Çocuklarımız ve Kötü Alışkanlıklar


Kötü Alışkanlıklar
Kötü Alışkanlıklar

“Ey iman edenler! İçki, kumar, putlar, fal okları şeytanın necis işleridir. Bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan içki ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık hepiniz vaz geçin.” (Maide / 90-91)

Bu ayeti kerime ile içki ve beraberinde sayılanlar kesin bir hüküm ile yasaklanmıştır. Müslim’den rivayet edilen bir hadisi şerifte Efendimiz (SAV); “İçki hakkında kesin hüküm indi” buyurmaktadır. İslam, Müslüman kişinin yücelmesini ve tertemiz olmasını amaçlamaktadır.

Birçok anne-babanın ve çağımız gençlerinin en büyük sorunu haline gelen alkol, sigara ve uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklar büyük bir kangren gibi hızla toplum içinde yayılmaktadır. Maalesef şu an öyle bir boyuta ulaşmış ki, sekiz- dokuz yaşlardaki çocuklarda bile buna rastlayabiliyoruz… Bunu sokaklarda rahatlıkla görmek mümkündür…

Çocuk yetiştirmenin bir hayli zorlaştığı bu ahir zamanda, genç neslin kötü alışkanlıklar kazanması anne ve babanın işini daha da güç hale getirmektedir. Kötü alışkanlıklar karşısında neler yapılması gerektiği konusuna gelmeden önce çocuğu kötü alışkanlıklara iten etkenlere kısaca değinelim.

Anne-babanın yeteri kadar çocukla ilgilenmemesi: Özellikle birbirleriyle anlaşamayan eşlerin çocuklarında buna rastlanır. Yuvada baş gösteren olumsuzluklar ve iç huzursuzluk nedeniyle anne-babanın kendi sorunlarıyla meşgul olmalarıyla birlikte çocuğu ihmal etmelerinden dolayı çocuk dışa yönelir. Anne-babadan göremediği ilgi alakayı, özellikle arkadaş ortamında (iyi, kötü ayırımı yapmadan) bulmayı amaçlar.

Arkadaşları arasında yer edinme isteği: Ebeveyninden bulamadığı destek ve dayanışmayı arkadaşlarında bulmaya çalışan çocuk, önce kendini onlara kabul ettirmenin telaşına düşer. Arkadaşları arasında aşağılanmamak, dışlanmamak ve kendini arkadaşlarına ispatlamak istemesi, arkadaşları arasında ‘hoş görülen kötü alışkanlıklar(!)’ olarak bilinen alkol, sigara, uyuşturucu gibi bağımlılık yapan maddeleri, sonucunun kötü olduğunu bile bile kullanmaya başlar.

Büyüdüğünü ispatlama isteği: Evde kendisine hiçbir şekilde danışılmıyorsa, çocuğun fikrine saygı duyulmuyorsa bu da çocuk için bir sebep olabilir. Bu durumda anne-babanın kendisini küçük görmesini bir aşağılama olarak gören çocuk, onlara büyüdüğünü ispatlamak isterken bu tür kötü alışkanlıklara sarılabilir.

Çocuğun haddinden fazla serbest bırakılması ya da şiddet ve baskı: Anne-babanın, daha rahat büyümesini arzuladığı çocuklarını sorumluluklardan uzak tutarak, başıboş bir hayata sevk etmesini kötü alışkanlıklara sebep olan davranışlar arasında sayabileceğimiz gibi, çocuğa uygulanan şiddet ve baskının da çocuğun bu tür alışkanlıklara sarılmasına sebep olarak saymak mümkündür.

Çocuğun kendine fazlasıyla güvenmesi: Kendine aşırı derecede güvenen çocuklarda da bu tür kötü alışkanlıklar görülebilir. Özellikle okul ortamında ergenlik dönemi dediğimiz kritik dönem, çocukların kötü alışkanlıklar kazanması için büyük bir tehlikedir.

Hemen hemen hepimizin çevresinde vardır kötü alışkanlıklar edinmiş çocuk ve gençler. Bugün uyuşturucu okullarda rahatlıkla kullanılıyor, temin ediliyor. Eskiden ara sokaklar tercih ediliyor idiyse de, bugün saklanma gereği bile duyulmuyor maalesef.

Çevremizden gözlemlediğimiz kadarıyla çocuğu bağımlı olan ailelerden, işin ciddiyetinin farkında olup, bu konularda bazı tedavi yöntemlerini seçenlerin yanı sıra, farklı yollar tercih edenler de var maalesef.

Örneğin; bazı ebeveynlerin, çocuğun kötü alışkanlıklarından haberdar oldukları halde (belki de işin ciddiyetinin farkında olmadan) olayı büyütmemek ya da çocuğu kırmamak, onu aileden uzaklaştırmamak adına olayı örtbas etmek istemeleri.

Bazı kimselerin uyarı ve nasihatlerine rağmen madde bağımlısı çocuğun ailesinin bunu bir türlü kabullenmek istememeleri… Bazı ebeveynlerin çocuğun zararlı maddeler kullanarak ailesine, çevresine, çoluk çocuğuna zarar vermesine bile göz yummaları ya da ebeveynin, çocuğun kötü alışkanlıklarını bildiği halde “konu komşuya rezil olmamak” adına tedavi yoluna gitmemeleri gibi sorunlar yaşanabilmektedir…

Özellikle annelerin bu konularda fazlasıyla kırılgan olduklarını söyleyebiliriz. Çocuğunu tedavi etmek istememesinin sebebi olarak yukarıda saydıklarımız bir anne için geçerli ve haklı neden olabilmektedir. Hatta çoğu anneler vardır evladının kötü alışkanlıklar kazandığını bildiği halde şiddet görecek korkusuyla babasından bunu saklamaktadır. Bu durumda anne, aklıyla değil duygularıyla hareket etmiş ve yanlış bir yol seçmiştir. Allah’ın bahşettiği şefkat ve merhameti yanlış yerde kullanmaktadır.

Evladının kötü alışkanlıklarla haşir neşir olması, etrafındakilere zarar vermesi bir anne için en büyük bahtsızlıktır; ancak şefkatin yanlış yerde kullanılmaması, aklın duyguların önüne geçmesi, hem çocuğun hem ailenin, hem de toplumun faydasınadır.

“Benim çocuğuma, kimse karışamaz” dememek lazım. Bilinmelidir ki, kendi bacağından asılan koyun kendisiyle beraber tüm çevreyi de kokutmaktadır. Bir kişinin alenen kullandığı sigara, alkol ve uyuşturucu gibi maddeler daha çok küçük olan çocukların bile özenmesine sebep olabilmektedir. Özellikle bilinçli ailelerin daha duyarlı olmaları, ayrıca örneklik teşkil edeceğinden faydalıdır. Bu gibi durumlarda annelerin çok daha hassas düşünmeleri ve yerinde kararlar vermeleri gerekmektedir. Ayrıca sigara içilen bir ailede büyümek zorunda kalan çocuklar bu tür alışkanlıkların ne kadar zararlı olduğu hakkında bilgilendirilmeli ve bu bilgilendirme tek defaya mahsus olmayacak şekilde belli zamanlarda tekrarlanmalıdır.

Bu tür kötü alışkanlıklara karşı, şüphe ve korkulara aldırmadan, mücadele etmekten geri durulmamalıdır. Ebeveyn kendini bu konuda güçsüz hissediyorsa, yardım alabileceğine inandığı yakın akrabalardan ya da çevredekilerden yardım istemelidir. Bunu da yapamıyorsa tedavi için gerekli mercilere gidilmelidir.

Gizlemek, örtbas etmek, acımak çocuğu kurtaramayacağı gibi, bu tür kötü alışkanlıklar; içine düşen odunu yaktıkça eriten bir ateşe benzer ki, Allah muhafaza tükenme noktasındaki atılan adımın faydasından söz etmek de mümkün olmayacaktır.

Nisanur Dergisi ~ Reyhan ÇELEBİ
Sayı: 24 ~ Kasım 2013

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
3
Beğen
Mutlu Mutlu
2
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
1
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
2
Üzgün
Olamaz Olamaz
1
Olamaz
Kızgın Kızgın
4
Kızgın
Komik Komik
1
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 1

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Bana göre veliler, çocuklarını çok aile baskısı gibi yapmadan, çok kurallar koyup kontrol etmek yerine; uzaktan kontrol etmeyi seçseler daha özgüvenli çocuklar yetişir diye düşünüyorum. Ayrıca çocuklarımızın disiplinli olması ve mantıklı düşünmeleri için biraz altan alıp, anlayacakları dilden anlatmakları gerekiyor.

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim