Dijital Kütüphanecilik


Atatürk Kitaplığı (İstanbul)
Atatürk Kitaplığı (İstanbul)

Antik medeniyetlerde, kil tabletlerin korunması ve saklanması için odalar teşkil edilmiş böylece ilk kütüphaneler oluşmuştur. Nasıl ki kağıdın ve mürekkebin icadı kütüphane mefhumunu baştan başa değiştirdi. Bugünde modern teknoloji; kitap, kütüphane ve okuyucu profilini hızla değiştiriyor. Artık kitaplar raflardan bilgisayarın hafızasına doğru taşınmaya başlandı.

2000’li yılların başında Toronto Üniversitesi, koleksiyonunda bulunan telif hakkı bitmiş Atatürk Kitaplığı eserleri internette kullanıma açılmaya başlandı. Böylece pek çok eski Türkçe eser de internet ortamına taşındı.

İlerleyen yıllarda Avrupa ve Kuzey Amerika’daki pek çok üniversite kütüphanesi ortak projeler ile 2009 arifesine kadar dijitalleşme çalışmalarını büyük ölçüde tamamladı. Aslında bu gün vazgeçemediğimiz internetin sivil hayatta ilk kez Amerikan Üniversiteleri arasında kullanıldığını ve üniversitelerin aralarında veri akışını sağlamak için ağ vasıtasıyla birbirine bağlandığını hatırladığımızda, kitap ve katalog projelerinin ne kadar eski olduğunu görebiliyoruz.

Diğer yandan Türkiye’de 2010 yılında, Tokyo Üniversitesi’nin fonladığı bir proje ile İstanbul, Beyazıt Devlet Kütüphanesi Hakkı Tarık Us koleksiyonundaki süreli yayınların tamamı dijital ortama aktarıldı. Prof. Masami Arai’nin gayretleri ile yürütülen proje neticesi bu yayınlar Tokyo Üniversitesi’nin web sayfasından kullanıma açıldı. Böylece Japon dostlarımız sayesinde mütevazı de olsa bir “Osmanlıca süreli yayınlar” veri tabanımız oldu.

Türkiye’de Dijital Kütüphaneler
Zamanla Türkiye’de de IRCICA, Farabi dijital kütüphanesi, İSAM veri tabanları, Marmara, Sabancı ve nihayet Atatürk Üniversitesi münferit ve cılız projeler ile sahaya girdiler. Fakat hiçbir kurum üniversiteler arası ortak bir çalışmadan, hatırı sayılır dijital kütüphaneler ve veri tabanları inşa etmekten bahsetmedi. Çalışmalar münferit ve sathi kaldı.

İstanbul ve Ankara üniversiteleri birbirinden bağımsız projeler ile ellerindeki gazete koleksiyonları üzerinde çalışma yapıyordu. TÜBİTAK ise üniversiteler arası entegre veri tabanı çalışmalarına ön ayak olmak bir yana teknik ve kullanılabilirlik açıdan bir felaket olan ULAKBİM gibi bir garabet ile devam ediyor.

Dijital Kütüphane Dediğimiz
Şuan kitapları dijital ortama aktarmak, onları “gelişmiş fotokopi makineleri” marifeti ile taramak ve internete sunmaktan ibaret başka bir iş olmadığı görülüyor. Taramak ve internete açmak işin ucuz ve kolay tarafı. Ancak olması gereken, kitapların satırlarına kadar inecek, ziyaretçiye teknik kolaylıklar sağlayacak, yığınla dijital doküman arasında yolunu bulmaya yardımcı olacak yazılımı sağlama ve organizasyonu yapabilmektir.

Üniversitelerin açtığı dijital kütüphaneler veya Başbakanlık Osmanlı arşivinde kullanılan katalog programı hep aynı temel sıkıntıya işaret ediyor. Bünyesinde barındırdığı eserlere kifayet edecek, ihtiyaçlara cevap verecek “kullanıcı dostu” yazılımlar, sistemler yok! Halbuki bunların hepsi ücreti mukabilinde kolayca mümkün olabilecek hizmetler…

Mesela, TTK’nın bir dönem Belleten dergilerini “flash page flip” gibi kable’l milad bir uygulamayla ve anlamsız bir yöntemle internete açmaya çalıştığını ve hatta bununla iftihar ettiğini hatırlatırız. Neyse ki daha sonra bu dergiler Google Drive yüklendi, bizde rahat bir nefes aldık.

İşlerin Ehil Kimlere Verilmesi
Lütfi Paşa’nın (ö: 1564) Asafname’yi kaleme aldığından beri 4.5 asır geçti fakat “suya nakış işler” gibi aynı dertten sıkıntı yaşamaktayız. Vazife ve ehliyet taksimi, işlerin ehli olan kimselere verilmesi. Maalesef Türkiye’de hala makam sahibi olmayı ehliyet ve liyakat değil itaat, sadakat hatta zaman zaman hamakat’a yöneltiyor.

Tıpkı dijital kütüphane projelerin de olduğu gibi. Halbuki bu konuda çok mesafeler kat edildi, belli bir standart oluştu. Avrupa ve Amerikan üniversitelerinde bölümler ve lisansüstü programları açıldı.

Mesela TBMM Kütüphanesi dijital ortama aktarılırken projeyi yürütenlerin tecrübesizliğinden midir, yoksa gerek görülmediğinden midir, bilinmez; eserlerin tamamı siyah-beyaz olarak tarandı. Herhalde hiç kimsenin aklına en azından nadir eserler için “renkli” tuşuna basmak gelmedi. Bilhassa Eski Türkçe kitaplarda yer yer kurt kemirmiş, güve kesmiş kısımların siyah beyaz taramada harf gibi göründüğü, yırtık, çizili kısımların, derkenarların ayırt edilemediği kimseyi alakadar etmedi.

Atatürk Kitaplığında Damgalı Eserler
Son olarak, Kalkınma Ajansı aracılığı ile büyük ölçüde AB tarafından fonlanan Atatürk Kitaplığı sayısallaştırma projesinin nihayete ermesini hepimiz heyecanla bekliyorduk. Çok büyük beklentilerimiz yoktu ama en azından bir fiyasko ile karşılaşmayı da ummuyorduk.

Sayısallaştırılan kitapların “Yordam – Kütüphane Bilgi Belge Otomasyonu” gibi kerih bir arayüz ile sunulması bir yana, kitapların, belgelerin, haritaların her bir sayfasına damga “watermark” basılması bizlere tam bir hayal kırıklığı yaşattı. Kimse, telifi bitmiş kamuya mal olmuş eserlerin her bir sayfasının tam ortasına koskoca İBB damgası basmanın sebebini çözemedi. Bu garabetin ehliyet ve liyakat ile değil sadakat ve hamakat ile makam işgali yapanların işgüzarlığını gösteriyor. Böyle bir uygulamanın okuyucuya/araştırmacıya hatta üzerine damga vurulan eserlerin müellifine dahi saygısızlık olduğu yadsınamaz.

Örnek olarak Atatürk Kitaplığının sayısal ortama aktarıldığı materyallerden bazılarını sizlere sunuyoruz.

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
7
Beğen
Mutlu Mutlu
4
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
1
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 1

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Yanlış bilinenlere açıklık getireyim. Projeyi AB fonlamadı. Kurumlar sahip olduğu eserleri emekleri karşılığında aidiyet bildirmesi anlamında filigranlayabilirler. Aksi taktirde bazıları bunları kendi kurmuş oldukları sitelerde kendi eserleri, kendi emekleriymiş gibi DAMGALAYIP kullanmaktadırlar.

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim