1. Anasayfa
  2. Yaşam
  3. Kültür

Sümer Yazıtlarına Göre Anunnakiler’in Bilinmeyen Sırları


Sümerler, Mezopotamya’da yaşamış insanlık tarihindeki en karmaşık teolojik düzenlerden birisini oluşturmuş bir medeniyettir. Bu düzenlerden en dikkat çekeni, Sümer mitolojisinde ve daha sonraki çağlarda adından çokça söz ettirecek Anunnakiler’dir. Anunnakiler ise, Sümer çivi yazıtlarına bakıldığında gökten yeryüzüne düşen tanrılar topluluğu olarak anlatılmaktadır. Ayrıca yeryüzünde düzeni sağlayan tanrılar olarak da tanımlanır. Bu bilgi ilginizi çektiyse vakit kaybetmeden Sümer yazıtlarına göre gizemli varlıklardan kabul edilen Anunnakiler’in bilinmeyen sırları ve anlamları hakkındaki yazımıza geçelim. İyi okumalar!

1. Anunnakiler

Sümer Yazıtlarına Göre Anunnakiler’in Bilinmeyen Sırları

Anunnakiler, köken olarak Sümerceden çıkmış olup An ve Ki’nin soyundan gelenler anlamındadır. Sümer yaratılış mitolojisindeki bahsi geçen Anunnakiler, varoluşun en üstündeki yerini almış asil varlıklardır. Buna göre evrenin ilerleyişi, doğa olayları ve insanların yaratılmasından sorumlu olan tanrılar topluluğu olarak da kabul edilmektedir. Dünyanın yaratılmasından sonra gök ve yerin birbirinden ayrılmaya başlamasıyla Anunnakiler, farklı konumlarda görevlendirilmişlerdir. Şimdiki zamanda anlaması güç olan bu mitler zamanla, Sümer toplumunun dünyaya bakışlarını şekillendiren en temel taşları oluşturmuştur. Buna göre varlıklarının amacı fiziksel bir olaydan çok kozmik bir otoriteyi simgelemektedir.

2. Uygarlık Yasaları

Sümer Yazıtlarına Göre Anunnakiler’in Bilinmeyen Sırları

Sümer teolojisinde Anunnakilerin en büyük güçlerinden biri olan Me yasaları, medeniyetin gelişimi için gerekli tüm bilgileri bünyesinde barındırmaktadır. Me adı verilen bu yasaların, Sümer toplumunu kaostan arındırarak düzene ulaştıran en hayati unsur olduğu kabul edilirdi. Söz konusu yasalar; krallık otoritesinden savaşlara, zanaatkârlıktan fırıncılığa kadar hayatın her alanını kapsamlı bir şekilde ele alırdı. Anunnakiler ise bu yasaların uygulanmasından sorumlu tutulur, böylelikle toplumun değerlerini geleceğe taşıyan öncüler olarak tasvir edilirlerdi. Bu yasalar hiçbir surette değiştirilemezdi; zamanla halk nezdinde kutsiyet kazanmış, tanrısal iradeye duyulan bağlılıkla düzeni tesis etmiş ve dünyayla uyumlu bir yaşam sürülmesini sağlamıştır.

3. Tanrılar Meclisi

Sümer Yazıtlarına Göre Anunnakiler’in Bilinmeyen Sırları

Anunnakiler, kendi yasalarını oluştururken ya da yeni bir kanun yürürlüğe koymak istediklerinde bireysel değil, Ukkin adı verilen ilahi bir meclis çatısı altında karar alırlardı. Genellikle elli büyük tanrıdan oluşan bu kurul; savaş, barış ve toplumsal düzen gibi doğrudan insanlığın kaderini etkileyecek kritik meseleleri kendi içinde istişare ederdi. Sümer yazıtlarına göre, Anunnakiler’in en önemli ve pek bilinmeyen sırları arasında bu meclis yapısı vardır. Kararlar hiyerarşik bir düzen içerisinde alınsa da diğer meclis üyelerinin fikirlerini ve görüşlerini serbestçe beyan etmelerine müsaade edilirdi. Bu demokratik işleyişin temel amacı, toplumun hayati kararlar almadan önce iş birliği yapmasına ve ortak fikirler doğrultusunda hareket etmesine öncülük etmekti.

4. İnsanlığın Yaratılışı

Sümer Yazıtlarına Göre Anunnakiler’in Bilinmeyen Sırları

Sümer yaratılış destanlarında, insanlığın varoluşuna dair son derece kritik ve derinlemesine ayrıntılara değinilmiştir. Anlatılara göre başlangıçta, hiyerarşinin alt basamağında yer alan ve ağır işleri yürütmekle görevli olan İgigiler, bitmek bilmeyen çalışma koşullarından yorulmuş; nihayetinde küreklerini yakarak isyan etmişlerdir. Bu kriz üzerine Ukkin Meclisi acilen toplanmış ve ilahi düzenin devamlılığını sağlamak adına yeni bir varlığın, yani “insanın” yaratılması kararını almıştır. Bu yeni varlıkların yaratılmasındaki temel nokta, Anunnakilerin üzerindeki ağır iş yükünü hafifletmektir. Böylelikle, yeryüzünün maddeselliğini simgeleyen balçık ile tanrısal bir kurbanın kanından gelen ilahi ruhun birleşimiyle ilk insanlar var edilmiştir.

5. Tanrısal İsimler

Sümer Yazıtlarına Göre Anunnakiler’in Bilinmeyen Sırları

Sümer inanışına göre isimler, varlıklara rastgele bahşedilmiş sıfatlar değildir; aksine her isim, o varlığın evrendeki görev kodunu ve özünü temsil eder. Özellikle Anunnakilerin isimleri basit birer takma ad olmaktan öte, ilahi birer mühür niteliği taşır. Sümer medeniyetinde bir varlığa isim vermek, o varlığın dünyadaki sorumluluğunu başlatmakla eş değer görülmüştür. Bu inanca göre, bir tanrının ismini zikretmek; o tanrının temsil ettiği gücü örneğin adaletse adaleti, bilgelikse bilgeliği bizzat harekete geçirmek ve o güçle bütünleşmek anlamına geliyordu. Dolayısıyla Anunnakilerin isimleri, Sümer yazıtlarında evrenin işleyişini sağlayan kutsal birer mühür ve gizli frekanslar olarak tasvir edilmiştir.

6. Yeraltı Dünyası

Sümer Yazıtlarına Göre Anunnakiler’in Bilinmeyen Sırları

Anunnakiler için yeraltının kutsallığı gökyüzünün kutsallığı kadar önemlidir. Bu yeraltı dünyasına Sümerler, Kur adını vermiştir. Karanlık bir diyar olan Kur, Ereshkigal tarafından yönetilmekteydi. Aynı zamanda 7 Anunnaki yargıcı tarafından da sık sık denetlenirdi. Bu yargıçlar yaşam ve ölüm arasındaki sınırı korurlardı. Yargıçların bir diğer görevi ölümsüzlerin ruhlarını tartarak onların statülerini ortaya koymaktı. Yeraltı dünyasının varlığı Sümerler yaşamında dünyadaki toplumsal ahlakı belirlemek için önemli olduğu düşünülmektedir. Buna göre inançlı insanlar dünyanın düzenine ayak uydurur ve tanrıların yasallarını takip ederek diğer alemde de kendisi için iyi bir son hazırlamış olurdu.

7. Tapınak Ekonomisi

Sümer Yazıtlarına Göre Anunnakiler’in Bilinmeyen Sırları

Sümer hukukunda her şehir belli bir Anunnaki tanrısı tarafından yönetilirdi. Örnek olarak, Nippur Enlil’in, Lagaş Ningirsu’nun mülkü olarak görülürdü. Yani şehirdeki tarım, hayvancılık ya da toprak o tanrıya aitti. Anunnakiler’in toplumunda bireysel mülkiyetten ziyade toplumsal paylaşım vardı. Halk, tapınağa ait topraklarda çalışır bunun sonucunda elde ettikleri ürünün bir kısmını tapınak ambarlarına verirlerdi. Tanrılar ürünlerin ambarlarda toplanmasını olası bir kuraklık veya sel felaketlerinde halkın aç kalmasını önlemek amacıyla teşvik ederdi. Aynı zamanda halkın içerisinde fakirlere, dullara, çalışanlara ve rahiplere; arpa, yağ, yün gibi ürünlerden dağıtılırdı. Böylelikle toplumsal birlik de sağlanmış olurdu.

8. Antik Astronomi

Sümer Yazıtlarına Göre Anunnakiler’in Bilinmeyen Sırları

Mezopotamya dininde tanrılar ve gök cisimleri arasında bir özdeşlik var olduğu kabul edilir. İnanca göre Anunnakiler insanlar için gök cisimlerinin hareketleriyle birtakım mesajlar göndermişlerdir. Her bir cisim bir tanrıyı tasvir etmektedir. Örneğin; Nanna Ay’ı, Utu Güneş’i temsil ederdi. Sümerli rahipler ise kendilerine gelen tanrısal mesajları incelemek için gökyüzünü incelemeye başlamışlardı. Antik dönem de astronominin ve matematiğin Sümerlerde ilerlemesinin bir nedenin temeli de yine dinle olan bağlantısıdır. Anunnakilerin gökteki konumları, mevsimlerin döngüsü ve hasat zamanı aslında astronomik gözlemler sonucunda ortaya çıkmıştı. Bu da onları kendi zamanları içinde bilimin efendileri yapmıştı.

9. Tufan Anlatısı

Sümer Yazıtlarına Göre Anunnakiler’in Bilinmeyen Sırları

Sümerlilere ve Gılgamış destanına bakıldığında birçok dini metinlerde yer alan tufan, bu tabletlerde de çok detaylıca anlatılmıştır. İnsanlar yaratıldıktan sonra yeryüzünde düzene baş kaldırıp bozgunculuk çıkarmaya başlamıştı. Buna karşı olarak Tanrı Enlil, insanlığı yok etmek istemişti. Bunun sonunda Tanrı Enki yarattığı insanların yok olmasını kabul etmemiş, tufanın kopacağını insanlardan Ziusudra’ya haber etmişti. Ziusudra’ya bir gemi inşa etmesini içine insanlardan ve hayvanlardan birer çift almasını emretti. Tufan o kadar şiddetliydi ki korkudan tanrılar bile gökyüzüne kaçtı diye tabletlere yazılmıştı. Tufan’dan 7 gün sonra gemi Nisir Dağı’na inmiş ve insanlığın yeni dönemi de böylelikle başlamış oldu.

10. Enki’nin Mirası

Sümer Yazıtlarına Göre Anunnakiler’in Bilinmeyen Sırları

Sümerlilerin inancında insan soyunun devam edebilmesinin sebebi mutlak Anunnakilerin en bilgin Tanrısı olan Enki olmuştur. Enlil, mecliste insanlığın soyunu bitirmek istediğini söylediğinde bu görüş tanrılar meclisi tarafından da kabul edilmişti. Fakat Enki yarattığı insanlardan vazgeçmek istemiyordu. Böylelikle insanlığı kurtaracak bir plan yapmış ve insanlar yaşamaya devam etmişti. Sümer yazıtlarına göre de bizlere sunulan Anunnakiler’in bilinmeyen bu sırları günümüzün inançları ile mukayese edilerek anlamamızda yardımcı olmaktadır. Enlil tufandan sonra ilk insanın kokusunu alıp öfkeden deliye dönmüş diğer tanrılar ise onu sakinleştirmeye çalışmıştı. Sonunda kendisi de insanlığın yaşamasını kabul etmiş ama ömürlerini öncekinden daha kısa olmasına karar vermişti.

  • 37
    alk_lad_m
    Alkışladım
  • 2
    be_endim
    Beğendim
  • 4
    e_lendim
    Eğlendim
  • 1
    destekledim
    Destekledim