Aseksüellik, bireylerin herhangi birine karşı cinsel çekim hissetmemesi ya da bu çekimin azlığıdır. Bir çeşit cinsel yönelim olarak da düşünebilirsiniz. Aseksüel bireyin kimliği, toplum tarafından yanlış anlaşılabilir; çünkü farklı yönelim yapıları olan bir yönelimdir. Bu içerikte sizler için aseksüellik hakkında, cinsel isteğin az olduğu yönde bilgiler sunduk. Bazı aseksüeller romantik ilişkiler kurar ve bağlılığa önem verir; bazıları ise bunu önemsemez. Bu durum, aseksüellerin romantik yönelim spektrumlarını oluşturur: aromantik, gri romantik, demi romantik ve romantik yönelim olarak çeşitlenir. Gelin, aseksüellik konusundaki diğer bilinmeyen konuları birlikte görelim.
1. Aseksüelliğin Türleri ve Renkleri Vardır

Aseksüellik, tek bir kalıba sığmayacak kadar geniştir. Kendi içinde farklı deneyim ve yoğunlukları olan bir yönelimdir. Bazı aseksüeller cinsel çekim duymazken, bazıları sadece duygusal bağ ile cinselliği arzular. Gray-aseksüellik, kişinin farklı koşullara bağlı olarak cinsel istek duymasıdır. Demiseksüel birey ise sadece karşı tarafla güçlü bir bağ kurarsa cinselliği arzular. Aseksüel topluluğuna ait olan bayrağın renkleri farklı anlamlar taşır. Bu renkler; beyaz, mor, siyah ve gridir. Gri renk: gri romantik kimliği temsil eder. Siyah ise aseksüelliğin simgesidir. Beyaz renk cinsellik iken mor ise bu topluluğun birliliği anlamına gelir. Bu renkler, aseksüellerin varlıklarını sahiplenmelerini kolaylaştırır.
2. Yalnızlık Onlar İçin Tercih Değildir

Aseksüellik, hiçbir kimliğe karşı cinsel isteğin olmaması şeklinde açıklansa da çok daha derindir. Bu yönelime ait bilinmeyen detaylar oldukça fazladır. Aseksüellik cinsel çekim eksikliği olsa da duygusal bağ tamamen kaybolmaz. Çoğu aseksüel için önemli olan, sevgi ve arkadaşlık ilişkisinin paylaşılmasıdır. Bu nedenle onlar için yakınlık, fiziksel temasa bağlı değil, güven ve anlayışa dayalıdır. Onların bir kişiyle derin bağlar kurması için cinselliğe ihtiyaçları yoktur. Ayrıca toplumdaki bakış açıları ve ön yargılar, aseksüellerin içine kapanmasına neden olabilir. Sonuç olarak, aseksüelin yalnızlığının temel sebebi bireyin tercihi değil, anlaşılmamışlık hissinin bir sonucudur.
3. Cinsel Travmalardan Kaynaklanmaz

Bu yönelim ile ilgili bilinen en büyük yanlışlardan biri, geçmişte yaşanan cinsel travmalardır. Ancak bu tip durumların da aseksüelliğe neden olabilmesi mümkündür. Esasında, cinselliğe karşı ilgisiz ya da nötr olmak, psikolojik bir durumdan değil bireyin cinsel yöneliminden kaynaklanır. Bazı insanların hiçbir travma yaşamadan aseksüel olduğu görülebilir. Aseksüeller, kendini bu konuda asla eksik ya da kusurlu hissetmez; çünkü bireyin cinsel kimliğinin bir sonucudur. Bu nedenle tedavi gerektiren bir hastalık olarak görülmemelidir. Aseksüellik kimi zaman cinsel uyarılma bozukluğu ile karıştırılsa da bu aslında yanlış bir bilgidir.
4. Aseksüellik Zamanla Değişmeyebilir

Aseksüel kimliği, genellikle toplumda yanlış anlaşılan bir konudur. Zamanla geçeceğine inanılır; ancak çoğu aseksüel için bu durum kalıcıdır ve değişmez. Bu yönelimin spektrumları ve çeşitlerinin doğru anlaşılması gerekir. Çünkü cinselliğe pozitif bakan, cinsiyetsiz olan veya cinselliğin kendisine tatsız geldiği aseksüel türleri de vardır. Ancak bu konuda bazı istisnai durumlar bulunur. Çünkü bazı bireyler zamanla kendini farklı yönelimlerin içine sokabilir; bu durum her aseksüel için geçerli değildir. Bireyin duygusal bağlarını, yakınlığını ve sevgisini etkileyen bir unsur yoktur. Sonuç olarak, bu yönelim sabit kalabilir; kişinin hayatı boyunca devam edebilir.
5. Cinsel Fantezilere İlgisiz Olabilirler

Aseksüelliğin gereğine uygun bir durum olan cinsel fantezi ilgisizliği, bireyin yöneliminin bir parçasıdır. Esasında, fantezi eksikliği, bireyin erotik hayaller kuramadığı anlamına gelmez; sadece cinselliğe karşı istekli olmamasından kaynaklıdır. Aseksüeller, kimi zaman erotik düşünceleri anlayabilir ve gözlemleyebilirler; ancak cinselliğe karşı hiçbir heyecan duymazlar. Bu durum, bireyin duygusal hislerini değiştirmez. Aseksüellik hakkında bu bilgiler, bize cinsel isteğin az olduğu ve fantezi yoksunluğu olduğunu gösterir. Genellikle, bir kişiyle zihinsel bağla sabitlenmeyi ve fikir paylaşımı yapmayı severler. Bazı cinsel fantezinin yer aldığı içeriklerden rahatsız olabilecekleri gibi ilgilerini de çekebilir.
6. Bedensel Temastan Kaçınabilirler

Her aseksüel, bedensel temas konusuna karşı farklı yaklaşımlar sergiler; ancak bütün aseksüeller için bu durum geçerli değildir. Bazı aseksüeller fiziksel temas konusuna karşı, son derece soğuktur. Bunun temel sebebi ise temasa karşı olmaları değil, bu durumun cinselliği çağrıştırmasıdır. El ele tutuşan, sarılan ve öpüşen aseksüeller de vardır; sadece bu yakınlığın cinsellikle ilişkilendirilmesi aseksüeller açısından kabul edilemez. Çünkü onların fiziksel temas anlayışı; tamamen güven ve sıcaklığa dayalıdır. Partneri olan aseksüeller, karşı tarafın bu konuda onları anlamasını ister; çünkü partnerleri tarafından anlaşılmak, sağlıklı ilişkiler kurmaları açısından önemlidir.
7. Aseksüellerin Fetişleri Olabilir

Fetiş kavramı, cinsel uyarıcı anlamına gelen bir nesne, vücudun bir bölümü ya da herhangi bir durum olarak tanımlanabilir. Ancak bu durum, yalnızca cinsellikle ilişkilendirilen bir şey değildir. Bazı aseksüeller cinsellik yaşamamalarına rağmen farklı hisler uyandıran fetişlere sahip olabilir. Fetişleri olan bireyler, tamamen cinsellikten uzak değildir. Ancak fetişi olan aseksüellerin, bu yöndeki hayalleri kendi kişisel sınırları ve seçimleriyle çizilmiştir. Ayrıca fetiş kavramı aseksüellerde rızaya ve güvene dayalı olarak gelişir. Bu durum, her aseksüel için geçerli değildir; çünkü bazı bireyler, fetişlere karşı tamamen nötr de olabilir.
8. Mastürbasyon Yapabilirler

Aseksüel bireyler cinsel dürtü hissetmese de mutlaka cinsellikten uzak oldukları anlamına gelmez. Bazı aseksüeller cinsel aktiviteye karşı ilgisiz ya da nötr davranışlar sergiler; ancak partnerlerinin ihtiyaçlarını düşünen aseksüeller de vardır. Bu nedenle arada sırada cinselliği kabul edebilirler. Cinselliği yaşayan aseksüeller, bu konuda kişisel sınırlarına saygı bekler. Mastürbasyon isteği, bazı aseksüellerin bedensel haz duymasından kaynaklanır. Ancak bu durum tamamen fizyolojik rahatlama ihtiyacından da kaynaklı olabilir. Sonuç olarak, bireyin mastürbasyon yapıp yapmaması aseksüel olduğu gerçeğini değiştirmez.
9. Cinsellikte Nötr Olabilirler

Aseksüellik, hastalık ya da libido düşüklüğü değildir. Çünkü sadece cinsel birliktelik aseksüeller için önemli değildir; ancak yine de cinsel ilişkiye girebilirler. Cinsel ilişki isteği farklı nedenlere dayanabilir; örneğin sadece partnerlerini mutlu etmek için cinsel ilişkiye girebilirler. Aile kavramına önem verdikleri için çocuk sahibi olmak amacıyla da cinsel birliktelik yaşayabilirler. Onların bu tutumu, cinselliğe karşı nötr oldukları gerçeğini değiştirmez. Aslında cinselliğe karşı ne çok yoğun olur ne de itici hislere kapılırlar. Cinsellik, aseksüellerin hayatının merkezinde yer almaz; ancak tamamen yok saydıkları bir durum değildir. Cinsellik, kimi aseksüelin hayatında hiçbir şekilde yer almaz.
10. Aşk ve Bağ Kurabilirler

Aseksüellik, aşkın tamamen reddedildiği anlamı taşımaz. Çünkü aseksüel bireyler de duygusal bağlar kurabilir. Onların birine âşık olmaları ve aile kurmaları da mümkündür. Bu durum onlar için fiziksel arzudan çok daha değerlidir. Aseksüel bireyler partnerlerine sadakatle bağlanır ve ilişkilerini sevgiyle beslerler. Her aseksüelin ilişki beklentisi farklıdır. Cinsel bilgiler hakkında aseksüellik isteğin az olduğu konusu içinde; romantiklik kavramı da yer alır. Aseksüeller, karşı cinse romantik ya da aromantik olabilir. Ancak romantik bireyler, aşk arayışı içinde olmaz. Ayrıca bir aseksüelin partnerine cinsel çekim hissetmemesi, duygularını azaltmaz.