Atatürk’ün Gençler Hakkında Söylediği Özlü Sözler

Gençliğe duyulan güven Mustafa Kemal’in hayatında Millî Mücadele’den de önce Birinci Dünya Savaşı’nın karanlık günlerinde belirmeye başlamıştı. Mayıs 1918’de bir resmin üzerine yazdığı el yazısı notta karanlığın ortasında ışık arayan bir gençlik gördüğü için umudunu koruduğunu söylüyordu. Bu inanç yıllar içinde büyüdü. Cumhuriyet kurulduktan sonra çocuklara ve öğrencilere yaptığı konuşmalarda tekrar tekrar dile geldi. Atatürk’ün Cumhuriyet’i emanet ettiği gençler hakkında yıllar boyunca farklı vesilelerle söylediği özlü sözler neler, sizler için bu içeriğimizde ele aldık. Cümlelerin bir kısmı resmî söylev, beyanname ve el yazısı belgelerde, diğerleri ise onun yakın çevresindeki tanıkların anılarında yer alır. Bu on cümle bugün de gençlere seslenen bir yol haritası gibi okunabilir. Keyifli okumalar!

1. Nura Doğru

Atatürk’ün Gençler Hakkında Söylediği Özlü Sözler

Mayıs 1918’de Birinci Dünya Savaşı’nın Osmanlı Devleti’ni ve milleti kasıp kavurduğu günlerde yazılmış bir sözdür. Mustafa Kemal o tarihte henüz Paşa rütbesindeydi. Notu bir resmin üzerine kendi el yazısıyla düştü. Bu yüzden söz bir konuşmanın değil kişisel bir kaydın parçasıdır. Dikkat çeken yanı umudun kaynağını açıkça söylemesidir. Yalnızca vatan ve millet sevgisi değil aynı zamanda karanlığın ortasında ışık yayan bir gençlik görmesi söz konusudur. Cümledeki “ziya” ışık demektir. “Karanlık”, “ahlâksızlık” ve “şarlatanlık” ise savaş yıllarındaki bozulmuş ortamı anlatır. Atatürk bu ortamda bile gençleri olumsuz koşulları olumluya çevirebilecek güç olarak görüyordu. Sözün gücü bir devlet başkanının değil savaşın ortasındaki bir askerin içten notu olmasından gelir. “Nura doğru yürümek” ifadesi de o günden bugüne ilerlemenin ve umudun simgesi olarak anılır.

2. Bütün Ümidim

Atatürk’ün Gençler Hakkında Söylediği Özlü Sözler

Millî Mücadele’nin ilk yılı olan 1919’a ait bir sözdür ve Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşı Mazhar Müfit Kansu’nun anılarında geçer. Yani resmî bir konuşma metni değil yakın çevresinde söylenmiş bir sözdür. Bu yüzden kaynağıyla birlikte anılması gerekir. Atatürk o yıl henüz 38 yaşındaydı ve Millî Mücadele’yi başlatan kadro da onun gibi 40 yaşın altındaydı. Hareketi ilk anlayan ve destekleyenler arasında da gençler vardı. “Biz her şeyi gençliğe bırakacağız” cümlesi yapılan işin kendi kuşağında bitmeyeceğini baştan kabul eden bir bakıştır. “Işıklı çiçekler” benzetmesi ise gençleri geleceği aydınlatacak tomurcuklar gibi gösterir. Sözün sonundaki “Bütün ümidim gençliktedir” kısmı zamanla tek başına yayıldı ve Atatürk’ün gençlik sözlerinin en kısa hâli oldu. Atatürk bu inancı sadece söylemedi; 19 Mayıs’ı Gençlik ve Spor Bayramı olarak gençlere armağan etti.

3. Geleceğin Gülü

Atatürk’ün Gençler Hakkında Söylediği Özlü Sözler

Atatürk 17 Ekim 1922’de Bursa’dayken Büyük Zafer’in üzerinden kısa süre geçmişti ve kendisini karşılayan çocuklara seslendi. “Küçük hanımlar, küçük beyler” diye başlayan hitap bir komutanın değil bir babanın sıcaklığını taşır. “Âti” geleceği, “nur-i ikbal” ise talih ve mutluluk ışığını anlatır. Yani çocuklar geleceğin gülü ve yıldızı olarak görülür. “Memleketi asıl nura gark edecek sizsiniz” cümlesi savaşın kazanılmasından sonra asıl işin bu yeni nesille yapılacağını söyler. Atatürk çocuklardan çalışmalarını ve kendi değerlerinin farkında olmalarını da ister. Bu sevgisini sonradan 23 Nisan’ı Çocuk Bayramı olarak armağan etmesiyle gösterir. Bu yüzden söz yalnızca bir karşılama konuşması değil yeni Türkiye’nin çocuk ve gençlik anlayışının ilk işaretlerinden biridir. Çocuklara seslenmesine rağmen gençlik sözleri arasında da sık anılır.

4. Hür Nesiller

Atatürk’ün Gençler Hakkında Söylediği Özlü Sözler

Cumhuriyet’in ilanından yaklaşık on ay sonra Ağustos 1924’te söylendi. Hâkimiyet-i Millîye gazetesinin 26 Ağustos 1924 sayısında ve “Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri”nin ikinci cildinde geçer. Atatürk burada Cumhuriyet’in korunması için “fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar” ister. Yani yalnızca silahla değil akılla, bilimle, teknikle ve bedenle güçlü insanlardan bahseder… Ardından Cumhuriyet’in asıl isteğini söyler: Düşüncesi, vicdanı ve bilgisi özgür nesiller. “Fikri hür” baskı altında düşünmeyen, “vicdanı hür” kendi iç sesine göre yaşayan, “irfanı hür” bilgiyi özgürce edinen insan demektir. Bu cümle Cumhuriyet’in eğitimdeki hedefinin ezberleyen değil düşünen ve sorgulayan insan yetiştirmek olduğunu özetler. “Muhafız” kelimesi de önemlidir. Atatürk gençleri Cumhuriyet’in koruyucusu olarak görür ama özgür bir kafayla yapılmasını şart koşar.

5. İstikbal Sizsiniz

Atatürk’ün Gençler Hakkında Söylediği Özlü Sözler

30 Ağustos 1924’te Atatürk, Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin ikinci yıldönümünde muharebenin geçtiği yerde Dumlupınar’da uzun bir konuşma yaptı. Konuşmasını gençlere seslenerek bitirdi. “Cesaretimizi takviye ve idame eden sizsiniz” cümlesi gençlerin savaşta ve sonrasında moral ve güç kaynağı olduğunu söyler. Ardından gençlerin aldığı terbiye ve irfanla insanlık değerinin, vatan sevgisinin ve fikir hürriyetinin en değerli örneği olacağını ekler. Bilinen cümle en sonda gelir: “ila” yükseltmek, “idame” sürdürmek demektir. Yani kuruluş kuşağının işi kurmak sonrakilerin işi yükseltmek ve sürdürmektir. Bugün en çok dolaşan “Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz” sözü bu cümlenin sadeleştirilmiş hâlidir. Bu cümle Atatürk’ün geleceğin sahibi saydığı gençler hakkında yıllar boyunca söylediği en güçlü ve özlü sözler arasında sayılır.

6. Birinci Vazife

Atatürk’ün Gençler Hakkında Söylediği Özlü Sözler

“Gençliğe Hitabe“ Nutuk’un son sayfalarıdır. Nutuk 15-20 Ekim 1927’de Cumhuriyet Halk Fırkası’nın ikinci büyük kongresinde altı günde ve yaklaşık 36,5 saatte okundu. Atatürk bu bölümü yaz aylarında İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda arkadaşlarına okumuştu. Dinleyenlerden Âfet İnan, metni bitirdiğinde Atatürk’ün iki damla gözyaşını saklamadığını anlatır. Nutuk müsveddesi 506 sayfadır ve hitabe el yazısıyla yazılmış son iki yaprağıdır (505-506). Bu yapraklarda neredeyse hiç düzeltme yoktur. Üç düzeltmeden biri çok anlamlıdır: Atatürk önce “Ey Türk Genci” yazmış, sonra “Genci” sözcüğünü silip “Gençliği” demiştir. Böylece seslendiği kişi tek bir genç değil, bütün bir gençliktir. “Birinci vazifen” cümlesi gençten beklenen asıl görevi tek cümlede söyler: Türk istiklâlini ve Cumhuriyet’i sonsuza dek korumak.

7. Asil Kan

Atatürk’ün Gençler Hakkında Söylediği Özlü Sözler

Hitabenin en karanlık ihtimallerin sayıldığı bölümünden sonra gelen bir sözdür. Atatürk önce şu tabloyu çizer: Kaleler ele geçirilmiş, tersaneler zaptedilmiş, ordular dağıtılmış, memleketin her köşesi işgal altında olabilir. Daha da kötüsü iktidardakilerin gaflet ve hıyanet içinde hatta işgalcilerle çıkar birliği yapmış olabileceğini ve milletin yoksulluktan bitkin düşebileceğini söyler. Bütün bu ihtimallerden sonra gençlerden istenen yine aynıdır: Cumhuriyet’i kurtarmak. “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” cümlesi gücün dışarıdan beklenmeyeceğini, gencin kendi içinde taşıdığını anlatır. Araştırmacıların da belirttiği gibi Atatürk gençliği milletin özsuyu, hayat kaynağı olarak görür. “Asil kan” bu anlamda soy üstünlüğünü değil milletin canlılığını anlatır. El yazısı müsveddede bu cümleden sonra yarım kalmış bazı cümleler daha vardır.

8. Gençliği Yetiştiriniz

Atatürk’ün Gençler Hakkında Söylediği Özlü Sözler

Bu sözün tanığı Gençliğe Hitabe’nin ilk okunduğu akşamlarda Dolmabahçe’de bulunan Âfet İnan’dır. İnan’a göre Atatürk hitabeyi okuduktan sonra coşkuyla konuşuyor, başkalarına söz hakkı bırakmıyordu. O akşam geleceğin kime emanet edileceğini de söyledi: Tarihi yaşadıkları gibi yazdıklarını ama geleceği Cumhuriyet’e inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacaklara emanet etmek gerektiğini. Hemen ardından gençliğin yetiştirilmesini öğütledi. “Müspet” burada gözleme ve akla dayanan bilimsel düşünceyi anlatır. Yani gençlere ezber bilgi değil bilimin düşünme yöntemi verilmelidir. “İstikbalin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız” cümlesi gençler yetişmeden geleceğin aydınlanmayacağını söyler. İnan’ın aktardığına göre Atatürk ayrıca hür fikirler uygulamaya geçtiğinde Türk milletinin yükselmesi için gençliğin sağduyusuna ve vatan sevgisine güvendiğini belirtir.

9. Kudretli Nesil

Atatürk’ün Gençler Hakkında Söylediği Özlü Sözler

Söz, bir konuşmadan değil 4 Şubat 1935 tarihli yazılı bir beyannameden alınmıştır ve “Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri” adlı cildin 643. sayfasında yer alır. Atatürk burada yeni nesil için üç özellik sayar: Müspet bilimlere dayanan, güzel sanatlarda yükselmiş ve erdemli olmak. “Müspet bilimler” deneye dayanan bilimlerdir. Yani hedef hayal kurmak değil bilimsel temele oturan bir eğitim şeklidir. “Güzel sanatlar” vurgusu Atatürk’ün gençlik anlayışının yalnızca bilim ve teknikle sınırlı olmadığını gösterir. “Erdemli” sözcüğü ise bilginin ve sanatın bir ahlâk anlayışıyla birleşmesini ister. “Ana siyasetimizin açık dileği” ifadesi nesil yetiştirmeyi devletin ikincil işi olarak değil temel siyasetin merkezine alır. Bu hedefi Atatürk “millî kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız” diyerek de dile getirmiştir.

10. Durmadan Yürümek

Atatürk’ün Gençler Hakkında Söylediği Özlü Sözler

Ankara’da eğitim gören Bursalı gençlerin düzenlediği Uludağ gecesinde söylenmiştir. Gençler Atatürk’e yorulmadan onu takip edeceklerini söylemişti. Atatürk bu söze “Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız” diye karşılık verdi. Yani gençlerden beklediği yorgunluk hissetmemeleri değil yorulduklarında bile yolu bırakmamalarıydı. Atatürk bunun nedenini de açıkladı: İnsanda yorgunluğu yenebilecek manevî bir kuvvet vardır ve bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür. Konuşmanın devamında dinlenmemek üzere yürümeye karar verenlerin asla yorulmayacağını söyler. Atatürk’ün ölümünden yaklaşık bir buçuk yıl önce karşısındaki gençler hakkında içtenlikle söylediği bu konuşma, bugün en özlü sözler arasında anılır. Konuşma Cumhuriyet gazetesinin 1 Nisan 1937 sayısında yayımlandı ve “Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri”nin ikinci cildinde yer alır.

Mobil sürümden çık