Herkes Nazım Hikmet’i bilir, peki ya annesini?


Celile Hanım Kimdir?
Celile Hanım Kimdir?

Nazım Hikmet, bilindiği gibi Edebiyat alanında önde gelen isimlerdendir. Peki annesi kimdi? Annesi ilk Türk kadın ressamlarından Ayşe Celile Hanım. Güzelliği dillere destandı, Nazım’ın babası olan eşiyle o zamanlar araları iyi değildi. Yahya Kemal ile tanıştıktan sonra boşanacaktı. Yahya Kemal, Nazım Hikmet’in Bahriye’de şiir hocasıydı. Necip Fazıl ve Nazım Hikmet’in de bulunduğu bir öğrenci grubuna şiir dersleri verirdi. Nazım’ın evine gelip gitmesi de bu derslerle başladı. Yahya Kemal ve Celile Hanım’ın yakınlaşması dersten sonra kalan vakitte sanat ve edebiyatla ilgili uzun sohbetlerle başladı. Celile Hanım, eşinden ayrılmıştı. Usta şaire karşı sevgi besliyordu ve onunla evlenmek istiyordu. O günkü İstanbul’da sokaklarda dedikoduları yapılmaya başlamıştı.

Bir gün bu dedikodular Bahriye’ye de geldi. Yahya Kemal bir süre okula gelmedi, okula geldiğinde ise Necip Fazıl çıktı karşısına ve hocası Yahya Kemal’e “Hocam, kibrit suyu içerek intihara kalkıştığınızı duyduk… Sınıfın bu durumdan duyduğu derin üzüntüyü size söylemek isterim…”

Necip Fazıl’ın hocasına karşı söylediği bu sözler kabul edilemezdi ve “Kodes” adı verilen tahta dolabın içinde cezaya gönderildi. Dedikodular Nazım’ın da kulağına gitmişti ve hocasının siyah paltosunun cebine bir not bıraktı.

“Hocam olarak girdiğiniz bu eve babam olarak giremezsiniz…” Bu not üzerine ünlü şair tedirgin oldu, evlilikten hep kaçtı. Hatta ilerleyen zamanlarda genç Nazım, dönemin iktidarından dolayı hapse düştüğünde bile yardıma yanaşmadı. Öldüğünde eşyaları arasından iki yaprak bulunan bir zarf çıktı. İçinde: “Bu zarfın içindeki hatıra, 19 Ağustos 1930’da Sirkeci garında gece saat 10’da veda ettiğim aziz bir kadının göğsündeki çiçektendir… Koparıp verdiği bu iki yaprağı daima muhafaza edeceğim…”

Celile muhtemelen bu aşkın devam etmeyeceğini anladığı gece Paris’e giderken, Sirkeci Garı’nda vermişti o iki çiçeği…

Sessiz Gemi…

Bir ölümün eseri olarak bilinen bu yapıt Yahya Kemal’in aşkı Celile’sinin Ada’dan gemiyle İstanbul’a uzaklaştığı esnada yaşadığı üzüntü ve çaresizliği anlatır…

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
38
Beğen
Mutlu Mutlu
18
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
10
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
1
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç
Elvide Özdemir
Takı alıp takmayan, arkadaşlarıyla gezmeyi seven, yarı sosyal yarı asosyal, yeni şeyler keşfetmeyi seven, hayvan seven...

Yorumlar 2

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Bir filmin kamera arkasını izler gibi okudum yazıyı ve çok beğendim. Ellerine sağlık daha uzun bir yazı bekliyoruz.

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim