Gelenek ve Okçuluk Sanatı


Okçuluk Sporu Tarihçesi
Okçuluk Sporu Tarihçesi

Kaşlar yay; kirpikler oktur hep maşukun aşık gözünde. Aşkta güzellik, yaşamda kahramanlık, savaşta zaferi sembolize etti kültürel tarihimizde ok ve yay birlikteliği. Bazen aşkların en tutkulusunu, bazen ayrılıkların en hüzünlüsünü ve bazen de vuslatın en bekleneni ifade etti ok ve yay edebiyatımız içerisinde. Sanat ve kültürel hazinemize bu kadar yerleşen ve şekillendiren bu ikili medeniyetimizin en eski sembollerinden birisi olarak bilinmektedir.

Okçuluk Sporu Tarihçesi

Orta Asya’da ok ve yayın üzerine yemin etmek suretiyle söz vermek en önemli toplumsal adetlerden birisi olarak yaşanmıştır. Kültürel yaşamın yanı sıra dini hayatında içerisinde varlık bulmaya başlamıştır zamanla. Dualar da bile ok ve yay yer almaktadır. Yay ve ok hakimiyet sembolü olarak görülmüş, destanlara, şiirlere, Dede Korkut hikayelerine konu olmuştur. Atasözlerinde, deyimlerde, yeminlerde, şiirlerde çokça ok ve yaydan izler bulmaktayız. Hayatın her safhasında insanla beraber yaşayan bir araç olarak görebileceğimiz ok ve yayı en verimli kullanan bir kültürel birikime sahip olmakla beraber en fazla kutsiyet veren bir toplum yapısına sahibiz.

Yay ve Okçuluk Sanatı

Bir savaş aleti olmasına rağmen sanatsal, kültürel, edebi ve toplumsal yaşam içerisinde yerleşip kültürel bir öğe olan ok ve yay tarihsel bir sembol olarak kalmamış. Günümüz toplumunda da hayat pratikleri içerisinde izlerini devam ettirmektedir. Örneğin pek çok kişi çocukluğunda ok ve yay ile oyunlar oynamış, okçuluğa az ya da çok merak salmıştır. Yaşamların daha sonraki dönemlerinde ise okçuluğa bir spor olarak merak salan hemen hemen herkesten; “Ben de küçükken tenekenin ucunu kıvırmıştım, oka temren yapmıştım. Esnek bir ağaca ip bağlayıp ok atmıştım.” gibi ifadeler işitilmektedir. Çocuk oyunlarında yaygın olmasına rağmen sanatsal, kültürel alanda eski yaygınlığının görülmemesi ok ve yay yapım sanatındaki son dönemlere değin yaşanan bir gerilemenin de sonucudur. Öyle ki, Türk okçuluk sanatımızın neredeyse tamamen unutulmuş olduğunu söylemek mümkündür. Sadece sıradan insanların değil, beden eğitimi öğretmenlerinin, spor uzmanlarının dahi çoğu bu okçuluk sporundan bihaberdir.

Günümüzde atalarımızın bu konudaki hünerlerinin bilincinde olmadığımız gibi kültürel anlamda sahip olduğu önemini de unutmuş durumdayız. Spor alanı içerisinde yavaş yavaş canlanmaya başlayan okçuluk tekrar bu sanatın icrasını da doğurmaya başlayacağını düşündürmektedir. Bu bağlamda Türk okçuluğunun ülkemizde yeniden doğuş dönemine girdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Türk okçuluğu ve yay sanatının canlanmasına gönül veren geleneksel okçuluk gönüllüleri Türkiye’nin değişik şehirlerinde son yıllarda bir araya gelerek hem spor aktiviteleri hem de el sanatı üretimlerini canlandırmaya başlamıştır. Kültürel hafızanın yeniden harekete geçmesine katkı sağlayan bu gruplar geleneksel okçuluk sporunu özellikle gençler arasında teşvik etmeye çalışmaktadır. Bu konuda Ankara Atlı Okçuluk gibi gruplar geleneksel okçuluğun tanıtılması, öğretilmesi ve yapımıyla ile ilgili pratik çalışmalar gerçekleştirerek yeniden yaygınlaşmasına katkı sağlamaya çalışmaktadır.

Ok ve yay yapım ustalarının azlığı bu alanda en büyük sıkıntılardan birisini oluşturmaya başlamıştır. Öyle ki, tarihimiz içerisinde bize has olan ok ve yay yapım sanatı konusunda şuan usta sıkıntısı yaşandığı için geleneksel ok ve yaylar Macaristan ve Çin’den getirtilmeye başlanmıştır. Medeniyetimizin en uzun öğelerinden olan bu sanat alanında ürünleri kısmen yurt dışından getiriyor olmak kültürel mirasımız açısından büyük bir özeleştiri gerektirir.

Gelenekten Geleceğe Dergisi ~ Bilal Hayri DOĞAN
Sayı: 6 ~ 7 ~ Nisan-Eylül 2014

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
5
Beğen
Mutlu Mutlu
2
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
5
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
1
Olamaz
Kızgın Kızgın
1
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 1

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Nerden geldiğini ve nereye gideceğini bilmeyen insan, nasıl boşluğa düşüyorsa.. aynı şekilde bir devlet geçmişini bilmez ise, geleceğini de bilemez!. Ayakta durabilmemiz için tarihimizi iyi bilmeliyiz, doğru anlamalıyız!.

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim