Ümmü Süleym (r.anha)


Kırmızı Gül ve Kelebek
Kırmızı Gül ve Kelebek

Müminlerden öyle kimseler vardır ki Allah ve Resulü için canını vermeye daima hazırdırlar. Dini ikame etmek için durmadan çalışır, hiçbir şeyden çekinmezler. Allah Resulü’nün her sözüne itaat eder, yerine getirmeye çalışırlar. O erlerin en şereflisi de hiç şüphesiz Enes bin Malik’tir. Resulullah’ın hizmetkârı… Ondan en çok hadis rivayet eden üçüncü sahabi. Güzel ahlakının, terbiye ve edebinin en büyük vesilesini şöyle dile getiriyor bu müşerref sahabe:
“Allah-u Teâlâ anneme iyi karşılıklar versin! Bana çok iyi bakıp, çok iyi yetiştirdi.”

Böylesi iman sahibi erkeğin arkasında güçlü bir imana sahip bir kadın bulunuyordu elbet. Bu kadın takvasıyla, sabır ve imanıyla meşhur olmuş Ümmü Süleym’di. Ashab-ı Kiram’dan Hz. Ebu Talha ile evliydi. Sehle, Rümeysa, Gumeyra, Kumeyle ve Uneyfe isimleriyle de bilinir. Hz. Peygamber (SAV)’in akrabaları olan Neccaroğulları’ndandır.

Ümmü Süleym (R. Anha), Allah Resulü’nün davetine koşanların arasına girdiğinde evli ve iki çocuk sahibiydi. Müslüman olmadan önce Malik b. Nadr ile evliydi ve ondan Enes bin Malik doğmuştu. Kendisi iman şerbetini içmişken eşi bu tattan mahrum kalmıştı. Eşinin Müslüman olduğunu öğrenen Malik onu bundan dolayı kınamış ve bundan men etmeye çalışmıştır. Ümmü Süleym vazgeçmemiş ve oğluna da dini telkin etmiştir. Ona kelime-i şehadeti öğretmiş, Allah ve Resulü’nün sevgisini daha küçük yaşta kalbine yerleştirmeyi başarmıştır. Malik onun bundan vazgeçmeyeceğini anlamış ve ona darılıp Şam tarafına doğru yola çıkmıştı. İlahi kader tecelli bulmuş ve Malik düşmanla karşılaşıp öldürülmüştü.

Ümmü Süleym kendini dini yaşamaya ve oğluna yaşatmaya adamıştı. Birçok talibi oluyor ancak o her seferinde onları reddediyordu. Cevap olarak da “Oğlumu büyütmeden, onun rızasını almadan evlenmek istemiyorum” diyordu. Belki de en büyük endişesi evleneceği insanın, oğluna vereceği terbiye ve edebe mani olma ihtimaliydi.

Bir vakit sonra kabilesinin reislerinden Ebu Talha kendisine gelerek oğlunun yeterince büyüdüğünü söyleyerek kendisine talip oldu. Ebu Talha zengin ve hatırı sayılır bir kimseydi. Ancak henüz Müslüman olmamıştı. Ümmü Süleym bir müşrikle evlenme ihtimalinden bile korkardı. Ebu Talha’nın teklifine cevap olarak:

“Ey Ebu Talha! Ben, seni istememezlik etmem. Senin gibisi reddolunmaz. Fakat sen müşriksin. Ben ise Müslümanım, elhamdülillah! Ey Ebu Talha! Sen, bilmez misin ki, bu putların sana bir faydası ve zararı yoktur. Sana zararı ve faydası olmayan bir taşa tapmayı nasıl uygun görürsün? Senin, ilah diye taptığın bu ağaçlar, yerden biter, sonra onu bir marangoz yontar. Bu halde sen, bir tahta parçasına tapmaktan utanmıyor musun?” dedi.

Ümmü Süleym’in bu sözleri Ebu Talha’nın kalbine tesir etti. Düşünmek için ondan izin aldı. Daha sonra tekrar gelip Ümmü Süleym’e yüklü miktarda mehir teklifinde bulundu. Ümmü Süleym dünya malı istemiyordu. Yapacağı evliliği iman kurtarsın istiyordu sadece.

“Ey Ebu Talha, senden mehir istemiyorum. Sen Müslüman olsan da seninle öyle evlensek olmaz mı? Senin İslam’a girmen benim mehrimdir.”

İslam’dır insanı zilletten izzete ulaştıran! İslam’dır dünyayı gözünde bir çöp parçası kılan. Tek derdi olmalı Müslümanın; o da iman kurtarmak. Mehri İslam olmalı kadının. Evliliğini iman kurtarmalı her Müslümanın. Birlikte yürümeli hakka. Cennet yolunu göstermeli sevgili dediğin. Seni arşa ulaştırmalı…

Gayesine ulaşmıştı Ümmü Süleym. Müslüman olan Ebu Talha ile evlenmişti. Bu evlilikten kısa bir süre sonra Resulullah (SAV) Medine’ye hicret etmişti. Medineli Müslümanlardan her biri gücü nisbetinde Allah Resulü’ne hediyeler takdim etmişti. Ümmü Süleym de oğlu Enes’i alıp Resulullah’ın huzuruna çıktı. Kendi eliyle terbiye ettiği, yetiştirdiği oğlunun Resulullah’a hizmet etmesini istiyordu ve Enes’in Resulullah’ın ahlakıyla ahlaklanmasını istiyordu.

“Ya Resulallah! Enes, terbiyeli bir çocuktur, zekidir. Müsaade ederseniz, size hizmet etsin! Haddim olmayarak size hediye ettim. Benim oğlum ve Sizin de hizmetkârınızdır.” Resulullah, bu fedakâr annenin hediyesini kabul etmişti. Enes o günden sonra peygamberin hizmetinde bulundu. Onun ilim ve feyzinden yararlandı.

Ümmü Süleym de Peygamber Efendimiz (SAV)’den birçok dini meseleleri sorup öğrenmişti. Bu sebeple ashab-ı kiramın çözemediği birçok mahrem konuları çözümlerdi. O bir anne olarak çocuğunun terbiyesine özen gösteren, şefkat ve merhamet sahibiydi. Bir eş olarak vefakâr, sadık ve doğru yola ileten bir kadındı. Aynı zamanda sabır ve metaneti ile Resulullah’ın övgüsüne mazhar olmuştur…

Nisanur Dergisi ~ Rüveyda ÖNEN
Sayı: 26 ~ Ocak 2014

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
2
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim