Evliliğin can suyu sevgidir!


Evlilik
Evlilik

Evliliğin devamı için en büyük şart, eşlerin her koşulda birbirlerini sevmesidir. Bu da hane-i saadeti doğurur ve bu duyguyu, sürekli taze tutmak yada beslemek gerekir.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla: “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rum / 21)

Evlilik, yüce Allah’ın nesillerin devam edebilmesi ve imtihan olan dünya hayatının daha kolay anlatılabilmesi için uygun gördüğü müessesedir. Bu müessesenin temelinin sevgi üzerine kurulması gerekir. Bu kavram, eşlerin hem evliliğe başlarken hem de evliliği sürdürürken muhtaç oldukları en önemli kavramdır. Sevgi, aile mutluluğunu besleyen ana kaynaktır. Bu kaynağın kesilmesi ve tıkanması durumunda aile saadeti de tehlikeye girer.

“Sevdiğini Allah için sevmek” kaidesi gereğince hayat arkadaşımızı Allah için sevmeliyiz. Eşler arasında sevginin temeli manevi özellikler (güzel ahlak, dindarlık vs) üzerine kurulu olmalıdır. Maddi unsurlar (para, makam, güzellik vs) üzerine kurulan evliliklerin temeli sağlam olmadığı gibi bu özelliklerin gitmesi yada sekteye uğraması, sorunların çıkmasına ve evliliğin tehlikeye girmesine yol açar.

Sevdiğini karşılıksız sevmek, Allah rızası için sevmek… Kıyamet günü Allah’ın himayesinde bulunduracağı yedi sınıf insandan birinin “Allah için birbirini sevenler” olduğu unutulmamalıdır ki bunlar eş olsalar dahi bu hüküm geçerlidir.

Evlilikten erkek ve kadının beklentisi, sadece dünyada cennetin küçük bir misalini yaşayabilmek olmalıdır. Eşler mutlu olmak için evlenirken bazı maddi ve manevi değerleri paylaşmak üzere birtakım hayallerle evliliğe adım atarlar. Evliliğe ihtiyaç duyulmasının sebepleri arasında sevgi, muhabbet gibi bütün kalbi ihtiyaçların karşılanması, üzüntülerin paylaşılması da vardır.

Evliliğin devamı için en büyük şart, eşlerin her koşulda birbirlerini sevmesidir. Bu da hane-i saadeti doğurur. Bu duyguyu sürekli taze tutmak ve beslemek gerekir. Sevgi tomurcuklarının yeşermesi, büyümesi ve devamlı olabilmesi için eşlere bazı vazifeler düşmektedir. Karşılıklı söylenen güzel sözler, yapılan iyi davranışlar, hediyeleşmeler, ufak jestler ve duanın önemi büyüktür.

Erkek, sevgisini eşinden esirgememeli, kadın da sevgisini göstermekten çekinmemelidir. Kâinatta her şey sevilmek ister. Allah-u Teâlâ, kâinatı sevgi üzerine kurmuş ve yarattığı her varlıkta da sevgiyi görmek ister. Sevilen hayvanlar daha çok ürün verir. Sevilen, kendisiyle muhabbet edilen bitkiler daha hızlı ve güzel yetişir. Kalbi olmayan bitkiler bile sevgiye ihtiyaç duyarken kalp sahibi insanların ne kadar çok sevgiye muhtaç olduklarını anlatmamıza gerek yoktur.

Dünya ve ahiret mutluluğunun başlıca sebepleri arasında muhabbet gelir. Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Bir erkek karısına baktığı, karısı da kendisine baktığı vakit Allah her ikisine rahmet nazarı ile bakar ve erkek karısının elini tuttuğu zaman her ikisinin günahları parmakları arasından dökülüp gider.”

Sevgi dolu bir bakış, güzel bir dokunuş eşlerin günahlarının dökülmesine ve Allah’ın rahmetine mazhar olmaya vesiledir.

Dünyevi sıkıntılardan korunmanın yolu da muhabbetten geçiyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Allah, bir evin rızkını ve bereketini, karı–koca muhabbeti arasına gizlemiştir.” buyuruyor. Asr-ı Saadet’teki insanların hayatları sıkıntılarla doluydu fakat eşlerin birbirlerine muhabbeti, birbirlerini Allah için sevmeleri bu sıkıntıları en ufak hasarlarla atlatmalarını sağlamıştır.

Sevginin kaynağı “Allah için” olunca hiçbir zaman tükenmez. Birbirlerini Allah için sevenler birbirlerine katlanırlar ve ufak tefek kusurlarını görmezler. Olan kusurları da müsamahayla karşılarlar. Hayat arkadaşlarına karşı kusur yapmama konusunda daha hassas davranırlar. Eşler, birbirlerine sadece dünyadaki eş gözüyle değil; ahirette ebediyen beraber yaşayacakları eşler gözüyle bakmalıdırlar.

Dünyanın ağır yüklerine rağmen eşler birbirlerini ihmal etmemelidirler. Kâinatın Efendisi (s.a.v.) o kadar ağır işlerine rağmen eşlerini ihmal etmemiş, onların her sorununu dinlemiş ve sevdiğini söylemiştir.

Birbirini Allah için sevmek, sevdiğini söylemek, iletişimi elden bırakmamak, sorunları büyütmeden masaya yatırıp konuşmak, hediyeleşmek, “seven katlanır” sözü gereği yapılan ufak tefek hatalara göz yummak, vs. gibi yöntemler, içinde sevgi kokan meskenler meydana getirecektir.

Yazımızı en güzel örneğimizden iki hadisle nihayetlendiriyoruz.

“En olgun imana sahip mümin, huyu en güzel ve ailesine karşı en nazik, en lütufkâr olanıdır.”

Hz. Ali ile Hz. Fatıma (R.Anha) evlenmek üzeredir. Resulullah (s.a.v.) ikisini birden karşısına alarak öğüt verir:

“Ey Ali! Kızımı sana cariye olarak veriyorum ama unutma sen de onun kölesisin…”

Selam ve dua ile…

Nisanur Dergisi ~ Arzu DEMİR
Temmuz 2013

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
3
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 1

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Evlenecek kimseler, birbirlerinin üstlerine-başlarına, kılık ve kıyafetlerine, hatta servet ve dış güzelliklerine göre değil; bu en ciddi meselede, ruh güzelliği, namus ve ahlâk anlayışı, fazilet ve karakter yüksekliğine göre karar vermelidirler..

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim