Roma medeniyeti için zaman, mevsimlerin döngüsünden ibaret değildir. Antik tanrılarıyla kurdukları ilişkinin toplumsal kimliğe yansımasıdır. Fasti olarak adlandırılan Roma takvimi, kaostan düzene geçişi simgeleyen, tarımsal döngü ile askeri başarıları kutsal bir potada eriten karmaşık festivalleri ifade etmektedir. Bu takvime göre, festivaller öylesine kutlanan bir eğlence değildir. Aksine bu kutlamalar, Roma’nın hiyerarşik yapısını pekiştirirken ve en alt tabakadan imparatora kadar herkesi ortak bir noktada buluşturan etkinliklerdir. İşte Roma döneminde her yıl içerisinde heyecanla kutlanan o festivaller… Keyifli okumalar!
1. Lanuarius Kalendae Festivali

Roma’nın iki yüzlü tanrısı Janus’a adanan Kalendae Festivali, toplumu eşitleyen ve birleştiren bir festivaldir. Roma halkı için Janus, tüm başlangıçların ve geçişlerin koruyucusu olarak tanımlanırdı. Bu dönemde Romalılar, yeni yılın getireceği talihin ilk olaylarını gözlemler ve birbirlerine tatlı yiyecekler ile incir ikram ederlerdi. Bunun amacı, yılın diğer zamanlarında da hayatın tatlı ve sorunsuz geçmesini istemeleriydi. Devlet görevlilerinin, özellikle de konsüllerin göreve başlama törenleri bu tarihe denk getirilir; siyasi otorite ile dini meşruiyet birbirine karışırdı. Roma halkı bu düzene ayak uydurur ve dileklerini, dualarını yaparlardı. Böylece Lanuarius Kalendae Festivali yenileşmenin simgesi haline gelmişti.
2. Parentalia Festivali

Şubat ayında kutlanan Parentalia, Roma’nın aile birimine ve ecdat ruhlarına gösterdikleri saygı ve özlemi anlatan en huzurlu kutlamalardan birisiydi. Romalılar ölmüş ailelerine ve akrabalarına saygı duyarak onların öteki alemde rahat yaşamaları için mezarlarını ziyaret ederdi. Mezarlarını ziyaret ederek buraya şarap, tuzlu tahıllar ve çiçekler bırakılırdı. Sadece ziyaret etmekle kalmayıp 9 gün süren festival boyunca tüm resmî kurumlarını da kapatırlardı. Bunun ölen ruhlara karşı hürmetli bir davranış olduğunu düşünürlerdi. Bu ritüelin temel amacı, yeraltı dünyasındaki ruhların huzurunu sağlayarak, onların yaşayan aile üyeleri üzerindeki koruyucu etkisini sürdürmelerini garanti altına almaktı.
3. Lupercalia Festivali

Roma’nın en katı ve gizemli festivallerinden biri olan Lupercalia, her yıl 15 Şubat’ta Palatinus Tepesi’nde kutsal kabul edilen mağarada başlardı. Roma döneminde var olan yıl içerisinde kutlanan festivaller arasında saydığımız bu etkinlik, oldukça ilginçtir. Mitolojiye göre bu mağarada Roma’yı kuran Romulus ve Remos’un bir dişi kurt tarafından emzirilmesine dayanan şenlik, bereketi ve doğurganlığı temsil ederdi. Bu festivalde Romalı genç erkekler kurban edilen keçilerin derilerinden yapılan kayışlarla sokaklarda koşturarak genç kadınlara vururlardı. Dışarıdan bakıldığında sert görünen bu inanış, tarımsal verimliliğin artmasını ve kadınların doğurganlığını simgeleyen bir eylemdi.
4. Liberalia Festivali

Her yıl mart ayında, şarap ve özgürlük tanrısı olan Liber Pater adına kutlanmaya başlanmıştı. Liber Pater, özgürlüğü simgeleyen bereket tanrısı olarak kabul edilirdi. Liberalia, özellikle genç Romalı erkekler için hayati bir öneme sahipti. Bu festivalde, çocukluk giysileri çıkartılır onun yerine yetişkinlerin giydiği saf beyaz elbiseler giyilirdi. Roma döneminde yıl içerisinde kutlanan eğlenceli festivaller arasında ergenlikten yetişkinliğe geçme dönemini ifade eden en coşkulu etkinliklerden biridir. Saatlerce halk bir arada iken yemekler yenir, şaraplar içilir ve eğlenilirdi. Bahar ayının da kutlanmasıyla birlikte toplumun geleceği için iyi dileklerde bulunulurdu. Toplumsal birlik ve beraberlik duygusuyla özgürlüğün ve yaşam sevincinin paylaşıldığı bir şenlik olurdu.
5. Cerealia Festivali

Tahıl tanrıçası Ceres onuruna hazırlanan bu festival, Roma’nın iaşe güvenliğini ve hasadın bereketini temsil etmekteydi. Özellikle şehir büyüdükçe artan nüfus problemiyle birlikte kıtlık sorunları için halk bir araya gelip tahıl tanrıçasına dualar ederdi. Sadece dualarla sınırlandırmazlar, insanlar şenlensin diye tiyatrolar ve at yarışları da düzenlenirdi. İnsanlar beyaz elbiseler giyer, tanrı adına hayvanlar kurban ederlerdi. Bunun tanrıyı onurlandıracağına inanırlardı. Böylece halk zengin-fakir demeden bir arada olur ve eşitlik kısa bir süre de olsa sağlanırdı. Bu günlerde şehir adeta ortak bir umut etrafında toplanırdı. Herkes toprağın yine bol ürün vermesini ve yılın kıtlık olmadan geçmesini dilerdi.
6. Floralia Festivali

Nisan sonu ve mayıs başında çiçeklerin ve baharın tanrıçası Flora’yı onurlandırmak için kutlanırdı. Roma’nın en renkli ve eğlenceli festivallerinden biriydi. Baharın gelişi halk tarafından kutlanır günlerce birlikte eğlenirlerdi. Diğer festivallere göre bu aylarda kurallar biraz daha gevşerdi. Festival boyunca tiyatrolar, oyunlar ve sokak gösterileri de düzenlenir, herkes hem eğlenir hem de baharın coşkusunu paylaşırdı. İnsanlar olabildiğince renkli kıyafetlerini giyer sokaklara çıkardı. Ellerinde çiçek tohumlarıyla dolaşır insanların üzerlerine serpiştirirlerdi. Bu genelde doğanın canlanışını simgelerdi. Roma’da katı düzen içerisinde böyle ayların gelmesi halk tarafından sabırsızlıkla beklenir, biraz olsa da dertler unutulurdu.
7. Vestalia Festivali

Her yıl haziran ayında, devletin ve evin koruyucusu Vesta onuruna düzenlenen bir festivaldi. Halk törenlerde, yalınayak gezerek ibadet eder, ev yapımı yemeklerden misafirlerine ikram ederlerdi. Fırıncıların ve değirmencilerin yardımcısı olan Vesta için eşekler çiçeklerle süslenir, özellikle ekmeğin kutsallığı vurgulanırdı. Halk, Vesta ateşinin sönmemesinin Roma’nın yıkılmayacağı inancıyla eşdeğer olduğunu düşünürdü. Bu sebepten ateşe ayrı bir önem verilirdi ve korunurdu. Sakinlik içerisinde kutlanan bu festivalde insanlar bir araya gelerek birlik ve beraberliğin simgesi olarak düzenlerdi. Bireyin topluma olan sorumluluk duygusu pekişir ve onlarla yakından bağ kurması sağlanırdı.
8. Consualia Festivali

Ağustos ve aralık aylarında yılda iki kez kutlanan Consualia festivali, yer altındaki tahıl ambarlarının koruyucusu Consus onuruna düzenlenirdi. Bu festival, hasat edilen ürünlerin güvenli bir şekilde depolanmasını sağardı. Roma efsanelerine göre komşu devletlerden kadınların kaçırılması olayı da bir Consualia sırasında yaşanmıştır. Bu yüzden festival Roma’nın kuruluş hikâyeleriyle de bağlantılıdır. Bunun yanında kadınlar, barışçıl bir rol üstlenerek Roma ile Sabinler’in birleşmesini sağlamıştı. Kutlamalar sırasında binek hayvanları dinlendirilir, üzerlerine çiçekli taçlar takılırdı. Consualia, hem tarımsal bereketin korunmasına teşekkürlerini sunma hem de toplumun üretkenliğini ve düzenini hatırlatma amacı taşıyan eski bir gelenekti.
9. Terminalia Festivali

Roma’da mülkiyet sınırlarını belirleyen tanrı Terminus onuruna her yıl şubat ayının sonunda kutlanırdı. Roma hukukunun ve toplumsal düzenin temelini oluşturan mülkiyet kavramı, bu şenliklerle beraber dini bir boyut da kazanırdı. Sınır komşuları her yıl bir araya gelerek ortak kurbanlar sunar ve sınır güvenliği hakkında birbirlerine söz verirlerdi. Bu sözler kutlamalarla süslenir; ortak noktada buluşan insanlar, birbirine dualar ederdi. Aynı zamanda kendi ülkelerine de hizmet ettiklerini düşünürlerdi. Roma ülkesi genişledikçe, Terminus sadece tarlaların değil, imparatorluğun genişleyen sınırlarının da koruyucusu haline gelmiştir. Böylece yerel bir tarım ayini küresel bir egemenlik sembolüne dönüşmüştür.
10. Saturnalia Festivali

Antik Roma festivallerinden biri olan Saturnalia, aralık ayında kutlanan Roma takviminin her zaman en ünlü ve beklenen şenliği olmuştur. Tarım tanrısı Saturnus onuruna düzenlenen bu festival, toplumsal hiyerarşiyi geçici olarak askıya alan bir etkinlikti. Bununla birlikte halk ve yöneticiler kısa sürede olsa bir arada yer içer ve eğlenirdi. Hatta köleler bile bu festivalde yer edinir, bir günlük zengin rolü oynayabilirdi. Ağaçlar ve caddeler süslenir; halk, arkadaşlarıyla hediyeleşirdi. Yeni yılı da kapsayan bu şenlikler hem geçmiş yılın sıkıntılarından uzaklaşmayı hem de yeni yıla umut ve neşe içinde başlamayı simgeliyordu. İnsanlar, bu dönemde dostluklarını pekiştirip şehrin neşesini sokaklarda yaşardı.