Evlilik toplumun şah damarıdır!


EVLİLİK
EVLİLİK

“Sizden bekâr olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.” (Nur / 32)

Evlilik; kadın ve erkeğin belli şartlar dâhilinde bir araya gelmeleri ve bu birlikteliğin nikâh akdi ile bağlanması ve çevre tarafından bilinmesidir. Bütün dinlerde ve toplumlarda evlilik olayı vardır. Çünkü sağlıklı bir toplumun temeli, sağlıklı ilişkiler üzerine kurulmuş evliliklerle atılır.

Dinimiz hayatın her alanında olduğu gibi, hayati önem taşıyan bu konuda da karışıklığa sebebiyet vermeyecek emir ve yasaklar koymuştur. Belirtilen emir ve yasaklara riayet etmek şartıyla, diğer hususlar toplumun örf, adet ve geleneklerine bırakılmıştır. Evliliğin kimlerle olup, kimlerle olamayacağı, şartları Kur’an ve sünnette açıklanmıştır. Evlenecek çiftlerin yaşları, ortaya konulan şartlar, düğün merasimi harama kaçmamak şartıyla toplumların kültürlerine bırakılmıştır.

Kur’an ve sünnete bakıldığında evliliğin gaye ve faydaları birkaç temel başlıkta verilmiştir. Bunlardan bir tanesi; kişi evlilik ile huzura kavuşmak ister. Bu husus Kur’an-ı Kerim’de şöyle zikredilir:
“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun ( varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rum / 21)

Evlilik, insan neslinin sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlar. Evliliğin gerek toplumsal ve gerekse ferdi en büyük faydasından biri de kişiyi haramdan korumasıdır. Şehvet duygusu ile yaratılan insanın bu duygusunu tatmin etme ihtiyacı vardır. Birçok toplumsal felaketin de sebebi olan şehevi arzuları kontrol altına alıp, zararından korunmak ancak evlilik ile mümkün olur.

“Ey gençler topluluğu! Sizden kimin evlenmeye gücü yetiyorsa hemen evlensin. Zira evlilik gözü (haramdan) daha çok uzaklaştırıcı, iffeti de daha koruyucudur. Evlilik külfetine güç yetiremeyenler ise oruç tutsun. Çünkü oruç, şehveti kıran bir şeydir.” (Müslim)

“Dini ve ahlâkı sizi memnun eden birisi kız talep ederse onu evlendirin. Böyle yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve geniş bir fesat çıkar.” (Tirmizî)

Bu gün özellikle batı toplumlarında evlilik müessesesi neredeyse kalmadı. Evlilik akdi yerine kadın ile erkeğin birlikte yaşamalarına önem verildiğinden dolayı, babası belli olmayan ve anneleri tarafından da terk edilen çocukların sayısı gün geçtikçe çoğalmaktadır. İnsanda zaten var olan duygular evlilik ile kontrol altına alınıp helal yoldan tatmin edilmeyince sapıklıklar ve sapkınlıklar had safhaya ulaştı.

Evliliğin faydalarını beyan eden Kur’an ve sünnet, evlenilecek kişiler açısından da bazı emir ve tavsiyelerde bulunmuştur. Bunların başında ise, evlenilecek kişinin Allah’a iman etmiş olması gelir.

“İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan (müşrik) kadınlarla evlenmeyin. Müşrik kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye müşrik bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle kadınlarınızı evlendirmeyin. Müşrik hür erkek hoşunuza gitse de iman eden bir köle, müşrik olan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle cennete ve bağışlanmaya çağırır. O insanlara ayetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler.” (Bakara / 221)

“Zina eden erkek ancak zina eden veya Allah’a ortak koşan bir kadınla evlenir. Zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya Allah’a ortak koşan bir erkek evlenir. Bu mü’minlere haram kılınmıştır.” (Nur / 3)

“Her biriniz, şükreden bir kalp, zikreden bir dil ve ahret işinize yardımcı olacak mü’mine bir kadın edinsin.” (Kütübi Sitte 6531)

“Mü’min, Allah’a takvadan sonra en ziyade saliha bir eşten hayır görür.” (Kütübi Sitte 6532)

“Kadın dört hasleti için nikâh edilir. Güzelliği için, malı için, soyu için ve dindarlığı için. Sen dindar olanı seç, huzur bul.” (Buhari, Müslim, Ebu Davut, Nesai)

Evlilik ile neslin devamı da hedeflendiğinden Hz. Peygamber (SAV) evlenilecek kadının, başka da bir sebebi yoksa bakire olmasını tavsiye etmiştir.

“Bakire kızlarla evlenin. Çünkü onların ağızları daha tatlı, rahimleri daha doğurgandır. Aza da razı olurlar.” (Kütübi Sitte 6534)

Kur’an ve sünnet, bu gibi belli başlı emir ve tavsiyelerde bulunduktan sonra evlilik ile ilgili diğer işleri toplumun yaşayışına ve kültürüne bırakmıştır. Özellikle evlenilecek kişilerin yaşları ile ilgili her hangi bir sınır ve sınırlama yoktur. Bedeni ve ruhi olarak evlilik yükünü kaldırabileceklerine inanan kişilerin evlenmeleri için illa ki belli bir yaşa gelmelerine gerek yoktur.

Geçmişte evlilik yaşı, toplumsal yaşayışın da etkisiyle daha küçükken günümüz şartlarında daha yüksektir. Toplumun yaşayışı, ailenin geçimini sağlamanın gittikçe güçleşmesi, eğitim ve iş hayatına atılma gibi nedenler evlilik yaşını yukarılara çeken faktörlerdir. Geçmişte 14-15 yaşlarındaki kızlar ile erkeklerin evlendirilmesi herhangi bir sorun teşkil etmezken, bu gün bu yaştaki kişilerin evlendirilmesi neredeyse cinayet ile eşdeğer tutulmaktadır.

Hâlbuki birçoğumuzun anneleri, anneanneleri ve babaanneleri bu yaşlarda evlenmiş, anne olmuş ve herhangi bir psikolojik sorun da yaşamamışlardır. Bu gün daha çocuk olarak görülen bu gençlerin özellikle de şehvet konusundaki sapkınlıklarının önüne ise bir türlü geçilememekte. Gün geçtikçe küçük yaşlarda fuhşa alet olmuş kişilerin sayısı gittikçe çoğalmaktadır.

Ayrıca yaşın ilerlemesi ile çocuk sahibi olmada da ciddi problemler ortaya çıkmaktadır. Anne karnındaki 5 aylık bir kız bebek 4 ile 7 milyon arasında değişen bir yumurta sayısına sahiptir. Bu oran doğumda 1-2 milyona düşer. Çocukluk çağında yavaş yavaş azalarak ergenlik döneminden itibaren ayda bir yumurta yumurtlamak suretiyle bu azalma menopoza kadar ortalama 350-400 yumurta harcayarak devam eder.

Bir kadının gebe kalabilme ihtimali en yüksek 25 yaşları civarındadır. Gebe kalma oranı yaşla birlikte azalır. Ve 35 yaşından itibaren bu azalama hızlanır. 45 yaşından sonra da neredeyse imkânsız hale gelir. Bu tıbbi verilerin de ışığında düşünüldüğünde, evliliği çok fazla ertelememek hem ruh sağlığı açısından, hem beden sağlığı açısından ve hem de toplum sağlığı açısından önemlidir.

Nisanur Dergisi ~ Rana ÇEÇEN
Sayı: 28 ~ Mart 2014

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
5
Beğen
Mutlu Mutlu
2
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 1

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Ey benim gönlümün nazlı çiçeği,
    Barışın ellere, küsün bana mı?
    Sana kim öğretti böyle sevmeyi,
    Bayramın ellere, yasın bana mı?
    (Hz. Mevlana)

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim