Cuma Namazı Vakti

5 dk okuma süresi


4
8 Paylaşım, 4 puan
Cuma Namazı Vakti
Cuma Namazı Vakti

“Ey iman edenler! Cuma namazına ezan ile çağırıldığınız zaman derhal Allah’ı zikretmeye (hutbe ve namaza) gidin, alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.” (Cuma / 9) Bu ayet bu vakitte alışverişin doğru olmadığı hakkındadır. Alışveriş dışındaki meşguliyetler de ona kıyas edilebilir.

Soru 1: Cuma günü Cuma namazı vakti, işyeri işleten bir müslümanın dükkanından, namaz vakti dışında diğer vakitlerde alışveriş yapılabilir mi? Bunun bir vebali var mıdır?

Cevap 1: Cuma müminlerin bayramıdır. Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, bu saatte yapılan dualar geri çevrilmez. Cuma mübarek bir gündür. Bereketlidir. Zira toplu ibadet etme özelliğine sahip bir gündür. Rasulullah(sav) şöyle buyurdu: “Üzerine güneş doğan en hayırlı gün cuma günüdür. Adem o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu ve yine o gün cennetten çıkarıldı.” (Müslim, Cum`a 17, 18; Tirmizî, Cum’a 1, 2; Nesâî, Cum’a 4, 45)

Peygamber(sav) şöyle buyurdu: “Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece, beş vakit namaz ile iki cuma ve iki ramazan, aralarında geçen günahlara kefaret olur.” (Müslim, Tahâret 16 Ayrıca bk Müslim, Tahâret 14, 15)

Rasulullah(sav)’ın minber üzerinde şöyle buyurdu: “Bazı kimseler cuma namazlarını terk etmekten ya vazgeçerler veya Allah Teala onların kalplerini mühürler de gafillerden olurlar.” (Müslim, Cum’a 40; Ayrıca bkz. Nesâî, Cum’a 2; İbni Mâce, Mesâcid 17)

Rasulullah(sav) şöyle buyurdu: “Bir kimse cuma günü cünüplükten temizleniyormuş gibi boy abdesti aldıktan sonra erkenden cuma namazına giderse bir deve kurban etmiş gibi sevap kazanır. İkinci saatte giderse, bir inek, üçüncü saatte giderse boynuzlu bir koç kurban etmiş gibi sevap kazanır. Dördüncü saatte giderse bir tavuk, beşinci saatte giderse bir yumurta sadaka vermiş gibi sevap elde eder İmam minbere çıkınca melekler hutbeyi dinlemek üzere topluluğun arasına katılır.” (Buhârî, Cum’a 4; Müslim, Cum’a 10; Ayrıca bkz. Ebû Dâvûd, Tahâret 127; Tirmizî, Cum’a 6; Nesâî, Cum’a 14)

Rasulullah(sav) cuma gününden söz ederek şöyle buyurdu: “Cuma gününde bir zaman vardır ki, şayet bir müslüman namaz kılarken o vakte rastlar da Allah’tan bir şey isterse, Allah ona dileğini mutlaka verir.” Rasul-i Ekrem o zamanın pek kısa olduğunu eliyle gösterdi. (Buhari, Cum’a 37, Talak 24; Tirmizi, Cum’a 2; Nesai, Cum`a 45; İbni Mace, İkamet 99)

Rasûlullah(sav) şöyle buyurdu: “Günlerinizin en faziletlisi cuma günüdür. Bu sebeple o gün bana çokça salatü selam getiriniz; zira sizin salatü selamlarınız bana sunulur.” (Ebu Davud, Salat 201, Vitir 26; Ayrıca bkz. Nesaî, Cum’a 5; İbni Mace, İkamet 79, Cenaiz 65)

Her müslüman, cuma günü cuma ezanı okunduğu andan itibaren, bütün şahsi işlerini bırakıp mutlaka camiye gitmek mükellefiyetindedir. Çünkü Cuma ezanı okunduktan sonra yapılan alışverişler, elde edilen kar ve kazançlar, haram kılınmıştır. Cuma namazı bitene kadar, haramlık ve alışveriş yasağı devam eder.

İkinci ezan okunduktan sonra yapılan alış-verişler Hanefilere göre tahrimen mekruh, onların dışındaki cumhura göre ise haramdır. Çünkü bu durumda cuma namazına gitmekten alıkonma söz konusudur. Nitekim Allah Teala bu hususta şöyle buyuruyor:

“Cuma günü namaz için çağrıda bulunulduğu, ezan okunduğu zaman, Allah’ı zikretmeye koşun, alışverişi bırakın.” Bu ayet bu vakitte alışverişin haramlığı hakkındadır. Alışveriş dışındaki meşguliyetler de ona kıyas edilir. Çünkü bu sayılanların hepsi elde edilmesi istenen gayeyi gerçekleştirmeye, yani cuma namazının eda edilmesine engel olur. Şafiiler bu hususa şunu da ekliyor: “Cuma günü zevalden sonra, ezandan önce alışveriş ve benzeri işlerin yapılması mekruhtur.”

Hanbeliler; cuma günü namaz vaktinde, alışveriş dışındaki icare, sulh ve nikah gibi işleri görmek ve akitleri yapmak mekruh değildir. Çünkü ayetteki yasak sadece alışverişe mahsustur. Alışveriş dışındaki işler cumaya gitmekten meşgul etme bakımından ona denk değildir. Çünkü bunlar az vuku bulan şeylerdir. Dolayısıyla bunları alışverişe kıyas etmek sahih değildir.

Alışverişin yasaklanması ve cumaya acele etmenin farz olması keyfiyeti, sadece cuma namazı ile muhatap olanlara mahsustur. Cuma namazı kılmakla muhatap olmayan kadın, çocuk ve seferi için böyle bir yasak söz konusu değildir. Hanefiler, yapılan alışveriş sahihtir, fakat tahrimen mekruhtur; Şafiler, alışveriş sahih fakat haramdır; Malikiler, bu alış veriş fasittir, meşhur olan görüşe göre feshedilir; Hanbeliler, bu alışveriş sahih değildir, demişlerdir.

Bu hususları açıkladıktan sonra, hüküm nedir? Cuma vakti devamlı alış-verişe açık olan bir yerin sahipleri haram işlemekteler, isaette bulunmuş oluyorlar. Yani günaha girmektedirler. Cuma vaktinin dışında bunlardan alış-veriş yapmak haram olmaz. Fakat bu gibi müesseseler uyarılmalıdır. Bu husus şuna benzer: Dükkanında içki satan bir yerden caiz olan bir şeyi almak haram değildir. Ancak içki bulundurmayan başka dükkanlar varsa, oralardan alış-veriş yapılmalıdır. Aksi takdirde buradan alış-veriş yapmak mekruhtur. Günah işleyenle alış-veriş etmek haram olsaydı, günah işlemeyen adam bulmak mümkün olmayacağı için, bütün alış-verişler haram olurdu.

Seferilik Durumu

Soru 2: Hocam, günümüz dünyasında ulaşım koşulları bu kadar rahat ve zahmetsizken, seferi olma durumu hala 90 km için geçerli olabilir mi? Yani namazlarımızı hala seferi olma şartlarına göre kılmak biraz tembellik olmaz mı?

Cevap 2: Bu konuda Hayrettin Karaman Hocam: “Sefer halinde namazların kısaltılması ve bazı mezheplerde öğle ile ikindinin, akşam ile de yatsının -birinin vaktinde diğerini de- birleştirerek kılmanın caiz olması kolaylık olsun diye bahşedilmiş bir nimet, bir ruhsattır. Fiilen zorluk, zahmet, darlık… şart değildir, fıkıhta açıklanan mesafeye yolculuğun gerçekleşmesi yeterlidir. Yolcu bir yerde on beş günden az kalırsa -kaldığı yerde ne kadar rahat ve geniş imkanlı olursa olsun- yine bu ruhsattan yararlanır. Bazı darlık ve tehlike hallerinde yolcu olmadan da namazları birleştirerek kılmak caiz görülmüştür. 90 kilometre eskiden kervanların üç günde kat ettikleri mesafedir. Bu kadar mesafeye yolculuk edenlere bu ruhsat tanınmıştır. Bu durumda yine yolcu olunur ve ruhsattan yararlanılırdı. Şu halde bugün de doksan kilometrelik bir mesafeye yolculuk yapılırsa kolaylıktan yararlanmak caiz olur. İsteyen yolculukta da namazlarını, her birini kendi vaktinde ve tam olarak kılabilir.”demektedir.

Hanefi mezhebinde; hacılar, Arafat’ta, hutbe okuyan imamın arkasında öğle ile ikindiyi öğle vaktinde takdim ederek kılar. Çadırlarda cemaatle veya yalnız kılarken, cem edilmez. Müzdelife’de ise akşam ile yatsı, yatsı vaktinde tehir edip kılınır. İhtiyaç ve zaruret hariç, başka yerde başka zamanlarda iki namazı cem edemezler. Maliki mezhebinde; Arafat’ta öğle ve ikindi, Müzdelife’de ise akşamla yatsı imam arkasında kılarken cem etmek sünnettir. Cem için ihtiyaç hasıl olursa, diğer üç mezhepten birisi taklit edilebilir. Şafii mezhebinde; mubah olan seferde, Arafat ve Müzdelife’de, öğle namazı ikindi ile, akşam namazı da yatsı ile cem edilir. Hanbeli mezhebinde; Arafat ve Müzdelife’de, mubah olan seferde, hastalıkta, emzikli olanda, istihaza, idrar ve yel kaçırmak gibi abdesti bozan özürlerde, abdest ve teyemmüm için meşakkat çekenlerde, ama olan, yer altında çalışıp da namaz vaktini anlamakta aciz olan, can, mal ve ırzından korkan, maişetine zarar gelecek olan da iki namazı cem edebilir.

Ribat Dergisi ~ Musa GÜN
Sayı: 345 ~ Eylül 2011


Nasıl Tepki Verirdiniz?

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
4
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
1
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç

dergiCE üyeleri ne diyor?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. ALLAH’ım, “kin, kibir ve kim ne der” hastalıklarından sana sığınırım. Bu güzel cuma gününü senin rızan için sevgi ve muhabbet içinde geçirmeyi nasip eyle. (Amin) “Cuması aşk olanın, aşkı baki olsun!” Cümleten Hayırlı Cumalar…