Tayland’da Osmanlı mührü göründü


Osmanlı ile Tayland
Osmanlı ile Tayland
Osmanlı İmparatorluğu’nun hilafet, güç ve adaletini simgeleyen nişan, Bangkok’taki asırlık ıssız camiye nereden, nasıl geldi?

Dünyanın diğer ucunda, ıssız bir caminin kapısında ‘Osmanlı Devlet Nişanı’nın serlevha yapıldığını görseniz ne hissedersiniz? Hele de söz konusu ülke Budist ise… Evvela ecdadın 9 bin kilometre doğudaki Tayland ile nasıl bir diyalog kurduğunu düşünüyorsunuz. Ardından Osmanlı Devlet Nişanı’nın asırlık camiye neden takıldığını…

Başkent Bangkok’un Chaloen Krung yolu üzerindeki Bangrak mahallesinde bulunan tarihi Bang Uthit Camii, bu ülkede yaşayan Türklerin buluşma mekânlarından. Ana kapısının üstünde, bugün dahi tüm cazibesiyle duran Osmanlı Nişanı gurbetçileri mest ediyor haliyle. İş, gezi vesilesiyle yolu Tayland’da düşen Türklerin de ziyaret rotalarından biri cami. Bangkok’un meşhur gece pazarı Asiatique’ye yürüme mesafesinde olması, alışveriş için bölgeye gelen davetsiz misafirlerini de artırıyor haliyle.

1915’te inşa edilen Bang Uthit Camii’nin mimarisi, uzun ahşap kapıları, ahşap mimber ve süslemeleri Anadolu kültürünü yansıtıyor. Mihrabın hemen üstünde bulunan yaldızlı ay-yıldız figürü mekandaki Osmanlı havasını güçlendiriyor. Dış avlu duvarına asılan panoda da caminin Osmanlı ile bağlantısı, serlevha nişanı hikayesi anlatılıyor. Daha da ilginci aynı panoda caminin inşa edildiği döneme (1915) ait Osmanlı haritasına yer verilmesi… Harita eşliğinde Osmanlı İmparatorluğu’na dair bilgiler de sunuluyor. Camide karşılaştığımız bölge halkı Osmanlı bağını önemsediklerini, Türkiye’nin Bangkok Büyükelçisi Bülent Tulun başta olmak üzere ülkedeki Türk esnaf ve turistlerin ziyaretinden memnun olduklarını aktarıyor.

Medrese ve imareti de Aktif

Bir asırdır ezan sesinin hiç kesilmediği camideki Osmanlı izlerinin geçmişini Bang Uthit Cami Vakfı’nın Direktörü Mustafa Ongard’a soruyoruz. Nişanın caminin inşa edildiği ilk günden beri aynı yerde sergilendiğini, restorasyonlara rağmen özgün halinin korunduğunu aktarıyor: “Caminin ana kapısını süsleyen armanın Osmanlı nişanı olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla dönemin halifeliğini de temsil ediyor. Zira o dönemde halifelik Osmanlı’daydı. Dolayısıyla amblem bizim için çok kıymetli, ilk günkü gibi orijinalliğini koruyor. Zarar görmemesi için de çaba gösteriyoruz.”

Bang Uthit Camii, yapısı itibariyle de Osmanlı medreselerini anımsatıyor. Dikdörtgen formundaki caminin yanı başındaki 3 katlı külliyede (medresede) 200 öğrenci eğitim görüyor. 15 öğretmenin çalıştığı eğitim kurumunda öğrencilerin yemek dâhil tüm ihtiyaçları karşılanıyor. Medresenin girişindeki imarette çıkan günlük karavanadan bölgedeki ihtiyaç sahipleri de nasipleniyor. Bang Uthit Camii’nde Ramazan daha bir coşkulu geçiyor. Semtteki Müslümanlar iftarlarını camide kılınan akşam namazına müteakip birlikte açıyor. Ramazan boyunca imarette hazırlanan iftar yemeklerinin masraflarını da varlıklı işadamları üstleniyor.

70 milyonluk ülkede yaklaşık 6 milyon (nüfusun yüzde 8’i) Müslüman yaşıyor. Siyam Krallığı’ndan bugüne ülkede hoşgörü ve huzur içinde yaşayan Müslümanların yaklaşık 4 bin kadar camisi bulunuyor. Sadece Başkent Bangkok’takilerinin sayısı 400 civarında. Bunlardan bir bölümünün Osmanlı mimarisinden esinlenerek inşa edildiği, aynen Bang Uthit Camii’ndeki gibi duvarlarında ‘Osmanlı Devlet Nişanı’ serlevhalarının bulunduğu ifade ediliyor. Onlardan biri de Darül Abidin Camii. Ancak buradaki serlevha aradan geçen yıllarda kaybolmuş. Keskin hatlarla Osmanlı’yı yansıtan minaresi ilk günkü gibi ayakta. Osmanlı’nın yanında Hint, İran, Malay kültürünü yansıtan Müslüman ibadethaneleri de var Tayland’da.

Kasem Bundit Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Adis İdris Raksamani, Kral VI. Rama döneminde (1800’ler) Taylandlı Müslümanların ibadethanelerini Osmanlı mimarisinden esinlenerek inşa ettiğini söylüyor. Türklerin 1813’te Mekke’yi yeniden fethetmeleriyle mimari tarzlarını bu kutsal bölgeye taşıdıklarını, oradan da Mekke’den ilham alan dünyanın diğer Müslüman coğrafyalarına yayıldığını hatırlatıyor.

Geçen asırda Türkiye ile Tayland ilişkileri donmuş olsa da öncesinde oldukça aktifti. Uzakdoğu Müslümanlarını ‘Halife’ sıfatıyla sahiplenen Sultan II. Abdülhamid Han, onların haklarını koruyup-gözetmek amacıyla bölge liderleriyle temas halindeydi. Bu bağlamda Tayland Kralı V. Chulalongkorn ile de hususi dostluk kurmuştu. Sık sık mektuplaşıp hediyeleşen liderler, bölgedeki gelişmelere dair fikir teatisinde bulunuyordu. O yıllarda hanedan üyeleri karşılıklı ziyaretler de düzenliyordu. Sıkı ilişkiler patlak veren I. Dünya Savaşı’yla kesildi.

Büyükelçi Tulun sahip çıktı

Thai-Türk İşadamları Derneği Kültür İşleri Başkanı Engin Yaşmun, Osmanlı-Tayland ilişkilerinin sıcak olduğu dönemde (1800-1900 arası) Tayland Müslümanlarının da her fırsatta Halife II. Abdülhamid’e bağlılıklarını bildirdiğini aktarıyor. Cuma hutbelerinde Sultan II. Abdülhamid zikredilip sağlığı için dua edildiğini ifade ediyor: “II. Abdülhamid Han dünya Müslümanlarını hilafeti altında toplamaya çalışıyordu. Tayland Müslümanları ile de temastaydı. Elçilerle hediyeler gönderip bir gözlerini İstanbul’a çeviriyordu. O dönemde İstanbul’dan gönderilen Devlet-i Alî Nişanı çoğaltılarak yeni inşa edilen camilerin girişine asılıyordu. Böylece İstanbul’a, halifeye bağlılıklarını ikrar etmiş oluyorlardı. Osmanlı’nın çöküşü ve hilafetin son bulmasıyla İstanbul’a uzanan bağlar koptu, Osmanlı unutuldu. Dolayısıyla Bang Uthit Camii’ndeki nişan Taylandlı Müslümanların yanında biz Türkler için de önemli, kıymetli bir miras.”

2012 yaz kararnamesi ile Bangkok’a atanan Büyükelçi Osman Bülent Tulun’un ilk ziyaret ettiği yerlerden biri Bang Uthit Camii olmuş. Cami ve külliyesinin şartlarını inceleyip notlar çıkarmış. Tulun, mekanın şartlarının iyileştirilmesi ve faaliyetlerine maddi destek için Ankara ile temasa geçeceğini söylüyor: “TİKA, Diyanet Vakfı gibi kurumlarımızla temasa geçip bu kıymetli mekâna yardım yapılmasını isteyeceğim. Türk turistlerin fazlaca tercih ettiği başkentlerden biri Bangkok. Ancak Bang Uthit Camii pek bilinmiyor. Farkındalık oluşturmaya dönük çalışmalarımız var. Büyükelçiliğimiz imkanları ölçüsünde kıymetli mekana sahip çıkmaya çalışıyor.”

İranlıların ülkedeki eski mescitleri sahiplenmeye çalıştığı düşünüldüğünde Ankara’nın her yönüyle Osmanlı’yı temsil eden Bang Uthit Camii’ne sahip çıkması gerekiyor. Ziyaret eden Türklerin bıraktığı yardımlarla o mekan çok fazla ayakta tutulamaz.

NİŞANA SON HALİNİ II. ABDÜLHAMİD VERMİŞTİ

Osmanlı Devlet Nişanı, 19. yüzyılda Avrupa etkisiyle oluşturuldu. Öncesinde devlet işlerinde padişah tuğraları kullanıyordu. Nişana en son 1882’de Sultan II. Abdülhamid müdahale edip halifelik vurgusunu artırdı. Kırmızı zemin üzerine ay-yıldızlı bayrak Osmanoğlu’nu, yeşil zemindeki ay-yıldızlı bayrak ise halifeliği simgeliyor. Terazi adaleti, terazinin altındaki kitaplar adaletin beslendiği kanunnameler ile Kuran-ı Kerim’i temsil ediyor.

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
2
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim