Aile Hayatında Atalet


Atalet
Atalet

Atalet, Fizik Bilimi’nde eylemsizlik hali, yerinde durma, hareket etmemedir. Islahatta ise meselelere lakayt kalmak, uyuşukluk ve pasiflik göstermektir. Halk arasında “tembellik” dediğimiz bu halin birçok zararları vardır.

Allah-u Teâlâ her varlığı, hususen her canlıyı, canlılar içerisinde de özellikle insanı boş, gayesiz ve hedefsiz yaratmamıştır. Kâinatta var olan her varlığın muhakkak ki bir görevi vardır. İnsan dışındaki tüm canlı ve cansız varlıklar, Allah’ın onlara yüklemiş olduğu vazifeleri yerine getirmek için bir hareket ve gayret içindedirler. Zerreden tutun da en büyük varlıklara, hayvanlara, bitkilere kadar yaratılmışların tümü görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Cansız olarak yaratılan varlıklar dahi belli bir görev yüklenerek, gayesiz yaratılmamışken nasıl olur da kâinatta en değerli varlık olan insan gayesiz, başıboş ve kendisine hiçbir görev yüklenmeden yaratılmış olsun?

Elbette ki insanoğlunun yaratılmasındaki en büyük maksat kulluktur. Bizler Rahman’ın kulları olmamız hasebiyle hiç durmadan, ara vermeden, askıya almadan yaradılış sebebine uygun bir hayat sürmek zorundayız.

Müslüman’ın evlilik gayesi de kulluk vazifesini eşiyle beraber daha iyi yerine getirmek olmalıdır. “Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirinin velisidirler” (Tevbe / 71) ayeti ışığında hareket edilmelidir. İslam davasında çalışırken, ibadetleri yerine getirirken ve dünya için çalışmalarda atalet kadın ve erkek için düşünülemez.

Uhrevi hayat için ara vermeden sürekli çalışılması gerekir. Çünkü yüce Allah (cc) Müslüman’dan bu şekilde bir yaşam tarzı istiyor. “Hani Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, demişti” (Bakara / 30) emri gereğince eşler sürekli birbirinin takipçisi olarak bu göreve layık olmaya çalışmalıdır. Halifelik vazifesinde hiçbir zaman tembelliğe, gevşekliğe ve lakayt olmaya yer yoktur.

Dünyamız için eşimizin tembelliğini kabul etmez iken, İslam davası için olan çalışmalarında ve ibadetlerini yerine getirmede göstermiş olduğu tembelliği asla kabul etmemeliyiz. Çünkü küçük tavizler her zaman büyükleri doğurur. Eşlerin göstermiş olduğu bu tembelliğe kayıtsız kalmak da atalettir. Maişet kazanmada gösterilen en ufak tembellik dünya hayatımızın alt üst olmasına sebebiyet verir. Aynı şekilde kadının ev işlerinde göstereceği tembellik de evin tüm düzenini alt üst eder. Tembellik eden eşler sadece kendine değil tüm ailesine zarar verir. Ailede huzursuzluk baş gösterir. Bunun neticesinde kavgalar, gürültüler çıkar. Bu dünya hayatı için gösterilen tembelliğin bir ürünüdür. Ya ahiret hayatı için ne demeli?

Yaradılış gayesini unutan eş, dünyasını imar ederken ahiretini yıkar. Ama Müslüman’ın bir hedefinin ve amacının olması şarttır. “Sizler çobansınız ve emriniz altındakilerden sorumlusunuz” (Buhari, Müslim) hadisi bizim düsturumuz olmalıdır. Bu kaide hem kadın hem erkek için geçerlidir. İki taraftan birinin tembelliği diğerini de etkileyebilir. Allah muhafaza ahiret hayatlarını yıkıp mahvedebilir. Bu yüzden mü’min erkek ve mü’min kadınlar daima birbirinin takipçisi olmalı, gösterilen en ufak tembelliğe razı olunmamalıdır. Bu konuda eşler birbirine örnek olmalıdır.

Peki, Bunu Nasıl Yapmalı?
Kadının söylemleri erkekleri değiştirmeyebilir. Fakat amelleri ile etkili olabilir. Bu yüzden Müslüman kadın Allah’ın hükümlerini yerine getirirken titiz davranmalıdır, eşine ve çocuklarına model olacağını unutmamalıdır. Bunun aksi erkeklerin kadın üzerinde sözleri etkilidir. Tabii güzel bir şekilde söylendiği takdirde… Allah-u Teâlâ’nın “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır” (Nahl / 125) emri göz ardı edilmemelidir. Ayrıca mü’min erkeğin, hal ve hareketlerine de dikkat etmesi lazımdır.

Peygamberler hem geçimlerini kazanmış hem de tebliğ, risalet ve ubudiyet gibi dini vecibelerini de daimi suretle yapmışlardır. Kâinatın bir parçası olan güneşin tembellik yapıp bir gün doğmak istemediğini bir düşünelim. Bütün canlıların hayatı alt üst olur. Demir dahi işlenmediğinde paslanır. En şerefli varlık konumundaki insan da sürekli hareket halinde olmalıdır. Bir taraftan eşler dünya geçimi için çalışırken öte taraftan ahiret hayatını da imar etmek için çalışmak zorundadır. En küçük zerrenin bile tembellik göstermesi durumunda yeryüzündeki düzenin alt üst olduğunu görürken, Allah’ın “yeryüzündeki halifesi” konumundaki mü’min erkek ve kadınların yerinde durması, tembellik göstermesi ne gibi tahribatlara neden olur, siz bir düşünün.

İster kulluk noktasında isterse dünyevi işlerde yapılan tembellikler asla göz ardı edilmemeli, eşlerin sürekli birbirini eğitmeleri, birbirlerine yardımcı olmaları ve maneviyatlarını güçlendirmeli şarttır.

Bu konuda biz hanımlara da büyük görev düşmektedir. En büyük örneklerimizden olan dünya kadınlarının en hayırlısı Hz. Fatima’nın yaşamı tamamen ataletten uzaktı. Hayatına baktığımızda ibadetlerine hiçbir zaman ara vermediğini görürüz. Yaptığı ibadetler ona kulluk bilincini hatırlatmaktaydı. İhlaslı amellerinden dolayı atalet hastalığı onda mevcut olmuyordu. Ev işlerinde de elleri değirmen çevirmekten nasır tutmuş, beli kırba taşımaktan iz yapmıştı. Yine de halinden şikâyet etmiyordu çünkü ev hanımı olması bunu gerektiriyordu. Bunun yanı sıra Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin gibi şahsiyetler yetiştirmiş, eşi Hz. Ali’yi de Allah yolunda cihada teşvik etmiştir. Hâsılı dünyevi ve uhrevi tüm gerekleri yerine getirerek ataleti kendinden ve evinden uzak tutmuştur.

Efendimiz Hz. Muhammed (SAV), risalet gibi ağır bir vazifeyi yürütürken eşlerinin ibadetlerini kontrol eder, eğitimleriyle bizzat ilgilenirdi. Gösterilen en ufak bir tembelliği kabul etmezdi. Hatta sabah namazına uyanmakta zorluk çeken eşlerinin yüzüne su serperek onları bu tembellikten kurtarırdı.

Kısaca atalet hastalığına yakalanıp yakalanmadığımızı daima kontrol etmeliyiz. Eğer böyle bir hastalığa yakalanmışsak eşimiz ile el ele verip aktif bir hayat sürmeye çalışmalıyız. Dinamik bir ümmet ancak bu tembelliği üzerinden atmış aileler ile sağlanabilir.

Allah-u Teâlâ bizleri, eşlerimizi ve çocuklarımızı İslam davası için sürekli çalışan ve ibadetlerinde devamlı olan Müslümanlardan eylesin. (Âmin)

Nisanur Dergisi ~ Arzu DEMİR
Sayı: 26 ~ Ocak 2014

Bu içeriği nasıl buldunuz?

Beğen Beğen
1
Beğen
Mutlu Mutlu
2
Mutlu
Eğlenceli Eğlenceli
0
Eğlenceli
Üzgün Üzgün
0
Üzgün
Olamaz Olamaz
0
Olamaz
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Komik Komik
0
Komik
İlginç İlginç
0
İlginç
Dijital Derginiz
Dijital yayıncılık alanında Türkiye, yükselen bir grafik çizmektedir. Bu amaç ile profesyonel işlere imza atmak üzere yola çıktık. 5. yılımızda araştırmayı seven herkese kapımızı açtık. Sizlerde makalelerinizi dergiCE'de paylaşarak, dijital dünyada yerinizi alabilirsiniz.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Kişilik Testi
Kişilik Hakkında Testler
Test
Cevaplamalı Testler
Anket
Oylamalı Seçenekler
Yazı
Biçimlendirilmiş Metinler
Puanlamalı Liste
Puanlamalı Liste
Video
Youtube, Vimeo, Vine vs
Ses/Müzik
Soundcloud, Mixcloud
Resim
GIF veya Resim