Bu Yağmur


Sonbaharın son demleri… Yağmurlar da yağmaya başlamışken Üstad Necip Fazıl’ın “Bu Yağmur Şiiri”ni okumadan geçmesin sonbahar. Yağmur basit bir doğa olayı değildir. Kimi zaman tabiatı canlandırdığı gibi kalpleri de canlandıran, temizleyen berrak bir pınar, kimi zaman yüreklere serpilen su, kimi zaman ise yağmur bir uyanıştır.

Yağmurun yağışındaki hüzün, bereket, gizem huzur-huzursuzluk, heyecan, duygusallık şiirlere her daim ilham kaynağı olmuştur. Yağmur çisil çisil yağarken yüreğinize su serpilebilir ya da şiddetinden kalbinizde endişe tohumları yeşertebilir. Necip Fazıl için ise yağmur, bir değişimi anlatan sancılar, yürek sızılarıdır. Çünkü Necip Fazıl’ın yaşamında iki dönem vardır. 30 yaş, bu iki dönemi ifade eden sınırdır. 30 yaş öncesi bohem bir yaşam sürdüren Üstad, 30’unda tanıştığı Beyoğlu Ağa Camisinde görev yapan Abdülhakim Arvasi vesilesiyle hayatında büyük değişimler yaşamıştır. Bu değişim de doğal olarak şiirine yansımıştır. “Bu yağmur” şiirinde ifade ettiği gibi yağmurun şiddetine göre de kendi değişiminin büyüklüğünü anlatmaktadır.

Bu yağmur şiiri sözleri

“Bu yağmur delilik vehminden üstün.” Öyle bir değişim ki delicesine güçlü, “Kanımı boğan bir iplik, tenimde acısız yatan bir bıçak” dizelerinden anlaşılacağı üzere şairde acı verecek kadar şiddetli etkiler ve hisler bırakmıştır. Belki pişmanlık, belki hüzün, acı, karamsarlıktı onun için yağmur, geçmişini ona hatırlatan damlaların akıp gitmesine dayandıkça devam edecek olan bir serüven. Öyle bir serüven ki şair, bunu ifade ederken “Cinlerin beynimde yaptığı düğün; sulardan, seslerden ve gecelerden” dizeleriyle anlatıyor. Beyninde meydana gelen düşünce birikiminin verdiği rahatsızlığı anlatan güçlü dizelerle.

Necip Fazıl, 30 yaş öncesi dönemini boşa geçen günler olarak nitelendiriyor. “Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum.” Bu sebeple “Bu yağmur şiiri” ile o günlerin ıstırabını dile getirmiştir. Bu büyük sanat adamının yaşamış olduğu manevi değişime şiirinde tüm yönüyle şahit olmaktayız.

Necip Fazıl Kısakürek, Türkçe’yi her daim çok iyi kullanan bir şairdi. Türk Edebiyatı tarihinde Baki’den sonra ikinci defa, Türk Edebiyat tarihinde Sultanu’ş Şuara yani “Şairler Sultanı” unvanına layık görülmüştür. Kaldırımlar, Canım İstanbul, Çile şiirleriyle hafızalara kazınan mısralar bırakan şair bizlere unutulmaz eserler bırakmıştır.

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
27
Beğen
Mutlu Mutlu
11
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
9
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
3
İlginç
İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim