Bir Yaşam Felsefesi Olarak Yalın Düşünce Uygulamaları

7 dk okuma süresi


4
15 Paylaşım, 4 puan

Yalın düşünce, adından da anlaşıldığı üzere düşünce sisteminin basit ve sade olmasıdır. Günümüzde birçok firma tarafından tercih edilen yalın düşünce prensibi, firmaların daha sade düşünce tarzıyla daha fazla üretim yapabilmesini amaçlar. Daha az maliyetle israfın önüne geçerek daha avantajlı olmayı hedefler. Çok sayıda kuruluş, bu düşünce sistemini benimsediği için verimli ve başarılı olmuştur. Japon otomotiv devi Toyota’nın fikir babası olduğu ve efsane mühendisi Taiichi Ohno tarafından ortaya konulan Toyota Üretim Sistemi’nin 1990’lı yıllarda ortaya çıkan “Amerikan yorumu” olarak tanımlayabileceğimiz yalın düşünce; günümüzde Türkiye de dahil birçok ülkede, kârlılığı artırma hedefi için çalışan birçok işletmenin krizden çıkışının ve mükemmelliğe yolculuğunun adı olmuştur. Yalın düşünce uygulamaları bir yaşam felsefesi olarak benimsendiği zaman, daha az üretim faktörleri kullanılarak müşterinin beklenti ve ihtiyaçlarına göre hizmet üretmek mümkün kılınabilir. Bu bilgilerden yola çıkarak size yalın düşünce felsefesini nasıl uygulayacağınız konusunda bilgiler verdik. Keyifli okumalar!

1. İnsanlara Saygılı Olmalısınız

Bir Yaşam Felsefesi Olarak Yalın Düşünce Uygulamaları

İnsanlara adil davranmak, açık hedefler vermek ve eğer yöneticiyseniz, çalışanlarınıza bu hedefleri en iyi şekilde gerçekleştireceklerine dair güvenmek bu düşüncenin anahtarıdır. İnsanlara, seviyeleri hangi durumda olursa olsun ayrım yapmadan eşit muamele yapmak önemlidir. Çalışmaların sonuçlarından onları sorumlu tutmak, yalın düşünce felsefesinin önemli bir kriteridir. Herhangi bir sorun olduğunda, çalışanlara yaptıkları işte sorunların neler olduğunu sormak yöneticinin gerçek bir problem durumuyla baş etmesini kolaylaştırır. Yaşanan sorunlara çözüm olarak, çalışanların sunduğu cevaplar değerlendirilir. Son olarak, en başarılı olabilecek yöntem üzerine anlaşmaya gidilince çalışanlar mutabakata varılan çözümü uygulamaya başlarlar. Bu yöntem “işi çok güzel yaptın” demektense, işverenin çalışanın duygu ve düşüncelerine saygı duyduğunu gösterir. Çalışanlarla iş birliği yapıp onları çözüm sürecine dahil etmek yalın düşünce felsefesine uyumlu bir davranıştır.

2. Strateji Belirlemelisiniz

Japonca’da Hoşhin (yön, istikamet) ve Kanri (planlama) kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşan “Hoşhin Kanri” terimi, planlama uzmanı Yoji Akao tarafından keşfedilmiştir. Temelinde günlük faaliyetlerin izlenmesi ve bu faaliyetlerin uzun dönemli planlarla uyumluluğunun sağlanması bulunur. En üst yönetimden çalışana kadar, ortak bir yönetim anlayışının belirlenmesini ve ortak amaca ulaşılmasını hedefler. İşletme vizyonunu, tüm planlama faaliyetlerinin odak noktası haline getirmek işletmenin sürekli gelişim ve iyileştirme süreci için çok önemlidir. Vizyon ve hedeflere bağlı olarak bireylerin çabalarını bir araya getirmek, bireysel çabaların vizyona odaklanması açısından gereklidir. Öncelikle büyük ve küçük hedefler belirlenmelidir. Bu hedeflere nasıl ulaşılacağı konusunda stratejik bir yön araştırması yapılmalıdır. Kaynak araştırmasının ardından çalışanlarla iş birliği yaparak sağlıklı bir ilerleme sağlanabilir.

3. Sürekli Gelişim İçerisinde Olmalısınız

Bir Yaşam Felsefesi Olarak Yalın Düşünce Uygulamaları

Sürekli gelişim ve iyileştirme anlamına gelen “Kaizen” kelimesi, Japonca’da değişim anlamına gelen “Kai” ve iyileştirme anlamına gelen “Zen” kelimelerinin birleşiminden oluşur. Hem bir kişisel gelişim hem de başarı geliştirme yöntemi olarak bilinen Kaizen, sürekli daha iyisini yapmak için çalışma veya kendini geliştirme felsefesidir. Atılan küçük adımlarla başarısızlığın imkânsız olduğunu savunur. İstek ve enerjiyle başladığınız işlerden, ufak engeller sonucu vazgeçmenizi önlemek için, küçük değişimleri değil, küçük adımlarla başlayan büyük değişimleri hedeflemektedir. Süreç odaklı iyileşme sonucunda etkili ve kalıcı bir gelişme kaydedilebilir. Ayrıca, iş hayatında bu yöntem uygulanırken, işçilerden yöneticilere kadar organizasyonun tüm üyeleri bu geliştirme sürecinde yer alır. Kaizen ‘bir dakika’ ilkesiyle çalışmaktadır. Bu bir dakikayı, geliştirmek ve iyileştirmek istediğiniz konuya tamamen odaklanarak geçirmelisiniz. Böylece yerine getirmediğiniz sorumluluklar için suçluluk duymanıza ya da işlerinizi yapmamak için bahaneler üretmenize gerek kalmaz.

4. A3 Tekniğini Öğrenmelisiniz

Etkili bir iletişim için, yolunda gitmeyen bazı durumların tespit edilmesi gereklidir. Bulunan verilerin tespiti sonucu ulaşılan bilgiler raporlanır. Uzun uzun yazılan raporlar okunabilirliği ve anlaşılırlığı azalttığı için “A3 Tekniği” denilen bir yöntem uygulanır. Bu teknik aslında “A3” adı verilen uluslararası bir kâğıt boyutudur. Sayfa boyutundan dolayı bu tekniğe ismini vermiştir. Bu yöntem bir konunun tek bir sayfa üzerinde belirlenmesini sağlar ya da yapılan bir projedeki ilerlemeyi anlatmak için kullanılır. Bu süreci tek bir sayfada görebilmek, ekipler arasındaki iletişimi ve etkileşimi artırır. Aksiyon alınmasını ve yönetilmesini kolaylaştırır. Mantıksal yönlendirmeleriyle okuyan kişilerin anlamasını basitleştirir. Sistematik ve analitik bakış açısının gelişmesini sağlar. Etkili bir A3 raporu hazırlayabilmek için bilgileri görsellerle anlatmaya çalışın, objektif veriler yazın, basit cümle yapıları kullanın, format standardını bozmayın ve son olarak raporunuzu yüksek sesle okuyarak hatalarınızı düzeltin.

5. Hatalardan Kaçınmalısınız

Bir Yaşam Felsefesi Olarak Yalın Düşünce Uygulamaları

Yine Japonca bir kavram olan Poka Yoke, ‘hata engelleme’ anlamına gelmektedir. İlk piyasaya sürüldüğünde ‘aptal engelleme’ anlamına gelen baka-yoke terimi kullanılmasına rağmen, çalışanların tepkilerinden sonra “poka-yoke” adı tercih edilmiştir. Amacı, insan hatalarının daha oluşmadan engellenmesidir. Poka Yoke terim olarak Japon mühendis Shigeo Shingo tarafından yalın sözlüğüne kazandırılmıştır. İnsan olarak hata yapmamız kaçınılmazdır fakat bunu açık yüreklilikle itiraf etmek atılması gereken ilk adımdır. Hataları sıfıra indirmek için kullanılan bu yöntemin adımları; öncelikle ürünü gözden geçirmek, beyin fırtınası yoluyla oluşabilecek tüm hataları kestirebilmek, riskleri tek tek raporlamak, olabilecek hataları önceden hesaplamak ve son olarak da oluşturacağımız ürünü tasarlayıp uygulamaktır.

6. Ayıklama, Düzenleme ve Temizlik

Nasıl ki kendi hayatımızda düzen ve temizlik büyük önem taşıyorsa, işletmenin her alanında temizlik, tertip ve düzenin sağlanmasını gereklidir. Ayıklama, elimizde tutmamız gereken şeyler ile gereksiz olan ve atılması gereken şeyleri birbirinden doğru şekilde ayırt etmek anlamına gelir. Sonrasında, gereksiz olandan kurtulmalı ve gerekli olanı kullanım sıklığına göre uygun yere yerleştirmeliyiz. Temizleme, kir kaynaklarının analiz edilip temiz bir çalışma ortamının oluşturulması ve çalışma alanındaki risklerin değerlendirilerek güvenli bir çalışma ortamının sağlanmasıdır. Düzenleme, elimizde tutmaya karar verdiğimiz şeyleri ihtiyaç duyulduğunda kolayca bulabilmek için attığımız adımdır. Yalın düşünce felsefesi uygulamaları içerisinde önemli bir yer tutan ayıklama, düzenleme ve temizlik adımları olarak bu eylemleri bir yaşam felsefesi haline getirmeliyiz.

7. Devamlılık Sağlamalı ve Disiplinli Olmalısınız

Bir Yaşam Felsefesi Olarak Yalın Düşünce Uygulamaları

Süreklilik, üst başlıkta bahsettiğimiz ayıklama, düzenleme ve temizlik ile elde ettiğiniz sonuçların devamlılığının sağlanmasıdır. Gelinen noktayı standartlaştırmalı ve geri dönüşe imkân vermemelisiniz. Planlayıcılar, işaretler ve çeşitli notlarla kendinizi motive etmeli ve sürekliliğin sağlanması hususunda gayret etmelisiniz. Disiplin, adımların devamlılığının sağlanmasında kalıcı bir alışkanlık kazandırılmasına denir. Sistemin hatasız işlemesi için konulmuş kuralların takibinin alışkanlık haline getirilmesi ile denetimin sağlanmasıdır. Sadece çalışma ortamındaki değil kendi kendinizi denetleme sisteminiz yani “öz disiplin” kavramını benimsemeniz ve içselleştirmeniz önemlidir. Süreklilik sağlamak ve kalıcılık için disiplin şarttır.

8. İsraftan Kaçınmalısınız

İsraf, bireyin gözünde ürüne ya da hizmete değer katmayan tüm adımlardır. Daha da kısa olarak, insanların para ödemediği her ayrıntı, israftır ve yok edilmelidir. Yalın düşünce felsefesinin en önemli hedefi, israf olarak gördüğü her şeyi ortadan kaldırmaktır. Tüm sistem, israfları bitirmek ve değerleri büyütme hedefini desteklemelidir. Bu yüzden yapılan her şeyin bir değeri olmalıdır. Değer kazandırmayan maliyetler israf olarak nitelendirilir. Gereksiz olan şeyler, değerli kaynakları tüketerek yer işgal etmektedirler. Bir ürüne doğrudan değer kazandırmayan bir şey yok edilemezse bile, en aza indirgenmelidir ya da basamaklar ortadan kaldırılmalıdır. Çünkü, bir yaşam felsefesi olan yalın düşünce, müşteri odaklı olarak ve bunu sistemin geneline yayma uygulamaları yaparak israfın önüne geçmeye çalışmaktadır. Buradan hareketle, müşteri memnuniyetine de önem vermiş olur.

9. Yüksek Motivasyona Sahip Olmalısınız

Motivasyon, herhangi bir zamanda bir kişinin neleri yapmaya ihtiyaç duyduğunu kavraması olarak tanımlanmaktadır. Bir kişinin, seçeceği bir görevi yapmak için çaba harcamayı arzulamak ve bu çaba ile ısrar etmeye devam etmek istemesinin bir kombinasyonu olarak, motivasyon karşımıza çıkmaktadır. Güdülenme olarak bilinen motivasyon kavramı, gerçekte Latince “motive” kelimesinden gelmektedir. Bireyi harekete geçiren, hareketlerinin yönünü tayin eden, bireyin belirli durumlarda belirli davranışlara yönelmesini sağlayan, ihtiyaç ve korkulardır. Kişi, motivasyonunun pozitif sonuçlarını görmezse; bilgi, yetenek ve enerjisini amacına ulaşılmak için kullanmak istememekte ve bir süre sonra kişinin motivasyonu düşmektedir. Her insanın motivasyonunu arttıran veya azaltan etmenler bulunmaktadır. Kişinin, ihtiyaç ve beklentileri karşılandığı zaman olumlu, karşılanmadığı zaman ise olumsuz bir şekilde motivasyonu etkilenebilir.

10. Takım Ruhuna Sahip Olmalısınız

Bir Yaşam Felsefesi Olarak Yalın Düşünce Uygulamaları

Takım, belli başlı birkaç ortak özelliği paylaşan bireylerden oluşan topluluğa denir. Belirleyici özellikleri: ortak bir kolektif kişiliğe sahip olma, ortak hedeflere sahip olma, atanan görevler ve sonuçlar açısından birbirine bağlı olma, ekip içinde belirli rollere sahip olma, çalışmalarını etkileyen ve sonuçta onların işini etkileyebilecek daha büyük bir örgütsel bağlamın parçası olma şeklinde sıralanabilir. Takım ruhunun olması, işletmelerde çalışanların birbirine her türlü şekilde daha sıkı bağlanmalarına neden olmaktadır. Karşılaşılan sonuçlar ne olursa olsun bütün çalışanlar hep birlikte, olumlu ya da olumsuz etkilenmektedir. İşletmeler de takım ruhunu ortaya çıkararak, çalışanların daha kolektif bir şekilde çalışmalarını sağlamaktadır. Çalışanlar böylelikle birbirlerinin açıklarını kapatarak, birbirlerine daha fazla yardım ederek ve sistemi bir bütün olarak düşünerek çok daha verimli olabilmektedirler.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
5
Beğen
Mutlu Mutlu
4
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
5
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç

Yorum bırak

Lütfen üye girişi yapın!