Plotinus ve Aşk Kavramı


Plotinus Aşk Kavramı
Plotinus Aşk Kavramı

Plotinus, M.S. 205 yılında doğmuş ve Helenistik dönemle birlikte bizlere Platon’un öğretilerinin ulaşmasına sebep olmuş bir Yeni Platonculuk filozofudur. Yeni Platonculuk bizim kültürümüzde daha çok Yeni Eflatunculuk olarak anılmaktadır. Platon ve Aristoteles’in fikriyatını, felsefi sistemlerini birleştirerek eklektik bir yapıyla fakat yeni bir solukla kendi Bir öğretisinin ortaya koymuştur. Bir yani Alemin yaratılışını Mutlak İyi, Mutlak Güzel, Mutlak Bir gibi de ifade edilen Tanrı manasında ele almıştır. Bir’den Bir çıkar, düsturuyla beraber çıkma, taşma daha doğrusun südur ve temaşa ile Tanrı’dan alem südur etmiştir. Tıpkı Güneş’in ışığını yayıp kendisinden hiçbir şey kaybetmeyişi gibi…

Südur Teoremi denilen bu öğreti özellikle İslam Felsefesinde yerini almış ve Farabi, İbn Sina gibi değerli filozofların “alemin yaratılışını”, Kur’an ışığında yeniden yorumlamış ve eserleriyle birlikte bu düşünceyi destekleyici argümanlarla günümüze kadar ulaştırmışlardır. Bu Varlık ile ilgili problemleri bir kenara bırakıp Plotinus’a geri dönelim.

Plotinus, hem Südur teorisini hem de ahlak anlayışını Aşk kavramı üzerinden oluşturmuştur. Yani Aşk ve beraberinde gelen ruhun arındırılması ile Bir’e ulaşma… Plotinus, aşk’ı birlikten çokluğa, çokluktan tekrar birliğe götüren yol olarak görmektedir. Tanrı’nın hem Aşk hem Aşık hem de Aşık olunan olarak temaşa edip varlıklar alemini yaratmasıyla, varlıkların özünden gelen bu aşkı bulup onunla birlikte hakiki varlığı hatırlaması gerekmektedir. Bunun için önce dünyayı seyreylemesi, düşünmesi, güzel’i keşfetmesi ve özüne indirgemesi gerekir. Çünkü Aşık (Ruh), alemdeki güzelliği fark ettikçe onun Mutlak Güzel’den ve Mutlak İyi’den yayıldığını fark edecektir. Ruh, yolculuğuna dünya ile birlikte başlamıştır. Önce kötülükten, haz ve arzulardan arındırılması gerekmektedir. Sonra dünyayı seyreyleyip diyalektiğe yani akıl yürütmeye ve argümanlar üretmeye başlayacak, daha sonra ise sezgisel bilgisiyle aydınlanma safhasına ulaşacaktır. İşte bu dünyevi Aşk’tır. Bu süreçleri aştıkça İlahi Aşk’ın farkına varır ve Bir’e duyduğu aşk ile acılarını dindirerek, maddeden ve azaptan kurtulur.

Plotinus’un Aşk Kuramını öğrendikçe Yunus Emre, Mevlana, Beyazıt-ı Bistami aklıma geliyor. İslam felsefesinde ve tasavvufta da Aşk en kıymetli en dolu kavramlardan biri değil midir? Ve daha nice alim, yazar, şair, filozof, sufi Aşk ile Varlığı birbirinden ayırmıyor.

Bir aşık olarak doğmuş insanlar, aynı zamanda doğaları gereği filozofturlar. Aşığın özelliği güzellik karşısında doğum sancılarına benzer bir şey duymasıdır. O, bedensel güzellikle yetinmez; erdem, bilgi, kurumlar, yasa ve gelenek gibi ruhun güzelliklerine sığınmak ve buradan bir adım daha ileri atarak ruhtaki bu güzelliğin kaynağına ulaşmak ister.

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
24
Beğen
Mutlu Mutlu
14
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
8
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
2
İlginç
Melike Özcan
Anadolu Üniversitesi, Felsefe Bölümü ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü(AÖF) mezunu; Gazi Üniversitesi, Türk-İslam Felsefesi Bölümü’nde Yüksek Lisans öğrencisiyim. “Yunus Emre ve İslam Felsefesi’nde Varlık ve Aşk” üzerine çalışmaktayım...
İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim