Bitmeyen Tartışma: Nükleer Enerji!


Nükleer Enerji
Nükleer Enerji

Nükleer enerji denilince birçok kişi, çevresinden ya da TV, radyo ve gazete aracılığıyla duyduğu bilgilerle yaklaşır olaylara. Halbuki nükleer enerjinin boyutu, bilinenin o kadar üstündedir ki bizim bu konudaki bilgimiz, büyükçe bir denize nispeten damla gibi kalır desek yeridir. Peki, bu kadar tartışılan nükleer enerji nedir? Buna sayfamızın müsaade ettiği kadarıyla bir göz atalım.

Nükleer Enerji’nin Kısa Bir Tarihi
Milat olarak şu çok bilinen ve geçen ay yıl dönümü olan Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından 6 yıl sonra yani 1951’de Amerikalı bilim adamları, bir deneyle nükleer enerji yardımıyla dört ampul yakmayı başardı. Bu deney önemliydi çünkü bu, nükleer enerji yardımıyla elektrik enerjisi elde edilebilen ilk deneydi. Tabii, her deney gibi ticari bir kaygı yoktu bu deneyde de. Çok geçmeden Rusya, yıllardır yaptığı araştırmaların sonucu olarak ilk nükleer santrali kurdu ve şebekeye bağladı. Bu santral ve Hiroşima olayı sonucunda güçlü (!) olmayı amaçlayan devletler, nükleer enerjiye bakışlarını değiştirdi. Peşinden İngiltere, Amerika ve Avrupa ülkeleri durmadan nükleer santral kurmaya-açmaya başladı. Fakat bu süreçte arada bir gerçekleşen arızalar ve radyoaktif sızıntılar, bu enerji türüne bakışı olumsuz yönde etkilemiştir. Malum, insan olaylar karşısında aniden değişen bir varlık.

Nükleer Enerji ve Elde Edilişi
Genel olarak hayatımıza direkt etkisi olan enerji türünün elektrik olduğunu söyleyebiliriz. Her cihazın elektrikle çalışması da elektriğin elde edilmesini elzem hale getiriyor. Nükleer enerji santralinde de diğer enerji santrallerinde de ana hedef, enerjiyi elektrik enerjisine çevirme ve kullanmadır. Elektriğin elde edilme süreci kısaca şöyledir:

İlk amaç, hareket elde etmektir. Bunun için ortaya çıkan ısı enerjisiyle ısıtılan su buhar hale gelir. Sonra ısınan buhar sıkıştırılır ve tribün pervanelerine yönlendirilir. İşte, hareket de elde edildi ve pervaneler dönmeye başladı. Buradan sonra pervanelerin bağlı olduğu jeneratörden elektrik elde edilir. Nükleer santrallerde kararsız haldeki radyoaktif izotopların çekirdeklerine çarpan nötron, çekirdekte parçalanmaya neden olur ve çekirdekteki atomları bir arada tutan o müthiş enerji ortaya çıkar. Bu bölünme sonucu da ortaya başka nötronlar saçılır, bunlar da diğer çekirdekleri parçalar ve zincirleme patlama (kontrolsüz) bu şekilde ortaya çıkar. Bu olay, atom bombasını sonuç verir. Bize gerekli olan ise kontrollü olandır. Yani sonraki patlamaların olmaması için enerjiyi suya, oradan buhara, oradan da pervanelerin dönmesi için tribünlere aktaralım. Çalışmalar sonucu kontrollü reaksiyonlar yapılmış ve bugünkü nükleer santraller ortaya çıkmıştır. Haberlerde duyulan “uranyum zenginleştirmesi” olayı ise şöyledir: Madenlerden çıkarılan uranyum elementinin içerisinde radyoaktif uranyum izotopu sadece %1’dir. Çıkarılan uranyumun içerisinden bu %1’lik kısmı elde etme olayına “zenginleştirme” deniliyor ki ilgili kısımlarda kullanılan uranyumda tam da bu.

Nükleer Santral İyi mi Kötü mü?
Bu sorunun cevabı aslında çok basit. Her teknolojik gelişme, peşinden faydalar kadar zararlar da getirmekte. Fakat getirdikleri faydalar ile zararlar karşılaştırıldığında sonuç ortaya çıkmakta. Radyoaktif olayları bünyesinde barındıran çalışmalarda zararın ölçülebilen boyutu az miktardadır. Bunun sebebi zarar tespitinin uzun zamana yayılmış deneyler gerektirmesidir. Fakat enerji savaşlarına hazırlanılan bir dünyada enerji olarak dışa bağlılığın artması da tarih sahnesinden silinme tehlikesini peşinden getirmekte. Yani sonuç olarak ya belirli bir miktar zararı göze alıp bu santralleri kuracaksınız ya da bu santraller yardımıyla dünya devi olan ülkeler tarafından ezilip birdenbire ya da zamanla yok olacaksınız. Tercihiniz sadece sizi değil temsil ettiğiniz her şeyi etkileyecektir.

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
5
Beğen
Mutlu Mutlu
0
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
1
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
2
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
1
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim