‘Modern Estetik’ Kıskacında Kadın


ESTETİK
ESTETİK

Allah, insanı ve etrafında bulunan bütün varlıkları gönle huzur veren bir dizayn, kalbe hoş gelen bir güzellik ve ahenk içerisinde şekillendirmiştir. İnsana yüklenen estetik duyarlılık, çevresinde bulunan her türlü güzellik karşısında hayranlık uyandırıyor. Bundan dolayı Rabbimiz yaratmış olduğu bütün varlıklardaki süse ve estetiğe dikkat çekerek cennetin bu dünyanın ötesinde bir zarafete sahip olduğunun müjdesini vermektedir.

“Ahirette Müslümanlara vaad edilen cennet ise göz kamaştırıcı güzelliktedir; gözlerinin hoşlanacağı ne varsa oradadır.” (Zuhruf / 71)

Estetik duyarlılık, göze gelen bütün güzelliklere karşı gösterilen hassasiyettir. Bu nedenle insanoğluna yüklenmiş bu duyarlılık, yaradılıştaki harika sanatı göz önüne sermektedir.

Yaratılmış bütün eşyaların güzelliğini ortaya çıkarma vasfına sahip olan es-Sani’, sanatın insan hayatında şekillendirici bir role sahip olduğuna dikkat çekmektedir. Bütün güzelliğin ve sanatın gerçek sahibi olan yaratıcı, insanoğlunu en güzel bir sanatla yaratmış, kendisinde ve yaşam alanında dizayn edilmiş incelikleri fark edecek bir hassasiyetle donatmıştır. Efendimiz(SAV)’in buyurduğu gibi “Allah güzeldir; güzel olanı sever”. Bu nokta Müslümanları yaşamları boyunca güzelliklere talip kılmıştır.

Hiç şüphesiz ki İslam dini, temizliğin ve düzenin en büyük öğreticisidir ve bu öğreti kadın erkek, yaşlı genç herkesin uygulamakla güzelleşeceği ve mutlu olacağı bir vesiledir. Yalnız burada bizlerin de üzerinde duracağımız husus kadınların giyim kuşam ve sosyal hayatta estetik güzellik ve süslenme konusundaki gidişatıdır.

Bazı hassasiyetler kadında daha yoğun yaşanabiliyor. Bunlardan biri kadının fiziksel ve ruhsal yapısıyla dışa yansıyan bakım, güzellik ve estetik duyarlılıktaki hassasiyetidir. Kadınları bu yönüyle cennetine meftun kılacak şu ayet, kadınların estetik ruhlarını, rablerinin daha ziyade tanıdığını göstermektedir.

“Orada yaslanılacak koltuklar, ipekli elbiseler, gümüş kaplar, billur kâseler, zencefil karışımı kâseler, atlastan elbiseler, bilezikler vardır; ne yana bakarsan bak ulu bir saltanat görürsün.” (İnsan / 11-22)

İslam dininde, böylesi güzelliklere duyarlı olan ve kendisine incelik ve zariflik bahşedilen kadının süslenmesi, giyim ve kuşamında estetiği ön plana çıkarması esasen serbest ve mübah olan temel kurallar olmakla birlikte, insanların zaaf ve temayüllerinin sapma noktasına varmaması, dışarı çıktığı vakit toplumsal bünyenin bozulmasını önlemek maksadıyla süslenme ile ilgili bazı temel ölçüler ve kısıtlamalar getirilmiştir…

“Evlerinizde vakarla oturun. Eski cahiliye kadınlarının teberrücü gibi teberrüc yapmayın.” (Ahzap / 33)

“Kadınlardan evliliği ummayıp da oturmakta olanlar teberrüc yapmaksızın dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir sakınca yoktur. Yine de iffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.” (Nur / 60)

Teberrüc; kadının giyimi, üzerinde taşıdığı süsü ve çekiciliği ile kendisini insanlara sunması olarak tanımlanır. Burada kendisini sunmaktan kasıt karşı cinsi tahrik edecek renk ve şekillerin üzerinde bulunması ile karşı bakışları üzerine çekip kendisinden faydalanılması arzusudur.

Cenabı Allah’ın emirlerinde yasaklanan teberrüc dört şekildedir:
1) Kadının yüzünü ve vücudunu, cazibesini insanlar önünde göstermemesi,
2) Takılarının ve elbiselerinin süsünü başkalarına göstermemesi,
3) Yürüyüşü, endam ve işvesiyle dikkat çekip kendini ortaya koymaması,
4) Sözü çekici kılıp başkalarının kalbine kötü niyet ekmemesi.

Nitekim yukarıdaki ayetler, örtü ayeti indikten sonra Müslüman kadınların kalbî kirlerden arınıp toplum içerisine çıktığında yürüyüşüyle, görünümüyle iffet ve hayâyı simgelemeleri için nazil olmuştur.

Günümüze baktığımızda kadınların lüks, pahalı ve çekici görünme hırsları sadece giyim ve kuşamlarında kalmayıp, ev dizaynından mutfak harcamalarına her türlü tüketimde kendini göstermektedir. Modern çağda(!) estetik kültürü adıyla kadınlar, düzen ve temizliği adeta bir yarış pistine çevirmiştir. Müslüman kadınların dahi israf ve gösterişte vardığı nokta maalesef ki haddi hesabı olmayan bir hal almıştır. Toplumsal dayanışmada ve davetçi rolünde olan Müslüman kadınların kıyafet ve aksesuarlarındaki marka ve kalite takıntıları, birbirlerine bakarak giyinmiş oldukları israf kokan giysileri, orta seviyedeki insanların onlarla biraraya gelmek istemeyişlerine sebep olmaktadır. Ev dizaynlarındaki lüks koltuklar, pahalı yemek takımları, çeşitli yemek ve pasta çeşitleriyle israf kokan sofraları, yine bu sınıf insanların kendi mütevazı evlerinde, ihlas kokan sofralarında misafir ağırlamaktan çekinmelerine ve kendilerini sürekli düşük görüp belki de eşleriyle çekişip maddi problemlere sebebiyet vermektedir.

Maalesef ki batı kültürünü estetik kültür olarak anlayıp uyguladığımız günden beri gösteriş ve riyayı da kendi aramızda örnek olma hasleti olarak görmeye başladık. Oysa Müslüman kadınların estetik anlayışı her zaman sadelik ve tevazu kokan bir giyim ve süslenme olmalı. Evleri, gelen misafirleri imrendirecek kendisini düşük gösterecek bir lükste olmayıp, gücü nispetinde ihtiyacını, rahatını karşılayacak, gelen misafirinde içine huzuru verecek bir tarzda donatılmalıdır. Süs ve ziyneti kadına helal kılan bir dinin peygamberi, dünya ziynetlerini isteyen eşlerine “sizler cennet ziynetlerini ve ipeklerini istiyorsanız, onları bu dünyada istemeyiniz” derdi.

“Gericilik”, “çağ dışı” kavramlarıyla ürkütülüp özden kopuşu yaşayan kadın, günümüzde modernizasyona uğratılıp post modernizm safsatasıyla aldatılmıştır. Bugün feminizmin ve kapitalizmin kıskacında, özgür yaşama, özgür harcama düşüncesiyle üzerinde en çok rant elde edilen yine kadındır. Kadın kendisinde bulunan ruhsal ve duygusal özellikleri kontrole almadığında, belli sınır ve çerçevede tatmin yoluna gitmediğinde, eğitim ve bilinçten de mahrum ise, ‘giyimde ve süslenmede özgürlük’, ‘alışverişte özgürlük’ derken, toplumun bozulmasında başvurulan ilk tuzak olarak kullanılmaktadır.

Bu kadar albenili sözler, iltifatlar ve gösterişlerin altında yatan tuzakların farkına varıp da sömürüldüğünü öğrenmek kadınlar için bir infilaka sebep olur. Bu nedenle bütün bu uygulamaların ardında bir uyutma politikası olarak reklamlar, filmler, diziler devreye sokulmaktadır…

Kâinattaki var edilen güzellik ve estetiğin özüne her baktığımızda huzur bulmamızın sebebi alışkın olduğumuz çimenin yeşil, gökyüzünün mavi, suyun berrak olmasıdır… Tabiatı bozulmuş siyah su, kırmızı gökyüzü ve mavi çimenler ne kadar itici ve kalbi daraltan bir görünüme sahipse tabiatı bozulmuş, çağdaş, modern görünüm adıyla özünden uzaklaştırılan insanlar da hem kendi dünyalarında hem insanların nazarında aynı iticiliğe sahiptir.

Rabbim bizleri öz değerlerimizden ayırmasın. Kıyamete kadar gelecek neslimizin de bizler için örneklik teşkil eden hanım sahabeler ve İslam önderlerinin izini sürdürerek asrın aldatmacasından muhafaza etsin.

Nisanur Dergisi ~ Esra Sivi TÜRK
Sayı: 42 ~ Mayıs 2015

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
2
Üzgün
Olamaz Olamaz
1
Olamaz
Kızgın Kızgın
4
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim