Çocuğuma ALLAH’ı sevdiriyorum!


Çocuk Eğitimi
Çocuk Eğitimi

Zaman zaman çocuklarımızı dualarında serbest bırakmalı; içinden geldiği gibi isteklerini ve ihtiyaçlarını Allah’a sunmasına, acizliğini belirtmesine, Allah’ın dilemesi ve yardımı olmadan hiçbir şeye sahip olamayacağının bilincine varmasına imkan tanımalıyız.

Çocuğumuzla Allah (cc) arasında nasıl bağ kurmamız gerekir?
Bu bağın kurulumu, ümmetini çok seven Resulullah (s.a.v.) aracılığıyla olmalıdır. “Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki sizin sıkıntıya düşmeniz Ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe: 128) ayetinin ifadesiyle bizlere karşı bu derece şefkatli ve merhametli olan Peygamber Efendimizin çocukları çok sevdiğini, onlarla oynadığını, başlarını okşadığını ve anne-babalara çocuklarını öpüp sevmeleri ve onlara değer vermeleri gerektiğinden bahsettiğini söylemeliyiz.

Bu sayede peygamber sevgisi ile beraber Allah sevgisini işlemiş oluruz ki bu etkili bir yöntemdir. Çünkü Allah’tan gelen vahiy, yani emir ve yasaklar, Onun aracılıyla bizlere ulaşmıştır. Çocuklar büyüdükçe sevdikleri Peygamberi kendilerine rehber edinecekleridir.

İnsanın günlük yaşamı içerisinde yapmış olduğu davranışlar (yeme, içme, uyku, tuvalet ihtiyacı vb tekrarlanan zorunlu ihtiyaçlar) küçük yaştan itibaren sünnet bilinci ile yaptırılmalıdır. “Peygamberimiz böyle yapardı, biz de öyle yapalım.” deyip işe başlamak… “Eğer böyle yaparsak ibadet yerine geçer ve sevaplarımız artar. Allah bizi daha çok sever ve inşallah cennetine alır.” gibi ifadeler kullanarak çocukla Allah (cc) arasında bağ oluşturulmalıdır.

Anne ve babalar, çocuklarının küçük yaşlarından itibaren ibadetlerini onların yanında yapmalıdırlar.

Çocuk, yapılan bu ibadetlerle ve ibadetlerin manevi ikliminde büyümelidir. İbadetler yapılırken çocuğun rahatsız edici davranışlarından şikayet etmemek gerekir. Bilhassa “Şunu tutun! Namaz kılıyorum, beni rahatsız ediyor” ya da “Çekil evladım bak namaz kılıyorum, beni rahatsız ediyorsun” gibi sert tavır ve söylemlerden uzak duralım! Zira bu gibi davranışlar, çocuğumuzun “Namaz, annem-babamla arama giriyor, beni onlardan uzaklaştırıyor.” diye düşünmesine dolayısıyla namazı sevmemesine hatta ondan nefret etmesine neden olabilir.

Bu konuda yine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bizler için çok güzel örnektir. O namaz kılarken secdeye gittiğinde torunları Hasan ile Hüseyin, Onun mübarek sırtına çıkarlardı. Çevresindekiler onların Hz. Peygamber’in sırtına çıkmalarını engellemeye kalkıştığında Resulullah işaretle onlara karışılmamasını isterdi. Böylece hiç kimse onlara dokunmazdı.

El-Behiyy şöyle anlatıyor: Abdullah bin Zübeyr’e “İnsanlar arasında Hz. Peygamber’e en çok kimin benzediğini bana söyleyebilir misin?” dedim. O da Hasan bin Ali’yi göstererek şunları söyledi: “Hz. Peygamber’e en çok benzeyen kişi odur. Hz. Peygamber onu herkesten çok severdi. O çocukluğunda, secde halinde bulunan Hz. Peygamber’in sırtına biner, Hz. Peygamber ise o kendiliğinden inmedikçe secdeden kalkmazdı. Bazı zamanlarsa Onun karnının altına girer, O da çıkması için bacaklarını iki tarafa açardı.”

Çocuklarımızla günlük dualarımız olmalı!
Birlikte dua etmeli ve bu dualar aracılığıyla Allah’a sonsuz ihtiyacımızın olduğu bilincini kazandırmalıyız. Zaman zaman çocuklarımızı dualarında serbest bırakmalı; içinden geldiği gibi isteklerini ve ihtiyaçlarını Allah’a sunmasına, acizliğini belirtmesine, Allah’ın dilemesi ve yardımı olmadan hiçbir şeye sahip olamayacağının bilincine varmasına imkan tanımalıyız.

Dua sayesinde Allah’tan başka hiçbir şeye muhtaç olmadığı bilinci oluşacak aynı zamanda Allah sevgisi de iyice yerleşecektir. Allah’tan başkasına bağlanmalar oluşursa Allah’a olan bağlılık azalacak ve dolayısıyla sevgi de bitme noktasına gelecektir.

Kur’an-ı Kerim bu konuyu bize güzel bir şekilde tarif eder: “İnsanların içerisinde Allah’tan başkasını eş ve ortak koşanlar vardır ki onlar (bunları) Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah’a olan sevgileri daha güçlüdür.” (Bakara: 165)

Çocuklarımıza küçüklükleri itibari ile Allah’ın sevgisini ve rahmetini kaybetme korkusunu da zaman zaman vermeye çalışmalıyız. Yapacakları hatalar ve günahlar nedeni ile Allah’ın sevgisi ve rahmetinin azalacağı korkusunu çocuğumuz yaşayabilmeli.

Rahman olan Allah, bizi şöyle uyarıyor: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve O’na yaklaşmaya çare arayın. Hem O’nun yolunda cihat yapın ki murada (kurtuluşa) eresiniz.” (Maide: 35)

Bizler de bu buyrukları evvela hayatımızda yaşayarak ve pratiğe dökerek çocuğumuzun seviyesine göre ona da aşılamaya çalışmalıyız. Zira çocuklarımız bize Rabbimizin bir emanetidir. Bu emaneti de emanetçisine ulaştırana kadar O’nun istediği bir şekilde yetiştirmek, biz anne-babaların en büyük görevidir. Doğumundan itibaren kendi nefsimize göre değil de emanetçinin isteğine göre yetiştirmek en birincil arzumuz olmalıdır. Fıtrata en uygun olan da budur!

Çocuklarımızın Allah’a iyi bir kul, Resule iyi bir ümmet olması, anne-babalarına da salih birer evlat olması duası ile…

Nisanur Dergisi ~ Nigar TAŞ
Sayı: 23 ~ Ekim 2013

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
1
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim