Kahve Severler Buraya: Popüler Kahve Demleme Yöntemleri

7 dk okuma süresi


5
13 Paylaşım, 5 puan

Kahve, çoğumuzun uyandığında aklına ilk gelen şeylerden birisidir. Uykuyu açması bir yana, sadece kokusu bile güne zinde başlamamızı sağlayabilir. 3. nesil kahvecilerle birlikte son yıllarda oldukça popüler hale gelen kahve, aslında oldukça köklü bir geçmişe sahip. Kahveyi kimi zaman uykumuzu açmak için kimi zaman da sadece keyiften içeriz. Popüler 3. nesil kahve dükkânları, kahve severler tarafından sıkça tercih ediliyor ve demleme kahve hazırlama yöntemleri hakkında buraya dikkat çekiyor: Zevk. Evet, iyi bir kahve gurmesi olabilmek için öncelikle kahve içerken bu eylemden zevk almanız gerekiyor. Bakalım hayatımızın büyük parçası olan kahve hangi yöntemlerle demleniyor? İşte popüler kahve demleme yöntemleri…

1. Chemex Demleme Yöntemi

Kahve Severler Buraya Popüler Kahve Demleme Yöntemleri

Chemex aslında “Pour over” adı verilen bir demleme yöntemi çeşididir. Pour over demleme yöntemi ise sıcak suyun çekilmiş kahvenin üzerine dökülmesi sonucu elde edilen demleme yöntemidir. Chemex’in adını sıkça 3. nesil kahvecilerin menülerinde görmüşsünüzdür. Peki, nedir bu Chemex? Görüntüsü itibariyle laboratuvar deney araçlarını andıran Chemex, Alman bir kimyager tarafından keşfedilmiştir. Peter Schlumbon, dünyada oldukça popüler kahve demleme yöntemleri arasında yerini alacak olan Chemex’i 1941’de keşfetti. Schlumbon, tasarımında ısıya dayanıklı olan borosilikat camı kullanmıştır. Şimdi gelelim Chemex yöntemiyle demlenmiş kahve için neler gerektiğine. Gerekli malzemeleri tedarik ederseniz evinizde de rahatlıkla uygulayabileceğiniz bir yöntemdir. Chemex, kahve filtresi, su kettle’ı, kahve fincanı ve tabii ki olmazsa olmazımız Chemex standardına uygun çekilmiş filtre kahve. Çekilen kahvenin deniz tuzu kalınlığında olması uygundur. Chemex için genellikle kahve/su oranı olarak 1/16 oranı kullanılır. Kahve filtresini Chemex’e yerleştirdikten sonra kahve, filtreye yerleştirilir. İlk 15-20 saniye, kahvenin tamamı suyla temas edecek şekilde 96°C hazırlanmış su hızlıca dökülür. Bu sırada, kahvenin üzerinde gaz açığa çıkması sebebiyle kabarcıklar oluştuğunu göreceksiniz. Bu işleme “Blooming” adı verilir. 1. ve 2. dakikaların ilk 20 saniyesinde de aynı işlemi uyguladıktan sonra kahvenin tamamının akmasını bekleyin ve kahveniz hazır!

2. V60 Yöntemi

Pour over demleme yöntemlerinden bir diğeri V60, Chemex gibi 3. nesil kahvecilerin sıkça kullandığı bir yöntemdir. Peki, Chemex ile aralarındaki fark nedir? Öncelikle en büyük fark filtre geçirgenliğinden kaynaklanır. Chemex filtresi, V60 filtresine göre daha kalın ve kahvenin yağının çoğunluğu filtrede kalır. Böylece daha hafif, yumuşak içimli bir kahve elde edilir. V60 yöntemine ismini vermiş olan diğer bir fark ise V60 filtresinin Chemex filtresine göre daha dik açıyla, 60° ile yerleştirilmesidir. Bu işlem, suyun daha hızlı akmasına sebep olur. V60 mekanizması iki parçadan oluştuğu için, tek parçadan oluşan Chemex’e göre kahveyi daha çok yüzeyle buluşturacak ve sıcaklığını daha çok düşürecektir. Şimdi bu iki pour over yöntemiyle ilgili bir püf noktası verelim. Kağıt filtreyi yerleştirdikten sonra kahve, filtreye konmadan önce filtrenizi sıcak suyla hazneye doğru hafifçe ıslatın. Bu işlem, hem filtrenin kokusunun kahvenize sinmesini önleyecek, hem de haznenizin ısısını artıracaktır. Mekanizma, altı delik bir fincan ve cam hazneden oluşur. Fincanın içine filtre yerleştirilir ve demlenen kahve hazneye iner. V60 demleme yöntemi için 1 gram kahveye 15 gram su oranı kullanılabilir.

3. Moka Pot Yöntemi

Kahve Severler Buraya Popüler Kahve Demleme Yöntemleri

İtalya mutfaklarının olmazsa olmazı moka pot, Luigi de Ponti tarafından 1933 yılında keşfedilmiştir. Günümüzde hala ünlü moka pot markalarından birine ismini vermiş olan Alfonso Bialetti ise tasarımı geliştirmiş, günümüzdeki haline getirmiştir. Moka pot 3 kısımdan oluşur: cezve, filtre ve su haznesi. Su haznesinde bir de emniyet vanası bulunur. Bu emniyet vanası, içeride sıkışan hava ve su buharını dışarı atar. Moka potta kahve hazırlarken bu vananın hizasının altına kadar su konmalıdır. Ayrıca bu yöntemin olmazsa olmazlarından biri, kahvenin filtreye yavaşça ve sıkıştırmadan konmasıdır. Öncelikle su haznesine uygun ölçüde su konur, ardından filtre su haznesinin üzerine yerleştirilir. Ardından filtre üzerine kahve konur, parçalar birleştirilir ve moka pot ocağa yerleştirilir. Miktara göre değişir ancak ortalama 5 dakika içerisinde kahveniz içime hazır hale gelir. Ayrıca, diğer demleme yöntemlerinden farklı bir detay gözünüze çarpmış olmalı. Su, alışılmışın tersine kahvenin üzerine değil, altına konuyor. Bu noktada devreye bilim giriyor. Su haznesinde zamanla ısınan su, basınç kuvveti oluşturuyor ve suyun yükselerek kahve ile buluşması gerçekleşiyor. Bu yaratıcı yöntem, günümüzde hala sıkça kullanılıyor.

4. Cezve Yöntemi

Özellikle ülkemizde sıkça kullanılan Cezve yöntemi, diğer yöntemlerin aksine neticede kahve telvesinin ve suyun ayrılmadığı bir yöntemdir. Dolayısıyla, ağır ve yoğun bir içimi vardır. Günümüzde elektronik seçenekleri de bulunan cezve, ülkemizde olduğu gibi dünyada da Türk kahvesi ile özdeşleşmiş haldedir. Geçmişte ve günümüzde bakır, seramik, alüminyum ve çinko gibi malzemelerden üretilen bu alet, son zamanlarda borosilikat cam kullanılarak da estetik bir görünüme kavuşuyor.

5. Aeropress Yöntemi

Kahve Severler Buraya Popüler Kahve Demleme Yöntemleri

Kahve demleme yöntemleri arasında pratiklik açısından en popüler olan Aeropress yöntemi, Alan Adler isimli Amerikalı bir mucit tarafından 2005 yılında keşfedilmiştir. Kas gücüyle çalışan bu mekanizma aslında espresso ayarında kahve demlemek için bulundu. Ancak, demlenen kahve filtre kahve kıvamından biraz daha yoğun, espresso kıvamından ise daha hafiftir. Taşınabilir ve hafif bir alet olması tercih edilme sebebi olmuştur. Üstelik çok kısa bir sürede kahveniz hazır hale gelecektir.

6. Spyhon Yöntemi

Çoğumuzun adını duyduğu Syphon yöntemi, hem kahvecilerin hem kahve tiryakilerinin favorisi diyebiliriz. Düzenek, görünüş itibari ile Chemex ve V60 gibi laboratuvar deney tüplerini andırır. Ancak tahminlerin aksine bu düzenek bir kimyager tarafından keşfedilmemiştir. Nasıl keşfettikleri tam olarak bilinememekle birlikte, Syphon düzeneğinin bir ev hanımı ve deniz mühendisi eşi tarafından 1840 yılında tasarlandığı kabul ediliyor. Hem görsel hem de lezzet olarak Syphon yöntemi oldukça popülerdir. Kahve demlenirken düzeneği izlemek isteyenlerin sayısı da hiç az değil. Syphon düzeneği 2 hazneden oluşur. En alt haznede ki suyu ısıtmak içinse ispirto ocağına ihtiyacınız var. Bu haznede ısınan ve kaynamaya başlayan su, kahveyi koyduğunuz üst hazneye doğru ilerler. Tamamı üst hazneye ulaştıktan sonra 1 dakika 30 saniye demlenme süresi beklenir. Kahve demlendikten sonra, ocak kapatılır. Ardından demlenen kahvenin yavaşça filtreden geçerek alt hazneye dolduğunu göreceksiniz. Dolma işlemi tamamlandığında kahveniz içime hazırdır. Syphon tekniğinde kahve/su oranı olarak genellikle 1/15 kullanılır.

7. Cold Brew Yöntemi

Kahve Severler Buraya Popüler Kahve Demleme Yöntemleri

Türkçe ismiyle “soğuk demleme” anlamına gelen Cold Brew, özellikle yaz aylarının vazgeçilmez demleme yöntemleri arasındadır. Çoğu kahvecide mekanizmasını gördüğümüz Cold Brew yöntemi, pek uğraş gerektirmeyen yöntemlerden biridir. Çünkü 12-24 saat gibi uzun bir süre demlemeye bırakılır ve fazla miktarlarda demlenir. Ayrıca Cold Brew yöntemiyle kahve hazırlamak için French Press gibi aletleri de kullanabileceğimizi belirtelim. Bu demleme yönteminin mantığı uygun oranda kahve ve soğuk suyun bir süre demlenmeye bırakılması ve ardından filtrelenmesi işlemine dayanır. Soğuk suyla demlenmesinin amacı, diğer kahvelere göre daha az asidik kahve elde etmektir. Bu da kahveye ayrıca yumuşak içim kazandırır. Uzun süre demlenen çoğu kahvede olduğu gibi öğütülme işlemi sonrası taneleri diğer yöntemlere göre biraz daha büyük olmalıdır. Örnek verecek olursak bu büyüklük French Press büyüklüğünden biraz daha fazladır. Cold Brew yönteminde kesin kullanılan bir kahve/su oranı olmasa da 1/10-1/15 yaygın ölçüler arasındadır.

8. French Press Yöntemi

Yaşlı veya genç fark etmeksizin neredeyse herkesin evinde bulunan French Press, kolay kullanımı ve uygun maliyetiyle sıkça tercih edilir. Peki, French Press yöntemi ismi gibi Fransız mıdır? İlk olarak Fransa’da ortaya çıktığını düşünülmektedir ancak patenti İtalyan tasarımcı Attilio Calimani’ye aittir. Oldukça basit bir mekanizmaya sahip olan düzenek, diğer demleme işlemleri gibi aynı mantığa dayanır: Kahveyi ve suyu buluşturup ardından kahve posasını ayırmak. French Press’e uygun çekilmiş kahvenizi haznesinde sıcak suyla buluşturun. 2 ile 4 dakika arasında demleme süresinden sonra, pistonu yavaşça aşağıya indirin. Kahveniz hazır hale gelecektir. Herkesin kendine göre kullandığı bir oran vardır ancak biz yine de tavsiye olarak 10 gram kahve için 180 ml su koymanızı önerelim. Ayrıca, French Press yönteminin kağıt filtre yerine metal filtre kullanılması sebebiyle kahve posasını çok iyi ayıramadığını da ekleyelim.

9. Filtre Kahve Makinesi Yöntemi

Filtre kahve makineleri evlerimizde ve ofislerimizde yıllardır en büyük dostumuzdur. Kimi zaman kahvaltılarımıza hazırlar kahveyi kimi zaman da misafirlerimize. Üstelik her cebe uygun filtre kahve makinesi bulmak mümkündür. Bu kahve içme deneyimini kolaylaştıran makine, Amerikalı James Nason tarafından 1865 yılında keşfedildi. Ardından 1869 yılında Hanson Goodrich bu makineyi tekrar ele aldı ve birtakım değişiklikler sonrasında son haline kavuştu. Filtre kahve makinesinde kahve yapmak için ilk adım, hazırlayacağımız kahve miktarına göre su haznesine su doldurmaktır. Ardından makineye filtre yerleştirilir, ardından öğütülmüş kahve eklenir. Bu işlemleri yaptıktan sonra kahveniz demlenmeye hazır hale gelir. Yapacağınız tek şey düğmeye basıp demlenme sonrasında kahvenizin tadını çıkarmak!

10. Espresso Makinesi Yöntemi

Kahve Severler Buraya Popüler Kahve Demleme Yöntemleri

Espresso, diğer demleme kahvelere göre daha yoğun ve az miktarlı bir kahvedir. Önceden sadece kahvecilerde gördüğümüz bu büyük makine, günümüzde küçülmüş haliyle evlerimize de girmekte. Espresso makinesi patenti Angelo Moriondo tarafından 1884 yılında alınmıştır. Ardından 1901’de Luigi Bezerra bu fikri geliştirerek yeni bir makine üretmiştir. Espresso tat olarak bazı kahve içicilerine ağır veya acı gelebilir. Ancak bu minik kahve, kahvecilerin menülerinde gördüğümüz çoğu kahvenin yapıtaşıdır. Bunlardan biri olan Americano’nun ilginç bir hikâyesi anlatılır. Hikâyeye göre, II. Dünya Savaşı zamanında İtalya topraklarındaki Amerikan askerleri Espresso’nun tadını çok acı bulur. Bu yoğun kahveyi içemediği için su ile seyreltme ihtiyacı hisseder. İtalyanlar da bu su ile seyreltilmiş Espresso’ya biraz da esprili dille “Americano” adını verir. Basınçlı su yardımıyla hazırlanan ve birçok çeşidi olan espresso için yaygın kahve/su oranı 1/3 civarındadır.


dergiCE üyeleri ne diyor?

Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
7
Beğen
Mutlu Mutlu
4
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
4
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç