Necip Fazıl Kısakürek ~ Geçilmez

1 dk okuma süresi


8
9 Paylaşım, 8 puan

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fani lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalık boğazlarda yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhava;
Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O’nda şifresi;
İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez!

Necip Fazıl Kısakürek Geçilmez Şiiri / 1983


Nasıl Tepki Verirdiniz?

Beğen Beğen
21
Beğen
Mutlu Mutlu
9
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
4
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç

dergiCE üyeleri ne diyor?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu?
    Kıymetli malı olanlar bağırmaz.
    Pazarcı bağırır da kuyumcu bağırmaz.
    Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz. İnsan bağırırken düşünemez.
    Düşünemeyenler ise hep kavga içindedir.
    İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkulur…