Komşuluk Hakları


Komşuluk Hakları
Komşuluk Hakları

Toplumu oluşturan insan gruplarından bir tanesi de komşulardır. Ev halkımızdan sonra yüzlerini en çok gördüğümüz kimselerdir. Bu sebeple komşularımızın dindar ve iyi ahlaklı olmalarını isteriz. Öte yandan komşular, Allah (CC)’ın iyilik yapılmasını emrettiği insan sıralamasında ön sıralarda yer alırlar.

Hiçbir dinde, hiçbir beşeri sistemde komşuya bu kadar değer verilmemiş, onların duygu ve düşünceleri bu denli önemsenmemiştir. Allahu Teala, bu manevi bağlarla Müslümanları birbirine bağlar ki çözülmesi güç olsun.

Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette Allah-u Teala bizi bu konuda uyarır. Allah’a ve ahirete iman etmenin şartı olarak bunu önümüze çıkarır. Mademki bu ilişkiler çok önemli, yüce yaratanımız bunu bizden istiyor, biz Müslüman hanımlar da bu konuya itina göstermeliyiz. Komşularımızla ilişkilerimizi Kur’an ve sünnet doğrultusunda düzenlemeliyiz.

Allah-u Teâlâ komşularımızla nasıl bir diyalog içinde olmamızı istiyor? Nelere dikkat etmeliyiz? Onların üzerimizdeki hakları nelerdir? Bu soruların cevabını öğrendikten sonra kendimizi sorgulayalım. Acaba komşularımızın bu haklarına riayet ediyor muyuz?

Sahabeden biri Resulullah (SAV)’a sordu: “Komşumun benim üzerimdeki hakkı nedir?”

Resulullah (SAV) de, “Hastalanınca ziyaret edersin, ölünce teşyi edersin, senden borç isteyince verirsin. Fakir düşünce ona yardım edersin. Bir hayır gelirse tebrik edersin. Bir musibete uğrarsa taziye edersin. İzni olmadıkça duvar yükseltip onun rüzgârına engel olma. Tencereden çıkan yemek kokusuyla ona eziyet etme veya ona o yemekten takdim et. Meyve alırsan ona hediye et. Bunu yapamıyorsan (aldığın şeyi eve gizlice sok). Çocuğun, onunla dışarı çıkıp komşu çocuğunu yediği şeyle kızdırmasın” demiştir. (Taberani)

Hadis-i şerif okunup incelendiğinde İslam dininin güzelliği bir kez daha anlaşılacaktır. Hiçbir dinde, hiçbir beşeri sistemde komşuya bu kadar değer verilmemiş, onların duygu ve düşünceleri bu denli önemsenmemiştir. Allah-u Teâlâ, bu manevi bağlarla Müslümanları birbirine bağlar ki çözülmesi güç olsun.

Hasta, yaşlı, muhtaç komşularımız var ise sık sık ziyaret etmeli, ihtiyaçlarını giderme hususunda elimizden geleni yapmalıyız. İslam dininin hükümlerini benimsemiş isek gücümüz nispetinde komşularımıza iyilik yapmaktan geri durmamalıyız. Bilmeliyiz ki “Zerre miktarı hayır işleyen onu görecektir.”

Resulullah (SAV)’ın şu sözünü hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız.

“Ateşten, yarım hurmayla da olsa korunun.” Buhari

Yapacağımız yardım illa maddi olmayabilir, onları ziyaret edip moral vermeli, ev işlerinde yardımcı olmalıyız. Bunun neticesinde Rabbimizin rızası gelecektir. Bir tencere verme, bilmediği yemeği öğretme gibi ufak yardımları dahi onlardan esirgememeliyiz. Hakkı tavsiye etme hususunda da ailemizden sonra önceliği onlara vermeliyiz.

“Ey Müslüman kadınlar! Komşu hanımlar birbirleriyle hediyeleşmeyi küçümsemesin! Alıp verdikleri şey bir koyun paçası bile olsa.” Buhari

İyiliğin, hediyenin, yardımın miktarı az bile olsa bunu komşumuzdan esirgememeli, yaptığımız bu hayırların küçük de olsa cennet yolunun adımları olduğunu unutmamalıyız. Komşu hakları içerisinde dikkat etmemiz gereken hususlar arasında (özellikle apartman hayatı yaşayanlar için) gece geç saatlerde çamaşır makinesi çalıştırma, elektrikli süpürge kullanma, müzik ve televizyon sesini yüksek açma, temizlik yaparken cam kenarlarına su dökme gibi basit ama aradaki ilişkileri bozan konulara da ayrıca dikkat etmeliyiz.

Örnek Müslüman, komşusunun kendi üzerindeki haklarını bir an aklından çıkarmaz. Sevgi, ikram kapılarını ardına kadar açar. Komşularına karşı sorumluluklarında kusur etmekten sakınır. Sıkıntılı anında yardımına koşar. Huzurlu anında ona destek olur. Üzüntüsüne üzülür, sevincine sevinir, bir musibete uğradığında yanında bulunur. Sabrı tavsiye edip dünyanın geçici olduğunu ona hatırlatır. Taziyesi olduğunda iştirak ederek onları bu acılı günlerinde yalnız bırakmaz, cenazelerinde bulunur. Kederli günlerinde bir nebze de olsa acılarını hafifletmek için üzerine düşeni yapar. Manevi yönden komşularına destek olur.

İslam dini bir bütündür. Kuralları bütün sosyal hayatımızı ihata eder. Allah-u Teâlâ bize sadece namaz kılmayı, oruç tutmayı, sadaka vermeyi farz kılmamıştır. Komşularımızla iyi geçinmeyi, onlara iyilikte bulunmayı ve dilimizle eziyet etmemeyi emretmiştir. Dili ile komşularını inciten nice kimselerin gidecekleri yerin (Allah muhafaza) cehennem olduğunu bildirmiştir. Bir Müslümanın ahlaki görevlerinin başında herkese iyilik yapması, başkalarına zarar vermemesi gelir. Hakiki mümin olmanın şartı güzel komşuluk etmekten geçer. Komşusuna eza edeni Allah-u Teâlâ sevmez.

Allah indinde komşuların iyisi, komşularına faydalı olanıdır. “Kıyamette komşusunun yakasına yapışmış, ‘Ya Rabbi! Bu bana kapısını kapattı ve iyiliği benden esirgedi’ diyen nice komşular vardır.” Buhari

Bunlardan olmama dileğiyle Allah’a emanet olun!.

Nisanur Dergisi ~ Arzu DEMİR
Sayı: 22 ~ Eylül 2013

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
1
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 2

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. İnsanlar ne zaman, asıl Anayasa(Kur’an)’dan uzaklaşıp, kendilerine göre kanunları uyarlamaya başladıysa, anarşi ve sorunlar da o zamandan beri artmıştır. Çünkü insanoğlunu eniyi tanıyan şüphesiz ALLAH’tır. Örneğin; bir insan, kul hakkını iyi bir şekilde idrak etse, A.İ.H.M.’ne gerek kalır mı? Medeni Hukuk ile Komşuluk hakkı konusunu da aynı şekilde düşünebiliriz.

    1. İslamda talak vardır ama İslam psikolojisi boşanmak isteyenlerin son anına kadar güzel şeyler verir ki boşanmalar olmasın. Çünkü bu kanun ALLAH’ın talaktan hoşlanmadığını gösterir. Biz niye ayrılmak yerine birlikte olmuyoruz ki, İslam bize evlenmek için karşı tarafı tanıma özgürlüğü vermiş ve iki tarafın birbiri ile görüşüp sohbet etmesi çerçevesinde izin vermiş. Niçin? Böyle boşanma meseleleri ortaya çıkmasın diye. İnşallah Müslüman bacı ve kardeşlerimiz evlenmeden evvel karşı tarafı güzel tanıdıktan sonra evlenirler ve İslam aleminde de boşanmalar olmaz!

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim