dergiCE.com https://dergice.com Özgür İçerik Platformu Tue, 01 Dec 2020 20:33:01 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.5.3 https://dergice.com/wp-content/uploads/2018/07/favicon-150x150.png dergiCE.com https://dergice.com 32 32 Arkadaşların Seni Hangi Özelliklerinden Dolayı Seviyorlar? https://dergice.com/arkadaslarin-seni-hangi-ozelliklerinden-dolayi-seviyorlar https://dergice.com/arkadaslarin-seni-hangi-ozelliklerinden-dolayi-seviyorlar#respond Tue, 01 Dec 2020 09:00:47 +0000 https://dergice.com/?p=60710 Bilirsiniz ki arkadaşlık, insan doğasının en kıymetli yaşantılarından biridir. Bir insana rahatlıkla güvenebilmek, onunla içinden geçenleri paylaşabilmek ve onu içtenlikle kabul edebilmek karşımızdaki kişiye verdiğimiz değerin yansımalarıdır. Arkadaşlarımıza verdiğimiz değer kadar onlar da bizlere değer verirler ve genellikle bizleri benimserler. Bunun üzerine belki de sana sormamız gereken soru şudur: Çevrende yer alan arkadaşların seni hangi özelliklerinden dolayı kabul ediyor ve seviyorlar? Hepimizin sevilen ve sevilmeyen özellikleri elbette mevcuttur ancak insan, çevresi tarafından hep sevilen yanlarını merak etmiştir. Biz de sizlere iddialı bir test hazırladık: Arkadaşların seni hangi özelliklerinden dolayı seviyorlar? Haydi hazırsan teste başlayalım.

  1. 1 Arkadaş ortamında seni nasıl tanımlarlar?

    1. Neşeli
    2. Sosyal
    3. İyimser
    4. Sessiz
  2. 2 Bir arkadaşın ile tartışma yaşadığın zaman ne yaparsın?

    1. Bu konularda çözüm odaklıyımdır, sorunumu onunla paylaşarak çözmeye çalışırım.
    2. Haklıysam eğer sonuna kadar düşüncelerimi savunurum, sorun bir şekilde çözülür.
    3. Sorunumu ortaya koyarım, onun düşüncelerini de dinleyerek orta yolu bulurum.
    4. Fikirlerimi belirtirim, sonrasında ortamdan uzaklaşırım.
  3. 3 Dışa dönük biri misin yoksa içe dönük biri mi?

    1. Bilemiyorum, duruma göre değişebiliyor.
    2. Dışa dönük biriyimdir.
    3. Bence her ikisiyim.
    4. İçe dönük biriyimdir.
  4. 4 Karşındaki kişi ile ilgili düşüncelerini direkt kendisine söyleyebilir misin?

    1. Tabii ki söylerim, düşüncelerim içimde kalmasın.
    2. Söylemeye gerek yok, benim bilmem yeter.
    3. İyi şeylerse söylerim ama kötüyse bende kalsın.
    4. Bulunduğum duruma göre belirleyebilirim ancak bunu.
  5. 5 Peki, bir doğal afet olayı yaşadığını düşün, o anda nasıl bir tepki verirdin?

    1. Olduğum yerde kalırdım, anlık şoka girerdim.
    2. Ortamdan hemen uzaklaşmaya çalışırdım.
    3. Kendimi koruyacak savunma düzenekleri oluştururdum.
    4. Kendimi sakinleştirerek her şeyin düzeleceğini düşünürdüm.
  6. 6 Geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman arasında bir seçim yapabilir misin?

    1. Her koşulda şimdiki zamanı seçerim.
    2. Geçmiş zamanı seçerdim, şüphesiz.
    3. Gelecek zamanı seçerdim, beni hep heyecanlandırmıştır.
    4. Hem geçmiş hem de gelecek zamanı tercih ederdim.
  7. 7 Sevdiğin insanlardan övgü aldığın özelliğin genellikle hangisi oluyor?

    1. Konuşkan ve girişken biri olmam
    2. İçtenlikle dolu biri olmam
    3. Anı yaşayabilen ve eğlenceli biri olmam
    4. Öngörülü ve kararlı biri olmam
  8. 8 Sence yakın bir arkadaşta olması gereken en önemli özellik nedir?

    1. Çok sabırlı biri olmalı.
    2. Aklından geçenleri direkt söylemeli.
    3. Oldukça düşünceli biri olmalı.
    4. Eğlence dolu bir karaktere sahip olmalı.
  9. 9 Duygularını ifade etme konusunda nasıl birisin?

    1. Genellikle duygularımı kolay bir şekilde ifade edebilen biriyim.
    2. Olumsuz duygularımı gizlerim, sadece olumlu duygularımı dışarı yansıtırım.
    3. Duygularımı çok net ifade edemem, kendi içimde yaşarım.
    4. Duygu nedir pek bilmem ama hissettiğim ne varsa karşı tarafa direkt aktarırım.
  10. 10 Son olarak, arkadaşların ile hangi etkinliği yaparak eğlencenin dibine vurabilirsin?

    1. Eğlence mekanlarına gidip karaoke yaparak
    2. Evde dizi-film keyfi yaparak
    3. Onlarla buluşup masa ve kart oyunları oynayarak
    4. Birlikte leziz bir akşam yemeği yiyerek

Tarih:
  1. Sonuç

    Özelliklerin: Sıcakkanlılığın, içtenliğin ve samimiyetin

    Testin sonucuna göre arkadaşların senin sıcakkanlılığını, içtenliğini ve samimiyetini oldukça seviyorlar. Arkadaşlarına karşı daima doğal ve ince fikirli davranan biri olduğunu söyleyebiliriz. Gereken durumlarda arkadaşlarının yardımına koşman da en belirgin özelliklerin arasında. İyi kalpli ve paylaşmayı seven biri olman, arkadaşlarını sana daha da çok yakınlaştırıyor. Bu özellikler sende doğal olarak var, bu konuda şanslısın! Davranışlarında ve sözlerinde yer verdiğin samimiyet ve sıcaklık her daim hissediliyor. Arkadaşların, seninle vakit geçirmekten mutluluk duyuyorlar!

    Sonuçları Paylaş
  2. Sonuç

    Özelliklerin: Dobra oluşun, dürüstlüğün ve açık sözlülüğün

    Testin sonucuna göre arkadaşların senin dobra oluşunu, dürüstlüğünü ve açık sözlülüğünü oldukça seviyorlar. Karşındaki kişilere karşı daima açık sözlüsün. Aklından ne geçiyorsa direkt söylüyorsun, bu da senin dobra bir insan olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda arkadaşlarına karşı genellikle içinde iyi niyet barındırdığını söyleyebiliriz. İyi niyetli biri olman dışında en belirgin özelliklerinden biri de oldukça etkileyici ve girişken bir insan olman. Bu özelliklerinden dolayı arkadaşların seninle vakit geçirmekten dolayı büyük bir mutluluk duyuyorlar!

    Sonuçları Paylaş
  3. Sonuç

    Özelliklerin: Optimistliğin, enerjik ve cana yakın oluşun

    Testin sonucuna göre arkadaşların senin optimistliğini, enerjik ve cana yakın oluşunu oldukça seviyorlar. Arkadaşlarınla birlikte olduğun zaman anı yaşamayı ve eğlenmeyi çok ama çok seviyorsun. Anın tadını çıkartanlardansın. Ayrıca olaylara daima olumlu gözlerle baktığın için her zaman bardağın dolu tarafını görüyorsun. İyimser oluşun, arkadaş çevrene de yansıyor. Çevrendeki durumlara kolay adapte olabilmen ve yeniliklere açık biri olman da senin belirgin özelliklerin arasında yer alıyor. Özellikle enerji dolu ve samimi biri olmandan dolayı arkadaşların seninle vakit geçirmekten dolayı büyük bir mutluluk duyuyorlar!

    Sonuçları Paylaş
  4. Sonuç

    Özelliklerin: Sakinliğin, soğukkanlılığın ve tutarlı oluşun

    Testin sonucuna göre arkadaşların senin sakinliğini, soğukkanlılığını ve sabırlı oluşunu oldukça seviyorlar. Genelde yaşadığın olaylara karşı sakin oluşunu ön plana koyduğunu belirtebiliriz, çünkü sen öngörü sahibi bir insansın. Hayatta gayet net çizgileri olan, tutarlı birisin ve bu özelliklerin arkadaşlarının anında dikkatini çekiyor! Senin yaşamda belirsizliğe yer yok, belirsizlik sana göre değil. Ayrıca daima sükuneti seviyor ve kendi halinde bir yaşamı tercih ediyorsun. Bu özelliklerinden dolayı arkadaşların seninle vakit geçirmekten dolayı büyük bir mutluluk duyuyorlar!

    Sonuçları Paylaş
]]>
https://dergice.com/arkadaslarin-seni-hangi-ozelliklerinden-dolayi-seviyorlar/feed 0
TEMA Vakfının Kurucusu Olan Toprak Dede’ye Dair Bilinmeyenler https://dergice.com/tema-vakfinin-kurucusu-olan-toprak-dedeye-dair-bilinmeyenler https://dergice.com/tema-vakfinin-kurucusu-olan-toprak-dedeye-dair-bilinmeyenler#respond Mon, 30 Nov 2020 16:00:14 +0000 https://dergice.com/?p=60643 Toprak Dede adıyla tanınan Hayrettin Karaca, hayata olan bağlılığı ve daima geleceğe bakan tavrıyla birçok gönüllü projeye imzasını atmış ve pek çok alanda iz bırakmıştır. Kişisel çıkarların uzağında, insanlığın yararına bir yaşam süren Karaca; Türkiye’nin çöl olmaması adına yaptığı çalışmalarla toplumda büyük yankı uyandırmıştır. TEMA Vakfını kurarak attığı bir adımla milyonları peşinden sürükleyen Toprak Dede, çevre faaliyetleri gösteren tüm kuruluşlara da öncü olmuştur. Vefatının ardından da yaşamda bıraktığı güzel izlerle anılan ve TEMA Vakfının kurucusu olan, çocukların sevgilisi Toprak Dede’ye dair bilinmeyenler yüreklerinizi ısıtmak üzere derlendi. Keyifli okumalar!

1. Çocukluk Yıllarında Hayrettin Karaca

TEMA Vakfının Kurucusu Olan Toprak Dede’ye Dair Bilinmeyenler

4 Nisan 1922 tarihinde Bandırma’da dünyaya gelen Karaca, küçük yaşlarından itibaren babasının triko fabrikasında çalışmaya başlamıştır. Kekemelik sorunu yaşaması itibariyle adeta kendini ispatlama çabası içerisinde bulunan küçük çocuk, boyunun dahi yetişmediği makaralarda iplik sararak işçilerle denk düzeye gelmiştir. Çalışma azmi, becerikliliği, hedefleri doğrultusunda yılmadan ilerleyişi o yıllardan belli olan Karaca, liseyi bitirdikten sonra başına geçeceği fabrikanın da temellerine imzasını atmıştır. Sanayici olmak istememesine rağmen işinde oldukça başarı gösteren Karaca, fabrikayı önemli sanayi kuruluşları arasına taşımıştır.

2. Aşk İle İlk Tanışıklığı

Henüz on üç yaşında olan Karaca, bir anlığına karşı karşıya geldiği yemyeşil gözlerin sahibi genç kıza hemen orada aşık olmuştur. Sanayici olmak istemeyen ve kendisini edebiyata yakın hisseden Karaca, tam da romantik anlatılara konu olacak bir hikaye ile sevdiği kızın ismini ancak iki yıl sonra öğrenmiştir. On dokuz yaşına geldiğinde o çok sevdiği Türkan ile evlenen Karaca, kızın sesini de ilk defa nikahta duymuştur. Birlikte geçirdikleri beş yıl sonunda işleri nedeniyle Uşak’a taşınan aile, yoksulluğun her türlü acımasızlığı ile tanışmıştır. Tam da o hâl içinde askere giden Karaca’nın geride bırakmak zorunda olduğu eşi, onun yokluğunda vereme yakalanmış ve vefat etmiştir.

3. Kırmızı Kazağının Sırrı

TEMA Vakfının Kurucusu Olan Toprak Dede’ye Dair Bilinmeyenler

Karaca’nın neredeyse her fotoğrafında rastladığımız, onunla özdeşleşmiş olan kırmızı kazağının önemi büyüktür. Çevreye duyarlılığı ile tanınan Karaca, tüketim anlayışına dikkat çekmeye çalışmıştır. Sürekli tüketimin değil, üretimin iyiliğini savunurken yine bu iyiliğin savunucusu olmayı kabul etmiştir. Tüm bunların yanı sıra üzerinden çıkarmadığı kırmızı kazağı, 1993 yılında hazin bir şekilde öldürülen oğlu Atay Karaca tarafından, artık iplerden örülmüştür. Oğlundan bir kazak istemesi üzerine artık iplerden örülmüş bu kırmızı kazak ile karşılaşan Karaca, tam on altı yıldır bu kazağı giydiğini belirtmiştir. Oğlunun hatırasını üzerinde saklayan kazak aynı zamanda tüketim anlayışının da sembolü haline gelmiştir.

4. Anadolu Sevgisi

Hayrettin Karaca, bir vatandaşlık borcu varsa bunun ancak toprağa sahip çıkmak ile ödenebileceğini söylemiştir. Türkiye’nin her bir karışını gezmiş, her bir bölgeden çeşitli tohumlar toplamış ve toprak ile ilgili analizlerde bulunurken erozyon sorununa rastlamıştır. Bu alanda önemli çalışmalara imza atan Karaca, kendisine verilen en büyük ödüllerden birinin Anadolu köylerindeki çocuklar tarafından “erozyon dede” olarak tanınması olduğunu dile getirmiştir. Anadolu’ya hayranlıkla bağlı olan bilim adamı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayı da kendisine sunulmuş bir ödül olarak benimsemiş ve çalışmalarını bu anlayışla devam ettirmiştir.

5. Arboretum (Ağaç Müzesi)

TEMA Vakfının Kurucusu Olan Toprak Dede’ye Dair Bilinmeyenler

Gezgin ruhlu Karaca, yurt içi ve yurt dışı gezileri sırasında gittiği her yerden tohumlar toplamış ve botanik bahçelerini ziyaret etmiştir. Bu birikim sonucunda Yalova’da, Türkiye’nin ilk özel arboretumunu, yani canlı ağaç müzesini kurmuştur. Dünyanın her yerinden ziyaretçilerin ilgisini çeken bu müze, sunduğu görsel şölenin yanı sıra bitkisel araştırmalarda ve yeni bitki hibritlerinin üretiminde de aktif rol oynamaktadır. Binlerce bitki çeşidine ev sahipliği yapan bu bahçe; aynı zamanda bir bitki gen merkezi, materyal sağlayıcısı ve eğitim alanı görevlerini de üstlenmektedir. Arboretum, TEMA Vakfının kurucusu olan ve birçok kalıcı çalışmaya öncülük eden Toprak Dede’ye dair bilinmeyenler derlemesinde önemli bir yere sahiptir.

6. TEMA Vakfının Doğuşu

Vehbi Koç’un nüfus planlaması ve ağaçlandırma üzerine hayata geçirmek istediği iki projesini Nihat Gökyiğit ile paylaşması üzerine ağaçlandırma konusunu üstlenen Gökyiğit, çok eski bir dostu olan Hayrettin Karaca’dan yardım istemiştir. Türkiye’nin dört bir yanını gezen ve erozyon sorununun ciddiyetiyle karşılaşan Karaca da bu sorun üzerine bir şeyler yapılması gerektiğini onaylamış ve bu ortak projeye dahil olmuştur. Vehbi Koç’un ağaçlandırma meselesine verdiği önem ile Hayrettin Karaca’nın bilgi ve duyarlılığı, Nihat Gökyiğit’in aracılığıyla bir araya gelmiştir. Temellerinin atılması ardından birçok gönüllüyü peşinden sürükleyen kuruluş, günümüzde de aktif faaliyet göstermektedir.

7. Doğru Yaşam Onur Ödülü

TEMA Vakfının Kurucusu Olan Toprak Dede’ye Dair Bilinmeyenler

Kendisini doğal yaşamın korunmasına ve çevresindeki sorunları tespit ederek, bunlara yönelik etkin çevresel faaliyetlere dahil olmaya adayan Karaca, İsveç’in Doğru Yaşam Vakfı tarafından sunulan “Doğru Yaşam Onur Ödülü”ne layık görülmüştür. Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) Onursal Başkanı Hayrettin Karaca, bu ödüle layık görülmenin mutluluğunu taşırken bir yandan ona daha fazla sorumluluk yüklediğini belirtmiştir. Daha yaşanılabilir bir dünya düzeni kurmayı hedefleyen Karaca, bunun ancak yaşatarak mümkün olabileceğini dile getirmiştir.

8. Orman Kahramanı

Bilginin paylaşıldıkça çoğalacağına ve Türkiye’de orman bilincinin giderek artacağına inanan Karaca, tüm bilgi birikimini bu doğrultuda sunmayı hedeflemiştir. Orman varlığının korunmasının yanı sıra devamlı olarak açılan bir ağaç ihtiyacının da karşılanması gerektiğine dikkat çeken Toprak Dede, ağaçsız bir toprağın vatan olamayacağını söylemiştir. Çalışmalarını bu yönde düzenleyen bilim insanı, 2013 yılında Birleşmiş Milletler Orman Formu tarafından “Orman Kahramanı” ilan edilmiştir. TEMA Vakfının kurucusu ve onursal başkanı olan Toprak Dede’ye dair bilinmeyenler derlemesine dahil ettiğimiz bu unvan, Karaca’yı orman alanında daha yoğun çalışmalara yönlendirmiştir.

9. Çılgın İhtiyarlardan Protesto

Ülke toprağının ve tarım alanlarının satışına karşı çıkmak amacıyla protesto eylemine başvuran Hayrettin Karaca ile Muazzez İlmiye Çığ, kendilerini “çılgın ihtiyarlar” olarak adlandırmışlardır. Çeşitli pankartlarla tepkilerini dile getirirken, kış mevsiminde Ankara soğuğunda kalmak onları eylemlerinden alıkoymaya yeterli olmamıştır. Çok yakın iki arkadaş olan “çılgın ihtiyarlar”, vatan sevgisi ve okumaya olan düşkünlükleri ile aralarında güçlü bağlar kurmuşlardır. TEMA Vakfının kurucusu olan ve yolunda gitmeyen işler karşısında sessiz kalamayan Toprak Dede’ye dair bilinmeyenler vefatının ardından sevenleri tarafından aktarılmıştır.

10. Toprak Dede’ye Veda

TEMA Vakfının Kurucusu Olan Toprak Dede’ye Dair Bilinmeyenler

97 yaşında hayat gözlerini yuman Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma (TEMA) Vakfı Kurucu Onursal Başkanı Hayrettin Karaca, İstanbul’da adına düzenlenen bir tören ile son yolculuğuna uğurlanmıştır. Ülkesine duyduğu bağlılık doğrultusunda yaptığı çalışmalar ile her kesimin sevgi ve saygısını kazanan Karaca, yaşamı boyunca benimsediği sürdürülebilirlik ilkesini tüm çalışmalarının merkezine koyarak vefatının ardından da bir nevi varlık göstermiştir. Öncüsü olduğu TEMA Vakfı gönüllüleri Karaca’nın anısını yaşatmakta ve adım atılan her karış toprağın varlığında miras bırakılan sorumluluğu hatırlamaktadır.

]]>
https://dergice.com/tema-vakfinin-kurucusu-olan-toprak-dedeye-dair-bilinmeyenler/feed 0
Türkiye’de En Geniş Kitleye Sahip Taraftar Grupları https://dergice.com/turkiyede-en-genis-kitleye-sahip-taraftar-gruplari https://dergice.com/turkiyede-en-genis-kitleye-sahip-taraftar-gruplari#respond Mon, 30 Nov 2020 12:30:48 +0000 https://dergice.com/?p=60630 Türkiye’deki spor müsabakalarında taraftarlar her zaman yaptıkları şovlarla ön plana çıkmaktadır. Takımların kendilerine bağlı taraftar grupları, stadyum içinde veya stadyum dışında yaptıklarıyla takımlarını temsil etmektedirler. Türkiye’de en geniş kitleye sahip olan hatta dünyaya bile adını duyurmuş taraftar grupları ülkemizde aktif olarak yer almaktadır. Sizler için en iddialı taraftar gruplarını listeledik. Keyifli okumalar!

1. Teksas

Türkiye’de En Geniş Kitleye Sahip Taraftar Grupları

Bursaspor taraftarlarının oluşturduğu taraftar grubudur. Bursa’da oynanan maçlarda Güney Kale Arkası bölgesinde yer alarak takımlarını desteklemektedirler. Grup, varlığını Teksas Manifestosu adını verdikleri bir belgeyle duyurmuştur. Uzun süre Teksas adıyla tribünlerde ayrı kısımlarda yer alan bu grup, 2012 senesinde diğer taraftarlarla birleşerek Bursaspor Taraftarlar Birliği çatısı altına girmiştir. Kaynaklara göre Teksas grubunun geçmişi 1966 yılına dayanmaktadır. Teksas grubu o eski yıllardan beri aktif olarak Bursaspor tribünlerinde ve takımlarının yanında yer almıştır. İlk olarak grubun adı Teksas Konvoyu olsa da zaman içerisinde isimleri Teksas olarak kalmıştır.

2. Tatangalar

Sakaryaspor’un ünlü taraftar grubudur. Sakaryaspor alt takım oyuncularının 1989 senesinde bu taraftar grubunu kurduğu bilinmektedir. İlk kurulduğu senelerde az üyeye sahip bir grup olan Tatangalar, zaman içerisinde Sakaryaspor’un en ünlü taraftar grubu haline gelmiştir. İlk zamanlar isimleri Tatanka olsa da zaman içerisinde Tatangalar halini almıştır. İlk kurulduğu yıllarda Tatangalar, örgütleşme gibi suçlamalara maruz kalsa da yürüdükleri yoldan asla vazgeçmemiş ve isimlerini tüm Türkiye’ye duyurmuşlardır. Tatangalar, Türkiye’de en geniş kitleye sahip taraftar grupları arasında yer almaktadır.

3. Genç Fenerbahçeliler

Türkiye’de En Geniş Kitleye Sahip Taraftar Grupları

Fenerbahçe’nin en kalabalık ve en ateşli taraftar grubudur. 1998 yılında kurulan Genç Fenerbahçeliler, maraton tribününde takımlarına destek vermektedirler. Genç Fenerbahçeliler kendi içlerinde de taraftar gruplarına ayrılmaktadır. Bu taraftar grubu, birçok üniversitede ve okulda üye bulundurmaktadır. Her geçen gün daha fazla kitleye ulaşan Genç Fenerbahçeliler, kötü gidişat olduğunda korkusuzca yönetimi protesto etmesiyle bilinmektedirler. Grubun efsane Lideri Sefa Kalya’nın ölümünden sonra Genç Fenerbahçeliler’in liderliğini Cem Gölbaşı üstlenmiştir.

4. Hodri Meydan

Kocaelispor’un taraftar grubudur. 1957 yılında resmî olarak kurulmuştur. Türkiye’nin efsanelerinden olan Kocaelispor’un çok zor geçirdiği yıllarda bile yalnız bırakmayarak yanında olmuştur. Bölgesel Amatör Ligi maçında Büyükçekmecespor karşısında Hodri Meydan taraftar grubu Bölgesel Amatör Ligi seyirci rekorunu kırarak tarihe geçmiştir. 1 Mart 2020 tarihinde de 28250 taraftar ile 3. Lig seyirci rekorunu kırmıştır. Günümüzde hala aktif olarak takımının yanında olan ve desteğini esirgemeyen Hodri Meydan grubu, Türkiye’nin bilindik taraftar grupları arasında yerini almaktadır.

5. UltrAslan

Türkiye’de En Geniş Kitleye Sahip Taraftar Grupları

Galatasaray’ın koreografileriyle ünlü taraftar grubudur. 2001 yılında Alpaslan Dikmen tarafından kurulmuştur. UltrAslan’ın en büyük özelliği kulüpten bağımsız oluşudur. Koreografilerin ve tribün şovlarının maliyetini kulüpten destek almadan gerçekleştirmektedirler. UltrAslan, 2011 yılında Eskişehirspor maçında ‘Dünyanın En Uzun Pankartı’ ünvanını kazanmıştır. Tam olarak 315 metrelik bir pankart açarak tarihe geçen UltrAslan taraftar grubu sadece tribünde yaptıklarıyla değil sosyal sorumluluk kapsamında yaptıklarıyla da birçok kişinin takdirini kazanmıştır.

6. Çarşı

Beşiktaş’ın ünlü taraftar grubudur. 1982 yılında kurulmuştur. Grubun kurucusu Mehmet Işıklar’dır. Grubun liderliğini şu zamanlarda Alen Markaryan yapmaktadır. Çarşı grubu, maçlarda olduğu kadar sosyal sorumluluk alanında da kendini göstermiş bir taraftar grubudur. 2008 yılında Liverpool maçında yaptıkları Dale Cavese şovuyla kendilerini tüm dünyaya tanıtmış ve 132 desibele ulaşarak desibel rekorunu kırmıştır. Çarşı grubu, bir dönem maçlara gitmeyi bıraksa da ilerleyen zamanlarda geri dönerek yeniden tribünlerde yerini almaya devam etti. Beşiktaş denilince akla ilk gelen şeylerden biri Çarşı taraftar grubudur.

7. Nefer

Türkiye’de En Geniş Kitleye Sahip Taraftar Grupları

Eskişehirspor’un ünlü taraftar grubudur. Nefer grubu, Eskişehirspor’un ünlü bandosuyla inanılmaz bir uyum yakalayarak takımlarını desteklemektedirler. Son yıllarda Eskişehirspor’un kötü gidişatına rağmen takımlarını asla terk etmeyen bir taraftar grubu olan Nefer, 2020 yılında ‘Yılın Taraftar Grubu’ ödülüne layık görülmüştür. Nefer grubu, Bursaspor’un taraftar grubu Teksas ile dost bir taraftar grubudur. Türkiye’de en geniş kitleye sahip taraftar grupları arasında gösterilen Nefer, pandemi dolayısıyla tribünlerde yerini alamasa da takımlarına ellerinden gelen desteği veriyor.

8. Yiğidolar

Sivasspor’un taraftar grubudur. Sivas’ın soğuk havasına rağmen tribünleri hiç boş bırakmayan ve her zaman takımlarının yanında bulunan Yiğidolar, takımlarını Avrupa arenasında da yalnız bırakmamıştır. Dondurucu soğukta oynanan maçlarda tribünleri tıklım tıklım dolduran Yiğidolar, Türkiye’de saygı duyulan taraftar grupları arasındadır. Anadolu takımı Sivasspor’un şampiyonluğa oynadığı seneler dışında da takımını yalnız bırakmamıştır. Yiğidolar, Türkiye’de en geniş kitleye sahip taraftar grupları arasında yer almaktadır. Kırmızı beyazlı ekibin en önemli güçleri arasında Yiğidolar da bulunmaktadır.

9. Vira

2010 yılının başlarında kurulmuş Trabzonspor taraftar grubudur. Vira, sadece bir taraftar grubu değil aynı zamanda sivil toplum kuruluşudur. Yaptıkları yardımlarla tüm taraftar gruplarının ve izleyicilerin takdirini kazanmıştır. Trabzonspor’a tribünde olduğu kadar saha dışında da büyük destek veren Vira, Trabzonspor adının geçtiği her yerde bulunmaya özen göstermektedir. Vira taraftar grubunun ‘Hür ve Hesapsız Trabzonspor’ adlı sloganı tüm ülkeye yayılmıştır. Her geçen gün geniş kitlelere ulaşmaktadır. Vira, aktif olarak her maçta Trabzonspor tribünlerinde yerlerini almaktadır.

10. Yalı

Türkiye’de En Geniş Kitleye Sahip Taraftar Grupları

Göztepe’nin efsanevi taraftar grubudur. Tam olarak adı Yalı Taraftar Derneği olarak bilinmektedir. Sadece futbol değil diğer alanlarda da Göztepe’nin yanında olan Yalı taraftar grubu, Türkiye’nin en ateşli tribünlerinden birisidir. Karşıyaka takımı taraftarlarıyla düşmanlıkları herkes tarafından bilinmektedir. Bu düşmanlığa rağmen Yalı taraftar grubu, sosyal sorumluluk kapsamında olan işlerde Karşıyaka taraftarıyla omuz omuza hareket ederek tüm takdirleri kazanmıştır. Göztepe’nin en kötü halde olduğu dönemlerde bile Yalı grubu şehir şehir gezerek takımlarının yanında olmuştur. Türkiye’de en geniş kitleye sahip taraftar grupları arasında Yalı da yer almaktadır.

]]>
https://dergice.com/turkiyede-en-genis-kitleye-sahip-taraftar-gruplari/feed 0
İnsanlık Tarihinden En Çok Can Almış Kanlı Devrimler https://dergice.com/insanlik-tarihinden-en-cok-can-almis-kanli-devrimler https://dergice.com/insanlik-tarihinden-en-cok-can-almis-kanli-devrimler#respond Mon, 30 Nov 2020 09:00:18 +0000 https://dergice.com/?p=60574 Dünya tarihi boyunca pek çok toplum, çoğunluğu politik nedenler olmak üzere devrim gerçekleştirmiştir. Özellikle yönetim anlayışının artık çekilmeyecek bir hal alması, sosyal hakların değerini kaybetmesi, sosyoekonomik şartların yerle bir olması, açgözlülüğün arşa ulaşması, ideolojilerin ve dünya görüşünün farklı olması, hatta insan haklarının göz ardı edilmesi gibi sebepler, toplumları bezdirmiş ve bu gidişatı değiştirmek için devrim gerçekleştirmeye itmiştir. Bilinir ki her devrim, beraberinde önemli kayıplar getirir. İşte bu kayıpların meydana geldiği insanlık tarihinden en çok can almış kanlı devrimler… İyi okumalar!

1. İngiliz Devrimi (1642-1651)

İnsanlık Tarihinden En Çok Can Almış Kanlı Devrimler

İngiliz devrimi, İngiltere tarihindeki ve modern tarihteki ilk devrim niteliğindedir. Kraliyet taraftarları ve Parlamenter yanlıları arasında politik görüşlerin ayrılığı sonucunda gerçekleşmiştir. Devrimden sonra krallık rejiminin etkisi büyük ölçüde azalmıştır. Parlamenter yanlılarının çabaları sonucunda milis kuvvetler yerini düzenli orduya bıraktı. Bu devrim sonucunda, I.Charles yönetimi devrildi ve yerine cumhuriyetçilerin yönetimi gelmiştir. Bu mücadeleye Galler, İrlanda ve İskoçya bölgesi de katılmıştır. Bu katılımla yönetimin ortak bir yönetime dönüştürülmesine karar verildi. Yaşanan iç savaş ve kanlı mücadeleler sonrasında Kral I. Charles yargılandı ve idam edildi. Oğlu II. Charles ise sürgüne gönderildi.

2. Amerikan Devrimi (1775-1783)

Amerika’da 13 İngiliz kolonisinin Büyük Britanya İmparatorluğuna karşı verdikleri bağımsızlık savaşı olarak tarihte yerini almıştır. Ağır vergiler ve düşük hayat standartları sonucunda koloniler birleşmiş ve imparatorluğa karşı gelmişlerdir. Fransa’nın İngilizlere kaptırdığı bu koloniler, bu süreçte yine Fransızlar tarafından büyük bir para, cephane ve silah desteği görmüştür. Aynı zamanda Fransa, Britanya’ya karşı duran koalisyonları desteklemiş ve asker göndermiştir. Yaşanan bu bağımsızlık mücadelesinde iki taraftan da toplam 100.000 kadar insan yaşamını yitirmiştir. Yorktown savaşında tüm bu destekler karşılık bulmuş ve Paris antlaşmasıyla bu mücadele 1783 yılında başarıyla sonuçlanmıştır.

3. Fransız Devrimi (1789-1799)

İnsanlık Tarihinden En Çok Can Almış Kanlı Devrimler

Fransız İhtilali (1789-1799), mevcut mutlak monarşiye ve Katolik kilisesinin baskılarına karşı yapılmış bir bağımsızlık savaşıydı. Değişen toplumsal düzenle, kültürleşme, aydınlanma, sosyal haklar, açlık, kıtlık gibi nedenlerle halkın bilinçlenme hareketi sonucunda sarayın, elit kesimin ve kilisenin karşısında haklarını arayan, kültürlü ve insanca yaşamak isteyen halk ve burjuvalar vardı. Oldukça sert mücadelelerin yaşandığı bu süreç sonucunda monarşi yıkıldı ve yerine cumhuriyet kuruldu. Önce tüm Avrupa’nın, sonra da dünyanın toplumsal yapısını değiştiren Fransız Devrimi, uğrunda pek çok canın yitirildiği, toplum ve insanlık tarihinden en çok can almış kanlı devrimler arasından biridir.

4. Rus Devrimi (1917)

Rus devrimi, 1917 yılında Çarlık Rusyası’nın yıkılıp yerine Sovyetler Birliğinin kurulmasını içeren devrimdir. Rus halkı, askerler dahil herkes savaşın etkilerinden bunalmıştı. Ortamda hem ekonomik hem de siyasal anlamda bir istikrarsızlık hakimdi. Protesto gösterileri için çıkılan sokaklarda binlerce insan hükümetin sert müdahaleleriyle hayatını kaybetti. Liderliğini Vladimir Lenin’in üstlendiği Bolşevikler, halk tarafından kötü ekonominin gidişatına dur demek için bir umut olarak görüldü. 24-25 Ekim devriminde Bolşevikler yönetimi devraldı ve Sovyetler Birliği kuruldu. Daha sonra da I. Dünya savaşından çekildiklerini ilan etti. Bu süreçte milyonlarca insanın yaşamını kaybettiği bilinmektedir.

5. Alman Devrimi (1918-1919)

İnsanlık Tarihinden En Çok Can Almış Kanlı Devrimler

1918-1919 yıllarında öncüsünün Frederich Ebert’in olduğu bu devrim, anayasal monarşiden parlamenter demokrasiye geçiş sürecini simgelemektedir. Birinci Dünya Savaşından hezimetle ayrılan Almanya İmparatorluğu, koşulsuz imzaladığı Versay antlaşmasıyla büyük bir buhranın içindeydi. Alman halkı yenilginin verdiği gerilim ve ağır ekonomik sıkıntılar sebebiyle, eski Alman İmparatorluğu’nun yerine bir cumhuriyet rejimi kurmak istiyordu. Sosyalist Rusya’dan etkilenen Almanya, yine bu rejimi kurmak için mücadeleye girişti. 9 ay bir hafta süren bu kanlı iç çatışmalar, yönetim biçimi parlamenter demokrasi olan Weimar Cumhuriyetinin iktidara gelmesiyle son buldu.

6. Küba Devrimi (1953-1959)

Küba devrimi süreci, 26 Temmuz 1953 yılında Moncada kışlasında başlar, 1 Ocak 1959’da Batista’nın devrilmesi ve Che Guevera, Fidel Castro ve Raul Castro liderliğindeki isyan liderlerinin yönetimi devralmasıyla sona erer. Küba’nın tüm kaynaklarının ve kontrolünün ABD’nin elinde olması, büyük yolsuzlukların dönmesi, kapitalist sistemin ağır yükü, uyuşturucu, fuhuş ve kelimenin anlamıyla adanın bir günah adasına dönüşmesi verilen mücadelenin baş nedenleridir. Tüm dünya tarafından bu mücadele, bir ilham kaynağı ve büyük bir başarı hikayesi olarak görülür. Uğrunda on binlerce canın yitirilmesi insanlık tarihinden en çok can almış kanlı devrimler içerisinde iz bırakan mücadelelerden biridir.

7. Meksika Devrimi (1876-1910)

İnsanlık Tarihinden En Çok Can Almış Kanlı Devrimler

20. yy’da yaşanmış en kanlı devrimlerin ilki olan Meksika Devrimi, Porfirio Diaz’ın diktatörlüğünü devirmek için başlatılmıştır. O döneme göre ülkenin %80’lik kısmını köylüler oluşturuyordu ve büyük bir krizle boğuşuyordu. Burjuvazilerin bu krize ve diktatörlüğe çare olarak Madero’yu göstermesi, devrimin başlama sebeplerindendir. Bunların sonucunda Madero, serbest seçim ve diktatör karşıtı söylemleri nedeniyle tutuklanır. Tutukluluk süresinde tekrar seçimi zorla kazanan Diaz, şartlı olarak Madero’yu serbest bırakır. Madero’da ülke dışına kaçarken halkı isyana teşvik eder. Oldukça kanlı ve şiddetli çatışmaların yaşandığı bu devrim sonucunda Diaz yönetimi son bulmuş ve Madero yönetimi devralmıştır.

8. Haiti Devrimi (1791-1804)

Haiti devrimi, Afrika kıtasındaki en başarılı köle isyanı olarak tarihe geçmiştir. Haiti önceleri bir Fransız sömürgesiydi ve eski adı Saint-Domingo’ydu. Kölelik dönemi süresince yüzlerce ayaklanma olmuştu fakat tek başarılı olan isyan Haiti devrimidir. Nedeni ise ülkenin tamamen özgürleşmesi ve siyahiler tarafından yönetilen ilk cumhuriyet olmasıdır. İsyan 1791 yılında kölelerin şeker kamışı tarlalarını yakması ve 2000 kadar beyazı öldürmesiyle başlar. Devrim sırasında yüzbinlerce siyahinin ve Fransız askerlerinin ölmesi, yaşanan olayların ne kadar şiddetli geçtiğinin göstergesidir. Fransız devrimi dönemlerinde yaşanmış olması devrimin büyük başarısının gölgede kalmasına neden olmuştur.

9. Avrupa Devrimleri (1848)

Bu devrimler, 1848 yılında Avrupa’nın birçok ülkesinde etkili olan devrimler topluluğudur. Genel nedenleri olarak tamamlanan Sanayi Devrimi sonucunda Avrupa şirketleri zenginleşmiş, işçi sınıfı ise bu zenginlikten bir pay alamamıştı. Üstelik içlerinde bulundukları berbat koşullar, sağlıksız ortam, uzun süreli çalışma saatleri devrimleri ateşleyen nedenlerin başlarında gelir. Avrupa’nın önemli şehirlerinde işçiler, öğrenciler, zanaatkarlar sokaklara barikatlar kurar ve birer sokak savaşçılarına dönüşürler. Nerdeyse tüm Avrupa’ya yayılan ve Avrupa’yı yangın yerine çeviren devrimler sonucunda işçi sınıfının hakları genişletildi, yeni haklar tanındı, sosyal hukuk kavramı doğdu ve sosyalist akımlar güçlendi.

10. Çin Devrimi (1911)

İnsanlık Tarihinden En Çok Can Almış Kanlı Devrimler

Çin devrimi, 2000 yıllık Çin hanedan sisteminin sona erip yerine cumhuriyetin kurulması yönünden insanlık tarihinde önemli bir yere sahiptir. 1644 yılında kurulan Qing Hanedanı 1911’e kadar Çin’de yönetimdeydi. Fakat kılıç zoruyla yönetimi ele alması nedeniyle Han Çinlileri tarafından yabancı bir hanedan olarak görülüyordu. Değişen dünyayla, Avrupalı tüccarların Çin pazarında söz sahibi olmasıyla, geleneksek yönetimin, uygulamaların ve ordunun artık Çin’i koruyamayacağı gerçeğiyle halk, mevcut otoriteye baş kaldırmaya başladı. Beraberinde yönetime karşı birçok devrim hareketi oluştu. Bu devrimler sonucunda 2000 yıllık hanedan sistemi yıkıldı ve yerine cumhuriyet sistemi getirildi.

]]>
https://dergice.com/insanlik-tarihinden-en-cok-can-almis-kanli-devrimler/feed 0
Şaşırtıcı Anlamlarıyla Hayatınıza Yön Veren Gizemli Sayılar https://dergice.com/sasirtici-anlamlariyla-hayatiniza-yon-veren-gizemli-sayilar https://dergice.com/sasirtici-anlamlariyla-hayatiniza-yon-veren-gizemli-sayilar#respond Mon, 30 Nov 2020 06:00:37 +0000 https://dergice.com/?p=60601 Size uğur getirdiğini düşündüğünüz bir sayı var mı? Etrafınıza baktığınızda gördüğünüz ya da sık sık karşınıza çıkan bir rakam? Belki de tesadüf diyerek göz ardı ettiğiniz bu işaretlere biraz daha önem vermelisiniz. Öyle ki tarihlere, saatlere, karşımıza sürekli çıkan sayılara dikkat ettiğiniz takdirde aslında bunların bir tesadüf değil, sizin gözden kaçırmış olduğunuz işaretler olduğunu fark edeceksiniz. Herkesin uğurlu sayısı farklı olsa da, biz sizlere şaşırtıcı ve gizli anlamlarıyla hayatınıza yön veren gizemli sayılar listesini sıraladık. Keyifli okumalar!

1. İki (2)

Şaşırtıcı Anlamlarıyla Hayatınıza Yön Veren Gizemli Sayılar

Eğer 2 sayısının çok karşınıza çıktığını ve etrafınıza baktığınızda bu sayı ile çok sık karşılaştığınızı düşünüyorsanız, 2 numarası sizin sayınız olabilir. Bu sayı genel olarak uyum, denge ve sevgi ile ilişkilidir. Bununla birlikte barış anlamına da gelir. Bu numara sizin tarafınızdan sık görülmeye başlandıysa, daha şefkatli olmalı ve insanlara yardım etmelisiniz. Aynı zamanda işinize verdiğiniz önem kadar, ilişkinize de daha fazla sevgi vermeniz ve hoşgörü göstermeniz gerektiği anlamına gelir. Etrafınızdaki kötü enerjileri uzaklaştırıp, kendi gücünüze daha fazla güvenmelisiniz.

2. Dört (4)

Günlük yaşantınızda 4 sayısını çok görüyorsanız, önemli tarih ya da saatlerinizde hep 4 sayısı bulunuyorsa, bu işaretleri dikkate almalısınız. Dört coğrafi yön ve dört temel elementi temsil eden bu sayı, sabır, sadakat ve güven ile ilişkilidir. Ayrıca ciddiyeti, düzeni ve kararlılığı da temsil etmektedir. Çok güçlü olduğu düşünülen bu sayı ile yönlendirilen kişiler, genelde çok inançlı ve dürüsttür, bu sebeple uzun ve güvenilir bir ilişkiye sahiplerdir. Aynı zamanda çok çalışkan ve azimli olmaları, aşk hayatlarında olduğu gibi iş hayatlarını da olumlu etkiler ve akademik olarak başarıya ulaştırır.

3. Altı (6)

Şaşırtıcı Anlamlarıyla Hayatınıza Yön Veren Gizemli Sayılar

6 rakamı denge ile ilişkilidir. Hayatınızın tüm alanlarında dengeyi kurmanızı hatırlatır. Romantik ilişki, aile, sosyal çevre ve iş ilişkilerinin yanında kendinizi de bu denge ve düzene alıştırmanıza dikkat çeker. Telefonunuza her baktığınızda 06:06 saatine denk gelmeniz ya da bu sayının karşınıza çok çıkması, gelecekteki hayallerinizin gerçekleşmesine engel olan maddi problemlerin kısa zaman içerisinde çözülmesi beklenmektedir. Bu maddi düzelmenin iş hayatınıza da olumlu etkileri olacaktır. Ayrıca bir süredir ilgi duyduğunuz kişiye kapılarınızı açtığınız taktirde kendinize büyük bir iyilik yapacak ve mutluluğa bulacaksınız.

4. Yedi (7)

Haftanın 7 gününü, 7 renkli gökkuşağını ve geleneksel astrolojideki 7 gezegeni temsil eden bu sayı tarafından yönlendiriliyorsanız, problemlerin üstesinden gelme konusunda oldukça başarılı olduğunuzu söyleyebiliriz. 7 sayısı, iç bilgelik, tasavvuf, sezgi ve manevi yaşam ile ilişkilidir. Bu sayıyı etrafınızda fazlaca görmeniz, kendinize ve yeteneklerinize daha fazla güvenmeniz gerektiği anlamına gelir. Eğer numaranız 7 ise, ilişkilerde gerçek his ve duygularını saklayan, her zaman çatışmalardan kaçınan biri olabilirsiniz. Bol şans ve kazanç ile de ilişkili olan bu sayı, piyango ve benzeri oyunlarda oldukça sık kullanılır.

5. Sekiz (8)

Şaşırtıcı Anlamlarıyla Hayatınıza Yön Veren Gizemli Sayılar

8 sayısı her şeyden önce sonsuzluğu temsil eder. Kendine güven, başarı ve şefkat ile ilişkilidir. Bu sayıyı etrafınızda çok sık görüyorsanız, bu doğru yolda olduğunuz ve çok çalışmaya devam etmeniz gerektiği anlamına gelir. İş hayatınızda oldukça başarılı olduğunuzu ve buna bağlı olarak gelecekte sizi büyük bir bir finansal bolluğun beklediğini söyleyebiliriz. Aynı zamanda 8 sayısı ile yönlendiriliyorsanız, aşk ilişkisinden çok mantık ilişkisini tercih eden biri olmanız mümkündür. Bunun sebebi ise zaten oldukça yoğun bir iş hayatına sahip olmanız ve kariyer ile aşk arasındaki dengeyi sağlamak istemenizdir.

6. On Bir (11)

Oldukça güçlü bir sayı olan 11, yeni başlangıçların ve olumlu değişikliklerin sembolüdür. Bu sayıya sık rastlıyorsanız, sezgilerinize ve enerjinize daha çok güvenmeniz, bu sezgilerin hayatınızı yönlendirmesine izin vermeniz gerektiği anlamına gelir. Aynı zamanda önünüze çıkan fırsatlara bir şans vermeniz sizler için daha olumlu olacaktır. 11 sayısı aşk hayatınızın gelecek dönemde çok daha iyi olacağı ve ilişkinizdeki sorunlarının çözüleceğine işarettir. Eğer sağlıksız bir ilişkide iseniz, bu ilişkiyi arkanızda bırakmanızın ve yeni başlangıçların sizin için daha iyi olacağını unutmamalısınız.

7. On Sekiz (18)

Şaşırtıcı Anlamlarıyla Hayatınıza Yön Veren Gizemli Sayılar

Listemizin beşinci maddesinde de bahsettiğimiz gibi, hayatımıza yön veren ve şaşırtıcı anlamlarıyla hayatınıza yön veren bu gizemli sayılar arasından 8 sayısı çok güçlü bir enerjiye sahiptir. 8 sayısı ve yeni başlangıçlar ile ilişkili olan 1 sayısı birleştiğinde, bolluk ve servet, içsel bilgelik ve insana hizmeti sembol eder. 18 sayısını sık sık görmeye başlamanız, hedeflerinize ulaşmanın çok yakın olduğunuz anlamına gelir. Bununla birlikte hayatınıza beklenmedik bir şekilde birinin gireceğini söyleyebiliriz. Numerolojiye göre 18nci tarihte doğmuş olan insanlar, bir şekilde insanlara hizmet etmelerini sağlayacak iş veya yaşama sahiptir.

8. Yirmi İki (22)

22 sayısı, tüm hayalleri ve istekleri gerçeğe dönüştürebilen, çok güçlü enerjisi olan bir sayı olarak kabul edilir. Bu sayıdan etkilenen insanlar oldukça iddialı, disiplinli ve kendine güvenen bireylerdir. Hayatlarının her alanında belirli bir denge ve düzen kurmak isteyen bu kişilerin, ileriye dönük büyük fikir ve planları vardır ve hedeflerine ulaşmak için azimle çalışırlar. 22 sayısı tarafından yönlendiriliyorsanız, partneriniz de dürüst olduğu sürece, uzun ve güvene dayalı bir ilişkiye sahip olabilirsiniz. Eğer ki karşı tarafın sadakatsiz olduğunu sezdiyseniz, sevgisiz bir ilişkide olmaktansa yalnız olmayı tercih edersiniz.

9. Yirmi Beş (25)

25 sayısı ortaklık, sosyal ilişkiler ve kişisel özgürlük ile ilişkilidir. Bu sayı ile yönlendirilen insanlar ekip çalışmalarından ve farklı verileri analiz etmekten oldukça zevk alırlar. Ayrıca kendi sorunları ile birlikte başkalarının sorunlarını da dinleyip çözüm bulmak onları oldukça memnun eder. Bu sayı hayatınızda sık görünmeye başlandıysa, ilişkiniz hakkında bazı kararlar almanız gerekebilir. İlişkide nişanlanmak, birlikte yaşamak ya da evlenmek gibi bir sonraki seviyeye geçmeyi düşünmeniz gerektiğini gösteren bir işaret olabilir. Aynı zamanda 25 sayısı ilişki içinde de olsanız, bekar da olsanız, bağımsız ve güçlü olmanız gerektiğini hatırlatmaktadır.

10. Otuz Üç (33)

Şaşırtıcı Anlamlarıyla Hayatınıza Yön Veren Gizemli Sayılar

Uğurlu sayınız 33 ise ya da bu sayı normalden fazla karşınıza çıkıyorsa bu işaretleri dikkate almalısınız. 33 sayısı da şaşırtıcı ve gizli anlamlarıyla hayatımıza yön veren, geleceğimizle ilgili birçok şey söyleyen bu gizemli sayılar arasında bulunmaktadır. Yetenek, beceri ve kendini ifade etme ile ilişkili olan bu sayıyla sık karşılaşmanız, gelecekte sağlığınızın daha iyi olacağı, kariyerinizde de birçok fırsat ile karşılaşacağınız anlamına gelir. Aynı zamanda ilerleme ve bolluğun sizi beklediğinin ve kişisel yaşamınızda daha mutlu olacağınızın işaretidir. 33 numarasına rehberlik eden biri, ilişkide her zaman dinlemeye ve sır saklamaya hazırdır.

]]>
https://dergice.com/sasirtici-anlamlariyla-hayatiniza-yon-veren-gizemli-sayilar/feed 0
Dünyanın Dört Bir Yanından Michelin Yıldızına Sahip Restoranlar https://dergice.com/dunyanin-dort-bir-yanindan-michelin-yildizina-sahip-restoranlar https://dergice.com/dunyanin-dort-bir-yanindan-michelin-yildizina-sahip-restoranlar#respond Sun, 29 Nov 2020 17:30:20 +0000 https://dergice.com/?p=60536 Dünyanın en ünlü yıldızlarından sayılan Michelin yıldızı, Fransız araba lastiği üreticisi Michelin tarafından otel mutfaklarına ve restoranlara verilen önemli bir prestij ödülüdür. 100’e yakın gizli müfettişin mekânlarda yaptığı gözleme dayalı olarak, birden üçe kadar yıldız verilir ya da verilmez. Michelin yıldızı büyük bir ün ve şöhret getirirken, yıldızın düşürülmesi veya alınması ciddi bir itibar kaybına sebep olmaktadır. Dünyanın dört bir yanından Michelin yıldızına sahip restoranlar listemizi sizler için hazırladık. Sırf bu deneyime sahip olmak için bile seyahat planlamaya değer! Keyifli okumalar!

1. The Fat Duck, Bray – İngiltere

Dünyanın Dört Bir Yanından Michelin Yıldızına Sahip Restoranlar

The Fat Duck, dünyanın en iyi restoranları arasında gösterilen ünlü bir mutfağa sahiptir. İngiltere Bray’de Michelin üç yıldızlı restorandır. 1995 yılında 16. yüzyıldan kalma bir binada açılmıştır. Deneysel ve bilimsel adlandırılabilecek bir tarz içermektedir. Lezzet kapsülleme ve duyusal pişirme sayesinde modern mutfağın ön saflarında yer almaktadır. Heston Bluementhal restoranın şefi ve sahibidir. Likit nitrojen, vakumlama, ultrasound vb. aletler kullanılarak modern pişirme teknikleriyle yemekler yapılmaktadır. Sade ve detaycı bir dekorasyonda laboratuvar titizliğinde hazırlanan tadım ve alakart menüler sunulmaktadır.

2. Noma, Kopenhag – Danimarka

Danimarka’da Kopenhag’ı yemek açısından canlı ve yenilikçi tutan restoranlardan biridir. 2013 yılında restoranın şefi ve sahibi olan Rene Redzepi tarafından kurulmuştur. Mutfak, Nordik bölgelerinde yetişen ürünlerden oluşmaktadır. İskandinav mutfağının yeniden keşfedip yorumlanmasıyla meşhur olmuştur. Nordik bölgesi ürünleri dışında kullandıkları ürünler sadece kakao ve kahvedir. Her masa için bir garson bulunmaktadır ve yemeği masalara servis edenler ise restoranın aşçılarıdır. Şaraplar da yemeklerle uyumlu olarak hafif ve ferah tatlardan oluşmaktadır. Kopenhang’daki tek üç Michelin yıldızlı restorandır.

3. El Celler De Can Roca, Girona – İspanya

Dünyanın Dört Bir Yanından Michelin Yıldızına Sahip Restoranlar

Joan, Josep, Jordi adlı üç kardeş tarafından açılan bir aile restoranıdır. Zihinlerde canlanan genel aile restoranlarından ziyade uluslararası boyutta çok büyük bir üne sahip olmuşlardır. 2009 yılında Michelin Rehberi’ne üç yıldızla yazılmışlardır. Joan Roca mutfakla ilgilenirken, Josep Roca mahzen ile Jordi Roca ise tatlılarla ilgilenmektedir. Klasik tadım menüsü ve 22 tabaklık uzun bir tadım menüsü mevcuttur. Geleneksel Katalan yemekleri yapılmaktadır. Restoranın 60 bin şaraptan oluşan mahzeni mevcuttur. Dekorasyon olarak sade giydirilmiş masalarla ahşap bir zemine sahiptir.

4. Narisawa, Tokyo – Japonya

Japoonya’da yer alan bir Fransız restoranı olarak 2003’te açılmıştır. 2010’da 2 Michelin yıldızını almıştır. Şef Yoshihiro Narisawa tarafından Japonya’nın geleneksel lezzetleri Avrupai pişirme teknikleri ile uygulanmaktadır. Sunumlarıyla mevsimselliğe ve doğaya vurgu yapan bir tarza sahiptir. Ürünler, minimalist bir yaklaşımla hazırlanır. “Topraktan Hediye”, “Denizden Hediye”, “Dağdan Hediye” şeklinde sınıflandırılan yemeklerin yer aldığı tematik bir menüye sahiptir. Dünyanın en ilgi çekici ve ünlü restoranlarından biridir.

5. Al Mahara, Dubai – BAE

Dünyanın Dört Bir Yanından Michelin Yıldızına Sahip Restoranlar

Dünyanın en bilinen otellerinden olan 7 yıldızlı Burj Al Arab’ta yer almaktadır. Michelin Rehberi’nde 2 yıldıza sahiptir. İçerisinde devasa boyutlarda bir akvaryuma bulunmaktadır. Şef Nathan Outlaw tarafından mutfağı yönetilmektedir. Deniz mahsulü ürünleriyle güçlü bir lezzet menüsü oluşturmaktadır. Misafirler, muhteşem servis eşliğinde akvaryumdaki balıkları izleyerek leziz yemekleri tadıyorlar. Özellikle ıstakoz ve kalkan balığı en çok tercih edilenler arasında yer alıyor Şarap rafları dâhi altın kaplamasıyla göz kamaştırıyor. Yemek bölümüne giden geçit altından yapılan deniz kabuğu görünümüyle misafirleri kendisine çekmektedir.

6. Lung King Heen, Hong Kong – Çin

Hong Kong’da yer alan üç Michelin yıldızlı restorandır. Hong Kong’da yaygınlaşmış olan Kanton restoranların en iyilerinden biri olarak bilinir. Minimalist yaklaşımla hazırlanan yemekler, zarif bir sunumla hazırlanarak misafirlerin beğenisine sunulur. Restoranın XO sosu “en iyi çeşni” olarak listelenmiştir. Şef Chan Yan-tak önderliğinde Four Season Hotel’de kurulmuştur. Geleneksel ve yaratıcı bir menüye sahiptir. Deniz ürünlerinin yanı sıra et ve kümes hayvanlarından ürünler de pişirilmektedir. Kapsamlı alakart seçeneklerine sahiptir. Modern ve klasiğin birleştirildiği bir dekorasyona sahiptir.

7. Alinea, Şikago – ABD

Dünyanın Dört Bir Yanından Michelin Yıldızına Sahip Restoranlar

Şikago’nun medarı iftiharı sayılan Alinea, dünyanın dört bir yanından Michelin yıldızına sahip restoranlar arasında üç yıldızla yerini almıştır. Michelin Rehberi’ndeki üç yıldızına 2017 yılında sahip olmuştur. Restoranın açılışı 4 Mayıs 2005 yılında gerçekleşmiştir. Dekor zevkli ve sade, sunumlar için de olağanüstü yorumları yapılmıştır. İsteğe bağlı şarap eşleştirmeleri mevcuttur. Bölgenin geri kalanına karşın yemeklerde geleneksel olmayan bir yaklaşıma sahiptir. Her ziyaretçi için keyifli ve şaşırtıcı bir deneyim sunmasıyla ünlüdür. Mutlaka denenmesi gerekenler arasında trüf mantarlı mantı ve elma ile yapılmış yenilebilir balon tavsiye edilir.

8. Alleno Paris au Pavillon Ledoyen, Paris – Fransa

Geleneksel Fransız mutfağının en ünlü temsilcilerinden tam bir “Parizyen” olarak görülen restorandır. En iyi gurme restoranlardan biridir ve üç yıldızlı Michelin restoranıdır. İlk yılında Michelin yıldızına sahip olan Yannick Alleno restoranın şefi ve sahibidir. 1779’da bir han olarak başlayan serüven 2014’te Alleno tarafından devralınmıştır. Klasik ve gelenekselliğin yanı sıra yenilikçi bir mutfak anlayışı benimsenmiştir. Yemek odası mekanın ruhuna uygun olarak tarihi unsurlar korunarak dekore edilmiştir. Dünyanın dört bir yanından Michelin yıldızına sahip restoranlar arasında eski bir tarihi barındırmasıyla öne çıkmaktadır.

9. Osteria Francescana, Modena – İtalya

Osteria Francescana, İtalyan şef Massimo Bottura’nın İtalya’da açtığı restorandır. 1995 yılında Modena’da kurulmuştur ve Michelin Rehberi tarafından üç yıldızla ödüllendirilmiştir. Dünyanın en iyi mutfaklarından biri olarak kabul edilir. Şef tarafından ekmeğe altın değerinde önem verilmektedir Bölgede yetiştirilen ürünlerin kullanımı önemli görülmektedir. Parmesan peynirinin beş farklı ısı ve dokuda sunulması misafirlerin akıllarında kalan en önemli içeriklerden biridir. Restorana ilk defa gelenlere ise tadım menüsü önerilmektedir. Bu menü, şefin en çok övgü aldığı yemeklerden oluşmaktadır. Restoran dekoratif olarak klasik ve modern bir ambiyansa sahiptir.

10. La Yeon, Seul – Güney Kore

Dünyanın Dört Bir Yanından Michelin Yıldızına Sahip Restoranlar

La Yeon, dünyanın dört bir yanından Michelin yıldızına sahip restoranlar arasında Güney Kore mutfağıyla parlamaktadır. Shilla Seul Hotel’in çatı katında yer almaktadır. Seul’de üç Michelin yıldızlı iki restorandan biridir. Sung-II Kim, La Yeon mutfağının şefidir. Geleneksel Kore yemeklerinin, çağdaş pişirme teknikleri ve yaratıcı sunumlarla birleştirmesiyle bilinir. Güney Kore mutfağının tanıtılması amacıyla başlayan bir eğitim projesiyken dünyanın en ünlü mutfaklardan biri olmuştur. Özellikle ülkenin geleneksel et ve deniz ürünlerinin modern sunumuyla dikkat çekmektedir. Misafirler tarafından muhteşem olarak tanımlanan manzara eşliğinde sakin bir tasarıma sahiptir.

]]>
https://dergice.com/dunyanin-dort-bir-yanindan-michelin-yildizina-sahip-restoranlar/feed 0
Cildinizi Yenileyerek Daha Genç Görünmenizi Sağlayacak Besinler https://dergice.com/cildinizi-yenileyerek-daha-genc-gorunmenizi-saglayacak-besinler https://dergice.com/cildinizi-yenileyerek-daha-genc-gorunmenizi-saglayacak-besinler#respond Sun, 29 Nov 2020 10:45:58 +0000 https://dergice.com/?p=60549 Cildimiz vücudumuzun en büyük organıdır. Gerek cildimizi nemlendirmek gerek genç tutmak için günlük olarak bile bir sürü ürün kullanıyoruz. Sağlıklı ve genç bir cilde sahip olmak için beslenmemize de dikkat etmemiz gerek. Peki yediğimiz besinlerle cildimize bakmak mümkün mü? Cildinizi yenileyerek daha genç görünmenizi sağlayacak besinler listesini sizler için hazırladık. Keyifli okumalar!

1. Domates

Cildinizi Yenileyerek Daha Genç Görünmenizi Sağlayacak Besinler

Domateslerin cilt sağlığı için faydalı olduğu düşünülmektedir. Likopen ve diğer bitki bileşikleri bakımından zengin domates sizi güneş yanığına karşı bile koruyabilir. Bir araştırmaya göre, 10 hafta boyunca her gün 40 gram salça ile zeytinyağı tüketen kişiler %40 daha az güneş yanığı yaşamışlardır. Domates, antioksidanlarla doludur ve çeşitli hastalıklarla savaşmaya yardımcı olabilir. Her sağlıklı diyetin tartışmasız bir parçası olan domates, bir meyve olmasına rağmen genellikle sebze gibi yenir ve hazırlanır. Domates ve domates bazlı ürünlerin tüketimi, cilt sağlığına çok iyi gelir ve kırışıklıkları azaltmaya yardımcı olabilir.

2. Badem

Badem harika bir antioksidan kaynağıdır. Antioksidanlar, hücrelerinizdeki moleküllere zarar verebilecek ve iltihaplanma, yaşlanma ve kanser gibi hastalıklara katkıda bulunabilecek oksidatif strese karşı korunmaya yardımcı olur. Bademdeki güçlü antioksidanlar, büyük ölçüde cildin kahverengi tabakasında yoğunlaşmıştır. Bu nedenle, kabuğu soyulmuş bademler sağlık açısından en iyi seçim değildir. Badem, pek çok insanın yeterince alamadığı bir mineral olan magnezyum bakımından son derece yüksektir. Badem, yaşlanma belirtilerini azaltmaya yardımcı olan ve cildinizi besleyen E vitamini açısından zengindir. Araştırmalar, badem yemenin tokluk sağlayıp ve daha az kalori yemenize yardımcı olabileceğini gösteriyor.

3. Avokado

Cildinizi Yenileyerek Daha Genç Görünmenizi Sağlayacak Besinler

Günümüzde avokado, sağlık bilincine sahip bireyler arasında inanılmaz derecede popüler bir gıda haline geldi. Genellikle süper gıda olarak anılır ve sağlık özellikleri göz önüne alındığında şaşırtıcı değildir. Bu meyve yüksek besin değerine sahiptir ve bir çok faydası vardır. Avokado, antioksidan bakımından yüksektir. Bu besinler göz sağlığı için çok önemlidir ve maküler dejenerasyon ve katarakt riskinizi azaltır. Bu antioksidanlar ek cilt ve DNA koruması sağlar. Ayrıca, avokado, polihidroksile yağlı alkoller adı verilen benzersiz bileşikler içerir. Bunlar iltihapla savaşabilir, cildinizi güneşten koruyabilir ve hasarlı DNA’nın onarılmasına yardımcı olabilir.

4. Yeşil Çay

Yeşil çay, özellikle diyabet, insülin direnci, iltihaplanma ve kalp hastalığı ile savaşabilen polifenoller adı verilen antioksidanlar açısından yüksektir. Polifenoller cildinizdeki ana protein olan kolajenin korunmasına da yardımcı olabilir. Bu, bazı yaşlanma belirtilerini azaltabilir ve hatta kısmen tersine çevirebilir. Yeşil çay, cildinizin kolajenini güneşin zararlarından koruyan ve yaşlanma belirtilerini azaltabilen güçlü antioksidan özelliklere sahiptir. Yeşil çay, kahveden daha az kafein içerir, ancak bu bir etki yaratmaya yeterlidir. Bazı araştırmalar, yeşil çayın kilo kaybına yardımcı olabileceğini gösteriyor. Yeşil çay, karın yağını azaltmada özellikle etkili olabilir.

5. Nar

Cildinizi Yenileyerek Daha Genç Görünmenizi Sağlayacak Besinler

Narlar en sağlıklı meyvelerden biridir. Lif, vitamin, mineral ve biyoaktif bitki bileşikleri tarafından da zengindir. Antioksidan aktiviteleri yeşil çayınkinden bile daha yüksektir. Nar, iltihabı azaltır ve yüksek kan şekeri seviyelerinden kaynaklanan hasarı önlemeye yardımcı olur. Ayrıca cildi güneşin zararlarından korumaya da yardımcı olurlar. Dahası, araştırmacılar narın farklı kısımlarının hasarlı cildi onarmak ve kollajen üretimini artırmak için birlikte çalışabileceğini öne sürüyor. Cilde sağladığı yararların yanı sıra, nar suyundaki punikalajinlerin, kanser ve diyabet dahil birçok ciddi hastalığın önde gelen nedenlerinden biri olan iltihabı azalttığı gösterilmiştir.

6. Somon

Somon, yiyebileceğiniz en besleyici gıdalardan biridir. Somon hastalıklar için risk faktörlerini azaltabilir uzun zincirli omega-3 yağ asitleri bakımından zengindir. Bu asitlerin iltihabı azalttığı ve kan basıncını düşürdüğü gösterilmiştir. Somon tüketmek iştahı azaltarak, metabolizma hızını artırarak, insülin duyarlılığını artırarak ve göbek yağını azaltarak kilonuzu kontrol etmenize yardımcı olabilir. Cildinizi yenileyerek daha genç görünmenizi sağlayacak besinler arasında en önemlilerden biri olan somondaki yağ asitleri, sağlıklı cilt hücreleri için yapı taşları görevi görür. Sık somon balığı tüketimi, anksiyete ve depresyon belirtilerini azaltmaya, gebelikte fetal beyin sağlığını korumaya ve yaşa bağlı hafıza sorunları riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

7. Zeytinyağı

Cildinizi Yenileyerek Daha Genç Görünmenizi Sağlayacak Besinler

Zeytinyağı, zeytin ağacının meyvesi olan zeytinden elde edilen yağdır. Üretim süreci inanılmaz derecede basittir. Zeytinler, yağlarını çıkarmak için preslenebilir, ancak modern yöntemler, zeytinleri ezmeyi, birlikte karıştırmayı ve ardından bir santrifüjde yağı posadan ayırmayı içerir. Doğru zeytinyağını almak çok önemlidir. Örneğin sızma zeytinyağı, diğer zeytinyağlarına kıyasla daha sağlıklıdır. Araştırmalar, zeytinyağının yaşlanmayla ilişkili birçok yaygın hastalığı önlemeye yardımcı olabileceğini göstermiştir. Zeytinyağı kan basıncını düşürür, kalp hastalığı riskini azaltır ve kanserle mücadelede etkili olabilir. Zeytinyağı ayrıca cildinizin daha genç görünmesine yardımcı olabilir. Hayvan ve laboratuvar çalışmaları, zeytinyağının cilt üzerinde güçlü anti-enflamatuar etkileri olduğunu ve onu güneşin zararlarından koruyabileceğini göstermektedir.

8. Bitter Çikolata

Kakaonun, özellikle kalp hastalığına karşı koruyucu olarak güçlü sağlık yararları sağlayabileceğine dair önemli kanıtlar vardır. Elbette bu, her gün paketlerce çikolata tüketmeniz gerektiği anlamına gelmez. Bunun yerine azar azar tüketilmelidir. Ayrıca piyasadaki pek çok çikolatanın sağlıklı olmadığını da unutmayın. Kaliteli ürünler (%70 veya daha yüksek kakao içeren bitter çikolatalar gibi) sizin için çok daha iyi olacaktır. Bitter çikolata, cildinizin güneşten zarar görmesine karşı koruyabilir. Ayrıca cildin nemini ve pürüzsüzlüğünü iyileştirebilir. Araştırmalar, bitter çikolatanın kan basıncını düşürebileceğini, insülin duyarlılığını artırabileceğini göstermektedir.

9. Süt

Cildinizi yenileyerek daha genç görünmenizi sağlayacak besinler arasında en önemlilerden biri süttür. Süt, sağlığınıza çeşitli şekillerde fayda sağlayabilecek, besin açısından zengin bir içecektir. Kalsiyum, fosfor, B vitaminleri, potasyum ve D vitamini gibi önemli besinler içerir. Ayrıca mükemmel bir protein kaynağıdır. Süt ve süt ürünleri içmek osteoporozu ve kemik kırıklarını önleyebilir ve hatta kilonuzu korumanıza yardımcı olabilir. Süt seçimi de oldukça önemli. Olabildiğince doğal sütleri tercih etmeliyiz. Pek çok insan sütü sindiremiyor veya kişisel nedenlerden ötürü içmeyi seçemiyor. Bunu tolere edebilenler için, yüksek kaliteli süt ve süt ürünleri tüketmenin bir dizi sağlık faydası sağladığı kanıtlanmıştır.

10. Kemik Suyu

Cildinizi Yenileyerek Daha Genç Görünmenizi Sağlayacak Besinler

Kemik suyu son zamanlarda sağlık bilincine sahip insanlar arasında çok popüler hale geldi. Kemik suyunun bir sürü faydası vardır ve sağlıklı sindirimin en büyük destekçilerinden biridir. Kemik suyunun kendisi hakkında yayınlanmış bir araştırma olmamasına rağmen, içindeki kolajenin yaşlanma belirtilerini azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteren kanıtlar vardır. Pişirildiğinde kollajen, glisin, prolin ve hidroksiprolin amino asitleri bakımından zengin olan jelatine ayrılır. Vücudunuz bu amino asitleri emebilir ve cildinizde yeni kolajen oluşturmak için kullanabilir. Kontrollü çalışmalar, kolajen tüketmenin kırışıklıkları azaltırken cildin elastikiyetini, nemini ve sıkılığını artırabileceğini göstermiştir.

]]>
https://dergice.com/cildinizi-yenileyerek-daha-genc-gorunmenizi-saglayacak-besinler/feed 0
Büyük Ses Getiren Bir Başkadır Dizisine Dair Bilgiler https://dergice.com/buyuk-ses-getiren-bir-baskadir-dizisine-dair-bilgiler https://dergice.com/buyuk-ses-getiren-bir-baskadir-dizisine-dair-bilgiler#respond Sun, 29 Nov 2020 07:00:10 +0000 https://dergice.com/?p=60521 Netflix Türkiye her projesiyle dikkat çekmeye devam ediyor. Pek çok yapımın ardından bu listeye en son yayınlanan Bir Başkadır dizisi de eklendi. Dizi, metropol hayatının karmaşasında, farklı yaşantılara ve hayallere sahip bir grup insanın birbirlerinin hayatlarına nasıl dokunduklarını anlatıyor. Hikâyesiyle seyircilerin dikkatini çeken bu dizi, oyunculuklarıyla da çok konuşuluyor. Büyük ses getiren ve yayınlandığı andan beri sosyal medyanın gündeminde olan Bir Başkadır dizisine dair bilgiler ve olayları kaleme aldık. Dizi hakkında tüm merak edilenleri listelediğimiz bu içerikle sizleri başbaşa bırakıyoruz.

1. Diziye Genel Bir Bakış

Büyük Ses Getiren Bir Başkadır Dizisine Dair Bilgiler

12 Kasım’da yayınlanan dizinin yapım şirketi bilindiği gibi Netflix. Türkiye’den bir hikaye anlatırken tüm dünyaya hitap etmek adına popüler kültüre ayak uydurabilecek projelere yönelen Netflix, bu sefer rotasını değiştirmiş. Bir Başkadır konusu olan yerel hikayeyi, evrensel bir anlatımla aktarmayı tercih etmiş. Dizi boyunca karakterlerin, ekran sürelerinden bağımsız olarak, birbirlerine yakın düzeylerde katkı sunması için çalışılmış. Bunu da alışık olduğunuz güncel dizi formunda, toplamda 8 bölümde yapmış. En kısa bölümü 40 dakika, en uzun bölümü 58 dakika süren dizi, sizi İstanbul özelinde bir toplum manzarasına davet ediyor.

2. Dizinin Yaratıcısı Berkun Oya

İlk yönetmenlik deneyimini 2007 yılında yayınlanan “İyi Geceler Londra” filmi ile yaşayan Berkun Oya, bu filmle Strasbourg Uluslararası Film Festivali’nde 3 adaylık elde edip En İyi Yönetmen ödülünün de kazananı olmuştu. Senaryosunu da yazdığı Bir Başkadır ise çalışmalarının çoğunu tiyatro alanında gerçekleştiren Oya’nın ikinci yönetmenlik deneyimi. 43 yaşındaki Berkun Oya dijital platformlarda ilk olarak Masum dizisiyle yer almıştı. Masum’un senaryosunu üstlenen ismi başka bir Netflix yapımı ile daha duyacaksınız. Kendisi 2021’de yayınlanacak olan Haluk Bilginer, Engin Günaydın ve Binnur Kaya’nın yer aldığı Azizler’in senaryosunu da yazdı.

3. Dizinin Sağlam Kadrosu

Büyük Ses Getiren Bir Başkadır Dizisine Dair Bilgiler

Dizinin beğenilmesindeki en önemli etkenlerden biri de izlediğiniz oyunculuklar. Her performans size “Ben böyle birini tanıyorum” dedirtecek kadar doğal. Hayatta karşımıza çıkan kişilerden harmanlanmış karakterler izliyoruz. Başrolde oynayan Öykü Karayel, performansıyla en çok konuşulan isim oldu ve “Ne gonuda?” repliğiyle gündemde yerini aldı. Oyunculuğuyla beğenilen tek isim elbette Öykü Karayel değil. Ona eşlik eden Fatih Artman, Funda Eryiğit ve “evirip çevirip lafı çaktırmadan istediği yere getiren” Peri’yi canlandıran Defne Kayalar da performanslarıyla öne çıkan isimlerdi. Tülin Özen, Alican Yücesoy, Bige Önal, Nesrin Cavadzade ve Settar Tanrıöğen de oyunculuklarıyla diziye katkılarını sunuyor.

4. Dizinin Gizli Başrolü

Bir Başkadır konusu gereği farklı kültürleri bir araya getiriyor. Bu kültür çatışması içerisinde yabancılaşmayı da anlatmak istiyor. Burada da dizinin gizli başrolü devreye giriyor: İstanbul. Eğer İstanbul’da yaşıyorsanız dizide gördüğünüz, art-house akımını anımsatan çekimlerle yansıtılan metropol sunumu size pek de yabancı gelmemiştir. Sürekli geçtiğiniz üst geçitler, toplu taşıma araçları, şehrin gökyüzünü kaplayan plazalar ve alçaklarda gezen gecekondu tipi evler… İstanbul’un karmaşık sosyo-ekonomik yapısını basit bir şekilde yansıtılıyor. İzlerken bu yansımada kendi konumunuzu görebiliyorsunuz. İstanbul’un hikayeye bir diğer katkısı ise inandırıcılığı arttırması olmuş. İzlerken “Bu hikayeler İstanbul’da yaşanıyor.” diyebiliyorsunuz.

5. Dizinin Seyirciyi Yakalayan Diyalogları

Büyük Ses Getiren Bir Başkadır Dizisine Dair Bilgiler

Berkun Oya’nın tiyatro oyunu yazarlığının izlerini gördüğümüz Bir Başkadır hikayesi yavaş ilerleyen bir dizi. Bunun da farkında. Bu yüzden seyirciyi hikayenin içinde tutmak için diyaloglara bel bağlıyor. Akıcı, samimi ve gündelik dilde yazılmış diyaloglar, hikayeyi takip etmenizi kolaylaştırıyor. Aynı zamanda karakterlerin son derece dürüst oldukları diyaloglar var. Bu diyaloglar sayesinde karakterlerle ortak noktalar bulabiliyorsunuz. Bazı kısımlar size bir tanıdığınızı hatırlatabiliyor. Bunun yanı sıra diyalogların içine serpiştirilen bazı gündelik ifadeler de var. Sizi dizinin içinde tutan bu ifadeler dizinin yerelliğine de katkıda bulunuyor. Karakterlerle eşit olduğunuz hissini vermeye çalışan diyaloglar, sizi dizinin dünyasına çekmeye çalışıyor.

6. Dizinin Doğu-Batı Çatışması Yorumu

Türk yapımlarını izlerken klişeler görmekten hoşlanmazsınız. Bu klişeler pek çok şekilde karşınıza çıkabilir. Genel olarak en çok işlenen temalarda bu klişeleri görürüz. Türk yapımlarını besleyen ana temalar sık sık kullanılır. Görünüşe göre uzun yıllar da kullanılmaya devam edilecek. Bu temalardan en önemli olan tema, Doğu-Batı çatışmasıdır. Bir Başkadır da bu temadan faydalanıyor. Çatışma, Meryem ve Peri arasındaki ilişkide kendini apaçık bir şekilde ortaya koyuyor. Total işi seyirce kitlesine yapılan yorum, Gülbin’in ailesindeki çatışmalar gibi hikayelerle de dizi bu çatışmadan oldukça yararlanıyor. Seyirciyi sıkmamak için de bu çatışmayı alışılmadık bir bakışla sergiliyor. Toplumun bir panoramasını sunan Bir Başkadır dizi olarak farkını da burada gösteriyor.

7. Dizinin Bölüm Sonu Jenerikleri

Büyük Ses Getiren Bir Başkadır Dizisine Dair Bilgiler

Diziyi izlediğinizde her bölümün sonunda nereden çıktığını ilk anda anlayamadığınız jeneriklerle karşılaşıyorsunuz. Aslında düşündüğünüz kadar alakasız değiller. İzlediğimiz jenerikler, dizinin geçmiş ile gelecek, geleneksel ile modern arasındaki bağlantıları kurmada kullandığı küçük detaylar. Bir dönemin müzik anlayışını şekillendiren yabancı beste üzerine söz yazma akımını bilirsiniz. Bu akımın bilinen isimlerinden Ferdi Özbeğen üç bölümde karşımıza çıkıyor. Bölümleri “Gündüzlerim Seninle”, “Seni Terkedeceğim” ve “O Günler” şarkılarıyla kapatıyor. 7. bölümün sonunda çalmaya başlayan Cahit Berkay parçası “Arkadaşım (Bir Başkadır)” ise dizinin ismine hoş bir gönderme yapıyor.

8. Dizinin Tiyatro Kökeni

Daha önce belirttiğimiz gibi Berkun Oya daha çok tiyatrodaki işleriyle biliniyor. Kendisi zaten bir tiyatro bölümü mezunu. Konservatuardan mezun olur olmaz da Krek Tiyatro Topluluğu’nu kurmuş. Bu toplulukta pek çok oyun yazıp yöneten Oya’nın 2010 yılındaki çalışmalarından biri de Güzel Şeyler Bizim Tarafta. Oyunun başrollerini Öykü Karayel, Bartu Küçükçağlayan, Tülin Özen ve Ozan Çelik üstlenmiş. Bu oyun, Bir Başkadır’ın farklı bir versiyonu gibi. Oyun, farklı hayatlara sahip iki çifte odaklanıyor ve bu çiftlerin yaşadığı çatışmaları anlatıyor. Oyunda yer alan çiftlerin çatışmaları da Bir Başkadır’da yer alan çatışmalarla benzerlik gösteriyor.

9. Dizinin Yurt Dışındaki İmajı

Büyük ses getiren Netflix yapımlarından biri olan Bir Başkadır dizisine Dair en ilginç bilgiler arasında dizinin isim değişikliği de bulunmakta. Dizinin ismi ise “Ethos” olarak değiştirildi. Yunanca “Ethikos” kelimesinden türemiş olan ethos “bir grubun veya toplumun ayırt edici karakteri, ahlaki doğası, gelenekleri ve rehberlik edici inançları” anlamına geliyor. Netflix’in diziyi yurt dışında pazarlarken sunduğu tanıtım metnine de baktığınızda “Ethos”un dizi için iyi bir isim olduğunu düşünebilirsiniz. Bir Başkadır’ın odağında ait olduğu sınıfın değerlerini benimsemiş, dış dünyaya yabancı kalmış bir grup insan var. Bu insanlar, diğer sınıflardan bireylerle ve onların değerleriyle karşılaştıklarında olaylar başlıyor. Bir Başkadır da dizi olarak “Ethos” ismiyle bir bütünlük sağlıyor.

10. Dizinin Yeni Sezon İhtimali

Büyük Ses Getiren Bir Başkadır Dizisine Dair Bilgiler

Eğer diziyi izlerseniz ve severseniz bir devam sezonu olup olmayacağını merak edebilirsiniz. Emin olun, yalnız değilsiniz. Birinci sezonu bitiren herkes, hemen “Yeni sezon gelecek mi?” diye sormaya başladı. Ne yazık ki bu sorunuza olumlu bir cevap alamayacaksınız. Dizinin yapımıyla ilgili tek bildiğimiz, dizinin başlangıçta bir sezon olarak tasarlandığı. Son sahneyle beraber de hikayenin sona geldiğini düşünüyorsunuz ama Netflix’in seyircisine sesine kulak verdiği ve popüler dizileri devam ettirmeyi sevdiği bilinen bir gerçek. Yine de çok ümitlenmemek gerek. Ne Netflix ne Berkun Oya diziye yeni bir sezon çekilip çekilmeyeceği konusunda bir açıklama yapmadı.

]]>
https://dergice.com/buyuk-ses-getiren-bir-baskadir-dizisine-dair-bilgiler/feed 0
İzlerken Hayatı Yeniden Sorgulatacak Felsefi Belgeseller https://dergice.com/izlerken-hayati-yeniden-sorgulatacak-felsefi-belgeseller https://dergice.com/izlerken-hayati-yeniden-sorgulatacak-felsefi-belgeseller#respond Fri, 27 Nov 2020 14:00:46 +0000 https://dergice.com/?p=60469 Eğlenirken öğrenebileceğimiz en güzel türlerden biri koşulsuz, belgesellerdir. Farklı konular hakkında bizi eğiten, bu eğitim işini bizi sıkmadan yapan ve film türlerinden biri olma özelliğini taşıyan belgeseller, aslında bize yaşadığımız evrenle ilgili ne kadar az şey bildiğimizi göstermektedir. Seslendirmedeki usta sanatçılar ve görkemli bestekarlar tarafından harmanlanan belgeselleri izlerken film tadı almakta kaçınılmaz olmaktadır. İzlemesi oldukça keyif veren birbirinden güzel on tane belgeseli sizler için araştırdık. İzlerken hayatı yeniden sorgulatacak felsefi belgeseller içeriğini okuduktan sonra, hemen bir liste hazırlayıp bu belgeselleri izlemeye başlayacağınızdan hiç şüphe yok. Şimdiden iyi seyirler!

1. Sosyal İkilem

İzlerken Hayatı Yeniden Sorgulatacak Felsefi Belgeseller

Diğer bir ismi “The Social Dilemma” olan belgesel film, 2020 yılında çıkmış Amerikan yapımı bir belgeseldir ve yönetmen koltuğunda Jeff Orlowski oturmaktadır. Son zamanların popüler dijital platformu Netflix’te yayınlanan belgesel, sosyal medyanın olumlu ve olumsuz yönleri üzerinde durmaktadır. Bağımlılık haline gelen sosyal medya kullanımının; siyaset, ruh sağlığı ve sanat sektörü ile olan yakın ilişkisini incelemekte; aynı zamanda ergenlik çağında olan gençlerin sosyal medya ile etkileşimi konusunda epey araştırma yapmaktadır. Bu sektörde çalışan ve deneyimli birçok profesyonelle röportajlar yapılarak ilerleyen belgesel film; sosyal, kültürel ve politik alanlara ilişkin sorduğu sorularla da izleyicilerden tam not almaktadır. Halkın üzerinde büyük bir etkisi olan Twitter ve Instagram gibi sosyal medya mecralarının odaklandığı kitleyi ve müşteri seçimini gözler önüne sermekte, ünlü şirketlerin yaptıkları manipülasyon tekniklerini açığa çıkarmaktadır. Belgesel genel olarak gençler ve genç yetişkinlerin yöneldiği seçenekler üzerinden ilerlemekte ve uzmanlardan gelen önerilerle sonlanmaktadır.

2. Samsara

Yorum yapılmadan ve herhangi bir anlatım tekniğine ihtiyaç duyulmadan ilerleyen Samsara belgesel filmi, 2011 yılında yayınlanmıştır. Çok sevilen ve beğenilen “Baraka” belgeseline benzer bir teknikle çekilen Samsara’nın yönetmenliğini Ron Fricke yapmıştır. Her iki belgeselin de yönetmeni aynıdır ve bu çekim tarzı yönetmenlerin biricikliğini her halinden belli etmektedir. Toplamda yirmi beş yıl boyunca çekimi sürdürülen belgesel, yüz farklı ülkeye ve şehre gidilerek tamamlanmıştır. Çekim yapılan ülkelerden bazıları: Hindistan, Çin, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’dir. Samsara’nın farklı dillerde kelime anlamı “dünya” yahut “reenkarnasyon” gibi manalara gelmektedir. İçerdiği görsel şölenle izleyicisine, sürekli yenilenen bir yaşam döngüsü fikrini vermektedir. Doğal güzellikleri ve ardından ise büyük doğal felaketleri seyirciye sunarak ilerleyen belgesel, devamında da hep zıtlıklardan faydalanmaktadır. Modernite ve ilkelliği çatıştırması, doğum ve ölümü aynı anda karşımıza getirmesiyle aslında hayatı büsbütün elimize vermekte ve bizi zihin dünyamızla ve boğucu düşüncelerimizle baş başa bırakmaktadır.

3. İnsan Gezegeni

İzlerken Hayatı Yeniden Sorgulatacak Felsefi Belgeseller

İngilizce adıyla “Human Planet” İngiliz yapımı, 2011 yılında çekilmiş bir belgesel dizisidir. BBC’nin yapımını üstlendiği en ünlü belgeseller arasında yerini almaktadır. Sekiz bölümden oluşan belgeselin bölümleri sırayla: okyanuslar, çöller, kutup, balta girmemiş ormanlar, dağlar, nehirler ve şehirler şeklindedir. John Hurt’ın eşsiz anlatımıyla ilerleyen belgeselin müziklerini de Nitin Sawhney yapmıştır. Her bir bölümün süresi yaklaşık elli dakika sürmektedir. Bölümlerin sıraları oldukça ahenklidir, birbirini tamamlayan bölümlerin sırasıyla izlenmesi tavsiyelerimizden biridir. Her bölümün sonunda onar dakikalık kamera arkasından kesitler bulunmaktadır. Kalitesi ve çekim efektleri ise seyirciye bir şölen yaşatmaktadır. Suyun en derinine inip ardından çöle geçmekte; kutuplarda yaşam mücadelesi veren canlılardan ayrılıp ormanlar bölümündeki canlı çeşitliliğiyle kendinizi afallamış hissettirmektedir. Çekimleri üç yılda biten belgeselin kırk farklı ülkede çekilmiş olması da izleyiciyi motive eden diğer etkenlerden biridir.

4. Solucan Deliğinden

İzlerken hayatı yeniden sorgulatacak felsefi belgeseller listemizin dördüncü sırasında “solucan deliğinden” adlı belgesel bulunmaktadır. Usta oyuncu Morgan Freeman’ın eşsiz sesiyle sunumunu gerçekleştirdiği 2010 yapımı, sekiz bölüm süren belgeselin İngilizce adı ise Through The Wormhole’dur. Bölümlerin başlarında yetenekli sanatçı Freeman’ın bir anısı anlatılmakta, ardından ise yavaşça bilimselliğe bir geçiş sağlanmakta ve uzmanlar tarafından ekrana gelen görüntüler açıklanmaktadır. Birçok farklı soruya cevap arayan ve belgesel içinde bu cevapları bulmaya çalışan genel ilerleyiş, yalnızca bilimle ilgilenenlere değil tüm izleyicilere hitap eden bir üslupla ilerlemektedir. Eğlendiren, öğrendiren ve zevkle sonuna kadar kendini izlettiren belgeselin sorduğu sorulardan bazıları: yalnızlığımız, evrenin başlangıcı, zaman yolculuğu, kara delikler gibi çeşitli alanlardan merak uyandıran tümcelerdir. Bilim ve inancı birlikte sorgulayan belgesel film Discovery Science’ta yayınlanmıştır. ABD yapımı, Solucan Deliğinde Belgeseli’nin efsanevi müziklerinin bestecisi de, pek çok kült filmin müziklerini üretmiş olan değerli bestekar Hans Zimmer’dır.

5. Kozmos

İzlerken Hayatı Yeniden Sorgulatacak Felsefi Belgeseller

Esas adı “Cosmos: A Spacetime Odyssey” olan ABD yapımı belgesel, 2014 yılındaki güncellenmiş versiyonuyla yeni medyada yerini almıştır. Bu bilimsel belgesel dizisinin ilk çekimi 1980 yılında Carl Sagan’ın sunumuyla gerçekleşmiştir. Yayınlandığı dönemde büyük ilgi toplayan ve efsaneleşmiş belgesel diziler arasında en başlarda yerini alan Kozmos, bilim insanlarının yaptığı çalışmaları kolay ve güncel bir dille anlatmaktadır. Evreni, uzayı ve zamanı açıklayan belgesel, toplamda on üç bölümden oluşmaktadır. Türkçe dublajı izlemek isteyenler için Haluk Bilginer bu belgesel dizinin seslendirmesini üstlenmiştir. Dünyada yaklaşık iki yüz kanalda ve dört yüz milyon insana büyük zevk yaşatan bilimsel belgesel, pek çok farklı ses sanatçısı tarafından da seslendirilmiştir. Yedi yüz elli milyonu aşkın insana ilham kaynağı olan Kozmos, otuz beş yıldır kendi alanında en iyilerinden birisi olma özelliğini asla kaybetmemektedir. Dört ödüle sahip olan belgesel, yenidünyaları keşfetmek ve insanın kökeninin uzayla bağlantısını kurmak isteyenlere eşsiz bir, evreni tanıma imkanı sunmaktadır.

6. Kapitalizm

Tam adı “Kapitalizm: Bir Aşk Hikâyesi” olan belgesel, senaristi Michael Moore tarafından yönetilmiş, ABD yapımı 2009 belgesel filmdir. Özellikle 2000’lerin sonunda yaşanan ekonomik kriz ve toparlanma teşviki üzerine odaklanmış, Amerikan ekonomisine ve yaşadığı çalkantılara hicvedici bir gözle bakmıştır. Kriz döneminde hakim olan finansal düzeni başıboş bir kapitalizme dönüşmesinin iddiasını ortaya koymuştur. ABD ve Kanada’da büyük bir seyirci kitlesine sunulan Kapitalizm belgeseli, genel olarak olumlu tepkilerle karşılaşmıştır. 2010 yılında ise DVD’lere çekilerek yayılmaya başlamıştır. Yüz yirmi yedi dakika süren belgesel film, kapitalizm ve serbest girişim gibi kelimelerin anlamlarını açıklayarak başlamaktadır. Yönetmen, kapitalizmi eleştirel bir dille ve onun kötü bir düzen olduğunu vurgulayan bir anlatımla ilerlerken aynı zamanda çeşitli dinlerle de bu düzenin bağlantısını kurmaktadır. Bu dinlerin başını Hıristiyanlık çekmekte ve dezavantajlılara odaklanan bir yönelimle hareket etmektedir. Filmin sonunda “Wall Street” suçlu olarak kabul edilmekte ve ancak kapitalizmin ortadan kaldırılmasıyla iyi bir dünya düzeninin var olacağı belirtilmektedir.

7. Koy

İzlerken Hayatı Yeniden Sorgulatacak Felsefi Belgeseller

En İyi Belgesel Film Akademi Ödülü’nü alan belgesel, 2009 yılında yapılmıştır. ABD yapımı olan belgesel filmin orijinal adı The Cove’dur. Louie Psiyohos tarafından yönetilen Koy belgeseli, toplamda seksen yedi dakikadır. Yunus katliamlarını ciddi bir şekilde eleştiren belgeseller, tüm gerçekleri de gözümüzün önüne cesurca koymaktadır. Belgesel, Japonya’da bulunan Taiji şehrindeki bir koyda yaşanılan vahşeti ekranlara taşımaktadır. Her yıl eylül ayında gerçekleşen katliam, yunuslara yapılan işkenceleri, avları ve eğlence metası olarak kullanıldıkları belirtmektedir. Taijili balıkçıların gerçekleştirdiği yunus avı, gizli kameralar yerleştirerek gerçekleştirilmiş ve yunusların çığlıkları kaydedilmiştir. Ölen yunusların etleri satılmakta, bazıları su parklarına gönderilmekte ve insanları eğlendirmek üzere eğitilmekte olduğu gerçeği, hepimizin kalbini acıtmaktadır. Yunus dostu imajı vermek isteyen balıkçıların, tüm şehirde uğrak noktalarından biri olan yunus eşyaları hediye dükkanları da çekilen Koy belgeseli ile, ne denli cani bir politika izlendiğini gözler önüne sermektedir.

8. Yuva

Fransız bir fotoğrafçı olan Y. A. Bertrand tarafından çekilmiş olan belgesel filmin özgün adı Home’dur. 2009 yılında yapımı tamamlanan belgesel, dünyanın farklı yerlerinden çekilen değişik hava manzaralarını içinde barındırmaktadır. Amacı ekolojik dengeyi ve sürdürülebilirliği vurgulamak olan belgesel, muhteşem sinema kalitesiyle de izleyiciye doğru bir yerden hitap etmektedir. Seksen bir ülkede ve 5 Haziran tarihinde, aynı anda gösterime girmiş olan Yuva belgeseli, diğer video mecralarında da yine aynı tarihli yayını yaparak büyük bir rekora imza atmış bulunmaktadır. Dünya Çevre Günü’ne özellikle denk getirilen bu tarihin nedeni, geniş yankı uyandırmasıyla az da olsa hedefine ulaşmıştır. Elli dört ülkede, yaklaşık iki yüz elli gün boyunca çekilen belgesel film, online tanıtım için de “HomeProject” denilen bir kanal oluşturmuştur. İnsanın milyar yıldır yaşadığı gezegene karşı sorumsuz ve bilinçsiz davrandığını acı bir şekilde gözler önüne seren Home belgeseli, dengeyi korumak için yapmamız gerekenleri de öğütlemektedir. Dünya nüfusunun hızlı artışı, tükenen su kaynakları, fazla enerji ve aşırı tüketim gibi konulara özelikle ilgi çeken belgesel, ilerde yüz yüze kalabileceğimiz çevre sorunlarını bize göstererek bir an önce sürdürülebilir faaliyetlere başlamamız konusunda bizi uyarmaktadır.

9. İnsan

2015 yılında çekimi tamamlanan “Human” belgeseli herkesin izleyebileceği kolay bir erişime sahiptir. Seksen üç dakika süren belgesel film bir Fransız yapımıdır. Yönetmen Yann Arthus-Bertrand altmış ülkede, iki yüzden fazla kişiyle röportaj yapmıştır. Çekimleri üç yıllık süren belgesel, görüşülen her kişiye aynı formatta sorulan sorular üzerinden ilerlemektedir. Dil, din, ırk, cinsiyet ve statü gibi kavramların herhangi bir önem teşkil etmeden oluşturulduğu yapım, yalnızca belgesel içinde bulunan kişilerin insan olma özelliğine odaklanmaktadır. Google, altı farklı dilde yayınladığı belgesel filmi, kolay erişilebilinir hale getirmiştir. Aile, din, hırs, başarısızlık, eş cinsellik, savaş ve yoksulluk gibi konuları kapsayan bir alanda ilerleyen “İnsan” belgeseli, insanların ortak duyguları üzerinden seyirciye çeşitli mesajlar vermektedir. Yaklaşık iki bin kişiyle çekilen belgesel pek çok farklı kültüre ev sahipliği yapmış birbirinden farklı insanları, medya araç gereçleriyle herkese tanıtmaya ön ayak olmuş ve çoğu izleyiciyi ön yargılarından arındırmıştır. Her şeyden arınarak yalnızca insan olduğumuzu hatırlatan belgesel, insanın kendini sorgulama güdüsünü de yeniden ortaya çıkarmaktadır.

10. Yeryüzü

İzlerken Hayatı Yeniden Sorgulatacak Felsefi Belgeseller

Yayınladığı fragmanlarıyla dahi büyük ilgi odağı olan yeryüzü belgeseli, BBC’nin en sevilen işlerinden biridir. Esas adı “Planet Earth” olan yapım, 2006 yılında ilk gösterimini gerçekleştirmiştir. On bir bölümden oluşan belgesel dizi, doğayı anlatan büyüleyici çekimleriyle milyonlarca seyirciye ulaşmayı başarmıştır. Dizinin seslendirmesini David Attenborough yapmıştır ve Planet Earth, tekrarlarıyla bile izlenme rekorları kırmayı başarmıştır. Belgesel dizinin bölümleri genel olarak: Bir Kutuptan Diğerine, Dağlar, Tatlı Su, Mağaralar, Çöller, Buz Dünyaları, Büyük Ovalar, Ormanlar, Sığ Denizler, Mevsimlik Ormanlar ve Derin Okyanustan oluşmaktadır. Görüntü kalitesi ve konusu itibarıyla her türden kitleye ulaşma imkanını yakalamıştır. Kutuplar arası hızlı geçişler; tek yaşayan canlıdan sürüye atlayan çekimler, dengeyi ve uyumu da izleyiciye göstermektedir. Evreni adeta konuşturan yeryüzü belgeseli, türünün en iyileri arasında yer almaya devam etmektedir. İzlerken hayatı yeniden sorgulatacak felsefi belgeseller içeriğimizi burada noktaladık, bambaşka ve yepyeni bir içerikte görüşmek dileğiyle!

]]>
https://dergice.com/izlerken-hayati-yeniden-sorgulatacak-felsefi-belgeseller/feed 0
Binerken Cesaret İsteyen En Korkunç Lunapark Oyuncakları https://dergice.com/binerken-cesaret-isteyen-en-korkunc-lunapark-oyuncaklari https://dergice.com/binerken-cesaret-isteyen-en-korkunc-lunapark-oyuncaklari#comments Fri, 27 Nov 2020 06:30:30 +0000 https://dergice.com/?p=60446 Dopamin, norepinefrin, serotonin ve adrenalin seviyesini tavan yaptıran çok sayıda oyuncağın bulunduğu lunaparklar monoton devam eden hayatımıza renk katmışlardır. Dünyanın en korkunç, cesaret isteyen ve binerken böbreküstü bezlerinize fazla mesai yaptıracak lunapark oyuncakları bazılarımızın vazgeçilmez tutkusudur. Fizibilite çalışması yapılan lunapark oyuncakları için yeterli önlemler alınmışsa güvende olduğumuzu hisseder, tehlikenin gerçek olmadığını düşünürüz. Dolayısıyla kontrollü olarak yaşadığımız korkudan zevk almaya başlarız. Türkiye’de dünya standartlarını yakalamış çok az tema park (lunapark) bulunmaktadır: Vialand (2013-…), Bursa Ekstrem Park (2018-…), Ankapark Wonderland Eurasia (2019-2020). Dünyada ise “Golden Ticket” ödülünü almış Six Flags (ABD) ve Europa Park (Almanya) başlıca tema parklardandır. Binerken ellerinizin terleyeceği, tansiyonunuzun yükseleceği cesaret isteyen en korkunç lunapark oyuncakları bu top 10 listemizde! Keyifli okumalar!

1. Scad Freefall Soweto Towers

Binerken Cesaret İsteyen En Korkunç Lunapark Oyuncakları

Dünyanın en yüksek Scad serbest düşüşü Güney Afrika’da bulunan eski bir elektrik santralindeki soğutma kulelerinde yapılmaktadır. Güvenlik kemerinize çelik bir halat bağlanıp aşağı sarkıtılırsınız. 40 metrelik serbest düşüşün ardından kendinizi büyük bir filenin içinde bulursunuz. 15 katlı bir binadan atladığınızı ve halen yaşıyor olduğunuzu düşünün. Hayali tüyler ürpertirken gerçeğini tahmin bile edemezsiniz. 35-110 kilogram aralığında iseniz 26 dolar ödeyip bu nefes kesen deneyimi yaşayabilirsiniz. Dış cephesi renkli görsellerle çevrili Orlando Towers aynı zamanda Bungee Jumping, paintball ve tırmanış gibi etkinlikleri de macera severlerle buluşturmaktadır.

2. SlingShot ve GMax

2000’li yıllarda kullanılan “Human Trebuchet” adlı insan fırlatan oyuncak, evrilerek Gmax ve SlingShot gibi isimlerle kendini yenilemiştir. Trebuchet, orta çağ mancınık sisteminin eğlence sektörüne uyarlanmış halidir. Trebuchet mekanizmasında hiçbir güvenlik önlemi alınmadığı için yaralanmaların önüne geçilememiştir. SlingShot ve Gmax mekanizmasında sağlam iki lastiğin ortasında güvenlik koltuğu ile yukarı fırlatılırsınız. Buna çoğu zaman “ters bungee” de denebilmektedir. Şu an dünyanın en yüksek SlingShot mekanizması 137 metre ile Amerika Birleşik Devletleri’nde I-Drive Orlando tema parkında bulunmaktadır. Maksimum hızı ise saatte 160 kilometreye kadar çıkmaktadır.

3. Nevis Swing Skycoaster

Binerken Cesaret İsteyen En Korkunç Lunapark Oyuncakları

Bu oyuncağa bindiğinizde oldukça yüksek bir tepeden bir ip yardımıyla atlar ve ileri-geri şeklinde sallanırsınız. Dünyanın en ünlü ve en yüksek salıncağı Yeni Zelanda’da Nevis Swing tamamen doğanın yeşillikleri arasında, Nevis adı verilen bir vadi içerisinde yer almaktadır. 134 metre yükseklikten atlayıp saatte 120 kilometre hıza ulaşabilirsiniz. Yine aynı macerayı Orlando’daki Fun Spot tema parkında Skycoaster isimli oyuncakta yaşayabilirsiniz. 1997 yılında hizmete giren bu oyuncak 91 metre yüksekliği ile halen dünyanın en yüksek Skycoaster oyuncağıdır. Saatte 112 kilometre hıza ulaşabildiğiniz bu oyuncağa en fazla 3 kişi binebilirsiniz.

4. Stargate Offride

Zero Gravity, Area 51, The Rotor, Tagada Ride gibi oyuncakların temelinde aynı mühendislik vardır. Dönen dairesel bir yapının içinde emniyet kemerinizi taktıktan sonra hızlıca ve sürekli dönmeye başlarsınız. Tüm ekstrem lunapark oyuncaklarında olduğu gibi Stargate Offride oyuncağında da yerçekimi manipüle edilmiştir. Diğerlerinden farklı olarak merkezkaç kuvveti ile dışa doğru dönme eğilimi gerçekleşir ve sırtınızı verdiğiniz alana adeta yapışırsınız. Stargate Offride gibi The Rotor oyuncağında ise namlu tam hıza ulaştığında zemin ayaklarınızın altından çekilir. İlgilisi için 2006 yılı yapımı Candy filminin çok etkileyici ve tabi ki baş döndürücü giriş sahnesi Rotor’da çekilmiştir.

5. Joker Wild Card Pendulum Ride

Binerken Cesaret İsteyen En Korkunç Lunapark Oyuncakları

Joker Wild Card Sarkacı Teksas’taki Six Flags tema parkında 2019 yılında hizmete girmiştir. Dünyanın en uzun sarkaç oyuncağı olma özelliğiyle adrenalin bağımlılarının yeni gözdesi olmuştur. 52 metre yani 17 katlı bir apartman yüksekliğindeki bu oyuncak dünya rekoru ile lunaparklara giriş yapmıştır. Saatte 120 kilometre hızı ile roller coasterlara da meydan okumaktadır. 52 metre yükseklikte sarkaç aksi yöne döndüğünde sıfır yerçekimini damarlarınızda hissedersiniz. Binerken cesaret isteyen en korkunç lunapark oyuncakları kategorisinde mutlaka deneyimlenmesi gerekenlerden biridir. Lunaparka gidince sarkaca binmeden edemeyenler Joker’i listesine gönül rahatlığıyla ekleyebilirler.

6. Kingda Ka ve Formula Rossa

Binerken cesaret isteyen en korkunç lunapark oyuncakları arasında en hızlısı roller coasterlardır. New Jersey Six Flags tema parkında bulunan Kingda Ka dünyanın en yüksek roller coasterı olma unvanını 2005’ten bu yana elinde tutmaktadır. Saatte maksimum 206 kilometre hıza ulaşabilen Kingda Ka, 139 metre yüksekliğe çıkıp 90 derecelik açı ile yere doğru hızla inmektedir. Birleşik Arap Emirlikleri’nde 2010 yılında açılan Formula Rossa Kingda Ka’nın hız rekorunu saatte 240 kilometre ile kırmayı başardı. Şu an dünyanın en hızlı roller coasterı olma unvanını Formula Rossa elinde tutmaktadır. Fakat, iyi bir macera sever iseniz hızın yanı sıra rayların kıvrımları ve savrulma payını da hesap edip en heyecanlısını tahmin edebilirsiniz.

7. Drop of Doom Zumanjaro

Binerken Cesaret İsteyen En Korkunç Lunapark Oyuncakları

8 kişi ile yan yana oturup dünyanın en yüksek kulesine yavaşça çıktığınızı ve 126 metrelik bir tepe noktasına ulaştığınızda manzarayı 3 saniye izlersiniz. Sonrasında 30 katlı bir bina yüksekliğindeki kuleden saatte 140 kilometre hızla yere bırakılırsınız. Bu düşüş toplamda 10 saniyede tamamlanır. Kingda Ka roller coaster yapısının tepe noktası ile Drop Of Doom’un tepe noktası ortaktır. Kingda Ka ile Drop of Doom eş zamanlı çalışması eyalet kanunları tarafından yasaklanmıştır. Eğer gündüz vakti Drop of Doom’a binerseniz tepe noktasına ulaştığınızda 66 kilometre uzaklıktaki Philadelphia’yı görebilirsiniz.

8. StarFlyer ve SkyScreamer

Dünyanın en yüksek ve en hızlı salıncağı olan Orlando’daki StarFlyer saatte 96 kilometre hızla dönmektedir. Yerden yüksekliği ise 137 metredir. 2015 yılında açılan SkyScreamer, ABD’nin New England eyaletindeki mega tema park Six Flags’de bulunan salıncak tipi oyuncaktır. 125 metre yükseklikte dünyanın ikinci en yüksek salıncak sürüşünü deneyimleyebilirsiniz. Her bir salıncağa iki kişinin bindiği toplamda 16 adet salıncak saatte 69 kilometre hızla dönmektedir. Lunaparkların vazgeçilmezi salıncaklar şehrin harika manzarasını kuş bakışı görmemize olanak sağlar. Bir şehri en iyi tanımanın yolu bu salıncaklardan geçiyor olmalı.

9. Turbo Booster Ride

Saatte 100 kilometre hıza ulaşabilen bu oyuncak Türkiye’de neredeyse her lunaparkta yer almaktadır. Yerden 40 metre yükseklikten bir anda oturduğunuz koltuğun dönüş hareketleri ile yere doğru savrulursunuz. Omuz hizasında kilitlenen emniyet kemeri ile güvenlik sağlanmıştır. İki kollu aletin bir ucunda en fazla sekizer kişilik yer mevcuttur. Speed ve Turbine adlarında iki ayrı booster piyasaya sürülmüştür. Bu oyuncak, üreticisinin adıyla Fabri Ride olarak anılır. Fabri grubu son olarak 2016 yılında Giant Booster 75/24 üretmiş ve yerden yüksekliği 60 metreye kadar çıkarmıştır. Ulaşabildiği maksimum hızı ise saatte 120 kilometre ile rekor kırmıştır.

10. X-Scream

Binerken Cesaret İsteyen En Korkunç Lunapark Oyuncakları

Kumarhaneleri ile ünlü ABD kenti Las Vegas’ta Stratosphere kulesinin 264 metre yükseklikteki tepesinde bulunan bir hız trenidir. “X” harfi, “extreme” kelimesinin kısaltması olarak kullanılmıştır. Aynı anda en fazla 8 kişinin binebildiği ve son 8 metresinde fren yaptığı bu trenin uzunluğu toplam 21 metredir. 21 metrede ulaşabildiği maksimum hız saatte 48 kilometredir. Trenin ani hareketler ile aşağı yukarı oynaması, özellikle 45 derecelik bir açıyla Las Vegas semalarına eğilmesi adrenalin seviyenizi en üst seviyeye çıkaracaktır. X-Scream Stratosphere kulesinin ekstrem etkinliklerinden sadece biridir.

]]>
https://dergice.com/binerken-cesaret-isteyen-en-korkunc-lunapark-oyuncaklari/feed 1
Grafik Tasarım Dünyasına Çalışmalarıyla Damga Vuran İsimler https://dergice.com/grafik-tasarim-dunyasina-calismalariyla-damga-vuran-isimler https://dergice.com/grafik-tasarim-dunyasina-calismalariyla-damga-vuran-isimler#respond Thu, 26 Nov 2020 06:00:50 +0000 https://dergice.com/?p=60414 Son yıllarda grafik tasarım, meslek dalları arasında oldukça popüler hale gelmiştir. Profesyonellerin ilgili mesajları iletmek için görsel içerik oluşturdukları bir zanaattır. Hayatımızın her alanında yer kaplamaktadır. Aynı zamanda izleyenleri çekme ve hatta itme gücüne sahip olan görsel bir sanat haline gelmiştir. Tasarımcılar, kullanıcıların özel ihtiyaçlarını karşılamak için tipografi ve resimleri kullanır. Bugün çoğumuz grafik tasarımları, mağazalar için şık yeni işaretler halinde, bir web sitesi için harika görseller halinde veya diğer birçok işlerde büyük olasılıkla görüyoruz. Peki bu alandaki öncüleri de biliyor muyuz? İşte sizin için grafik tasarım dünyasına çalışmalarıyla damga vuran bazı isimler… Keyifli okumalar!

1. Chip Kidd

Grafik Tasarım Dünyasına Çalışmalarıyla Damga Vuran İsimler

12 Eylül 1964’te Pennsylvania’da doğan Chip Kidd, New York’ta bulunan Knopf yayınevinde yardımcı sanat yönetmeni olarak hizmet vermiştir. Kidd, çağdaş ve başarılı bir Amerikan grafik tasarımcıdır. Aynı zamanda yazar ve editördür. Kitap kapakları tasarımı alanında en tanınmış isimlerden biridir. Aynı zamanda Kidd, çeşitli firmalar için serbest olarak da çalışmıştır. Yılda 70’ten fazla kitap kılıfı üretmiştir. Serbest çalıştığı yayınevleri arasında Farrar Straus & Giroux, Amazon, HarperCollins, Scribner ve Penguin/Putnam vardır. Çizgi romanların büyük bir hayranıdır. Michael Crichton tarafından yazılan “Jurassic Park” kitabının kapağı Chip Kidd’in en ünlü kitap kapağı tasarımlarından birisidir.

2. David Carson

Grafik tasarım dünyasına çalışmalarıyla damga vuran isimler arasında David Carson kendine özgü tarzıyla dikkat çeken bir sanatçıdır. Amerika Birleşik Devletleri’nde tanınmış bir grafik tasarımcı ve sanat yönetmenidir. İçgüdüsel olarak ortaya çıkan ve kurallara uymayan yaklaşımıyla oldukça ilgi çekici tasarımlar üretmiştir. Çarpık, karmaşık ve bazen de okunaksız olan tasarımları, dünyanın dört bir yanındaki tasarımcılar için radikal bir ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Birçok yeteneği arasında profesyonel sörf de bulunmaktadır. 1989 yılında dünyanın en iyi 9. sörfçüsü seçilmiştir. Ruy Gun dergisinde sanat yönetmeni olarak da görev yapmıştır.

3. Saul Bass

Grafik Tasarım Dünyasına Çalışmalarıyla Damga Vuran İsimler

Tasarım dünyasında tanınan bir isim olan Saul Bass, eserleriyle muhtemelen daha önce karşılaşmış olduğunuz bir efsanedir. Grafik tasarım alanının sınırlarına adeta meydan okuyarak genişletmiştir. Bass, 1950’lerde Psycho, The Man with the Golden Arm ve North by Northwest gibi filmler için film afişleri ve sinema filmi başlıkları tasarlayarak tasarım dünyasına damgasını vurmuştur. Aynı zamanda Kleenex, Girl Scouts of Quaker Oats, United Airlines gibi büyük isimlerin logolarının arkasındaki yaratıcı güçtür. Bu nedenle, Saul Bass, yirminci yüzyılın en başarılı grafik tasarımcılarından biri olarak kabul edilir. Günümüzün grafik tasarımcıları için de sonsuza dek bir ilham kaynağı olarak hatırlanacaktır.

4. Stefan Sagmeister

Stefan Sagmeister, Avusturya doğumlu ünlü bir çağdaş grafik tasarımcı ve tipografi yazarıdır. Sagmeister, grafik tasarımdaki en soyut fikirleri bile somut hale getirdiğini göstermek için neredeyse 40 yıl çalışmıştır. Jessica Walsh ile ortaklaşa kurduğu ünlü tasarım firması Sagmeister & Walsh’un kurucu ortağıdır. Kışkırtıcı tasarımlarıyla ilgi çekmiştir. Önemli tasarımlarından bazıları The Rolling Stones, Pat Metheny, David Byrne ve OK Go’nun albüm kapaklarında sergilenmektedir. 2018’in sonlarında, güzelliğin felsefi, bilimsel ve tarihsel köklerini ve bunun bizim duygu ve davranış şeklimizi nasıl etkilediğini araştıran bir kitap yaratmıştır. Sagmeister, güzelliğin işlevsel olduğuna ve sürdürülebilirlik için çok az değer verilen bir araç olduğuna inanmıştır.

5. Paula Scher

Grafik Tasarım Dünyasına Çalışmalarıyla Damga Vuran İsimler

Paula Scher, büyük beğeni toplayan grafik tasarım firması Pentagram’da yönetici pozisyonunda olan ilk kadındır. Etkileyici tasarım görüşü, grafik tasarım algısını ve uygulamasını birçok yönden şekillendirmiştir. Bloomberg, Microsoft, Coca-Cola, Shake Shack, Perry Ellis gibi geniş bir müşteri yelpazesi vardır. Bu büyük şirketler için kimlik ve markalama sistemleri, promosyon malzemeleri, çevresel grafikler, paketleme ve yayın tasarımları geliştirmiştir. The Public Theatre için yeni bir kimlik ve tanıtım grafik sistemi yaratan ilk tasarımcı olmuştur. Ardından bütünleşmiş kurumsal tasarım stratejisi için gıpta edilen Beacon Ödülü’nü kazanmıştır. Aynı zamanda The Public Theatre’ın yönetim kurulunda da görev yapmıştır.

6. Morag Myerscough

Myerscough, grafik tasarım dünyasına çalışmalarıyla damga vuran isimler arasında mutlu etmeyi hedefleyen bir sanatçı olarak bilinir. Çalışmaları, çevresel grafik tasarıma dayanır. Alanları heyecan verici, renkli ve akıllara durgunluk veren yerler haline getirir. Genel hedefi, insanlara aidiyet duygusu veren mekanlar tasarlamaktır. Morag, insanların içinde olmaktan hoşlandığı, canlandıran ve sık sık gülümseten yerler yapar. Hong Kong’un merkezindeki bir mahalle avlusu için ‘mutlu et’ isimli bir tasarımı vardır. Bu kamusal sanat projesi, ülkenin huzursuz edici döneminde etkili bir mesaj iletmeyi amaçlamıştır: “Yakındakileri ve uzaktakileri mutlu edin”.

7. Kate Moross

Grafik Tasarım Dünyasına Çalışmalarıyla Damga Vuran İsimler

Çağdaş grafik tasarımcı olan Kate Moross, 9 Nisan 1986 yılında İngiltere’nin Londra kentinde doğmuştur. Canlı renkler, çağdaş, vahşi ve eğlenceli bir tasarım stili kullanmasıyla tanınmaktadır. Moross’un Nike, Vogue ve Ray Ban gibi isimler de dahil olmak üzere geniş bir müşteri listesi var. 2012 yılında Moross kendi stüdyosunu kurmuştur. Kendine ait olan Studio Moross, grafik tasarım, animasyon, tipografi ve illüstrasyon gibi çeşitli alanlardaki projelere renk ve özgünlük getirmektedir. Dünyanın daha taze, daha iyi ve daha canlı görünmesini sağlamaya çalışmaktadır. Moross, One Direction grubuna özel albüm kapağı tasarlamıştır, ayrıca dergiler, videolar, markalaşma ve canlı görseller için çok çeşitli kapaklar yaratmıştır.

8. Alex Trochut

Alex Trochut 1981’de İspanya’nın Barselona şehrinde doğmuştur. Trochut, eğitimini tamamladıktan sonra, Barselona’da kendi tasarım stüdyosunu kurmuştur. Özgün tasarımı, illüstrasyonu ve tipografi pratiği sayesinde oldukça başarılı çalışmalar sergilemiştir. Aynı zamanda etkileyici görsel stiliyle birlikte sezgisel bir çalışma yöntemi de geliştirmiştir. Alex, popüler kültür, sokak kültürü, moda ve müzikten eşit ölçüde yararlanarak, çok çeşitli müşteriler için çalışmıştır. Coca Cola, Nike, MasterCard, Audi, Adobe, Washington Post, The Rolling Stones, Vampire Weekend, MAC, The Oscars, Apple gibi etkileyici bir müşteri kitlesi bulunmaktadır.

9. Glenn Jones

Glenn Jones, grafik tasarım dünyasına çalışmalarıyla damga vuran isimler arasında Yeni Zelanda’da doğmuş olan bir sanatçıdır. Grafik tasarım ve illüstrasyon alanlarında engin deneyime sahiptir. Glenn’in çalışmaları temel olarak imza stilleri, ambalaj tasarımları ve illüstrasyonlar oluşturmaya odaklanır. T-shirt şirketi Threadless için yaptığı tasarım çizgisi gerçek bir hit olmuştur. Bu nedenle Glenn, Glennz Tees adlı kendi tişört tasarımları koleksiyonunu yaratmaya karar vermiştir. Glenn Jones Art, farklı tarzların ve fikirlerin bir keşfi gibidir. Aynı zamanda insanların yüzlerini güldürmeyi amaçlar. Glenn Jones, hayal etme ve ardından bu hayali somutlaştırarak sanat yaratma yeteneğinde ustadır.

10. Jon Burgerman

Grafik Tasarım Dünyasına Çalışmalarıyla Damga Vuran İsimler

Jon Burgerman, İngiltere doğumlu çağdaş bir New York merkezli grafik tasarımcı ve sanatçıdır. Yenilikçi “Doodle” sanat tarzıyla tanınan ve önde gelen doodle sanatçılarından biridir. Tek bir sanat biçimini takip etmez. Çalışmaları daha çok güzel sanatlar, popüler kültür ve kentsel sanat arasında gidip gelmektedir. Eserlerinde mizah kullanarak çağdaş toplumu sorgular. Bir sanatçı olarak titiz çalışması onu muazzam bir başarıya ulaştırmıştır ve kendisine saygı kazandırmıştır. Aslında grafik tasarım, çağdaş sanat ve illüstrasyon disiplinlerini sürekli aşarak kariyerini ilerletmiştir ve zirvelere taşımıştır. Buna ek olarak, birçok önde gelen uluslararası markalar ile iş birliği yapmıştır. Önemli müşterilerinden bazıları Nike, Sony, Pepsi, New Era, MTV ve Puma’dır.

]]>
https://dergice.com/grafik-tasarim-dunyasina-calismalariyla-damga-vuran-isimler/feed 0
Karşı Cins Seni Ne Kadar Etkileyici Buluyor? https://dergice.com/karsi-cins-seni-ne-kadar-etkileyici-buluyor https://dergice.com/karsi-cins-seni-ne-kadar-etkileyici-buluyor#respond Wed, 25 Nov 2020 09:00:24 +0000 https://dergice.com/?p=60384 Herkes kendine mutlaka şu soruyu sormuştur: Karşı cins seni ne kadar etkileyici buluyor? Bu sorunun birçok cevabı var ancak bazen karmaşık gelebiliyor. Çünkü milyonlarca insan bu gezegende yaşamakta. Hangi insanın sizleri ne derecede etkileyici bulacağı bir muamma konusu. Etkileyicilik söz konusu olduğunda merak öğesi oldukça ön plana çıkıyor. Ancak bu testle sizlere kolaylık sağlıyoruz. Merak ediyorsanız sizi bu teste davet ediyoruz. Peki düşündüğünde karşı cins seni ne kadar etkileyici buluyor? Haydi hazırsan teste başlayalım!

  1. 1 İlk sorumuz, bunlardan hangisi tam olarak seni anlatıyor?

    1. Çekici
    2. Doğal
    3. Seçici
    4. Özgür
  2. 2 Dış görünüş açısından kendine 10 üzerinden kaç puan verirsin?

    1. 10
    2. 7
    3. 4
    4. 1
  3. 3 Hoşlandığın kişi ile sohbet ederken onunla hangi konu üzerinde konuşurdun?

    1. Magazin
    2. Felsefi Konular
    3. Kitaplar
    4. Aktiviteler
  4. 4 Karşı cins ile konuşurken jest ve mimiklerini yani beden dilini hangi sıklıkta kullanırsın?

    1. Çok kullanmam, çünkü gerek duymuyorum.
    2. Ara sıra kullanıyorum sanırım.
    3. Bulunduğum duruma göre beden dilimi etkili bir şekilde kullanırım.
    4. Konuşurken her zaman beden dilimi kullanırım.
  5. 5 Peki hangi renk senin ilgini bir anda kendine çekiyor?

    1. Sarı
    2. Siyah
    3. Kırmızı
    4. Beyaz
  6. 6 Çevrendekiler genelde senin nasıl biri olduğunu söylüyorlar?

    1. Alımlı
    2. Sevecen
    3. Güçlü
    4. Gizemli
  7. 7 Sence aşk nasıl bir şey?

    1. Doğal bir çekimin yarattığı his.
    2. Çekiciliğin ve tutkunun bir arada bulunduğu bir kavram.
    3. Birbirini yapboz parçası gibi tamamlayanların hissettiği duygu.
    4. Hayatın çok da gerekli olmayan bir parçası.
  8. 8 Partnerinle ilk kez buluşacağını düşün, nasıl giyinirdin?

    1. Oldukça şık giyinirdim, dış görünüş benim için çok önemli.
    2. En doğal şekilde giyinir ve karşısına çıkardım.
    3. Fazla uğraşmadan bir kıyafet kombini yapıp buluşmaya giderdim.
    4. Özellikle dikkat etmeme gerek yok, beni beğenen olduğum gibi beğenir.
  9. 9 Konuşmalarında argo sözcüklere yer verir misin?

    1. Böyle bir duruma asla tahammül edemem, argo kelimeleri sevmem.
    2. Arada sırada kullanırım, sonuçta yasak değil.
    3. Genellikle konuşmalarımda istemsizce argo sözcükler yer alır.
    4. Argo sözcük kullananlara saygı duyarım ancak ben kullanmam.
  10. 10 Son olarak, karşı cinste seni kendine çeken en önemli özellik hangisi?

    1. Özgüveni yüksek biri olması
    2. Etkileyici bakışlarının olması
    3. Doğal ve içten biri olması
    4. Özgür ruhlu biri olması

Tarih:
  1. Sonuç

    Göz kamaştırıyorsun, karşı cinsin aklını başından alıyorsun!

    Sen, karşı cinsin gözlerini kamaştırıyorsun! Dış görünüşün ve albenin sayesinde çevrendeki insanların aklını başından almayı daima başarıyorsun. Etkileyiciliğin ile dikkat çekiyorsun, bu açıdan kişisel bakımına ve giyimine özen gösterdiğini söyleyebiliriz. Aynı zamanda özgüvenin tahminen oldukça yüksek, bu da kendini değerli gördüğün anlamına geliyor. Özgüvenli oluşun seni etkileyici ve alımlı bir insan hale getiriyor. Hitabetin takdire şayan, karşı cinsi daima büyülüyorsun. Söylediğin sözleri karşı cinse aktarma şeklin ise alkışlanacak derecede etkileyici diyebiliriz. Karşı cins, bu özelliklerin sayesinde seninle iletişime geçmek isteyecektir. Çünkü insanları etkileme konusunda doğal bir yeteneğe sahip olduğunu belirtmeden geçemeyiz!

    Sonuçları Paylaş
  2. Sonuç

    Etkileyiciliğin ile karşı cinse daima ilham veriyorsun!

    Sen, karşı cinsin sonsuz ilham kaynağısın! Sevecenliğin ve doğallığın ile mutlaka etkilemeyi başarıyorsun. Tavırların ve sözlerin seni olduğu gibi yansıtıyor. Her şeyin doğal halinin güzel olduğunu düşünüyorsun. Sana göre doğallık, insana ilham veren bir şey. Yaşadığın hayat ile daima mücadele etmen, azimli ve başarılı biri olman da senin en belirgin özelliklerin arasında. Yaşama sıkıca tutunabilmen ve her şeyi akışına bırakabilmen sayesinde karşı cinsi kendine kolayca çekebiliyorsun. Senin doğallığın ve optimistliğin karşı cinsi oldukça etkiliyor. Ayrıca sen, anda kalabilmeyi çok seviyorsun. Sana göre her şey yaşanılan andan ibaret, o anı doyasıya yaşamaktan büyük keyif alıyorsun. Bizce de en güzelini yapıyorsun!

    Sonuçları Paylaş
  3. Sonuç

    Bazı konularda karşı cinsi oldukça etkiliyorsun!

    Sen, bazı konularda karşı cinsi etkilemeyi başarabiliyorsun. Bu konular yaptığın etkinlikler, sevdiğin yazarlar, ilgi duyduğun kitaplar olabilir. Karşı cins ile ortak olan konularınız kesiştiğinde o, seni oldukça etkileyici buluyor. Yollarınızın bir araya gelmesi, ortak alanlar sayesinde gerçekleşiyor. Kendine has özelliklere sahip olman nedeniyle karşı cinsten bazıları seni etkileyici buluyor. Aslında doğru insanı bulduğunu, eğer bulmadıysan o yolda ilerlediğini söyleyebiliriz. Etkileyiciliğin, seçici biri olduğun için herkese hitap etmiyor olabilir. Ama bazı insanları oldukça etkiliyorsun. En önemlisi ise sen daima ne istediğini bilen birisin. İster aşk konusunda ister kariyer konusunda belirlediğin hedefler ve isteklerin fazlasıyla net! Etkilediğin kişilere göre sen, çok ama çok özelsin!

    Sonuçları Paylaş
  4. Sonuç

    Etkileyici değilsin ancak kendine özgü bir çekiciliğin var!

    Sen, kendine has çekiciliğin ile çok az insanı etkileyebiliyorsun. Ancak bu durum kötü bir şey diye düşünme sakın. Sonuçta her insanı etkileyebilen birileri vardır şu hayatta. Sen, toplumun dediklerine körü körüne bağlanmayan, özgür ruhlu ve ayakları üzerinde durabilen bir insansın. Bu özelliklerinden dolayı herkes seni etkileyici bulmayabiliyor ama sen diğer insanlar gibi değilsin. Onlardan farklısın, özgün ve olduğun gibisin. Karşı cins, senin düşüncelerine saygı duyan ve benzer görüşleri paylaşan biriyse eğer seni oldukça çekici bulacaktır. Bu da muhteşem bir uyumun sembolü demektir. Sen, karşı cinsi etkileme konusunda herhangi bir çaba sarf etmiyorsun. Kendiliğinden bazı insanları etkilemeyi başarabiliyorsun, bu da ayrı bir marifettir diyebiliriz. Herkesin gittiği yoldan gitmeyi sevmiyorsun, sen diğerlerinden farklısın!

    Sonuçları Paylaş
]]>
https://dergice.com/karsi-cins-seni-ne-kadar-etkileyici-buluyor/feed 0
Ünlü Komedyen Charlie Chaplin’in Birbirinden Eğlenceli Filmleri https://dergice.com/unlu-komedyen-charlie-chaplinin-birbirinden-eglenceli-filmleri https://dergice.com/unlu-komedyen-charlie-chaplinin-birbirinden-eglenceli-filmleri#respond Tue, 24 Nov 2020 16:30:39 +0000 https://dergice.com/?p=60286 Yarattığı modern palyaço tipi Şarlo ile tanınan Charlie Chaplin, hiçbir ayrım gözetmeksizin dünya insanına hitap etmiş ve her bir kesim tarafından büyük hayranlık kazanmıştır. Bu bol pantolonlu, melon şapkalı, büyük ayakkabılı adam; daima çevirdiği bastonu ve sakarlıkları ile izleyicilerini güldürmeyi başarmıştır. Chaplin, içerisinde bulunduğu dönemin tüm şartlarına rağmen filmlerinde imkansız görünen mizansenlere ve koreografilere yer vererek büyük beğeni toplamıştır. Sessizliğin büyüsünü keşfeden ve bu büyü ile kitlelere dokunan ünlü komedyen Charlie Chaplin’in geri planda derin eleştirileri saklayan, birbirinden eğlenceli filmleri yüzlerinize tebessüm kondurmak için derlendi. Bu büyülü dünyada keyifli yolculuklar!

1. The Kid (Yumurcak), 1921

Ünlü Komedyen Charlie Chaplin’in Birbirinden Eğlenceli Filmleri

Yönetmenliğini, yapımcılığını ve başrolünü Charlie Chaplin’in üstlendiği 1921 yapımı The Kid, siyah-beyaz ve sessiz bir film olarak izleyici karşısına çıkmıştır. Duygu aktarımı konusunda başlangıçta ön yargılara neden olan bu unsurlar, Chaplin’in ustalığı ve kurgunun sağlamlığı ile yıkılmıştır. Çocuğunun babası tarafından terk edilen Edna, yalnız bir kadındır. Çocuğuna bakma konusunda yetersiz kaldığına karar vermiş ve iyi bir yaşam sürmesi umuduyla çocuğunu zengin görünen bir evin önündeki lüks arabaya bırakmıştır. Daha sonra pişman olan Edna, çocuğunu geri almak için döndüğünde çok geçtir; araba çalınmıştır. Arabayı çalan kişiler çocuğu fakir mahallelerden birine bırakmış ve Charlie’nin ona sahip çıkmasıyla birlikte maceraları başlamıştır. Fakir yaşamın içerisindeki mutluluk ile içimizi ısıtan The Kid, aynı zamanda sistemin halk kesimine sunduğu şartların eleştirisini de gözler önüne sermiştir.

2. Modern Times (Modern (Asri) Zamanlar), 1936

Bu filmin de yapımcısı, yönetmeni, senaryo yazarı ve başrol oyuncusu tabii ki Charlie Chaplin’dir. Tek başına oluşturduğu bu dev kadro ile filmin müziklerini de kendisi hazırlamıştır. Şarlo (Küçük Serseri) tiplemesinin son kez yer verildiği bu film, ses ve müzik efektleri kullanılsa da sessiz bir film olarak izleyici karşısına çıkmıştır. Chaplin’in en bilinen filmlerinden biri olan Modern Times, güldürü unsurunun arkasına saklanan sert eleştirilerin en belirgin gözlemlendiği filmlerden olmuş ve sanatçının Komünizm propagandası yaptığının ileri sürülmesine neden olmuştur. Düdüğün çalışı ile mesai başlamış, ilerleyen koyun sürüsü ardından metrodan çıkan mavi yakalılar belirmiştir. Ünlü komedyen Charlie Chaplin’in birbirinden eğlenceli filmleri derlemesine dahil ettiğimiz Modern Times, bir işçi üzerinden sistem köleliğini eleştirmiş ve çökmüş ekonomik düzenin varlığını gözler önüne sermiştir.

3. The Champion (Şampiyon), 1915

Ünlü Komedyen Charlie Chaplin’in Birbirinden Eğlenceli Filmleri

Charlie Chaplin’in 1915 yılında yazdığı, yönettiği ve tabii rol aldığı The Champion, yirmi dakikalık sessiz bir filmdir. Buldog cinsi köpeğiyle amaçsızca sokaklarda dolaşan Chaplin, tesadüfen bir at nalına rastlamıştır. Büyük umutla kendisine şans getireceğine inandığı at nalını cebine atmış yoluna devam ederken, boks eğitimi veren bir mekânın önüne geldiğini fark etmiştir. Üstelik geldiği yer bir de boksör aramaktadır. At nalına güvenerek başvuru yapan kahraman, güçlü bir rakip tarafından dövülmesinin ardından akıllanmıştır. At nalı işte, tam da orada işe yaramıştır. Eldiveninin içine koyduğu at nalı sayesinde maçı kazanmış ve kulübe kabul edilmiştir. Bir sonraki maçında şike yapıp, bilinçli olarak yenilmesi gerekirken dostunun zarar görmesine dayanamayan köpeği rakip boksöre saldırmış ve Chaplin maçı kazanmıştır. Film, diğerlerine kıyasla daha kısa da olsa her aşamasıyla izleyicisini güldürmeyi başarmıştır.

4. The Gold Rush (Altına Hücum), 1925

Ünlü komedyen, yapımcı, senaryo yazarı ve yönetmen Charlie Chaplin’in birbirinden eğlenceli ve aynı zamanda eleştirel filmleri derlemesine dahil edilen sessiz bir film daha; The Gold Rush. Bu filmde de karşımıza tanıdık olduğumuz Küçük Serseri (Şarlo) çıkmaktadır. Yalnızca bakışları ve danslarıyla dahi izleyicilerini güldürmeyi başaran Chaplin, bu kez Klondike Altına Hücumu hareketinde altın arayışı uğruna Alaska’ya gitmiştir. Şarlo’nun çektiği tüm sıkıntılar, fazlasıyla düştüğü komik durumlar gözler önüne serilirken, hırstan adeta gözleri dönen insanların zaaflarının fark edilmesi de ele alınmıştır. Bu süreç içerisinde aşkı da bulan Şarlo, kar fırtınası ortasında uçurumun kenarında bir kulübede kalmış ve bu sahne izleyicilerini oldukça etkilemiştir. Yemek yerine ayakkabılarını yiyen kahraman, unutulmayacak bir sahneye daha bu vesileyle imzasını atmıştır.

5. The Circus (Sirk), 1928

Ünlü Komedyen Charlie Chaplin’in Birbirinden Eğlenceli Filmleri

The Circus, dünyanın en komik adamlarından birinin komiklik yapmak üzerine girdiği sirkte başarısız olmasının ironisi üstlenmiştir. Polis tarafından kovalanışı sırasında yolu bu sirke düşen Chaplin, sonrasında bu sirkin yıldızı haline gelmiştir. Ancak sirk sahneleriyle izleyicilerini bolca güldüren filmin çekim aşaması hiç de eğlenceli olmamıştır. Çekimler boyunca birbirini takip eden sayısız aksaklık yaşanmış; film stüdyosunda yangın çıkmış, filmde dekor olarak kullanılan arabalar çalınmış ve Chaplin ağır bir boşanma davasının içerisinde kalmıştır. Bu süreçte çekimlerine ara verilse dahi, iptal edilmeyen filmde Chaplin’in ustalığı bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Yaşamındaki sıkıntılar ve hüzünlere rağmen izleyicilerinin yüzünü güldürmeyi başarmıştır.

6. The Great Dictator (Büyük Diktatör), 1940

Ünlü komedyen Charlie Chaplin’in birbirinden eğlenceli filmleri derlemesine siyasi hicivli komedi-drama dalında dahil edilen filmi; The Great Dictator, sanatçının ilk gerçek sesli filmi olma özelliğini taşımaktadır. Acımasız, faşist bir diktatörün karşısında var olan diğer bir karakter, zulüm gören Yahudi berberdir. Heyecan verici olmasının yanı sıra ağır bir kınama ve eleştiriyi bünyesinde barındıran film, Nazi Almanyası’nın benzeri olan farklı bir diktatörlükte geçmektedir. Diktatör Adenoid Hynkel’in, karşısında yer alan ve kendisine neredeyse ikizi kadar benzeyen Yahudi berberin varlığından haberi yoktur. Askerlerin Yahudileri toplama kamplarına götürdüğü sırada Yahudi berberin, Büyük Diktatör sanılması üzerine birçok karışıklık ortaya çıkmıştır. Her iki başrolü de oynayan Chaplin, toplama kamplarının gerçek boyutunu bilseydi, bu filmi yapamayacağını belirtmiştir.

7. The Pilgrim, 1923

Ünlü Komedyen Charlie Chaplin’in Birbirinden Eğlenceli Filmleri

Chaplin’in sessiz komedi filmlerinden birisi olan The Pilgrim, siyah-beyaz komik olaylar zincirinin filmidir. Hapishaneden kaçan Charlie, gizlenmek ve hapishane kıyafetlerinden kurtulmak için yüzmekte olan bir papazın kıyafetlerine rastlamış, onları çalmıştır. Bu arzuyla hareket eden Charlie başına gelecekleri tahmin edememiş ve aslında büyük bir hata yapmıştır. Çünkü onu papaz kıyafetleriyle gören herkes bir şeyler istemiş; nikah kıymasını, vaaz vermesini beklemiştir. Tüm bunlardan sıyrılmanın yolunu bulan kahraman, en sonunda şerif tarafından yakalanmıştır. Ancak karşısında azılı bir hırsız bulmayı bekleyen şerif, bu dürüst insanla tanıştığına şaşırmıştır. Bu şaşkınlık ise onu Charlie’nin özgürlüğüne kavuşmasına yardım etmesine yönlendirmiştir.

8. A Dog’s Life (Bir Köpeğin Hayatı), 1918

Charlie Chaplin’in yapımcılık, yönetmenlik ve senaristlik görevlerini üstlendiği bu film, diğer birçok filmi gibi kısa ve sessizdir. Az zamanda ve sözlerin yardımı olmadan büyük mesajları iletmeyi başaran komedyen, bu filminde de evsiz ve fakir bir serseriyi canlandırmıştır. Geçici işlerle uğraşan ve yegâne amacı kendisiyle birlikte köpeğinin de karnını doyurmak olan Charlie, çaldığı bir sosis ile birlikte başını belaya sokmuştur. Her türlü beladan kurnazlıkları sayesinde sıyrılan ikili, girmek üzere oldukları bir kulübe köpeklerin alınmaması sonucunda çözümü Scrabs’ın, Charlie’nin pantolonu içine saklanmasında bulmuştur. Scrabs’ın kuyruğu Charlie ile bütünleşirken, bu sahneler güldürü unsurunu en üst seviyeye çıkarmıştır. Sonrasında Charlie kulüpte şarkı söyleyen kadına aşık olmuş ancak fakirliği birlikteliklerine engel oluşturmuştur. Kurnazlığıyla zenginliğe kavuşan Charlie, Edna ile evlenip bir kır evine yerleşerek kendi mutlu sonunu kurmuştur.

9. Limelight (Sahne Işıkları), 1952

Filmde Calvero karakterini canlandıran Chaplin, akıp giden zaman içerisinde yetkinliğini kaybetmiş ve gözden düşmüş bir komedyendir. Bu umutsuz komedyenin yolu bir gün, alt katında oturan ve genç bir balerin olan Terry ile kesişmiştir. Ancak bu karşılaşma Terry’nin intihar kararı aldığı sırada, Calvero’nun onu kurtarmasıyla gerçekleşmiştir. Kurtarışı sonrasında başlarda zorunluluk hissi ile genç kadına evini açan Calvero, aslında ümit kaynağını bulmuştur. Başarılı bir balerin olan Terry, geçirdiği histeri krizi sebebiyle yatağa mahkum kalsa da, bu zor günlerde Calvero onun yüzünü güldürmek için elinden geleni yapmıştır. Birbirlerine sağladıkları güven, cesaret ve yoğun destek hali ile tüm olumsuzlukların üstesinden gelen çift, yaşamın içerisinde keşfettikleri mutluluğa açılan gizli kapıları izleyici ile paylaşmışlardır.

10. City Lights (Şehir Işıkları), 1931

Ünlü Komedyen Charlie Chaplin’in Birbirinden Eğlenceli Filmleri

Yapımcılığını, yönetmenliğini ve başrolünü Charlie Chaplin’in üstlendiği City Lights, eğlenceli olmasının yanı sıra romantik ve dramatik bir filmdir. Sokaklarda amaçsızca dolaşan Charlie, çiçek satan bir kadınla karşılaşır. Kadının gözlerinin görmediğini fark ettikten sonra haline üzülür ve ondan çiçek satın alır. Yanlış anlaşılmalar üzerine genç kadın, aslında maddi durumu bir hayli kötü olan Charlie’yi zengin bir adam olarak tanımıştır. Kadından etkilenen Charlie ise oluşan hayalin bozulmaması adına bu yanlış anlaşılmayı sürdürmüş, türlü zorluklara rağmen kadının gözlerinin açılması için gerekli olan ameliyata yetecek parayı bulmuştur. Genç kadının gözleri açılmıştır ancak Charlie yeni bir hayal kırıklığına yol açmamak uğruna ortadan kaybolmuştur. Bir gün genç kadın, tanımadığı evsiz bir adama yardım elini uzattığında onun Charlie olduğunu anlamış ve bu hüzünlü süreci mutlu sona bağlamıştır.

]]>
https://dergice.com/unlu-komedyen-charlie-chaplinin-birbirinden-eglenceli-filmleri/feed 0
Farklı Kültürlerin Türkler Hakkında İlginç Bulduğu Özellikler https://dergice.com/farkli-kulturlerin-turkler-hakkinda-ilginc-buldugu-ozellikler https://dergice.com/farkli-kulturlerin-turkler-hakkinda-ilginc-buldugu-ozellikler#respond Tue, 24 Nov 2020 13:40:50 +0000 https://dergice.com/?p=60300 Türkler, kendine has kültürlerini tüm dünyaya tanıtmış bir millettir. Dünya tarihi boyunca farklı uluslarca dikkat çekmiş ve pek çok konuda farklı kültürlere örnek teşkil etmişlerdir. Farklı kültürler, Türkler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Türkiye’yi ziyaret etmekte ve Türkiye hakkında araştırma yapmaktadır. Bazı yanlış bilinen bilgilerin doğrusuna eriştiklerinde de şaşırmaktadırlar. Farklı kültürlerin Türkiye ve Türkler hakkında ilginç bulduğu bu özellikler sizleri çok şaşırtacak. Keyifli okumalar!

1. İnsan Çeşitliliği

Farklı Kültürlerin Türkler Hakkında İlginç Bulduğu Özellikler

Türkiye’yi ziyaret eden turistlerin en çok şaşırdığı şeylerden biri de ülkemizdeki insan çeşitliliğidir. Başka ülkeden gelen bir insanın sarışın, kızıl Türk insanlarını gördüğünde şaşırdığı görülmektedir. Bu da Türkler hakkında şaşırılan bir özellik haline gelmiştir. Türklerin hepsinin esmer olduğu düşünülmektedir. Bu yüzden ülkemizi ziyarete gelen insanların bu çeşitliliği görmesi de onları şaşkınlığa uğratan bir durum haline gelmektedir. Türkiye’deki bu insan çeşitliliği de, farklı kültürlerin Türkler hakkında ilginç bulduğu özellikler arasına giriyor. Türklerin çoğunluğunun esmer olmayışı farklı kültürleri şaşkınlığa uğratıyor.

2. Alfabedeki Harfler

Diğer alfabelerdeki harflere nazaran Türk alfabesinde farklılıklar bulunmaktadır. ‘Ü’ harfi Almanya’da da kullanılmasından dolayı pek garipsenmese de ‘Ş’ ve ‘Ğ’ harfi farklı kültürler tarafından oldukça garipsenen bir durum. Yurtdışında yaşayan Türklere en fazla sorulan sorular arasında bu iki harfin nasıl ve nerelerde kullanıldığıdır. Türkçe öğrenen farklı ülke vatandaşlarının da en zorlandığı konulardan biri bu harfleri telaffuz etmektir. Türk alfabesindeki farklılıklar, başka kültürleri şaşkınlığa uğratmaktadır. Türkiye hakkında araştırma yapmamış kişiler bunun Arap alfabesi olduğunu düşünmektedir. Türklerin kullandığı bazı harfler farklı kültürleri şaşırtmaktadır.

3. Eski Türk Mimarisi

Farklı Kültürlerin Türkler Hakkında İlginç Bulduğu Özellikler

Türkiye’de Osmanlı döneminden kalma birçok yer altı geçitleri ve tarihi yapılar bulunmaktadır. Örneğin İstanbul’da bulunan Yerebatan Sarnıcı’nın Topkapı ve Ayasofya’dan çıkışının olması ve birçok uzak bölgeye daha çıkışının bulunması şaşırtıcı bir özelliktir. Böyle birçok yer altı geçidi bulunmaktadır. Tarihi yapı olarak zaten Türkiye fazlasıyla zengin bir ülkedir. Birçok eski imparatorlukların, ulusların bu topraklarda yaşamasından ötürü birçok tarihi yapı Türkiye’ye miras olarak kalmıştır. Yurtdışından gelen turistler de bu tarihi güzellikleri görerek hayran kalmakta ve şaşırmaktadır. Bunların yanı sıra Türk mimarların çıkarttığı dünyaca ünlü işleri canlı gözlerle görmek için gelmekte ve bunları oldukça ilginç bulmaktadırlar.

4. Misafirperverlik

Türkiye’nin yurtdışında bile bilinen en ünlü özelliği olan misafirperverlik, her ne kadar bilinmiş bir özellik olsa da ülkemizi ziyaret eden insanlar Türklerin misafirperverliğini gördüklerinde hayrete düşmektedirler. Sosyal medyaya düşen bir videoda bir genç yabancı çift Türkiye’deki lezzetleri denemek için video çekimi yapmaktadırlar. Her restoran sahibi onları çok özel bir şekilde ağırlamakta ve ikramlarda bulunmaktadırlar. Genç çift bu durum karşısında hayrete düşmüştür. Birçok farklı kültürde insan da Türkiye’ye gelip böyle misafirperverlikle karşılaşmakta ve Türklerin bu özelliği karşısında fazlasıyla şaşırmaktadır.

5. Sakal-Bıyık Kullanımı

Farklı Kültürlerin Türkler Hakkında İlginç Bulduğu Özellikler

Eski tarih belgesellerinden veya yanlış kaynaklardan dolayı farklı kültürdeki kişiler Türkler hakkında yanlış bilgiler edinmektedir. Tıpkı insan çeşitliliğinde olduğu gibi başka ülke vatandaşları Türk erkeklerinin genelinin uzun ve kirli sakala sahip olduğu düşünülmektedir. Türk erkeklerinde ise bu konuda çeşitlilikler mevcuttur. Farklı kültürdeki insanlar bu durumu oldukça ilginç bulmaktadır. Türk erkeklerinin sadece bıyığa veya uzun kirli sakala sahip olduklarını düşündükleri için Türk erkeklerindeki sakal ve bıyık çeşitliliğini görüp şaşırmaktadırlar. Bu çeşitlilik de farklı kültürlerin Türkler hakkında ilginç bulduğu özellikler arasında görülmektedir.

6. Geç Gelen Soyadı Kanunu

Soyadı Kanunu Türkiye’de 1934 yılından sonra kullanılmaya başlanmıştır. O tarih öncesinde bey, efendi, hanım gibi sıfatlar resmî olarak kullanılmaktaydı. Türkiye hakkında bilgi edinen yabancı insanlar bu durumu öğrendiklerinde çok ilginç bulmaktadırlar. Eğer bir yabancı arkadaşınızla bu konuda konuşacaksanız kendinizi nasıl karışıklık yaşanmadığı hakkında gelecek sorulara hazırlıklı tutmalısınız. Soyadı Kanununun sonradan gelişi bu farklı kültürlerin çok ilgisini çekmekte ve onları çok şaşırtmaktadır. Hal böyle olunca soyadı kullanımının sonradan gelişi de farklı kültürlerin Türkler hakkında ilginç bulduğu özellikler arasına girmiştir.

7. Modern Giyim

Farklı Kültürlerin Türkler Hakkında İlginç Bulduğu Özellikler

Farklı kültürlerin ülkemiz insanları hakkında en ilginç bulduğu konulardan biri de modern giyimdir. Bazı yanlış kaynaklardan edinilen bilgilerde Türklerin hala fes gibi aksesuarlar takmasının zorunlu olduğu söylenmektedir. Türkiye’yi ziyaret eden turistler veya Türkiye hakkında araştırma yapan farklı kültürdeki insanlar Türkiye’deki modern giyimi giydiğinde şaşırmaktadır. Hala eski zaman giyimiyle karşılaşacağını sanan başka ülke vatandaşları, Türk modern giyimini görüp şaşırmakta ve ilginç bulmaktadır. Türkiye konusunda yanlış bilgiler edinen bu insanlar, modern giyimi gördüğünde fazlasıyla şaşırmaktadırlar.

8. Yoğun Trafik

Yurtdışından ülkemizi ziyaret eden insanların en ilginç bulduğu konulardan birisi de çılgın trafik konusudur. Özellikle İstanbul’da iş çıkışı ve iş gidişi saatlerinde arabayla ulaşımını sağlamak isteyen turistler trafik konusunda büyük bir şaşkınlığa uğramaktadırlar. Kısa bir mesafeye ulaşmanın saatler sürebileceği bir trafiğe giren turistler, çılgın trafik karşısında oldukça şaşırmaktadırlar. Türkiye’nin ünlü trafiği bu yüzden başka kültürler tarafından ilginç bulunan özellikler arasındadır. Dünya sıralamasında Türkiye bu konuda ilk sıralarda yer almaktadır. Farklı kültürün insanları, ülkedeki çılgın trafiğe Türk vatandaşlarının nasıl katlandığını düşünmektedir.

9. Sigara Tüketimi

Avrupa’da sigara tüketimi oldukça düşüktür. Türkiye ise dünyada en çok sigara tüketen ülkeler arasında onuncu sırada bulunmaktadır. Farklı kültürler, Türklerin sigara bağımlılığını fazlasıyla ilginç bulmaktadır. Kendi ülkelerindeki sigara tüketiminin azlığına alışan insanlar, ülkemize geldiklerinde veya araştırma yaptıklarında hayrete düşmektedir. Türkiye’de yaklaşık 15 milyon kişi sigara kullanmaktadır. Bu veri diğer ülkelere oranlandığında çok yüksek bir ortalamadır. Bu yüzden farklı kültürlerin Türkler hakkında ilginç bulduğu özellikler arasında ülkemizdeki sigara tüketimi de bulunmaktadır.

10. Türk Kahvaltısı

Farklı Kültürlerin Türkler Hakkında İlginç Bulduğu Özellikler

Türklerin ve Türkiye’nin başka kültürlerde en bilinen özelliklerinden biri de kahvaltıya gösterilen özendir. Çoğu farklı kültürde kahvaltı hızlıca geçiştirilen bir öğünken ülkemizde bu durum tam tersidir. Türk kahvaltısında çeşitlilik ve özen bulunmaktadır. Yurtdışından Türkiye’yi ziyaret eden turistlerin uğrak yerlerinden biri de Türk kahvaltıcılarıdır. Kahvaltının Türk kültüründeki önemi ve ortaya çıkan zengin sofra farklı kültürleri hem şaşırtmakta hem de mutlu etmektedir. Ünlü Türk kahvaltısı da başka ülke vatandaşlarının Türkiye ve Türkler hakkında ilginç bulduğu özellikler arasındadır.

]]>
https://dergice.com/farkli-kulturlerin-turkler-hakkinda-ilginc-buldugu-ozellikler/feed 0
Narsistik Kişilik Bozukluğu Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey https://dergice.com/narsistik-kisilik-bozuklugu-hakkinda-bilmeniz-gereken-10-sey https://dergice.com/narsistik-kisilik-bozuklugu-hakkinda-bilmeniz-gereken-10-sey#respond Tue, 24 Nov 2020 10:00:46 +0000 https://dergice.com/?p=60314 Narsisizm kelimesini mutlaka duymuşuzdur. Bir yunan mitolojisinden gelen bu kelime, genellikle özçekim yapmadan duramayan ya da burnu havada olan insanlar için kullanılır. Ancak narsistik kişilik bozukluğu çok ciddi bir psikolojik rahatsızlıktır. Çoğu psikolojik rahatsızlık gibi, bunun da temelleri çocukluk yıllarında oluşur. Her gün ofiste, okulda ya da sokakta gördüğümüz insanlar da bu rahatsızlıktan muzdarip olabilir. İşte narsistik kişilik bozukluğu hakkında bilmeniz gereken 10 şey! Keyifli okumalar!

1. Narkissos’un Mitolojik Hikayesi

Narsistik Kişilik Bozukluğu Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey

Nergis çiçeğine adını veren Narkissos mitolojisi, narsisizmin doğuşu olarak bilinmektedir. Efsaneye göre Narkissos’un kendi yüzünü görmediği sürece çok uzun yaşayacağı söylenmiştir. Ancak Narkissos yıllar geçip büyüdükten sonra bir gün nehirde su içmek için suya eğilmiş, suda kendi yansımasını görmüş ve görür görmez aşık olmuştur. Narkissos kendine olan aşkından yememiş, içmemiş, sadece sudaki yansımasını izleyerek ömrünü tüketmiş ve nehir kenarında ölmüştür. Öldükten sonra vücudu nergis çiçeklerine dönüşen Narkissos’tan ismini alan narsisizm, kişinin kendine aşık olması, hatta tapması anlamına gelmektedir.

2. Kendine Hayranlık Duyma

Narsist kişiler öz saygı ve öz sevgi konusunu abartıp kendilerine adeta tapan insanlardır. Kendilerini bu denli seven narsist insanlar, bununla birlikte diğer insanların da onları sevmelerini, takdir etmelerini, övmelerini beklerler. Kendilerini her zaman diğerlerinden üstün gören narsistik kişilik bozukluğu olan biri, herkesin onu dinlemesini ister ama kimseyi dinlemez. Aynı şekilde narsist bir kişi herkesi eleştirirken, kendisi asla eleştiriye açık değildir. Diğer insanları kendi çıkarları için kullanma konusunda asla tereddüt etmez. Genellikle profesörler ve politikacılar arasında yaygın olan bu bozukluk, narsist kişiden çok, o kişinin etrafındaki insanları kötü etkilemektedir.

3. Mükemmeliyetçilik

Narsistik Kişilik Bozukluğu Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey

Narsistik kişilik bozukluğuna sahip kişiler kendilerini mükemmel görür ve kusursuz olduklarına inanır. Bunun sonucunda her şeyin kendileri gibi mükemmel ve kusursuz olması için son derece çabalarlar. Aynı şekilde hayatın da onların planladığı çizgide ilerlemesi ve beklenmedik bir şeyin planlarını bozmaması gerektiğine inanmaktadırlar. Gerçekleşmesi imkânsız olan bu istekten dolayı genelde tatmin olmazlar ve mutsuz hissederler. Bu isteğin en önemli sebebi ise narsist insanların oldukça kontrolcü olmaları ve onların kontrolü dışında bir şeylerin olmasına tahammül edememeleridir.

4. İlgi Arayışı

İlgi, narsist bir kişi için bir besin niteliğindedir. İlgiden beslenen narsist kişiler, ilgi çekebilmek için her şeyi yapabilme niteliğine sahiplerdir. Evin içinde sizi takip ederek, sizden bir şeyler isteyerek ya da sürekli dikkatinizi çekmek için bir şeyler söyleyerek ilgi odağı olmaya çalışır. Narsist kişiler özellikle kalabalık ortamlarda, sohbet esnasında, sürekli konunun kendisi ile ilgili olmasını ister. İnsanların hakkında konuştuğu kişi kendisi olduğu takdirde oldukça memnun olur ama asla tatmin olmaz. Çünkü narsist kişiler ne kadar övgü alırlarsa alsınlar, bu onlar için asla yeterli değildir.

5. Kural Dışı Davranışlar

Narsistik Kişilik Bozukluğu Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey

Narsistik kişiliğe sahip biri, kurallara yalnızca kendi çıkarları için olduğu sürece uyar. Diğer insanların kendi kurallarını harfiyen uygulamasını isteyen bir narsist, kendisi kuralları uygulamaya geldiğinde asla adil davranmaz. Kuralları çiğnemekten asla çekinmez. Ama başka birisi onun kurallarını çiğnediği takdirde kriz geçirme noktasına gelebilir. Bunun dışında narsist birinin kural çiğneme davranışı, yine ilgi çekme amacı ile yapılmış olabilir. Kuralları çiğnemeye eğilimli olmalarının diğer bir sebebi de, asla sınırlarının olmamasıdır. Kuralların sıradan insanlar için olduğunu düşünüp, farklı ve özel hissetme amacı ile kural çiğnemeye yönelebilirler.

6. Psikolojik Projeksiyon (Yansıtma)

Narsistik kişilik bozukluğuna sahip insanlar, kendi yaptıkları da dahil olmak üzere, tüm yanlışlardan başkalarını sorumlu tutarlar. Bu suç atma davranışının temel sebebi, istemediği düşünce ve davranışları karşısındaki kişiye yansıtmasıdır. Aklında sürekli aldatma düşüncesi olan birinin, bunu karşı tarafa yansıtarak sürekli onu aldatma ile suçlaması ya da kendi hedefine ulaşamamış ebeveynlerin, çocuklarını başarılı olmaya zorlamaları gibi örnekler verilebilir. Narsist kişiler, bu yöntemi psikolojik bir savunma mekanizması haline getirmiş ve oldukça sık kullanmaktadırlar.

7. Bastırılmış Utanç Duygusu

Narsistik Kişilik Bozukluğu Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey

Narsistik kişilik bozukluğu hakkında bilmeniz gereken 10 şey listesindeki şimdiye kadar bahsettiğimiz tüm maddelerde, narsistlerin ne kadar sınır tanımaz, duygusuz ve soğuk bir kişiliğe sahip olduklarını gördük. Aslında narsistler dışarıya göstermedikleri bu duyguları içlerine atarlar. Her zaman haklı olduğunu düşünen narsistler asla suçluluk duygusu hissetmezler ancak kendileri de dahil olmak üzere, herkesten sakladıkları derinden bastırılmış bir utanç duyguları vardır. Duyduğu duygulardan utanç duyan narsistler, bunları saklayarak dışarıya güçlü ve korkusuz bir profil çizmeye çalışırlar.

8. Empati Yoksunluğu

Narsist insanlar sadece kendileri hakkında düşünen, pişmanlık veya suçluluk duygusu hissetmeyen bencil bir kişiliğe sahiplerdir. Bu sebeple, diğer insanların ne düşündüğü ya da ne hissettiği hakkında pek bir fikre sahip değillerdir. Empati kurmayı istemediklerinden değil, sadece duyguların nasıl gerçekleştiğini bilmedikleri için bu yetenekten yoksunlardır ve başka birinin ne hissettiğini algılayamazlar. Bu empati eksikliği sonucunda, sadece kendini ön plana çıkarmak isteyen narsistler ile olan duygusal bağ ve ilişkileri oldukça zorlaştırır, hatta imkânsız hale getirir.

9. Değişken Tepkiler

Bipolar bozuklukta olduğu gibi, narsistik kişilik bozukluğunda da kendini gösteren ani ruh hali değişimleri vardır. Narsist bir kişiyi sinirlendirdiğiniz veya onun tahammül edemediği bir şey yaptığınız takdirde, kişi çılgına dönecek, kriz geçirme noktasına gelecektir. Her şeyin kendi istediği gibi olmasını isteyen narsist kişi, kendisine karşı çıkan bir bireyle aynı ortamda bulunmak istemez. Çünkü kontrolün her zaman onda olmasını ister. Narsist kişiliğe sahip biri, istemediği bir durumla karşı karşıya kaldığında, önce korku hissetse bile bunu karşı tarafa belli etmeden, ani öfke ve kine dönüştürür. Narsistler için imaj, her şeyden daha önemlidir.

10. Kontrolü Elde Tutma İsteği

Narsistik Kişilik Bozukluğu Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey

Narsistik kişilik bozukluğu hakkında okuduğunuz, bilmeniz gereken 10 şey listesinin diğer maddelerinde de bahsettiğimiz üzere, narsist kişiler aşırı kontrolcülerdir. Her şeyi kontrol altında tutmak isteyen bir narsist, karşısındaki kişiden, kendi aklından geçenleri yapmasını ve kendi istediklerini söylemesini ister. Karşısındaki kişiyi tıpkı bir oyun karakteri gibi kontrol etmek ister. Bu isteği gerçekleşmediği takdirde oldukça üzülür ve huzursuz hisseder. Olay kontrolü dışında geliştiği için ne yapacağını bilemez. Bundan dolayı etrafındaki herkesin onun senaryosuna uymasını ve istediklerini yapmasını bekler.

]]>
https://dergice.com/narsistik-kisilik-bozuklugu-hakkinda-bilmeniz-gereken-10-sey/feed 0