Kalem Erbabı 2


Hakkımızda
Hakkımızda

Deneme İnsanın İç Yolculuğudur
Deneme, kendi içimize doğru yaptığımız yolculuğun kısa adıdır. Daha doğrusu sayısız yolculuğun ismidir. Her yolculukta, kelimelerin içimizdeki yürüyüşü güzel eserlere dönüşür. İçimizdeki sesleri kelimelere dökeriz; duygudan, düşünceden ince anıtlar çıkar ortaya. Böylece kendi kendimizle didişip azar azar gerilmekten, eksilmekten kurtulmuş oluruz.

İşte bize gelen birkaç deneme değerlendirmesi:
S. Şeref, sembol yüklü bir “Bıçak” yazısı yazmış. Yazıyı okuyup son noktaya nazar edince “Acaba bu son noktada da bir mana gizli midir?” diye sordum kendime. İşlek bir zihinle peş peşe sıralanan kelime sağanağı üslubun soyut ve kesintisiz olmasını sağlamış. Fakat kesintisiz kelimeler art arda sıralanınca yazı dağınık bir hüviyete bürünüyor. Dolayısıyla iyi bir “doz ayarlaması” yapılırsa harika yazılarla müşerref oluruz. Dikkatli bir okumayla gözden kaçmayacak imla kusurlarını da hatırlatmakta fayda var.

Şeref, “harflerin pencerelerinin altında serenata çıkan” gibi cümlelerle okuyucuları anlayamama çaresizliğine düşürebiliyor. Hâlbuki bir yazıda birkaç şık soyutlama, alegori ve benzetme olması yeterli. Fazlası hem doz aşımına hem de kavrama çaresizliğine neden olabilir. Yemekte tuz ve yağ vazgeçilmezdir fakat fazlası yemeğin tadı kaçırır. “Dua fişeği”, “Keşke ben olmasam.”, “Yazdıkları ve yazamadıklarının dedikodusuna duracaklar.” gibi ifadeler yazıdaki desen insicamına uymamış.

* * *

O. S. Demiryılmaz “Gölgeden Aydınlığa” adlı yazısında duygu dolu ve giriş kısmı karamsar, sonu ümit saçan bir deneme kaleme almış. Yazı, birkaç yerde soyut, niteleyici ve anlamdaş istifi gibi duruyor: “…karanlıklarımızdan, bağımlılıklarımızdan, gölgelerimizden, yeislerimizden (ümitsizliğimizden), kaoslardan, manasız korkularımızdan…”, “…evlerimizdeki bize emanetlere, mallarımıza, kızlarımıza, oğullarımıza, hızlı bineklerimize, kısaca tüm varlığının bize ait olduğu yanılgısına vardıklarımıza.”, “gibi bol virgüllü bağlamalar bazen gerekebilir fakat çok tekrar edilince okuyucuyu usandırır.

Eğer bir sızlanışı dile getireceksek yazıya muhtelif yerlerde örneklerle, anekdotlarla, benzetmelerle nefes aldırmalı. Peş peşe sıralanan kavramlarla okuyucuyu sıkmamalı. Her şeye rağmen O.S. Demiryılmaz, duygularını ifade edebilecek bir dil hâkimiyetine sahip. Bu kalem yazıya daha fazla zaman ayırmalı.

* * *

R. Yusufkızı “İki Gül” adlı yazısında kişileştirmeleri kullanarak bir deneme kaleme almış. Fakat metinde yazının hedef kitlesine uymayan “çocuksu” bir hava var. Dil ve üslup okuma-yazma temrinleriyle istenilen kıvama yükseltilmeli.

Bu tarz alegorik metinlerle ilgilenen yazarlar mutlaka Mevlana, Sâdi, Şebüsteri, Halil Cibran gibi isimleri okumalıdır. Bu yazarlar kişileştirme ve benzetme yollarını hikmet diline çok iyi uygulayan gönül insanlarıdır.

“Güneşin sıcaklığı onu ısıttı” cümlesinde “sıcaklığı” kelimesinin kullanılmasına gerek yok. “Yağmur damlaları ile suladı” cümlesindeki “suladı” kelimesi yerine başka kelime kullanılması daha iyi olurdu. “Hasta gül” ifadesinde “hasta” kelimesi yerine “yaralı” demeli ve yazmaya devam etmeli.

B. Varlık “Özgürlüğün İple Çekilmesi…” başlığıyla alegorik bir metin kurgulamış. Fakat zannederim ki kendisi de yazının nereye varacağını önceden kestirememiş ve yazı hiçbir yere varamadan bir boşluğa savrulmuş. İlham ve çağrışımın ani meyvelerine inanalım fakat bilinçaltının ifrazatlarına güvenmeyelim. Daha iradeli ve kontrollü yazılar beklemek ümidi ile…

Damıtılmış Sözler:

  • Dikkat et! Sözlerin ve yazıların kısa, açık ve manalı olsun. (Ali Fuat Başgil)
  • Okumak, bir insanı doldurur; konuşmak onu hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır. (Francis Bacon)
  • Ancak yazıya geçmiş düşüncenin değeri vardır; geri kalanlar boş çırpınmalardan, rüzgârın alıp götürdüğü bir saatlik hayallerden başka bir şey değildir. (Emile Zola)
  • Yazar olmak istiyorsanız yazın. (Epiktetos)CARTOON OF WRITING
  • Yüreğine bak da öyle yaz. (Sir Philip Sidney)
  • Çok yazan değil, güzel yazan yaşar. (Cenap Şahabettin)
  • Okuyacağınız yazarı, arkadaşınızı seçermiş gibi seçin. (Wentworth Dillon)
  • Bir satırsız tek günüm yok. (Pline L’Ancien)
  • Yazmayı bilmek için okumayı bilmeli; okumayı bilmek için yaşamayı bilmeli. (Guy Debord)
  • Bir yazarın kişiliğini anlarsanız o yazarın yazdıklarını da anlarsınız. (Longfellow)
  • Çok yazmak, çabuk yazmak hiç de önemli değildir. Dünya nasıl yazdığına değil, ne yazdığına bakar. (G. Henry Lewis)
  • İyi yazılar, anlaşılması kolay, yazılması zor olan yazılardır. (Wang Chung)
  • Yazmaya başlamadan önce düşünmeyi öğrenmeli. (Nicolas Boileau)
  • Yazar, söyleyecek bir şeyi olduğuna inanan kişidir. (Heinrich Böll)
  • Sağduyu, iyi yazmanın kaynağı ve prensibidir. (Horace)

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
10
Beğen
Mutlu Mutlu
5
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
1
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Berbat Berbat
0
Berbat
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde tecrübelerinizi dergiCE'de paylaşarak dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 1

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Bir şey yap, güzel olsun. Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle. Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz. Beceremez misin? Öyleyse güzel bir şeye başla. Ama hep güzel şeyler olsun.

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim