Hayatın Amacı Dünya Değil!


Kabir ziyareti ahireti hatırlatır!
Kabir ziyareti ahireti hatırlatır!

İki Günlük Taze Kabrin Başında
Hayatın esas amacının ahiret olduğunu unutmayalım. “Beklenmedik bir trafik kazasıyla dünyadan ayrılan benden genç bir dostun, taze kabrinin başında oturdum. İki küçücük erkek çocuğu, hanımı, anne-babası ve hayattaki bazı yakın akrabaları da o iki günlük mezar toprağının başında, güneşin altında sessizce bekliyorlardı.

Düşündüm ve kendime sordum: “Hayat bu kadarcıkmış. Bugün buradayım ve yakında, şimdi kalbimi ele geçiren her şeyi bırakıp orada olacağım. O gün, her an gelebilir üstelik. Gideceğim kesin ve gecikeceğinin hiçbir garantisi yok. Ölüm yaşa başa bakmıyor. Bu kaçınılmaz gerçeğimi her gün hatırlayarak mı yaşıyorum?”
Cevabım olumsuzdu; Tüm dikkatime rağmen kalbimi katman katman saran gafletime üzüldüm.

Ölüm Bu Kadar Unutturulmamıştı!
Yüce yaradan şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Size ne oldu ki, “Allah yolunda seferber olun” dendiğinde yerinize yapışıp kaldınız? Yoksa âhiret yerine dünya hayatına mı razı oldunuz? Fakat ahiretin yanında dünya menfaati pek az bir şeydir.” (Tevbe; 38)
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellemin de şöyle buyurduğu rivayet edilir: “Bir zaman gelecek, ümmetim beş şeyi sevip beş şeyi unutacak:

1- Dünyayı sevip ahireti unutacak,
2- Hayatı sevip ölümü unutacak,
3- Saray ve köşkleri sevip kabirleri unutacak,
4- Dünya malını sevip kabir hesabını unutacak,
5- Yaratılmışları sevip Yaradan’ı unutacak.”

İnsanlık, tarih boyunca dünya tarafından bu denli ele geçirilmemişti, ölümlülük bu denli unutturulamamış, hayat bu denli süslü gösterilememişti. Doğru değil mi?

İnsanın en kötü gafleti, işleri kötü gidince Allah’ı ve ahireti aklına getirmesi, işleri yoluna girince de dünyanın ve şehvetinin peşine takılmasıdır. Bu tutumda ısrar edip de şeytanın iyice esaretine düşen insan, bir daha o adi asiden kurtulup da Rabbine kavuşamaz.

Hayatın Esas Amacı Dünya Değil!
Basbas bağırmak lazım: “Ey insanlar, kendimize gelelim, hayatın esas amacı dünya değil! Bu kadar büyük bir evrenin bu kadar kısa bir hayat için yaratılması akıl karı değil! Dünya ahiret için yaratıldı! İnsan ahiret için yaratıldı! Yeryüzü ahiretteki ölümsüz hayatın dağılımının belirlenmesi için yaratıldı. Burası hayali bir an, kısacık bir zaman. Sinema, televizyon, teknoloji, zenginlik, servet ne düzeye ulaşırsa ulaşsın, temel gerçeğimiz asla değişmeyecek!

Dünyada misafiriz… Uğrunda gözyaşı döktüğümüz, kazanmak için çırpındığımız dünyaya ait her şeyi yakında kaybedeceğiz. Buraya Rabbimizi tanıyıp bilmek, sevmek ve emrettiği yüksek ahlak üzerinden sonsuzluğu kazanmak üzere geldik. Ahirette nerede olacağımızı yeryüzündeki seçimlerimiz belirleyecek. Bu kısacık hayatta ektiklerinin mahsulüyle, kimisi cenneti ve kimisi de cehennemi satın alacak.

Öyleyse dua edelim: Yüce yaradan bizi uyandırsın. Bize Kur’an’ı, emirlerini, imanı, ahlakı, iyiliği sevdirsin. Bizi iffetsizlikten, kul hakkından, haksızlıktan korusun. (Âmin)

Gülistan Dergisi ~ Dr. Muhammed BOZDAĞ
Sayı: 155 ~ Kasım 2013

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
2
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 3

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. İmam Gazâlî Hazretlerinin yaklaşımıyla, ALLAH korkusunun insanı günahlardan uzaklaştırıp, sevap atmosferine yaklaştırdığı yerlerde sürekli havf(korku) soluklamak.. yeis(ümitsizlik) çukurlarına düşmenin muhtemel olduğu veya ölüm emârelerinin iyice belirdiği zamanlarda da recâya sarılmak bir esas olmalıdır. Recânın ise boş ve amelsiz bir temenni değil, rahmeti iktizâza getirme yolunda kavlî ve fiilî bütün vesileleri değerlendirerek, ilahi dergaha iltica kapılarını zorlamanın unvanı olduğu hiç hatırdan çıkarılmamalıdır.

  2. Kainatta yıldız ve gezegenler matematiksel hesaplarla hareket etmektedirler. Dünya güneşten az bir şey uzakta yada yakında olsaydı, o zaman yanar yada donardık… Ne kadar ilginç değil mi? Bu evrenin amacı da, insan olsa gerektir. Çünkü, insanın dünyaya gönderilme gayesi ve hikmeti; şu kainatı Halîkı tanımak ve iman edip, ibadet etmektir. Bu eksiksiz ve sorunsuz düzeni inceledikten sonra, bize de “Ya Rab, Sen bu kainatı dize getirmişsin, ben gibi bir hiçimi yola getiremeyeceksin. Haşa ve kella! Şübhesiz Sen; Cebbar(Dilediğini Yapan)’sın, Kayyum(Kainatı Yöneten)’sun, Vâli(Kainatı idare eden)sin!” demek düşer!.

  3. İnsanın, babasından kopup annesinin rahmine giden bir sperm olarak sürünüşünü, dünyaya gelene kadar anne karnındaki dokuz aylık sürünme süresi takip etmektedir. Sonra, bezler arasında sürüm sürüm büyümesi, daha sonra da bunu çocukluk, gençlik ve ihtiyarlık safhaları takip etmektedir. Mü’min için dünyanın sıkıntılarla dolu olma ciheti de düşünülecek olursa; onun ölene kadar süründüğü ve bu mânâda ancak ölmekle sürünmekten kurtulduğunu söylemek mümkündür. Bu sebeple ölüm, her ne kadar zâhirî yüzü itibarıyla soğuk gibi görünse de, mü’min onu bir iltifat çağrısı olarak değerlendirmelidir. Zira hayatın amacı dünya değil, ahiret mü’minin asıl yurdudur. Başta Peygamber, Ashab-ı ve insanın bütün sevdiklerinin çoğu oradadır.

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim