Atatürk Döneminde Yapılan Üniversite Reformu

2 dk okuma süresi


5
9 Paylaşım, 5 puan
Atatürk Döneminde Üniversite Reformu
Atatürk Döneminde Üniversite Reformu

Atatürk, Türkiye’de birçok alanlarda olduğu gibi öğretim alanında da yeni bir yol çizerek ülkemizin maddi ve manevi gelişmesine yön vermiştir. Bu yönü belirten en güzel sözü 1935’te Ankara’da kurulan Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinin girişinde yazılı olan: “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” sözüdür. Türklerin ilk yüksek öğrenim kurumu olan medreseler, genellikle islam dini esaslarına uygun bilgiler okutuyorlardı. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’da yaptırdığı ilk medrese bugünkü İstanbul Üniversitesinin başlangıcı sayılabilir. 16. yüzyılın sonuna kadar intizamlarını koruyan medreselerin, sonraları çeşitli sebeplerle yetersiz kişilerin müderrislik yapmaya başlamaları yüzünden bozuldukları, bir türlü düzeltilemedikleri bilinmektedir. Tanzimatın ilanından sonra, İstanbul’da medreselerin yerine bir Darülfünun kurulması uygun görülmüşse de ilk açılan Darülfünun iki yıl sonra kapatılmıştı.

Cumhuriyetin ilanından sonra 1924 yılında Darülfünunu Osmani, İstanbul Darülfünunu adını alarak tüzel kişilik ve bilimsel özerklik kazanmıştı. Tıp, Hukuk, Edebiyat, Fen ve İlahiyat Fakültelerinden oluşuyordu. İstanbul Darülfünunu, Türk inkılaplarının hazırlanması ve yürütülmesinde yeteri kadar yardımcı olmamıştır. Hatta bunlardan bazılarına karşı çıkmış, pasif direnişe geçerek Darülfünunda ciddi bir İlmi çalışma olmamıştır. Hocaların ise orijinal ilmi çalışmalar yapmamaları ve bilimsel eser verememeleri üzerine Atatürk, Darülfünunun düzelmesi için İsviçre’den Prof. Albert Malch’ı getirtmiş ve onun hazırladığı rapor esas alınarak İstanbul Darülfünunu kaldırılmıştır.

Darülfünunu kaldıran 31/05/1933 tarih ve 2252 sayılı kanun, İstanbul Üniversitesine bağlı bir üniversite kurulmasını öngörüyordu. Bu kanunla İstanbul Üniversitesine bağlı olarak Fen, Tıp, Hukuk, ve Edebiyat Fakülteleri kurulmuştur. Atatürk’ün üniversite reformu genellikle Rektörü, Dekanları ve Fakülteleri ile denenmiş ve Alman modeline göre yapılmıştır. Bu Atatürk’ün eğitim ve öğretim alanında yaptığı inkılapların en önemli parçasını oluşturur.

Başlangıçta, İstanbul Üniversitesinde ve Ankara’da kurulduğu Hukuk, Dil Tarih ve Coğrafya Fakültelerinde 40 kadar Alman bilim adamının görev alması, Üniversite Reformunun başarılı sonuçlar vermesinde değerli bir etken olmuştur. Atatürk’ün zamanında Ankara’da açılan son yüksek okul da Siyasal Bilgiler Okulu’dur. Bugün Fakülte olan bu okul, Mekteb-i Mülkiye’nin bu adla 1936 – 1937 ders yılında Ankara’ya taşınmasıyla öğrenim hayatını Ankara’da sürdürmeye başlamıştır.


Bu içeriğe ifadenle renk ver!

Beğen Beğen
5
Beğen
Mutlu Mutlu
2
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç

dergiCE üyeleri ne diyor?

  1. Bir ülkenin bilgi seviyesini, üniversitelerindeki eğitim kalitesine bakarak öğrenebilirsiniz. Üniversitelerimizin vazifesini yapması, dışardan herhangi bir gücün yön vermeye çalışmaması ülkeye enerjik bir nesil kazandıracaktır. Eğitimi seven insanların çoğalmasıyla eğitimli insanlar artacak, devamında fakirlik yok olacak ve ayrılıklar yaşanmayacak!