Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez(imiş)!


ŞEHİTLER
ŞEHİTLER

Ben cümlelerime son zamanlardaki artan şehit sayısından yola çıkarak aklıma takılan bir meseleyi anlatmaya çalışacağım. Şehitliğin neresine takılıyorsun diye bana sitem edebilirsiniz ama biraz sonra açıklayacaklarımı okuduktan sonra bana hak vereceğinizi umuyorum.

Öncelikle biliyoruz ki; şehitler ölmez, bilakis onlar hayatta olup, Rab’lerinin katında yaşarlar, rızıklanırlar.(Ali İmran/169) Sizlere şehit kelimesinin anlamını farklı şekillerde anlamak istiyorum. Şehit denildiği zaman vatansever bir vatandaşımızın vazife başındayken vefat ettiği, ancak beraberin de yakınlarının da yaralandığını ve ellerinden bir şey gelmediğini düşünebilirsiniz. Şehit denildiği zaman bazen sadece Türk bayrağına sarılı bir tabutun, marşlar söylenerek omuzlarda götürülüp, kısa bir süre sonra unutulunca işte o zaman zarar gördüğünü, Türkiye’de gündemin bir anda değişmesinden dolayı en ufak bir olayın bile şehitlerimizin önüne geçtiğini görebilirsiniz. İşte tam anlamıyla şehitlerin bu dünyadan göç etmesi bütün olanları unuttuğumuz zaman gerçekleşeceğini en az benim kadar sizlerde biliyorsunuz. Maalesef ki ülkemizin önde gelenleri tarafından terörist başının bir misafir gibi beslendiğini görüp de, şehit sayılarının artması içimizi acıtmaktadır.

Şehit denildiği zaman maalesef benim aklıma sadece ülkesini korur iken, yıllardır kanımızı emen şerefsizler ile çatışırken vefat ettikleri gelmiyor. Şehit denildiği zaman timsah gözyaşları, şehit denildiği zaman 2-3 gün süren korna sesleri, şehit denildiği zaman 4-5 gün süren yürüyüşler ve sonrasında bir daha hatırlanmayacak şekilde unutulup giden kardeşlerim geliyor! Geriye kalan ise bu şehidimizi gerçekten seven arkadaş ve yakınları oluyor…

Şehitlerimizin unutulmaması için, birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenlerin timsah gözyaşlarına aldanmamamız için bu durumu sizlere hatırlatmak istedim. Şehitlerimizin yakınlarına ALLAH sabır versin. İçimizde ki hainleri ülkemizden def’etsin. Gerçek vatan severlerimizin sirkilenerek çalışkan olmasını, zeki olmasını, uyanık olmasını ve imanlı olmamızı ALLAH’tan niyaz ederim. (Amin)

Şehitler ölmez vatan bölünmez sloganı sadece pohpohlama, onun gücünü yenileme ve ona yapacağı kabadayılıklar için destek olma aracıdır. Bu slogan için nefesini tüketerek var gücü ile haykıran birisi asıl sorundur. Çünkü içindeki hırsı, tatminsizliği, biat altında kifayetsiz-şartsız emre tabi olmaktan doğan nefreti ve iktidara asla ses çıkarmadığından ve zihninde ateş topu gibi biriken şiddeti törpülemek için, fakat bunu neden yaptığından habersiz kitleler tarafından savrulan bir birlik sloganıdır. Artık bu sloganı atarken bir kez daha düşünün derim.

Bu ülkenin kolay kazanılmadığını, bu ülke için bu güne kadar kaç milyon şehit verildiğini hepimiz biliyoruz. Şimdi size soruyorum: “Sizin vatanınız neresi?” Bu soru bana yöneltilmiş olsa idi hiç düşünmeden “Türkçe’nin konuşulduğu her yer” derdim. Şimdi diyeceksiniz ki konumuz şehitler idi ne ara dilimize geldi. Aslında hiç yakın görülmese de bu iki konu birbiri ile bağlantılıdır. Askerlerimiz bu ülkeyi bayrağımız dalgalansın, ezanlarımız susmasın, Türkçe’miz –ana dilimiz- konuşulsun ve bizlere zarar gelmesin diye koruyor desem eminim anlamışsınızdır bu iki konunun bağlantı noktasını. Adı üstünde ‘’anadil’’ Benim şuan da size seslendiğim, en temel sevgi sözcüklerini ilk kez duyduğumuz dil… Türkçe! Nasıl burun kıvırabilirsiniz ki! Türkçe, sizi var eden bir organınız gibi! Kendinizi düşünmüyor iseniz evlatlarımızı düşünün!

Yazımın sonlarına gelmek üzere olduğum şu satırlarımda Ziya Gökalp’in sözlerini paylaşmak istiyorum:

‘‘Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan.’’

Türklük gerçeklere dört elle sarılır iken biraz da düş görmektir. ‘’Amerikan rüyası’’ diyerek tüm dünyaya meydan okuyanlar bir millet bile değil iken, Türklük-Turan neden bir ütopya olsun. Birileri hala bizim ülkemiz üzerine düşler görüyor. Bölmek istiyor parsel parsel. Küçük beyliklere dönüştürmeye, vilayetleri eyalet yapmaya çalışıyor. Neden bir Türklük-Turan rüyası olmasın? Neden?

Bence artık bizimde büyük hayaller kurmamızın zamanı geldi. Hayalleri sadece hayal olsun diye değil, gerçekleştirmek için kurduğumuz hayallere. Büyük hedefler olacak ki hayaller, gerçekleştirmesi kolay olsun. Mesela Osmanlı’nın son dönemlerindeki kaostan çıkarak tam bağımsız bir Türk devleti kurmak öyle büyük bir hayaldi ki bunu ancak büyük bir önder yapabilirdi: Mustafa Kemal. Bir kahramandı ve büyük bir hayali gerçekleştirdi. İşte bizim de hayallerimiz gerçek olsun. Belki şuanda Mustafa Kemal gibi büyük bir öncü önder yok ama birlik olduktan sonra her şeyin üstesinden gelinir. Türk birliği kurulsun ki hayaller gerçek olsun. Türk birliği kurulsun ki ülke daha güçlü olsun. Türk birliği kurulsun ki analar artık ağlamasın. Avrupa birliği değil Türk birliği! Artık sıkkınlık vermeden ve lafı daha fazla uzatmadan diyorum ki:

‘‘Türk’e oynanan oyun hep bölmektir.
Türk’ün çıkış yolu ise birleşmek…’’

Birleşelim, birleşelim, birleşelim.

Furkan SALCAN

KAYNAKÇA:
1-
eksisozluk.com
2- edebiyatogretmeni.net
3- Serap Yeşiltuna, Atatürkçü Bir Anneden Türk Çocuklarına Mektuplar, 2015.
4- turkcetarih.com

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
6
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
3
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim