Hangi Vakitlerde Yatmalı?


ÇOCUKLARDA UYKU
ÇOCUKLARDA UYKU

Çocuklarımız bizim geleceğimiz ve her yönüyle iyi yetiştirebildiğimiz yavrularımız, yarınların umudu aynı zamanda! Mademki böylesine önemli bir vazifenin ilk ve en temel eğitmenleri biz anneleriz ve ilkokulları ailemizdir. Öyleyse biz anneler bu konuda gücümüz yettiği kadarıyla bu çok önemli vazifemizi ifa etmeye çalışmalıyız. Bu görevi ibadet şuuruyla yerine getirirken, burada çocuklarımızın manevi gelişimlerinin yanında, bedensel gelişimlerini de ihmal etmememiz gerekir. Çünkü sağlıklı bir beden her yönüyle güçlü bir kişiliğin oluşumunda çok önemlidir.

İmkân olursa zaman içerisinde günlük yaşamlarında, İslami bir yöntemle alışkanlıklar kazanmalarına yardımcı olabilecek bilgiler paylaşacağız. Bu sebeple bu yazımızda belki de yeterince üzerinde duramadığımız “uyku” konusunda bazı bilgileri paylaşmanın faydalı olacağı düşüncesiyle bu yazıyı kaleme aldık.

Uzmanların bu konudaki değerlendirmelerini okuyunca; uyku konusunun çocuklarımız için hiç de ihmal edilmeyecek bir bedensel faaliyet olduğunu görürüz. Aslında çok kapsamlı bir konu olan uyku hakkında olabildiği kadarıyla sade ve yalın haliyle alıntılar yapmaya çalışacağız. Evet, öncelikle uzmanların görüşlerinden derlediğimiz bilgileri paylaşalım.

Vücudumuzu faaliyete geçiren ve zinde tutan kortizol hormonu kanda en yüksek seviyede sabahları bulunur. Bu seviye gün boyu giderek düşer, gece saat 23.00’te ise en düşük seviyeye ulaşır. bu nedenle en verimli, konsantrasyon ve zihni aktivite için en uygun bir zaman olan seher vaktinde uyumak zararlıdır. En önemli zararı vücudun savunması için mikropları öldürme vazifesi verilen lökositlerin (akyuvar) azalmasıdır. Bu durum vücut ısısının düşmesi ile birleşince kişinin hastalıklara yakalanması daha kolay olur.

Saat 02.00 den sonra, bilhassa kortizolun en yüksek seviyeye çıktığı saat 06.00’dan önceye rastgelen zaman periyodunda uyanık kalınmalıdır. Bu saatlerde uyanık kalırsak kortizolun yan tesirinden korunmuş oluruz. Kortizol salgılanmasını bu saatlerden başka saatlere kaydırmak için, saat 07.00-08.00 veya saat 12.00-13.00 arası uyumak lâzımdır.

Ruhi, cinsi ve uyku hayatımızı düzenleyen, enfeksiyonlara karşı vücudu koruyan bir diğer hormon olan, melatoninin ise en yüksek seviyede olduğu saatlerin; 21.00 ile 03.00 arası olduğundan, bu saatler arasında uyumayıp ışığa maruz kalınması halinde uyku düzeninin bozulacağı ve dinlendirici bir uykunun alınamayacağı bilinmelidir. Epifiz bezinde üretilen bu hormon 18.00’de salınmaya başlar, 02.00-03.00 arası azamî seviyeye ulaşır, 06.30’da asgarî seviyeye iner. Bu durumda melatoninin en yüksek olduğu saati yakalamak için 21.00’de uyunup, 03.00’te kalkılmalıdır.

Prolaktin ve büyüme hormonu saat 24.00’te en yüksek seviyeye ulaşır. Bu saatlerde kişi mutlaka uykuda olmalıdır, çünkü büyüme hormonu çocuklara tesir ettiği gibi, her yaştaki insana da tesir eder. Büyüme hormonu protein yapımını ve depolanmasını artırır. Hücre çoğalmasına ve farklılaşmasına tesir ederek bütün vücudun büyümesini sağlar, yağ dokusundan kana yağ asidinin geçişini artırır. Ve daha birçok faydası vardır…

Tansiyon ve kalp atımının yüksek olduğu ve hücrelerin en üst derecede metabolize olduğu 15.00 ve 18.00 saatleri arasında yani ikindi vaktinde uyumanın ise sağlık açısından tehlikeli olacağına vurgu yapılmaktadır.

Evet, çok fazla bilgi sahibi olmadığımız bu muazzam vücut yapısının, muhteşem ve kusursuz işleyişinde temel olan her nokta bizim dikkat etmemizi gerekli kılıyor. Uyku konusunda alıntı yaptığımız bilimsel ve kanıtlanmış verilere baktığımızda önemini çarpıcı bir şekilde görmüş oluyoruz. Bu durumda doğru alışkanlıkları çocuğumuza kazandırmaya ve kalıcı hale getirmeye çalışmak bizim öncelikli hedefimiz oluyor.

Şimdi tıp ilminin bizi bilgi sahibi yaptığı bu konuyu sade bir şekilde incelediğimizde bizi Peygamber Efendimiz (SAV)’in uygulaması ile örtüştürdüğünü görüyoruz. Bir kez daha İslam’ın ve uygulamalarının her konuda olduğu gibi bu konuda da fıtrata ve yaradılışa uyumlu olduğuna bizi şahit kılıyor. Bu konuda üstadın öğrencilerine uyku hakkında verdiği bilgiyi de paylaşalım.

Bediüzzaman uykunun üç çeşidinden bahseder ve bunlar; gaylule, feylule ve kayluledir.

Gaylûle: Fecirden yani tan vaktinden, tan ağarmaya başladıktan sonra kerahet vakti bitinceye kadar olan bir zaman dilimini ihtiva etmektedir. Bu vakit rızık için çalışmaya başlamaya en uygun ve çok verimli bir vakittir. Güneş yükselmeye başlayıp ortalık ısınmaya başlayınca insana çökecek olan rehavet rızka zarar vereceğinden ve bereketsizliğe de sebep olacağından bu vakitteki uyku sünnete de aykırıdır. İnsanın zihnen ve bedenen en dinç olduğu çok değerli bir vakti uyuyarak geçirmesi elbette doğru olmayacaktır.

Kaylule: Öğle namazı sonrasındaki bir iki saatlik zaman dilimini kapsar. O vakitteki çok kısa süreli bir uyku bile vücudun dinç olmasını, başarı kapasitesinin artmasını sağlar. Hz. Peygamber öğle namazını kıldıktan sonra, bir miktar uyur, ‘kaylule’ yapardı. Nitekim bir hadis-i şeriflerinde; “Öğleyin kaylule yapınız. Muhakkak şeytanlar öğle vaktinde kaylule yapmazlar” (Müslim) buyurmuşlardır.

Feylûle: İkindi namazından sonra güneş batana kadar olan zaman dilimini ihtiva etmektedir. Bu uyku insanı sersemleştirir, o günkü ömrü maddi yönden kısaltır, ayrıca da maddî ve manevi olarak o günün kazançları çoğunlukla ikindiden sonra görüldüğünden, o vakti uykuyla geçirmek, o neticeyi görmemek hükmüne geçer, güya o gün yaşanmamış gibi olur.

Hz. Aişe, Resûlü Ekrem Efendimiz’in sabah olunca kısaca iki rekât namaz kıldığını ve müezzin gelip ezan okuyana kadar sağ yanı üzerine bir parça uzandığını ifade eder. İkindi namazından sonra uyumazdı ve “İkindiden sonra uyuyup da aklını kaybeden kimse, yalnız kendini kınasın’’ diyerek sakındırırdı.

Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre Efendimiz (SAV) yatsı namazından önce uyumayı, namazdan sonra da sohbet etmeyi sevmez ve gecenin ikinci yarısını ibadetle geçirirdi.

Dolayısıyla İslâmî hayat; fıtratla, yani yaratılışımızla uyum halindedir. Hz. Peygamber (AS), daima sağ tarafına yatar ve sağ elini yanağının altına koyarak uyurdu. misvağı daima başucunda durur, kalkınca önce dişini misvaklar, sonra abdest alır ve ibadetle meşgul olurdu. Muavazateyn surelerini okur eline üfledikten sonra vücudunu sıvazlardı.

Evet, çocuklarımıza sağlıklı bir uyku alışkanlığını kazandırabilmemizin ne kadar önemli olduğunu kabul ederek bu konu üzerinde durmaya hep beraber gayret edelim. Canımızı çekinmeden verebileceğimiz çocuklarımızın sağlıklı kalabilmeleri için uyku düzenlerine dikkat edelim. Hatta bu konuyu kendimiz test edelim, deneyelim ve görelim; bu zaman dilimlerinde uykunun faydalarını.

Sizler de yakın çevrenizde manevi bozukluklar yaşayan çocukların uyku problemleri olduğuna şahit olmuş veya duymuşsunuzdur. Takıntılı, korkak, dengesiz, vesveseli, uyumsuzluk davranış bozukluğu yada diğer sıkıntıların arkasında kimi zaman uyku problemleri mutlaka vardır. Gelin hep beraber bir adım atalım ve uyku sağlığı konusunda çocuklarımıza yardımcı olup bu sureci olması gerekene çevirelim. Çocuklarımız uykuda zarar değil fayda kazansınlar. Kısa bir süre zorluk yaşama karşılığında ömür boyu güzel bir alışkanlık kazandırma ümidiyle…

Nisanur Dergisi ~ Zehra IŞIK
Sayı: 44 ~ Temmuz 2015

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
11
Beğen
Mutlu Mutlu
7
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
3
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim