Kardeşler arasında sağlıklı iletişim


KARDEŞLİK
KARDEŞLİK

Kardeşler arası ilişkilerin sağlam ve olumlu olması, hem aile açısından hem de çocukların geleceği konusunda önemlidir. Sağlam ilişkileri olan kardeşler arasında özgüven ve iletişim kalitesiyle birlikte ileriye yönelik sağlıklı ilişkiler doğurur. Kişi, çocukluğundan depoladığı sağlıklı iletişim bilinci ile samimi dostluklar kurup, kararlı adımlar atacaktır.

Öte yandan “Çocuklarım anlaşamıyorlar, onlara güç yetiremiyorum” diyen bir annenin hem içine düştüğü ümitsizlik psikolojisi, hem de bunu farklı bir boyuta taşıyarak büyütmesi konuyu çözümü kolay iken, daha da zorlaştırmaktadır.

Annelerin hemen hemen tümünün bu gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığı da hakikattir.

Çocukların ara sıra kavgalarına şahit olan bir anne “onlara güç yetiremiyorum” derken burada asıl sorunun kendinden kaynaklandığının farkında olmalı. Kardeşler arasında kavgaların yaşanması normaldir, bunun önüne geçilemez. Fakat bunun farklı bir boyutta abartılıp, farklı yollara başvurulması sorunun gelişmesinde yapılan önemli bir hatadır.

Genel olarak biz annelerin çocuklarından istediği şey, çocukların kendi çocukluklarını bırakıp, bir yetişkin gibi hareket etmeleridir. Her söyleneni yapması, kimseye karşılık vermemesi, kendisinden büyük abla ya da abisine saygıda kusur etmemesi, kendi küçüğüne sürekli kol kanat germesi ve onu kendine tercih etmesi gibi, bir yetişkinin bile çoğu zaman yapmakta zorlandığı şeyleri küçük bir çocuktan beklemekteyiz. Oysaki unuttuğumuz en büyük hakikat onları eğiten anneler olmasıdır. Bu bağlamda eğiten eğitim konusunda donanmalı… Yani çocuktan önce anne olmalı…

Kardeşler arasındaki iletişim bozukluklarının temelinde kıskançlık, anne-baba arasındaki sorunlar ya da buna benzer durumlar yatmaktadır. Bu sorunun çözümüne yönelik birkaç madde sunamayacağız. Çünkü sorunu kökten iyileştirecek mucizevi bir yöntem yoktur. Ancak sorunları iyileştirmek adına anneye düşen bazı görevleri sıralamamız mümkündür.

Kardeşler arasında kavgalar yaşanabilir, olmaması mümkün değildir. Bunlar sürekli ve çekilmez oluyorsa sorunun kaynağına inmekte fayda vardır. Kaynağında biz olabiliriz…

Örneğin, yukarıda değindiğimiz gibi, büyük kardeşe sürekli olarak küçük kardeşini koruyup kollaması telkininden bulunuyorsak ve söyleme üslubumuz büyük kardeşin küçüğüne karşı kin duymasına sebep oluyorsa; ortaya çıkan her sorunda payımız var demektir. Ya da küçüğü sürekli olarak büyük kardeşin himayesine sunuyorsak hem küçüğe hem büyüğe büyük ölçüde zarar vermiş olacağız.

Bu durumda büyük kardeş beklentilerin hep kendisine yönelik olduğunu, haklarının çiğnendiğini, aile içerisinde yeteri kadar değer görmediğini, hep küçüğe öncelik verildiğini düşünür. Küçük kardeş de bundan negatif bir biçimde faydalanır. O da sürekli olarak korunmaya muhtaç, başkalarının desteği ile ayakta durmaya mecbur hissedeceği gibi kendine öz güveni de olmayacaktır.

Oysa annelerin bunları çocuklarına yaptırırken tek gayesi yapıcı olmaktır. Kardeşler arasında sevgi, saygı ve sağlıklı bir iletişim kurma isteğidir. Ancak, dediğimiz gibi bazen bize göre uygun olan, muhatabımıza zarar verebilmektedir.

Annelerin yaptığı bir diğer hata da kardeşler arasında çıkan kavgalarda annenin hep hakem rolünü üstlenmesi olayıdır. Anne, çocukları arasında sevgi bakımından ayırım yapmadığından emin olsa da bu gibi durumlarda mutlaka taraf tutacaktır. Yani büyük kardeşi “sen büyüksün, kardeşin daha küçük” diyerek küçüğe arka çıkacak ve küçük kardeş hiçbir zaman büyüdüğünü kabullenmeyecektir. Çünkü büyük kardeş her zaman için büyük, küçük kardeş de hep küçük kalacaktır. Kardeş kavgalarında annenin tarafsız bir tutum sergilemesi de mümkün. Ceza gerektirecek durumlarda her ikisini de (ikiden fazla kardeşler içinde bu geçerli) cezalandırması yerinde bir davranış olacaktır.

Anne, kendi bakış açısıyla bakıp soruna farklı bir anlam katıp, birini haklı diğerini haksız gösterirse ve bu duruma çare olarak da birini cezalandırma yolunu seçerse; kardeşler arasındaki sorunlar çözüme doğru değil, daha da kötüleşmeye doğru gidecektir.

Kardeş kavgalarında yapılması bir diğer olumlu adım da kavgalara hakemlik etmek yerine olayı kendi başlarına çözmelerini istemektir. Anne şefkatini kullanmayıp aradan çekilirse ve çocuklar kendi problemlerini çözerlerse; bu hem anne açısından faydalı olur hem de çocuklar, iletişim adına sorunları ortadan kaldırmak gibi güzel bir davranış kazanmış olacaklardır.

Bu gibi sorunların tedavisinde annenin rolü azımsanamayacak kadar büyük ve önemlidir. Lakin yerinde yapılamayan, yapıcı zannedilen davranışlar telafisi zor sorunlara meydan hazırlayabilir. Kardeşleri birbirine yakın kılmak yerine ömür boyu birbirlerine düşman olarak bakmalarına sebebiyet verebilir Allah muhafaza…

Nisanur Dergisi ~ Reyhan ÇELEBİ
Sayı: 32 ~ Temmuz 2014

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
2
Beğen
Mutlu Mutlu
3
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim