Mevlana ve Şems: İki Okyanusun Ayrılık Hikayesi


Mevlana ve Şems Ayrılık Hikayesi
Mevlana ve Şems Ayrılık Hikayesi

Mevlana Celaleddin-i Rumi, Horosan ülkesinin Belh şehrinde doğmuş daha sonra Bağdat, Şam ve Niğde’den geçerek Konya’ya göç etmiş bir mutasavvıftır. Şems-i Tebrizi, Tebriz’de dünyaya gelmiş ve dinin güneşi lakabıyla da bilinen “Şemseddin”, diyar diyar dolaşarak dost arayışı içinde olan bir derviştir. Ve sonunda aradığı dostunu Konya’da bulur, aradığı Mevlana’dır.

Mevlana ve Şems; iki gönül dostu, iki Hak aşığıdır. 3 yıl süren dostluklarında Şems, Mevlana’ya hocalık yapmış ve Mevlana’nın dünyada hoşgörü temsilcisi olmasını sağlayacak düşünce dünyasına yeni ufuklar açmıştır. Mevlana ile Şems sohbet edip düşünce alemine dalar saatlerce, hatta günlerce baş başa vakit geçirirken; bu durumdan haz etmeyen ve kıskançlık besleyenler Şems’i kıracak dedikodular yaymaya başlar. Şems bu yüzden aniden ortadan kaybolur. Maalesef ki, iki gönül insanı arasındaki İlahi aşka kavuşturan bu muhabbeti anlayamayanlar ayrılıklarına sebep olurlar. Ayrı geçirdikleri süre zarfınca Mevlana çok üzgündür, döne döne şiirler okuyup acı çekmektedir. Onun yaşadığı bu üzüntüyü yazdığı şiirler yoluyla da anlayabiliyoruz.

Mevlana’dan “ETME” şiiri ve buna karşılık Şems’ten “BIRAKMIYORUM Kİ”. Evet, ayrılıklarının acısını anlatan iki büyük şiirdir.

“Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.” diyor Mevlana ve Şems’i her yerde arayıp duruyor. Şems’in yalandan geldiği haberini verenlere bile sevincinden üstünde değerli ne varsa veriyor. Yalanına bile sevincinden her şeyi verecekken gerçeğine canımı veririm diyor.

Şems ise “Bırakmıyorum ki” şiiriyle karşılık veriyor. Bu şiirde hayal edilemeyecek bir sevgi ve bağlılık var, şiir aynı zamanda tüm insanlığa, aşka dair öğütler içeriyor.

“Bırakmıyorum ki;
Gönülden düşünce olasın, istemiyorum ki;
Gözlerde değersiz kalasın
Seni canımda saklıyorum; gözümde gönlümde değil.
Ta ki son nefesime kadar bana yar olasın.

Mevlana’nın Şems’in gidişinden sonra ne kadar sıkıntılı olduğunu anlatan bir dize daha… O giderken Mevlana alt üst olmuş, kalbinde Allah aşkını tutuşturan dostu olmadan bir daha aydınlık günlerin gelmeyeceğini düşünmüştür. İşte o dizeler..

Ey ay, felek harap olmuş, alt üst olmuş senin için…
Bizi öyle harap, öyle ziyan ediyorsun, etme.

Şems’in durumu da farksız sayılmazdı. Şems de gönlünden dökülen bu dizelerle anlatıyor halini…

Hüzün ki en çok yakışandır aşıklara
Yandık, Yakıldık;
Ama hüzünden yana asla yakınmadık
Ne de olsa biz mahsun
Bir Peygamber’in ümmeti değil miyiz?
Hüzün taze tutar aşk yarasını
Yaramdan da hoşum, yarimden de
Heyhat !
Mum gibi erimiyorsa insan,
“Yanıyorum” dememeli;
Yanmaktan korkuyorsa kişi,
“Aşk kapısı”ndan girmemeli
Ya “Kor Yürekli” olmalı insan
Ya da kor barındıracak “Yürekli”

Mevlana ve Şems arasındaki muhabbet ve ayrılık, bize nice güzel şiirler kazandırmış, onların birbirine ve İlahi aşka olan bağlılıkları sayesinde tasavvuf edebiyatının yegane örnekleri ortaya çıkmıştır. Mevlana’nın sözüyle “Hamdım, piştim, yandım.” O yandıkça, yüreği insanlığa yeni ufuklar açacak düşünceler ve duygular kazandırmıştır.

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
20
Beğen
Mutlu Mutlu
11
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
6
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
3
İlginç
Şeyma Yücel
İstanbul'da Türkçe Öğretmeni olarak görev yapmaktayım. İki güzel prensesim var ve hem anne hem öğretmen olarak hayata güzellik katma adına çalışıyorum. Gaziantep Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümü 2009 mezunuyum.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim