Eşler ve Sırlar


Sır Saklamak
Sır Saklamak

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…
“Verdiğiniz sözü ve yaptığınız antlaşmayı yerine getirin.” (İsra / 34)

Bir kimsenin sırrını öğrenen, diğer bir ifade ile kendisine bir sır emanet edilen kimse, o sırrı saklayacağına dair söz vermiş demektir. Onun açıklanmasına izin verilmediği sürece hayatının sonuna kadar her yerde ve her zaman korumakla yükümlüdür. Kendine belirli bir süre veya ölüme kadar emanet edilen bu söze riayet etmediği takdirde ALLAH’ın huzurunda bunun hesabını verecektir.

Birbirlerinin mahremi olan iki insan evlendikten sonra hayatlarını birleştirerek aralarında bir yakınlık oluştururlar, her şeylerini paylaşırlar. Kur’an-ı Kerim’de Nisa süresi 21. ayette “birbirlerinin mahremiyetine girmek” ile tanımlanan evlilik müessesesi eşlerin birbirlerine her şeyi söyleyeceği, her şeylerini paylaşabilecekleri anlamına gelir. Evliliğin dış etkenlerden etkilenmemesi için paylaşılanların hiçbir yerde açıklanmaması gerekir. Evliliğin sağlam ve istikrarlı olabilmesi için kapalı bir kutu konumundaki meskenlerimizde söylenen sözlerin, yapılan fiillerin dışarı çıkmaması şarttır.

Kıyamet gününde Allah-u Teâlâ’ya göre; “En fena insan, karısıyla mahremiyetini paylaştıktan sonra onun sırrını ifşa eden kimselerdir.” (Müslim) Olayın önemi bu hadiste bize çok güzel biçimde bildirilmektedir. Allah Resulü(SAV) bizi uyararak, Allah nezdinde kötü kişiler ile bir tutulmamak için karı-koca arasındaki sırları açıklamamamızı emrediyor.

Özellikle biz hanımlar eşlerimiz ile aramızda geçen olayları paylaşmayı severiz. Bunu bir gurur kaynağı, belki de -maalesef- gösteriş amaçlı yaparız. Hâlbuki hayatlarını birleştiren karı-kocalar, aralarında geçen münasebetleri bir sır gibi saklamalıdırlar.

Yazımızın girişinde zikrettiğimiz ayet de bize gösteriyor ki eşlerimiz tarafından bize söylenenler emanet hükmüne geçer. Bizler de emanetimiz olan bu sırları ancak açıklanması istenirse açıklayabiliriz. Aksi taktirde emanet olarak belli bir süre bırakılan söze ihanet etmiş oluruz ki bu da büyük günahlar arasındadır.

Sır saklamak nasıl güzel ve faydalı bir davranış ise, sırrı ifşa etmekte o derece kötü ve zararlı bir davranıştır. Sırları korumamak münafıklık alametlerindendir.

“Kalpler sırların saklandığı yerlerdir. Dudaklar o yerin kilidi, dillerde anahtarıdır.” Şu halde her insan sırrının anahtarlarını saklamalıdır. Eşler bu anahtarları güzel ve emin bir yerde saklamalı, yeri ve zamanı geldiğinde bu kilidi anahtarla açmalıdırlar.

Sır konusunda araştırma yaparken hoşuma giden bir kıssayı sizlerle paylaşmak istedim.

Vaktiyle değerli bir zat dostuna eşinden boşanmak istediğini söyler. Arkadaşı merak edip boşanma sebebini sorunca, İslami edebe sahip olan bu zat: “Karımın kusurlarını nasıl söyleyebilirim” der. Boşanma gerçekleşmeyinceye kadar sebebini açıklamaz. Boşandıktan sonra aynı kişi bu zatın yanına gelir ve “Artık boşandın. Her halde şimdi niye o kadını boşadığını söyleyebilirsin?” diye sorar. Kur’an’ı kendine hayat nizamı olarak seçmiş, Peygamber ahlakıyla bezenmiş olan bu güzel insan; “Yabancı bir kadının kusurlarını nasıl söyleyebilirim” diye cevap vermiş.

Bu kıssa bizi tefekküre davet edip bazı dersler almamız gerektiğini gösteriyor. Sanki marifetmiş gibi birbirimizin kusurlarını, yanlışlıklarını uluorta anlatıyoruz. Hâlbuki bütün bunlar eşler arasındaki sırların bir kısmıdır. Günümüzdeki aileler eşleri ile olan ilişkilerini bütün şeffaflığıyla televizyonlarda ve internet ortamlarında insanlarla paylaşabiliyorlar. O yüzdendir ki boşanma oranlarında büyük bir artış olmuştur. Bunun yegâne sebebi İslami öğretilerden habersiz evliliklerin gerçekleşmesidir.

Sırların söylenmesi bazı insanlara göre gösteriş unsuru haline gelebilir. “Eşim her şeyini benimle paylaşıyor” deyip başkalarına üstünlük taslayabiliyor. Eşinin seninle her şeyi paylaşması senin de bunları başkasına aktarmanı gerektirmiyor ki! Paylaştığın bu sır yüzünden eşinin güvenini kaybedip, büyük felaketlere yol açabilirsin. Bazı sözler vardır ki ortaya çıkmasının yeri ve zamanı vardır. Bu sözler vaktinden önce veya söylenmesi gereken yer değil de başka bir yerde ortaya çıkarsa fitnelere sebep olabilir. Bu da ailede huzursuzluk çıkmasına, aile çatısının çatırdamasına neden olur. Eşinin sana izin verdiği zaman açıklamanda ise bir beis yoktur.

Kendisine emanet edilen sırrı saklamak, karakteri mükemmel, dürüst ve sağlam insanların işidir. Allah-u Teâlâ’nın gazabından, cehennemin azabından kurtulmak için sırları saklayıp, emanete hıyanet etmekten sakınmalıyız. Sırları vermekte çok cimri davranmalıyız.

Sır tutmak ve gizlemek eşler arasında çok faydalar sağlar. Aradaki muhabbeti, sevgi ve saygıyı artırır. Tersi ise eşler arasında nifak tohumları eker, sevgi ve saygının azalmasına yol açar. Eşler arasında itibarın gitmemesi, saygınlığın her daim olması için sır saklamak çok önemli bir fiildir. Dünya mutluluğunu sağlarken ahirette de güzel yerlere kapı açan bir davranıştır.

Böyle bir ahlaka sahip olmak dileği ile Allah’a emanet olunuz. Vesselam…

Nisanur Dergisi ~ Arzu DEMİR
Sayı: 25 ~ Aralık 2013

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
1
Beğen
Mutlu Mutlu
2
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
1
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim