Haya, Mahremiyet ve Çocuk


İffetli Çocuk
İffetli Çocuk

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla… Örtüyü, örtünmeyi üzerimize farz kılan yüce Allah’a hamd-u senalar olsun.

Babamız Hz. Âdem (AS) ve annemiz Hz. Havva (R. Anha) yasak meyveyi yiyip avret mahalleri belli olunca o andan itibaren örtünme ihtiyacı duymuşlardır. Bu vakayı bütün müminler bilirler. Bununla beraber örtünme; avret mahallini gizleme bütün insanların temel ihtiyacıdır.

Anneler çocuklarının doğumundan itibaren onların giyinme ihtiyacını sağlarlar. Bu sadece yüzeysel bir örtünmedir. Küçük bir bebeğin tesettürü sadece belli başlı yerlerin örtünmesidir. Bu da ona akli melekeleri oturana kadar yetecektir. Akli melekeleri yetmeye başlayan (öğrenen) çocuğa ‘küçüktür’ deyip onu açık giydirmek, (iç çamaşıra benzeyen) doğru olmayan giysiler giydirmek onun ileriki süreçte Allah muhafaza hayâ perdesini yırtmaya başlayacaktır. Böyle davranarak bu yaşlardaki çocuklarımızın hayâ perdelerinin yırtılmasına sebep olmayalım…

“Çocuğum daha 7 yaşlarındadır” deyip başıboş bırakıp gelişi güzel giydirmeyelim. Çünkü bu çocuklarımız buluğ çağına erdiğinde onlarla başa çıkamayız. Bu nedenle daha küçük yaştan itibaren başlamalıyız. Özelliklede kız çocuklarımıza seçeceğimiz giysiler ile bu bilinci vermeliyiz. Bu bilinç buluğ çağına bırakılmamalıdır. Çocuğa vücudunun özel olduğu, mahrem olduğu bilinci aşılamaya 3-5 yaş itibari ile başlamak gerekir.

Hayâ sahibi olan Allah(CC) buyuruyor ki:
“Ey Âdemoğulları, size edep yerlerinizi örtecek bir elbise, bir de hil’at indirdik. Fakat takva elbisesi yok mu; işte o, hepsinden daha hayırlıdır. Bu, Allah’ın ayetlerindendir. Umulur ki, düşünüp ibret alırlar. Ey Âdemoğulları! Sakın şeytan ananızla babanızı, edep yerlerini kendilerine göstermek için cennetten çıkardığı gibi, sizi de belaya sokmasın! Çünkü o ve kabilesi, sizi, kendilerini göremeyeceğiniz yerden görürler. Biz şeytanları, iman etmeyenlere dost kıldık. Bir edepsizlik yaptıkları vakit ‘Biz atalarımızı böyle bulduk ve bize, bunu Allah emretti’ derler. Sen deki ‘Allah asla edepsizliği emretmez. Bilmediğiniz şeyleri Allah’ın üzerine mi atıyorsunuz?” (A’raf /26-28)

Biz insanların apaçık düşmanı olan şeytan, iffetin, namusun kaynağı olan hayânın bizlerden uzaklaşması için çaba sarf etmektedir. Edep yerlerimizin görünmesini sağlayarak dünyada rezil rüsva olmamızı istemekte ve ahiret hayatında ise tekrardan cennete gitmemizi istememektedir. Biz insanları giyinik çıplaklar haline getirerek bu perdenin ortadan kalkmasını sağlamaktadır. Allah sadece giyinmemizi değil aynı zamanda giyinirken takva ölçüsünde giyinmemizi istemektedir. Bu takva ölçüsü bizlerin hayâlı olmasını sağlayacaktır.

Utanmak her insanda doğuştan gelen bir histir. Biz ebeveynlere düşen görev doğuştan gelen bu hissi öldürmemek aksine canlı tutup gelişmesini sağlamaktır. Çocuklarımızın açılması uygun olmayan yerlerini küçük yaşta onlara öğretmeliyiz. Bunun için de bu yerleri başkalarından saklaması gerektiği öğretilerek bu bilinç kazandırılabilir. Bu bilinçle yetişen çocuklarımız büyüdükçe de kendilerini şehvetperest gözlerden koruyacaklardır.

“Hayâ doğuştan” dedik. Ancak gelişmesi gerektiğini vurgulamıştık. Çünkü hayâ bir anda oluşan bir his değildir. Yaşam içerisinde şekillenmektedir. Bu hissin gelişmesi ergenlik dönemine bırakılmamalı sosyal yaşamın başlangıcı olan 2-3 yaş itibari ile başlanmalıdır. Bunun için de giysilerine dikkat edileceği gibi başkalarının yanında, açık alanda tuvalet ihtiyacını gidermemesi de önemli bir ayrıntıdır.

Utanma bilinci verilmeyen çocukların ileriki yaşamlarında hayâ perdelerinin ortadan kalkmasına yol açar. Hayâ perdesi yırtılan bir kişinin de hayatı sürekli şerlerle geçecektir. Hayâ timsali olan Peygamber Efendimiz bir hadisinde şöyle buyurur:
“Hayâ, bütünüyle hayırdır. Hayâ, ancak hayır getirir.” (Müslim)

Anlayacağımız, hayâ; hayır kapısıdır. Bu kapıyı hayâsızlık anahtarıyla kapatmayalım!
Utanmadan uzak olmak, her istediğini yapmak, istediği gibi giyinmek, istediği gibi konuşmak, bir heves uğruna Allah’ın emrine aykırı giydirmek ve bu çocuklarla da daha sonra başa çıkamamak… Daha küçüktür, deyip zevk uğruna gelişi güzel giydirdiğimiz çocuğumuz büyüdükçe bu giyim tarzı ona normalleşecektir. Sonrasında da tesettürlü giyim ona ağır gelecektir.

Utanma, imanın bir şubesidir ve iman diğer şubeleriyle beraber yaşanmalıdır. Utanma (hayâ) duygusunu kaybetmiş bir insan tamamıyla iman etmiş sayılmaz. Çocuklarımızı utanmazlık (hayâsızlık-imansızlık) tehlikesinden korumak 2-3 yaş itibari ile giysi ve davranışlarına dikkat etmekle mümkün olacaktır inşallah.

Hayâ güzeldir… Kadınlarda daha da güzeldir… Kadınlarımız ve kız çocuklarımız bu duygularını kaybetmemelidirler (kaybettirmemeliyiz.) Kadındaki utanma duygusu onu yüceltir, imanını artırır, onu güzelleştirir. Başın yere eğilmesi, utanması, yüzün kızarması, çekinmesi, rahat hareket edememesi yani ahlaklı hareket etmesi iman ile alakalıdır. İmanı zayıf olanlarda bu davranışlar görülmez. Hayâlı bir gençlik yetiştirmek duasıyla…

Nisanur Dergisi ~ Nigar TAŞ
Sayı: 24 ~ Kasım 2013

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
5
Beğen
Mutlu Mutlu
2
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim