Birey-Devlet Arasında Sosyal Bilgiler


Değişen Birey ve Devlet ilişkilerinde Sosyal Bilgiler
Değişen Birey ve Devlet ilişkilerinde Sosyal Bilgiler

Vatandaşlık ve insan hakları (demokrasi) eğitimini ilköğretimde doğrudan üstlenen sosyal bilgilerin ana sermayesi insanın değişimi ve gelişimidir. İnsanın olduğu her yer ve her süreç sosyal bilgileri doğrudan etkilemektedir. Bu süreçler günümüz dünyasına yön veren olguları kapsamaktadır. Çağımızın gerektirdiği üst düzey yaşam ve düşünme becerilerine sahip insanları yetiştirmek, sosyal bilgiler eğitiminin de ana hedeflerinden birisidir.(1) Bu hedefin gerçekleşmesi pasif değil aktif yurttaşlar yetiştirmekle mümkündür.

Sosyal bilgiler programının asıl hedefi de uzak ve yakın çevresindeki her türlü sosyal, kültürel, siyasi ve ekolojik gelişmelere duyarlı toplumsal yaşamda etkin demokratik vatandaşlar yetiştirmektir.(2) Öyle ki şuan yürürlükteki sosyal bilgiler öğretim programının genel amacında 7. sınıf sonunda öğrenci “insanlığın bir parçası olduğunun bilincini taşıyarak, ülkesini ve dünyayı ilgilendiren konulara duyarlılık gösterir” denilmektedir. Kuşkusuz öğrencilerin bu amaca ulaşması sosyal bilgiler öğretmenlerinin ve onları yetiştiren akademisyenlerin de aynı duyarlılığa sahip olmasıyla mümkündür. Sosyal bilgiler öğretiminde bireyin toplumsallaşması, içinde yaşadığı toplumun ve dünyanın nitelikli bir parçası olması amaçlanmaktadır. Bu durumda vatandaşlık ve insan hakları kavramları öne çıkmaktadır.

Vatandaşlık ve insan hakları

Vatandaşlık ve insan hakları birbiri ile sıkı ilişki içinde olan kavramlardır. Bilindiği gibi Fransız İhtilalinde yurttaş ve insan hakları ayrı başlıklar altında ilan edilmişti. İlkindeki siyasi vurguyla devlet, sonrakinde evrensellik ön plana çıkmaktadır. Her iki kavramın kapsamında da insanın bir birey olarak sahip olduğu haklar ile toplumun bir parçası olarak üzerine düşen görevler vardır.(3) Ancak insan hakları yalnızca hukuksal boyutu olan bir alan değildir. Birçok disiplini, bilim dalını ilgilendiren; onların sağladığı bilgi ve verilerden yararlanarak yeni ve özgün bir sentezle sorunları ele alan disiplinler arası bir alandır.

İnsan hakları eğitiminde bilgi boyutu önemli olmakla birlikte, tutum ve davranış boyutu daha önceliklidir. Çünkü bilginin yaşantıya aktarılmadığı sürece çok fazla anlamı yoktur.(4) Örneğin demokrasinin, hukukun ilkelerini ve kurallarını bilip tutum ve davranışlarıyla göstermeyenler de olduğu gibi… Esasında eğitimin yalnızca davranış değişikliğiyle tanımlanması artık yeterli görülmemektedir. Önemli olan davranış değişikliğini kalıcı kılacak bilgi, anlayış, değer, inanç, tutum ve varsayımların da birbiriyle tutarlı biçimde değiştirilmesidir.(5) Böylece eğitim salt bir şeyleri elde etme, hep bir şeyleri başka şeyler için isteme aracı değil kendi içinde değerli olacaktır.(6)

Sosyal Bilgiler Öğretimi

Sonuç olarak sosyal bilgiler öğretiminde konu alanıyla ilgili olarak belli ölçülerde güncel olaylara yer vermenin ayrı bir önemi vardır. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin, öğrencilerin ilgisini çekebilmek ve günlük yaşamla bağlantı kurmak için konu alanına ait bilgilerini güncellemeleri gerektiği zaten bilinen bir husustur. Sosyal bilgiler alan öğretmenlerinin niteliklerini geliştirmeye yönelik çalışmaların başladığı 1990’lı yıllardan bu yana ortaya konan öğretmen yeterliliklerinden bilgi, teknoloji, medya, coğrafya, tarih okur yazarlıkları gibi birisi de “Vatandaşlık Okuryazarlığı”dır.

Vatandaşlık okuryazarlığı, daha iyiye doğru toplumsal dönüşümü sağlamak için aktif olarak katılımın nasıl olacağını bilme olarak tanımlanmaktadır. Bu katılım seçimlerde oy kullanmanın ötesinde, aynı zamanda kendi toplumunu ilgilendiren konularda bir bilince sahip olmayı da ifade etmektedir. Bu bilincin oluşması için tarih bilincinin ışığı altında günümüze bir açıklık getirme ve geleceğe yön verme çabasında olan, hatta tarih bilincinden başka bir şey olmayan sosyolojiden ve onun siyasi bilgiyi, ideolojileri kontrol ihtiyacından doğan alt dalı bilgi sosyolojisinden faydalanmak gerekir. Çünkü bilginin tarihi ve sosyal ortamla, zaman ve mekanla kayıtlı olduğu öncülünden hareket eden bilgi sosyolojisinin hedefi “düşüncenin sosyal temel”ini tanımlamaktır. İnsanların düşünce tarzlarının saf bireysel bir dünyada, bir boşlukta değil, insanın içine doğduğu kolektif bir zihniyet ve dil sayesinde vücut bulduğu anlaşılırsa, dünyada olan biten her şeyi birilerinin kasti eylemi olarak algılama eğiliminden kurtularak sosyolojik düşünme aşamasına ulaşılabilecektir.

KAYNAKÇA:
1- Yelken T.Y., “Sosyal Bilgiler Disiplininde Eğitimin Yeri ve Önemi”, Sosyal Bilgilerin Temelleri, Maya Akademi, Ankara, 2010, s:175-188
2- Uğurlu N.B., “Sosyal Bilgiler Eğitiminde Teknoloji Araçlarının Kullanımı”, Sosyal Bilgiler Öğretimi, Pegem Akademi (I. Basım), Ankara, 2009, s:244-262
3- Akdağ H.-Taşkaya S., “Sosyal Bilgilerin Temelleri”, Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitiminin Sosyal Bilgiler Öğretimindeki Yeri, Maya Akademi, Ankara, 2010, s:85-108
4- Merey Z., “Sosyal Bilgiler Öğretimi”, İlköğretim Sosyal Bilgiler Öğretiminde Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi, Pegem Akademi (I. Basım), Ankara, 2009, s:677-700
5- Şimşek A., Öğretim Tasarımı, Nobel Yayıncılık (1.Baskı), Ankara, 2009
6- Büyükdüvenci S., Eğitim Felsefesine Giriş, Siyasal Kitabevi, Ankara, 2001.

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
8
Beğen
Mutlu Mutlu
3
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
2
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
1
Olamaz
Kızgın Kızgın
1
Kızgın
Komik Komik
1
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim