Mekan ve Mimari Üzerinden Medeniyet

1 dk okuma süresi


2
8 Paylaşım, 2 puan
Mimari
Mimari

Doğanın nesnesi, kültürün öznesiydi şehir.
(Aldo Rossi)

Medeniyetin İmgesi: Kent
Yirmi birinci yüzyılın en önemli sosyo-ekonomik olgusu olarak kabul edilen kentler, küreselleşme süreci ve yaşanan hızlı değişimler nedeniyle pek çok disiplinin temel araştırma nesnelerinden birisi olmuştur. Bu süreçte kentle beraber anılan mekân olgusu da beşeri coğrafyanın gelişme sürecinin değişik dönemlerinde farklı şekillerde değerlendirilmiştir. Kültürel ve düşünsel imgelerin, toplumsal ilişki ağlarının vücut bulduğu yer olarak tanımlanan mekân ve kent, tarih boyunca, yaşanan toplumsal süreçlerin hem sahnesi hem de aktörü olmuştur. Her kentin kendi tarihi olmasına karşın, insanlığın tarihi veya dünya tarihi büyük ölçüde kentlerin ve kentsel yaşamın tarihi olarak kabul edilmektedir.

Mekânlar, belleğin içinde saklanan bilgiye, toplumsal hafıza ve geleneğe göre şekillenen nesnelerdir. Bu bağlamda kentler ve mimari ürünler açısından kimlik ve kentsel imge olgusu, öncelikle görsel boyutuyla ön plana çıkan, ayrıca doğal, coğrafi, kültürel ürünler ve sosyal yaşam normlarını da kapsayan çok geniş bir tanımı içerir. Kentsel kimlik ve buna dair kentsel imgeler kent mekânı içerisinde uzun bir süreçte ve bazen de çok farklı bileşenlerden oluşur. Kentsel imgeler kentte yaşayanlar açısından uğruna özveride bulunulabilecek ortak değerler­den oluşturulmakta ve kuşaklar boyu da bu değerler kendi medeniyet kurgusu içerisinde süreklilik göstermektedir. İnsanlarca üretilen kültür ile doğa arasındaki farklılık ve insanların doğaya üstünlükleri insanları daha etkin hale getirmiştir. Bu etkinlikler kentlere, konutlara, mimariye, yapılarda kullanılan malzemeye, kent planlarına ve daha pek çok şeye yansıyarak kimliği ve medeniyeti şekillendirmektedir. Kentsel mekânlar da bu insanlık yaratımı ve insanlık durumunun bir bütünü, birer gündelik yaşam mekânıdır. Kentsel mekânlar, iletişime ve insan deneyimi­ne ait yerler olduğu için kendiliğinden oluşmamakta, yaşanan ile tasarlanan mekân diyalektiğinin ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu diyalektik içinde hangi öğelerin korunacağı, hangilerinin korunmayacağı hangilerinin yeniden üretileceği, konuları yer almakta ve bu süreç siyasi ve ideolojik müdahalelerle belirlenmektedir.

Gelenekten Geleceğe Dergisi ~ Sevcan Güleç SOLAK
Sayı: 4 ~ Ekim-Kasım-Aralık 2013


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
2
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

dergiCE üyeleri ne diyor?