Dionysos Şahidim Olsun Ki…


Tiyatronun Tarihi Gelişimi
Tiyatronun Tarihi Gelişimi

İnsanoğlunu şuan nerede görüyorsunuz? Düşününce çok farklı cevaplar verebiliriz. Peki biz bu bilgi birikimini nasıl elde ettik? Şimdilerde en çok istediğim şey keşke bu muhteşem yetenek her insanda olmasaydı, ne güzel olurdu doğrusu. Neymiş yahu bu muhteşem yetenek diyeceksiniz, çok düşünmeyin efendim sadece ‘konuşmak‘.

Konuşmak biraz genel oldu gibi daha özele inelim ‘dedikodu‘. Avcı toplayıcı atalarımızdan bahsediyorum. Herhalde komşunun avladığı geyiğin kaç kilo olduğunu konuşmuş veya maharetin komşuda olmadığını inandırmak için geyiği gayet basit bir konuma sokmuş olabilirler. Neyse konumuz atalarımızın dedikodu malzemelerinin ne olduğu değil; bu dedikodunun bize faydasının ne olduğudur.

İnsanın taksonomik olarak hayvan grubunda olduğunu şüphesiz hepimiz biliyoruz. Tüm hayvanların hatta canlıların en büyük ortak özelliği ‘tembellik’tir. Yani en az enerji tüketimiyle en fazla işi yapabilme isteği. Konuşma dilinin olmadığını bir düşünsenize, hayır hayır çok uzaklara gitmenize gerek yok, sessiz sinema oynadığınızı hatırlayın yeter, ne kadar yoruluyoruz değil mi? Yazık atalarımız tüm gün boyunca yaşadıklarını, gördüklerini, hissettiklerini bir tür sessiz sinema ile anlatmaya çalışmış.

İçlerinden tembel bir dedemiz ki hiç şüphesiz medeniyete yön vereceğinden bihaber anlamsız birtakım sesler çıkararak ‘dil’ denilen aygıta başlangıç adımını attı ve zamanla sadece anlamsız birkaç heceden oluşan insanlık tarihinin en büyük icadı olan ‘dil’ ortaya çıktı.

Dil, bilgi paylaşım hızımızı biranda inanılmaz hızlı bir hale getirdi ve biz bu bilgi paylaşım işini yaparken enerjiden de tasarruf ediyorduk. Bu avantajları sayesinde dil en büyük kültür aktarıcısı haline geldi.

Dili anlamsız birkaç hecenin yan yana gelmesi diye tanımladık ama biz bir dili öğrendiğimiz zaman aslında sadece o dili öğrenmekle kalmıyor, aynı zamanda bizlere atalarımızdan miras kalan ayrıca onlara ait yaşam biçimlerini, yaşadıklarını toplumun kendine has geleneklerini de öğrenmiş oluyoruz.

Dillerin hemen hepsi bölgeseldir. Yani sadece bir toplumu yansıtan özellikler barındırır. Ama öyle bir dil var ki hiçbir ırka mensup değildir. Tüm insanlığa kucak açmıştır, evrenseldir. Evet bu dil ‘Sanat’tır. Sanatın her bir kolu evrensel bir dildir. Resim, heykel, müzik, tiyatro vb. gelin bu dillerden tiyatronun nasıl doğduğuna beraber bir göz gezdirelim.

İnsanlar yaptıkları her eylemi kutsal bir nedene bağlarlar değil mi? Eski yunandaki dedelerimiz de aynısını yapmışlar. Bizim İkinci Yenicilerin yaptığı gibi yılın bazı zamanlarında ‘Ölmeme Günü’ düzenlemişler. Tabi ismini Ölmeme Günü değil; ‘Dionysos Şenlikleri’ demişler. Dionysos, şehvet ve eğlence tanrısı bizim bu Yunanlar her işi halletsin diye mitolojik tanrılar yaratmış. Dionysos bunlardan birisi.

İnsanlar bu çekilmez dünyayı arada sırada olsa da renklendiren, güzelleştiren Dionysos’a şükranlarını sunuyorlardı. Şenliklerde içip güzelleşen güzel büyüklerimiz birden ortaya fırlar, taklitler yapar, komik hikayeler anlatırlardı. Önceleri rastgele yapılan bu eylem daha sonra şenliğin geleneği haline geldi. Hatta o güzel büyüklerimizden bazıları bu işi meslek haline getirdi. Böylece tek oyunculu tiyatro doğmuş oldu.

Bir süre böyle devam eden tiyatroya ikinci kişi de eklendi. Oyuncular artık anlatmıyor onun yerine ‘diyalog‘a giriyorlardı. Daha sonra üçüncü kişinin eklenmesiyle ”trialogos” adı verilen üçlü konuşmalardan sonra bu oyunlar yani tiyatro gerçek bir meslek haline geldi.

Yunan’ın özgür ortamında oyuncular istediği konuyu işleyebiliyor, eleştirebiliyordu ve sonuç olarak bugünlerde hemen her milletin ağzında dolaşan, kimilerinin taptığı sistem olan demokrasi, tiyatro (evrensel dil) sayesinde doğdu.

Tiyatro az çok düzenli ve kurallı hale gelince yazılı tiyatro metinleri oluştu. Önceleri agora ‘alan’ adı verilen yerlerde yapılan tiyatroya rağbet artınca bin iki bin kişilik ‘amphizhoatron’ denilen akustiği inanılmaz iyi olan amfi tiyatrolar yapıldı.

Yıllar sonra bizler, şimdi o dönemi Eski Roma diye adlandırırız. Eski Yunan uygarlığı hemen her oluşumu ile bu ülkeye geçti diyebiliriz. Ancak Romalılar Yunan ataları gibi güzel sanatlara pek düşkün değillerdi. Tiyatroyu kısa bir süre içinde bozdular. Tiyatroların yerini arenalar, hipodromlar aldı.

Daha sonra Roma’ya Hristiyanlık geldi ve kilise ilk iş olarak birçok olimpiyat sporunu ve tabi tiyatroyu yasakladı. Böylece aşağı yukarı bin yıl kadar evrensel dil olan tiyatro yasak kaldı.

Orta çağın son dönemlerinde gayet Platoncu bazı din adamları, Tevrat ve İncil’deki bazı önemli konuları canlandırmayı, halk üzerinde etkili olayı düşünmüşler. Yüzyıllar önce kilisenin yasakladığı tiyatro o günlerde dini propaganda yapmak için kullanılmaya başlanmış. Bu oyunlar kiliselerde oynanırken dünyayı konu alan tiyatro oyunları doğdu. Ama Eski Yunan’da olduğu gibi iki bin kişilik amfilerde oynanmadı bu oyunlar. Meydanlarda, çadırlarda, han avlularında oynandı. Bu tiyatronun en belirgin özelliği ise sessiz (pandomima) oluşuydu. Bahsettiği konular ise daha çok olağanüstü esrarengiz olaylardı.

Tiyatroyu yasaklamış Konstantinlere hiç benzemeyen onlardan yüzyıllar sonra 19.yy da doğan çok kral adam Konstantin geçmişteki adaşlarına olan sinirini almayı başarıyor ve Moskova Sanat Tiyatrosunu kuruyor. Konstantin Stanislavski sayesinde tiyatro ve oyunculuk sanatı oldukça gelişmiş, aynı zamanda çok farklı bir perspektife kavuşmuştur. O’nun kitapları halen birçok ülkede ders kitabı olarak okutulmakta. Çok yaşa Konstantin!

Tiyatro, geçmiş zamanlarda olduğu gibi günümüzde de yasaklanmalara ve zorbalıklara maruz kalıyor ancak her zaman olduğu gibi kendini külünden yaratacağına gönülden inanıyorum; sizler de inanın, sanatla kalın.

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
24
Beğen
Mutlu Mutlu
15
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
6
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç
Ömer Şener
İyilik vicdanlarınıza sıktığınız pahalı bir parfümdür…

Yorumlar 1

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim