Yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen ve çeşitli sebeplerle ortaya çıkan farklı psikolojik rahatsızlık türleri vardır. Bu rahatsızlıklar, bireylerin düşünce biçimini, davranışlarını ve duygusal dengelerini bozar. Buna bağlı olarak, sosyal ve kişisel hayat, olumsuz şekilde etkilenir. Bireyin yaşantısı üzerinde psikolojik rahatsızlıklar olarak rastlanan bu durumlar, farklı bulgulara bağlı olarak kendini gösterir. Bedensel, zihinsel ve davranışsal olarak ortaya çıkan bu rahatsızlıklar, bireylerin topluma uyum konusunda zorlanmasına neden olur. Gelin hep birlikte, hayatın zorlaşmasına neden olan psikolojik rahatsızlıklara bir göz atalım!
1. Duygusal Bozukluk

Histrionik; yanlış durumları ele alan tiyatro oyunlarındaki oyuncuları açıklamak amacıyla kullanılan bir terimdir. “Histrione” kelimesinden türeyen bu rahatsızlık, kişilerin ben merkezli davranmasına neden olur. Histerik kişilik olarak da bilinen dramatik duygusallık, ilgi çekmek ve dikkatleri üzerine toplama isteği olarak da görülür. Yapmacık ve abartılı davranışlar içine giren bireyler, çevresinden sürekli ilgi görmeyi beklerler. Dramatik duygusallık ise, hemen hemen her olayın aşırı bir şekilde abartılmasına neden olur. İnsanlarla yüzeysel ilişkiler kurma ve duygu durumlarında dengesizlikler, histrionik hastalığının belirtileridir. Bu hastalığın ruhsal denge bozukluklarından kaynaklı pek çok sebebi vardır.
2. Bedensel Zayıflık Kaygısı

Bedensel zayıflık kaygısı; “dismorfia” kelimesinden türeyen, çirkinlik anlamı taşıyan psikolojik bir rahatsızlıktır. Kendini aynada çirkin ve kilolu görmenin yanı sıra, küçücük bir pürüzün bile bu rahatsızlığa sahip olan bireyler için önemi büyüktür. Kendini kötü ve kusurlu gören bireyin estetik cerrahi işlemlere takıntılı hale geldiği görülür. Buna bağlı olarak, iş yaşantısının yanı sıra, sosyal çevre ilişkileri de olumsuz yönde etkilenir. Dismorfofobisi, dış görünüşle ilgili çeşitli kaygılar meydana getirir. Bu kaygılı tavırlar, belli bir süre sonra içinden çıkılmaz bir duruma gelerek takıntılı bir hale dönüşür. Dismorfik bozukluk tedavisi için terapi ve psikiyatrik müdahaleler önerilir.
3. Tükenmişlik Sendromu

Bireyin uzun süre stres yaşaması ve kendine aşırı yüklenmesi sonucunda ortaya çıkan bu hastalığa, duygusal tükenmişlik sendromu denir. Duygusal enerjinin yitirilmesi, vücudun sürekli yorgun hissetmesine neden olur. Genel olarak, iş stresi ve bireylerin kişisel alanlarında yaşadığı çeşitli problemlerinden kaynaklı bir hastalıktır. Fiziksel ve zihinsel olarak tükenmişlik olarak da ifade edilen duygusal yorgunluk, bireylerde başarısızlık hissine neden olur. Aynı zamanda tükenmişlik sendromu olan bireyler, yalnız kalma içgüdüsüyle sosyal ilişkilerinde geri çekilme eğiliminde olurlar. Uzun süre devam ettiğinde ise depresyon ve anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıklar ile birleşerek daha ciddi bir hâl alır.
4. Aşırı Şüphecilik

Paranoid kişilik bozukluğu olarak da tanımlanan “aşırı şüphecilik”, bireylerin çevresine karşı kuşkucu ve güvensiz davranmasına neden olur. Halk dilinde ise “paranoya” olarak bilinen önemli bir psikolojik rahatsızlıktır. Bireyin sürekli tetikteymiş gibi hareket etmesi, çevresi ve kendi için rahatsız edici bir durumdur. Genel olarak, paranoya tanısı alan bir bireyin, çevresindekiler tarafından zarar göreceğine inanması ve herkese karşı güvensiz olması, yaşamı üzerinde olumsuz etkilere neden olur. Aynı zamanda paranoyaklar, insanların samimi olduğuna inanmaz ve eleştirilerine karşı da son derece hassas olurlar. Paranoid kişilik bozukluğu tedavisi için psikolojik terapilerle güven gelişimlerinin desteklenmesi gerekir.
5. Kimlik Bölünmesi

Halk dilinde bölünme ve çözülme olarak bilinen “dissosiyasyon”, kişiliğin bölünmesi anlamına gelir. Birey çoklu kişiliğe bürünerek, kendi benliğinden uzaklaşır. Bu nedenle düşüncede, bilinçte ve anılarda kesintiler yaşanarak sürekliliği kaybolur. Bilinç kopması durumunda, unutkanlık, kimlik karmaşası ve duyguları kontrol etmekte zorluk gibi belirtiler ortaya çıkar. Psikolojik rahatsızlıklar üzerinde sık rastlanan ve bireyin sağlıklı yaşantısı için olumsuz etkileri olan bilinç kaybı, geçmişte yaşanan ağır travmalardan kaynaklanır. Dissosiyatif bozukluğu olan bireyler, psikoterapi tedavisi ile benlik duygularını tekrar harekete geçirmek amacıyla destek almalıdırlar.
6. Kronik Depresyon

Distimi, olarak da bilinen “distimik bozukluk”, kronik depresyon olarak tanımlanır. Bireyin çok uzun süre üzüntü yaşaması ve içe kapanık olması bu hastalığın ortaya çıkış nedenlerinden bir kaçıdır. Aşırı bir bilinç hâlinin meydana gelmesi ya da sevinçten uzak olma gibi yetersizlikler, kronik depresyonun tetiklenmesine neden olur. Minimum iki yıl devam eden bu hastalık, bireyin sürekli depresif hissetmesini sağlar. Bireyin hayata karşı umutsuz ve mutsuz olması kronik depresyonun nedenleridir. Bu hastalığın belirtileri hafif olsa da uzun süre devam ettiği için bireylerin hayatını olumsuz etkiler. Düşük doz antidepresanlar ya da psikoterapiler ile kontrol altına alınabilecek bir hastalıktır.
7. Fobik Bozukluk

Fobi olarak kendini gösteren “fobik bozukluk”, herhangi bir canlıya, objeye ya da olaya karşı mantık dışı hareketler sergilenmesidir. Bireyler, fobi olarak algıladığı bir olay ya da eşyayla karşılaştığında büyük bir korkuya kapılır. Yoğun bir anksiyete hâlinin oluşmasının yanı sıra, panikleme durumu da söz konusudur. Fobik bozukluğu olan bireyler, korktuğu şeylerden kaçma eğilimindedir. Bu durum ise bireyin toplumdaki otoritesini sarsarak olumsuz etkilere sebep olur. Fobiler; çocukluk travmalarına bağlı olarak meydana gelen psikolojik rahatsızlıklardır. Yükseklik korkusu, hayvan korkusu ve sosyal fobi gibi farklı şekillerde kendini gösterebilir. Maruz bırakma olarak bilinen yöntem ile tedavi edilmektedir.
8. Aşırı Uyuma

Hipersomnia, bireylerin kaliteli bir gece uykusu olsa bile gün boyu uykulu hissetmesi ve uyuma isteğinin devam etmesi olarak ifade edilir. Hipersomnia olan bireyler, uzun saatler uyusa da yeterince dinlenmiş hissetmezler. Depresyona bağlı olabileceği gibi bir takım nörolojik hastalıklardan da kaynaklanan bir hastalıktır. Genellikle, iş hayatı başta olmak üzere, sosyal anlamda da olumsuz etkiler yaratan bir rahatsızlıktır. Hipersomnia, gündüz uyku ataklarıyla aniden uyuya kalma durumuyla kendini gösterir. Bu durum, enerji düşüklüğü ve gündelik işlerin sekteye uğramasına neden olur. Hipersomnia’nın temelinde yatan sebeplerin neler olduğu araştırılmalı ve uygun ilaç tedavileri uygulanmalıdır.
9. İnternet Bağımlılığı

Sanal bağımlılık, ruhsal bir rahatsızlık olsa da farklı psikolojik nedenlere bağlı olarak da gelişir. Bireylerin yetersiz hissetmesi, bunalımda olması ve duygularını bastırmak için internete yönelmesi bu rahatsızlığı ortaya çıkaran nedenlerden sadece bir kaçıdır. Sanal bağımlılığı olan bireyler, sosyal hayatla ilişkisini keserek, internette kontrolsüz şekilde vakit geçirirler. İş, aile ve sosyal hayatın zarar görmesinin yanı sıra, çeşitli sağlık sorunlarını da tetiklenmesine neden olur. Davranışsal bağımlılıklar arasında yer alan bu rahatsızlık, haz ve isteğin kontrol edilememesi ya da bireyin iç denetimini sağlayamamasına da bağlıdır. Kaygıdan kaçmak isteyen kişilerde de teknolojiye bağımlılık eğilimi görülür.
10. Tik Bozuklukları

“Tourette Sendromu” istemsiz kas hareketi olarak ortaya çıkan psikolojik etkenlere bağlı olan bir hastalıktır. Motor belirtilerle kendini gösteren bu hastalık, boyun, baş ve yüz bölümlerinde sıklıkla görülür. Kafa sallama, göz kırpma, omuz silkme gibi mantık dışı hareketler, tik bozukluklarının örnekleri arasında yer alır. Bu tanının alınması için belirtilen refleks hareketlerin uzun süre devam etmiş olması gerekir. Psikolojik rahatsızlıklar, bireyin yaşantısı üzerinde rastlanan istenmeyen kas hareketleriyle kendini gösterir. “Tourette Sendromu” altında yatan sebep bilinmese de genetik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkar. Özetle ilaç tedavisi ya da psikolojik destek ile yönetilebilen bir hastalıktır.




