Kalem ve Kılıç


SAVAŞ ve BARIŞ
SAVAŞ ve BARIŞ

SOKRATES: Bir kimsenin kötü şeyleri, onların kötü olduğunu bile bile istediğini gerçekten de düşünüyor musun?
MENON: Evet.
Platon / Menon

KALEM VE KILIÇ: SAVAŞMADAN KAZANILAN DÜELLO
Modern dünyanın politik gündemine kayıt dışı yerleşen “ötekileştirme”, yine modern dünyanın ortak söylemi “bir arada yaşama” kültürünün yetersizliğinin ürettiği bir kavram. Hoşgörü, varlığını “savaş” ile “barış” arasında sürdüren insanın dilekler yumağı bugünlerde. Belleklerde yer eden biçimiyle seçkin bir romanın kapağında “ve” ile bağlanarak yan yana yazılan “savaş” ve “barış” sözcükleri, “gece” ve “gündüz” gibi bağlı birbirine ve aynı ölçüde önemliler dünya için. Tıpkı, insanın varlık belirtisinin uç noktaları “doğum” ve “ölüm” gibi. Yaşanılan anların adı konulmamış düzeni alt üst edilmemiş olsaydı “barış” için lügatinde bir sayfa açar mıydı acaba insan? Kuşkusuz insan, savaştan önceydi, öncelikliydi. Yaşamak için öldürmeyi seçince mi savaşı başlattı insan ve ardından da mazeret dilekçesinin adına “barış” dedi. Yeryüzüne gönderilen dinlerin barış yanlısı olduğuna kuşku yok ne var ki dünya üzerindeki savaşların din kaynaklı olduğunda söz birliği ediyor dünyanın tarihini yazanlar. Edebiyat ve Kötülük kitabının yazarı Georges Bataille, “Yasaların ve iktidarın güvencesi altına alınmış kaprisler, hayvanat bahçesindeki yabani hayvanlar değil de nedir?” sorusuyla, bugünlerde kafes kapılarının ardına kadar gizlice açıldığını mı haber veriyor dersiniz.

Savaşın başlangıç tarihi yok. “İnsan, cehalet halinde kendini evrenin kuralı yapar.” diyor ya İtalyan filozof Giambattista Vico; savaşın miladı “cehalet” olmalı o zaman. İnsan ve toplum yaşantısının doğal sonucu olan bir çatışma, nasıl olur da savaş biçimine dönüşür, sonra da bu savaşın önü hangi barışla kesilmeye çalışılır? Savaş için meydanlara toplanan kalabalığa karşılık barış için masa başına çağrılan azlığa bakar mısınız şöyle bir; meydanların kalabalığı, zaferiyle bir kişiyi mutlu etmeyi amaçlıyor oysa masa başındaki bir/kaç kişi, sonucu kalabalığa anlatmaya çalışacak. Kuramcılar, savaşmadan kazanılan zaferi önemsemiş olsa da savaştan yana olan güç, düşmanının tavrını insanlık dışı göstererek saldırı için haklı gerekçeler üretiyor. Göz önüne getirilen tabloda yalnızca iki seçenek belirginleştiriliyor: haklı ve haksız. Modern dünyada güç ve hak, savaşın sembolü iken edilgen bir tavırla barışın yanında olmanın pasifliğini üstlenmek kolay bir seçenek gibi durmuyor önümüzde. Kalem ve Kılıç yazarı, tarih ve siyaset bilimi uzmanı Leonard M. Dudley, Kiş kralı Agga’nın Uruk şehrine “köle yöneticisi” olarak atadığı Gılgamış’ı tarihin “ilk yeni tip siyasal lideri” sayar ve onunla ardıllarının “devletin sınırlarını kendi tapınaklarının çatısından görülebilecek toprakların ötesine taşımak için, metale dayalı yeni silahları” kullanmalarıyla “savaş çağı başlamış” oldu diyor.

Gelenekten Geleceğe Dergisi ~ Hasan ÖZTÜRK
Sayı: 4 ~ Ekim-Kasım-Aralık 2013

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
2
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
1
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 1

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. İnsanlar aslını bilmeden, asli vazifesini tam manada yerine getiremezler!. Bu sebeple Darwin gibi “maymundan geldik” dememek için, işin aslını öğrenmemiz, sıkıntının köküne inmemiz lazımdır.. Bunu da, önce Hz.Adem’den başlayarak PEYGAMBERLER TARİHİ’ni, ikinci olarak; İSLAM TARİHİ’ni yani Efendimizin hayatını biraz daha geniş kapsamlı, üçüncü olarak; atalarımızın İslamiyetle tanışması yani TÜRKLERİN MÜSLÜMAN OLMASI’nı, dördüncü olarak Padişahlar ile birlikte OSMANLI TARİHİ’ni, beşinci olarak; YAKIN TARİH’te İslami açıdan ve sivil toplum açısından değişim süreçlerini incelemekle çözebiliriz. Kısacası Hz. Adem’den geldiğimizi, O’nun hayatından başlayarak günümüze kadar bu beş başlıkta ele alabiliriz.. İnşallah daha sonra da asli vazifemize dönüp, besmele ile bir yerden başlayabiliriz!.

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim