karşılanmadığı yıllarda tiyatroya başlar. Birlikte girdiği diğer kadın arkadaşları sahneye çıkamayacakları için tiyatroyu bırakır ancak Afife Jale tiyatroya devam eder. Babasının itirazlarına rağmen oyunculuğa devam eden Afife, 1920 yılında ilk kez sahneye çıktığında polis tarafından engellenir. Ancak bütün olumsuzluklara rağmen Afife bir hafta sonra yeniden sahneye çıkar. Sahneye her çıktığında polis tarafından tutuklanma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Afife yılmadan devam eder. Bu süreçlerden dolayı yıpranan sinirlerini yatıştırmak için morfine başlayan Afife Jale 1941 yılında morfin bağımlılığı tedavisi gördüğü ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde hayata gözlerini yumar.

4. Sabiha Gökçen (1913-2001)

Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu olan Sabiha Gökçen aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi kızıdır. Küçük yaşta anne babasını kaybeden Sabiha, Atatürk’ün yanına gidip okumak istediğini söylemiştir. Bunun üzerine Atatürk Sabiha’yı evlat edinir ve Ankara’ya götürür. Bir süre sonra havacılığa ilgi duyan Sabiha Gökçen, Atatürk’ün de desteğiyle Türk Hava Kurumunun Sivil Havacılık okuluna girdi. Moskova’daki havacılık okuluna girmeye hazırlanan Gökçen manevi kardeşinin ölümüyle Türkiye’ye geri döner ve bir süre içine kapanır. Ancak Atatürk’ün de desteğiyle tekrar çalışmaya başlar ve motorlu uçak ile uçmak için eğitim alır. Uçuş eğitimindeki başarılarından dolayı Atatürk’ün isteğiyle Eskişehir Tayyare Okuluna giren Gökçen brövesini aldıktan sonra Eskişehir’de altı ay görev yapar. Dersim harekâtında görev alan Gökçen Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu olur. 1940 yılında Kemal Esiner ile evlenen Sabiha Gökçen eşine kendi soyadını vermiştir.

5. Lale Orta (1960- )

dergiCE 8 Mart Özel: Türkiye'de İlkleri Yaşatan Kadınlar

İlk Türk kadın futbol hakemi ve ilk Fifa kokartlı kadın hakem olan Lale Orta,futbola Dostlukspor’da kaleci ve kaptan olarak başlamıştır. 1995 yılında FİFA hakem listesine giren İlk Türk Kadın Hakem unvanı alan Orta, hakemlik kariyeri boyunca altmışı uluslararası olmak üzere bin beş yüz maç yönetmiştir. Lale Orta, halen Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesinde Beden Eğitimi ve Spor Bölümü başkanlığını yapmaktadır.

6. Jale İnan (1914-2001)

Türkiye’de ilkleri yaşatan kadınlar listesinin değerli ismi, Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Jale İnan, Antalya ve Side müzelerinin kurulmasını sağlamıştır. Arkeolojiyle babası sayesinde tanışan Jale İnan Almanya’da eğitim görmüştür. Arkeoloji üzerine yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamlayan İnan, İstanbul Üniversitesinde Arkeoloji kürsüsünün kurulması için çalışmalara katıldı. 1975 yılında Klasik Arkeoloji Kürsüsünün başkanı oldu. Antik dönem heykeltıraşlık sanatı üzerinde çok önemli eserler veren İnan Türkiye Bilimler Akademisinin şeref üyesi olmuştur.

7. Türkan Akyol (1928-2017)

dergiCE 8 Mart Özel: Türkiye'de İlkleri Yaşatan Kadınlar

Türkiye’nin ilk kadın bakanı ve Ankara Üniversitesinin rektörü olan Türkan Akyol, Ankara Tıp Fakültesi’ni bitirmiştir. 1970’li yıllarda profesörlüğe kadar yükselen Akyol, yurt dışında çalışmalar yapmıştır. 1971 yılında meclisten bağımsız olarak Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı olmuştur. Böylece Türkiye’nin ilk kadın bakanı unvanını alan Akyol, Dünya Sağlık Örgütünün Avrupa Bölgesi Şeref Üyeliğini de yapmıştır.

8. Feriha Sanerk (1923-2010)

İlk Türk kadın emniyet müdürü olan Feriha Sanerk, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesinde dört sene boyunca tek kadın öğrenci olarak öğrenim görmüştür ve mezun olmuştur. Kaymakamlık kursunu bitiren fakat kadın olduğu için kaymakam olamayan Sanerk, bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlüğüne başvurup komiser muavini olarak göreve başlar. 1953 yılında emniyet müdürü olmasına rağmen kadın olduğu için rütbesi verilmedi. Ancak yılmadan mahkemeye başvuran Sanerk, sonunda kazandı ve rütbesini aldı.

9. Semiha Es (1912-2012)

dergiCE 8 Mart Özel: Türkiye'de İlkleri Yaşatan Kadınlar

İlk kadın savaş fotoğrafçısı olan Semiha Es, 15 yaşındayken Fransızlara ait bir santralde santral memuresi olarak çalışmaya başladı. Daha sonra eşi olacak olan ünlü gazeteci Hikmet Feridun Es ile tanışıp evlendi. Sürekli yurt dışı seyahatleri yapan Hikmet Feridun Es, eşine de fotoğraf çekmeyi öğretti. Eşinin yanında foto muhabirliği yapmaya başlayan Semiha Es, Kore savaşında da foto muhabir olarak görev aldı. Savaşta yaşadıkları ve gördüklerinden derinden etkilenen Semiha Es, ömrünün yarısını eşiyle birlikte yurt dışında savaşlarda ve cephelerde geçirmiştir. 2011 yılında Türkiye Fotoğraf Sanatçısı Ödülleri kapsamında onur ödülüne layık görülmüştür.

10. Keriman Halis (1913-2012)

1932 yılında 28 ülkenin katıldığı bir güzellik yarışmasında birinci seçilen Keriman Halis’e Atatürk tarafından “Ece” soy ismi verilmiştir. İlk Türk dünya güzeli olan Ece, aynı zamanda çok iyi piyano çalmaktadır. Atatürk tarafından da çok takdir edilen kainat güzeli, Avrupa’nın Türkiye’ye yönelik bağnaz ve İslamcı önyargısını kırmasında büyük önem taşır.

11. Tülin Tepedeldiren (1976- )

dergiCE 8 Mart Özel: Türkiye'de İlkleri Yaşatan Kadınlar

12. dönem Subay astsubay komando kursunu doksan dört erkek silah arkadaşıyla birlikte tamamlayarak Türkiye’nin ilk kadın komandosu unvanını alan Tepedeldiren dergiCE Türkiye’de ilkleri yaşatan kadınlar arasına girmiştir. İlk defa kadın kursiyer yetiştirilen Eğirdir Dağ komando Okulu’nun kendisinden sonra gelecek kadın komandolar için fiziki şartların geliştirilmesini sağlamıştır. İlk Türk kadın komandomuz Tepedeldiren, dağlarda da kadınların sesinin ne kadar güçlü çıkabileceğini bizlere kanıtlamıştır.

12. Fatma Aliye Topuz (1862-1936)

Türk edebiyatının ilk kadın romancısı olarak tanınan Fatma Aliye Topuz, evliliğinin ilk senelerinde eşinden gizli kitap okuyordu. Daha sonra eşinin bu tutumunun değişmesi üzerine tercümeler yapmaya başlamış ve bu konuda başarılı olduğunu kanıtlamıştır. 1891 yılında Ahmet Mithat Efendiyle birlikte bir roman yazan Topuz ilk romanını 1892 yılında yazmıştır. Fatma Aliye ele aldığı konular sebebiyle bazı çevreler tarafından feminist olarak görülüyordu. Hilal-i Ahmer (Kızılay)’in ilk kadın üyesi olan Topuz, Nisvan-ı Osmaniye İmdat Cemiyeti adlı bir sivil toplum örgütünün de kurucusudur.

Türkiye’de ilkleri yaşatan kadınlar listemizin önemli isimleri Fatma Aliye, Afife Jale, Keriman Halis ve niceleri… Bugünlere gelmemizde katkıları olan, toplumun kadına yönelik önyargısını kırmasını sağlayan, kendi hikayelerinin kahramanı olan, kendi ayakları üzerinde duran ve ayakta kalabilmek için kimseye ihtiyacımız olmadığını bize gösteren kadınlar. Bugün onlar sayesinde ilerleyebiliyoruz. Asla yalnız değiliz ve asla yalnız olmayacağız. Hep birlikte geleceğin karanlık yollarını ışıklandıracağız. Bunu yapabilmek için gerekli güç içimizde… Ve unutmayın ki bir kadına doğru ayakkabıları verirseniz dünyayı bile fethedebilir!


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
10
Beğen
Mutlu Mutlu
8
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
7
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

dergiCE üyeleri ne diyor?